Seçim yaklaşınca başörtüsü yeniden hedefe kondu: Fransa'da aşırı sağın yasak planı büyük tartışma başlattı
Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken başörtüsü yeniden siyasete alet edildi. Aşırı sağın kamusal alanda başörtüsünü yasaklama ve yasağa uymayanlara para cezası verme planı kamuoyunda tepki çekerken, merkez sağın cumhurbaşkanı adayı Edouard Philippe de böyle bir yasağın anayasaya aykırı, tehlikeli ve gayrimeşru olacağını söyledi.
Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru siyasi tartışmalar sertleşirken, Müslüman kadınların başörtüsü bir kez daha seçim kampanyalarına alet edildi.
Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi'nin kamusal alanda başörtüsünü yasaklama planını seçim vaatleri arasına alması, ülkede din özgürlüğü ve bireysel haklara ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Partinin seçimleri kazanması halinde başörtüsü yasağını referanduma götürmeyi planladığı belirtilirken, Ulusal Birlik milletvekili Jean-Philippe Tanguy'nin başörtüsü kullananlara para cezası uygulanabileceğine ilişkin sözleri de kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
İSLAMOFOBİ SEÇİM MEYDANLARININ YENİ HEDEFİ
2027 seçimleri yaklaşırken Fransa'da başörtüsü meselesinin yeniden siyasi tartışmaların merkezine yerleşmesi dikkat çekti.
Aşırı sağın seçim vaatleri arasında yer alan kamusal alanda başörtüsü yasağı, doğrudan ülkedeki Müslüman kadınların günlük yaşamını ilgilendiren bir düzenleme olarak tartışılıyor.
Mevcut durumda Fransa'da kamu çalışanları için uygulanan başörtüsü yasağı bulunurken, 2004 yılından bu yana ilk ve ortaöğretim kurumlarında da öğrencilerin başörtüsü kullanmasına izin verilmiyor.
Aşırı sağın yeni planı ise yasağın kapsamının kamusal alana genişletilmesini öngörüyor.
Bu nedenle tartışma yalnızca siyasi bir vaat olmanın ötesine geçerek, Müslüman kadınların kamusal hayattaki varlığı ve din özgürlüğü üzerinden yürütülen yeni bir seçim tartışmasına dönüştü.
MERKEZ SAĞ ADAYDAN DİKKAT ÇEKEN ÇIKIŞ: "ANAYASAYA AYKIRI"
Fransa'da merkez sağdaki Ufuklar Partisi'nin 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adayı Edouard Philippe ise aşırı sağın başörtüsü yasağı planına karşı çıktı.
France Inter radyosuna konuk olan Philippe, başörtüsü kullanılmasıyla ilgili kişisel olarak "iyi hissetmeyebileceğini", ancak bunun başörtüsünün yasaklanması gerektiği anlamına gelmediğini söyledi.
Philippe, aşırı sağın seçimleri kazanması halinde kamusal alanda başörtüsünü yasaklamak için referanduma gitme ihtimalinin anayasaya aykırı olacağını ifade etti.
Söz konusu teklifin içeriği bakımından "skandal" olduğunu belirten Philippe, Müslüman vatandaşlarla karşı karşıya gelmek istemediğini dile getirdi.
Başörtüsü yasağı planını "tehlikeli" ve "gayrimeşru" olarak nitelendiren Philippe, böyle bir uygulamanın Fransa'da hayata geçirilemeyeceğini savundu.
"DİN ÖZGÜRLÜĞÜ CUMHURİYETİN BİR PARÇASI"
Philippe, başörtüsü yasağı teklifine karşı çıkarken din özgürlüğünün cumhuriyet ilkelerinin bir parçası olduğunu vurguladı.
Bu açıklama, Fransa'da yıllardır laiklik ve din özgürlüğü tartışmalarının merkezinde bulunan başörtüsü konusunda seçim sürecine girilirken yeni bir siyasi ayrışmanın ortaya çıktığını gösterdi.
Bir tarafta kamusal alanda başörtüsünü tamamen yasaklamayı savunan aşırı sağ bulunurken, diğer tarafta bu teklifin anayasal sınırlar ve temel özgürlükler açısından uygulanamayacağını savunan siyasi isimler yer alıyor.
Ancak tartışmanın merkezinde yine başörtülü kadınların yaşam tarzı ve dini tercihleri bulunuyor.
PARA CEZASI TEKLİFİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Ulusal Birlik milletvekili Jean-Philippe Tanguy'nin, aşırı sağın 2027 seçimlerini kazanması halinde başörtüsü kullananlara para cezası uygulanabileceğini söylemesi, tartışmayı daha da büyütmüştü.
Bu açıklama kamuoyunda tepkiyle karşılanırken, aşırı sağın başörtüsü konusundaki politikalarının seçim kampanyasının önemli başlıklarından biri haline geleceği görülüyor.
Başörtüsü yasağının referandum yoluyla hayata geçirilmesi fikri de, temel hak ve özgürlüklerin halk oylamasına konu edilip edilemeyeceğine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
SEÇİME GİDEN FRANSA'DA YENİ GERİLİM BAŞLIĞI
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 18 Nisan 2027'de, ikinci turu ise 2 Mayıs 2027'de yapılacak.
İki dönem üst üste cumhurbaşkanlığı yapan Emmanuel Macron ise anayasal düzenlemeler nedeniyle seçimlerde yeniden aday olamayacak.
Seçimlere giden süreçte başörtüsü tartışmasının yeniden gündeme taşınması, Fransa'daki siyasi rekabetin Müslümanların dini tercihleri üzerinden sertleştiği yönündeki eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Aşırı sağın kamusal alanda başörtüsünü yasaklama ve para cezası uygulama planını gündeme getirmesiyle başlayan tartışma, merkez sağdan gelen "anayasaya aykırı, tehlikeli ve gayrimeşru" uyarılarıyla yeni bir boyut kazandı.
2027 seçimleri yaklaşırken Fransa'da siyasi partiler arasındaki mücadelede yeniden başörtüsünün hedef alınması, ülkedeki milyonlarca Müslümanın dini özgürlükleri ve kamusal yaşamdaki haklarının seçim tartışmalarının merkezine yerleştirilmesi eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.


