ABD’de tarihi Meta davası başladı: 600 çocuğun adı listede, sosyal medya şirketlerinin geleceği mercek altında
ABD’de çocukların ve gençlerin sosyal medya bağımlılığına sürüklendiği iddialarıyla Meta’ya karşı açılan tarihi dava dünyada yakından takip ediliyor. 600 çocuğun isminin yer aldığı mağdur listesi dikkat çekerken, davadan çıkacak kararın sosyal medya platformlarının tasarımını ve teknoloji şirketlerinin sorumluluğunu yeniden şekillendirmesi bekleniyor.
ABD'de geçtiğimiz salı günü jüri önünde görülmeye başlanan tarihi Meta davası dünya genelinde merakla takip ediliyor. A Haber Washington muhabiri İrfan Sapmaz'ın aktardığına göre, sanık koltuğuna oturtulan Meta şirketi, çocukları ve gençleri kasıtlı şekilde sosyal medya bağımlısı yapmakla itham ediliyor.
6 ila 8 hafta sürmesi beklenen duruşmaların ardından çıkacak kararların, sosyal medya ağlarında kullanılan "sonsuz kaydırma", filtreleme, sınırsız vakit geçirme ve algoritmalar tarafından öne çıkarılan videolar gibi uygulamalar açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Bünyesinde Instagram, Facebook ve WhatsApp gibi platformları bulunduran Meta hakkında verilecek kararın diğer internet şirketlerini de doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Bu fotoğrafta, 29 Nisan 2026'da Paris'in doğusundaki Saint-Mandé'de, Instagram, Facebook, LinkedIn, Reddit, Telegram, X, Bluesky, TikTok ve WhatsApp dahil olmak üzere başlıca sosyal medya platformlarının logolarının yer aldığı bir akıllı telefon ekranı görülüyor. (AFP)
Savcılığın iddiasına göre Meta, genç kullanıcıların ödül arayışına daha açık olduğunu ve dürtü kontrolünün henüz gelişmekte bulunduğunu biliyordu. Buna rağmen şirketin kullanıcıları platformlarda daha uzun süre tutacak yöntemleri kullanmayı sürdürdüğü öne sürülüyor.
Meta ise şirket içi yazışmaların bağlamından koparıldığını, çocuk güvenliği için yıllardır yatırım yaptığını ve sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisinin tek bir şirkete ya da uygulamaya indirgenemeyeceğini savunuyor.
MAĞDUR ÇOCUKLARIN SAYISI ARTIYOR
Duruşmanın başladığı gün adliye önünde toplanan aileler ve çocuk güvenliği savunucuları, sosyal medyayla bağlantılı olduğunu söyledikleri olaylarda yaşamını yitiren çocukların ve genç yetişkinlerin isimlerinin yer aldığı uzun bir pankart açtı.
Pankartta 600 çocuğun ismi yer aldı. Listede siber zorbalık, cinsel şantaj, uyuşturucu satıcılarıyla sosyal medya üzerinden temas ve intiharla sonuçlanan olaylarla ilişkilendirilen çocukların isimleri bulunuyor.
Pankartı hazırlayan ailelerden biri, yalnızca mart ayından bu yana listeye 39 yeni isim eklediklerini söyledi.
Olivia Konar, 18 Ağustos 2026'da Kaliforniya'nın Oakland kentindeki Ronald V. Dellums Federal Binası ve ABD Adliyesi önünde, sosyal medyanın etkileri nedeniyle hayatını kaybettiği öne sürülen yaklaşık 400 gencin isminin yer aldığı bir pankart tutuyor. (AFP)
Ancak listedeki her ölümün Meta platformlarından kaynaklandığı mahkeme tarafından ayrı ayrı tespit edilmiş değil. Üstelik mevcut dava herhangi bir çocuğun ölümünü tekil olarak incelemiyor.
Eyaletlerin açtığı dava; Meta'nın genel ürün tasarımı, çocukların verilerinin toplanması ve şirketin kamuoyuna yaptığı açıklamalar üzerinde yoğunlaşıyor.
SOSYAL AĞLARDAN SONRA SIRA YAPAY ZEKÂDA
Yapay zekâya karşı hukuki hareketlilik de çoktan başladı. Sosyal medya davalarında kullanılan temel tez, şirketlerin çocukların hassasiyetlerini bildikleri halde etkileşimi artıran ürünleri piyasaya sürdükleri ve riskleri yeterince açıklamadıkları yönünde.
Benzer suçlamalar yapay zekâ sohbet robotlarına da yöneltiliyor. Ancak burada önemli bir fark bulunuyor. Sosyal medya algoritması çocuğa içerik önerirken, sohbet robotu çocukla doğrudan konuşabiliyor, duygusal bir ilişki görüntüsü verebiliyor ve kriz anında kişiye özel yanıtlar üretebiliyor.
Bu nedenle yapay zekâ şirketlerinin ilerleyen dönemde karşılaşabileceği hukuki ve toplumsal soruların daha da ağırlaşabileceği belirtiliyor.
AVRUPA DA SESİNİ YÜKSELTİYOR
ABD'deki tarihi Meta davası dünya gündeminde yerini korurken Avrupa ülkelerinde de çocukları ve gençleri sosyal ağların olası zararlarından korumaya yönelik tartışmalar büyüyor.
Avrupa Komisyonu, Facebook ve Instagram'ın çocuklarda bağımlılık yaratabilecek özellikler ve algoritmalar kullanıp kullanmadığını Dijital Hizmetler Yasası kapsamında soruşturuyor.
Avrupa'da siyasilerin ve uzmanların sosyal ağlara karşı son dönemde en çok dikkat çektiği sorunlar arasında çocukların maruz kaldığı içerikler, sanal kumar, şantaj, çeteler, aşırı sağ ve radikal örgütlerin propagandası ile gerçeklik algısındaki bozulma öne çıkıyor.





