(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
SİYONİSTLERE TEPKİ YAĞDI
Katil İsrail Benjamin Netanyahu'nun Türkiye'yi ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı alçakca hedef alan açıklamaları kamuoyunda büyük tepki uyandırdı.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla tepki çeken Netanyahu'ya, Türkiye'den resmi kurumlardan ve siyasi isimlerden art arda açıklamalar geldi. Dışişleri Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı başta olmak üzere birçok kurum, söz konusu ifadeleri kınadı.
Tepkiler yalnızca resmi açıklamalarla sınırlı kalmazken, sosyal medyada da kısa sürede geniş bir karşılık buldu. Kullanıcılar, "#GenocidalNetanyahu" etiketi altında binlerce paylaşım yaparak Netanyahu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.
Söz konusu etiketin Türkiye'nin yanı sıra dünya genelinde de gündeme girdiği, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok konuşulan başlıklar arasında ilk sıraya yükseldiği görüldü.
Uluslararası kamuoyunda da yankı bulan gelişmeler kapsamında, çok sayıda kullanıcı Başkan Erdoğan'a destek mesajları paylaşırken, Netanyahu'ya yönelik eleştirilerin yoğunlaştığı dikkat çekti.
Uzmanlar, sosyal medyada oluşan bu geniş çaplı etkileşimin, kamuoyunun bölgedeki gelişmelere ilişkin hassasiyetini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÇİLEDEN ÇIKARDI
A Haber canlı yayınında Merve Tepe'nin konuğu olan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, soykırımcı İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan skandal açıklamalarını ve bu saldırganlığın arkasındaki kirli planları deşifre etti. Zorlu, Türkiye'nin bölgesel barış ve "Terörsüz Türkiye" vizyonunun işgalci rejimi nasıl çileden çıkardığını çarpıcı tespitlerle ortaya koydu.
SOYKIRIMCI NETANYAHU'NUN ERDOĞAN HAZIMSIZLIĞI
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan hadsiz söylemlerini A Haber ekranlarında değerlendiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, bu saldırıların temelinde Türkiye'nin bölgesel güç olma ve tam bağımsızlık vizyonunun yattığını belirtti. Zorlu, Türkiye'nin bölgede kurulan kaos senaryolarına teslim olmadığını ve savunma sanayi hamleleriyle kendi oyununu kurduğunu vurgularken, İsrail'in asıl hedefinin Türkiye'nin iç cephesini sarsmak olduğunu ancak Türk milletinin bu oyunlara geçit vermeyeceğini ifade etti.
HADSİZ SÖYLEMLERİN ARKASINDAKİ 'KAOS' PLANI
Netanyahu'nun açıklamalarının hukuki ve siyasi olarak hiçbir değer taşımadığını belirten Kürşad Zorlu, "Öncelikle bu hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri kınıyoruz; bizim için bu sözler yok hükmündedir" ifadelerini kullandı. Bu saldırganlığın tesadüf olmadığını, geçmişten gelen bir birikimin sonucu olduğunu vurgulayan Zorlu, "Dün ortaya konulan bu tavır, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı kaos senaryolarını hayata geçirmek isteyenlerin duyduğu büyük rahatsızlığın bir ürünüdür" sözleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti.
TÜRKİYE BARIŞIN MERKEZİ, İSRAİL KAOSUN KAYNAĞI
Türkiye'nin bölgede yürüttüğü çok yönlü diplomasi trafiğinin İsrail'in planlarını altüst ettiğini kaydeden Zorlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyoner liderliğine vurgu yaptı. Kürşad Zorlu, "Onlar istiyorlar ki Türkiye Cumhuriyeti, kendi kurdukları bu kaos senaryosunun bir parçası olsun ve bölgedeki hasmane tutumlardan sonuç alabilsinler" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin sadece kendi bölgesinde değil, küresel ölçekte bir barış ve huzur adası haline geldiğini belirten Zorlu, "Türkiye, hem kuzeyden güneye hem doğudan batıya pek çok coğrafyada arabulucu ve güven veren duruşuyla artık farklı bir noktada temsil ediliyor; bu durum İsrail'i ve onun yönettiği zihniyeti adeta çıldırtmış durumda" ifadelerini kullandı.
İÇ CEPHE VURGUSU VE MİLLİ BİRLİK BERABERLİK
Netanyahu rejiminin saldırılarının bir diğer hedefinin Türkiye'nin iç siyaseti ve toplumsal bütünlüğü olduğunu ifade eden Zorlu, milli birlik vurgusu yaptı. Kürşad Zorlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı 86 milyonun birliğini sağlama ve iç cepheyi güçlendirme hedefinin ne kadar haklı olduğu bu saldırılarla bir kez daha kanıtlanmıştır" sözleriyle aktardı. Türk milletinin bu duruş karşısında Erdoğan'ın arkasında kenetlendiğini belirten Zorlu, "Türkiye'nin bölgedeki bağımsız ve dik duruşu, sadece ülkemizde değil tüm gönül coğrafyamızda karşılık bulmaktadır; bu zihniyetin Türkiye üzerinde sonuç alma imkanı kesinlikle olmayacaktır" diyerek konuşmasını noktaladı.
NETANYAHU'NUN KİRLİ PROPAGANDASI ÇÖKTÜ: "TÜRKİYE O MASAYI BAŞLARINA YIKAR!"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, A Haber canlı yayınında İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan provokatif açıklamalarına sert tepki gösterdi. Türkiye'nin bölgede barışın ve insanlık ittifakının teminatı olduğunu vurgulayan Acar, "Türkiye artık eski Türkiye değildir, herkes hesabını buna göre yapsın" mesajını vererek kirli dezenformasyon sürecine karşı kararlılık vurgusu yaptı.
"BU PROPAGANDA DİLİNİN MİADI DOLDU"
Netanyahu yönetiminin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan söylemlerini değerlendiren Faruk Acar, "Dün gece yapılan bu paylaşımlar, Türkiye ile ilgili son dönemde ilk kez bu kadar açıktan Cumhurbaşkanımızı hedef alan propaganda dili ciddi bir tepkiye yol açtı" dedi. Sözlerine devam eden Acar, "Ama bu propaganda dilinin artık son kullanma tarihi geldi, bitti" ifadelerini kullanarak bu tür saldırıların Türkiye nezdinde bir karşılığı olmadığını belirtti.
"SERİ KATİL VE SOYKIRIMCI BİR YAKLAŞIM"
İsrail hükümetinin bölgedeki tutumunu sert bir dille eleştiren Acar, Netanyahu için, "Bu seri katilin, yani artık bu düzeyde değerlendirilen bir soykırımcının, bu yaklaşımları veya kabinesindeki herhangi bir aktörün söylemleri stratejik olarak bugün devam ediyor" sözlerini kaydetti. Acar, Türkiye'nin dünyada insanlık ittifakı temelinde konumlandığını hatırlatarak, "Dünyada bu insanlık ittifakı temelini oluşturan, konumlandıran bir yaklaşımdan bahsediyoruz" şeklinde konuştu.
PAKİSTAN'DAKİ BARIŞ SÜRECİ VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Türkiye'nin bölgesel barış çabalarına dikkat çeken Faruk Acar, "Özellikle de başını çeken Cumhurbaşkanımızın Pakistan'daki bu barış, en azından ateşkes sürecinin mimarlarından biri olduğu düşünülürse, bu ateşkesin sonlanmasını isteyen bir yaklaşımla saldırılarına devam ediyorlar" değerlendirmesinde bulundu. Acar, Türkiye'nin bir "taraf" noktasına çekilmeye çalışıldığını ancak Ankara'nın insanlık safındaki duruşundan taviz vermeyeceğini, "İnsanlık ittifakı temelini algılamaktan son derece rahatsızlık duyan bir yaklaşımla karşı karşıyayız" sözleriyle aktardı.
"MASAYI BAŞLARINA YIKACAK İRADEYE SAHİBİZ"
Türkiye'nin gücünü ve kararlılığını vurgulayan Acar, "O hesap ettikleri masada, sofrada bizi yemeye kalkanların dişlerini sökebilecek kadar ve o masayı başlarına yıkacak kadar irade sahibi olan küresel bir liderimiz var" ifadelerini kullandı. 2013 Davos sürecinden bu yana Türkiye'nin duruşunun net olduğunu belirten Acar, "Türkiye'nin buradaki duruşu çok sahici bir yerde konumlanmıştır, ısrarlı bir şekilde asla vazgeçmeden bu yaklaşımını sürdürmektedir" dedi.
DEZENFORMASYONA KARŞI DİPLOMASİ SAVAŞI
Son olarak dezenformasyonla mücadele mesajı veren Faruk Acar, "Bundan sonra bu manipülasyonlarına ve dünya üzerindeki dezenformasyonlarına devam edeceklerini tahmin ediyoruz" uyarısında bulundu. Acar süreci yönetme kararlılığını ise, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu süreci bizler de kendi aklımızla, diplomasi kanallarının doğru şekilde kurgulanmasıyla yönetmeye gayret göstereceğiz" cümleleriyle ifade etti.

KATİL NETANYAHU VE ŞEBEKESİNE SERT TEPKİ: TÜRKİYE TARİHİN DOĞRU TARAFINDADIR!
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, A Haber canlı yayınında İsrail yönetiminin küstah açıklamalarına ve bölgedeki işgalci politikalarına yönelik zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Yayman, Katil Netanyahu'nun işlediği soykırımı örtbas etmek amacıyla savaşı bölgeye yaymaya çalıştığını vurgularken, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde uluslararası hukuku ve insan haklarını savunmaya devam edeceğini belirterek İsrail'in kirli planlarının tarih önünde hesap vereceğini ifade etti.
"KATİL NETANYAHU VE KATZ'IN HADSİZLİĞİ KABUL EDİLEMEZ"
İsrail yönetiminden gelen açıklamalara sert tepki gösteren Hüseyin Yayman, "Katil Netanyahu ve katil Katz'ın hadsiz açıklamaları asla kabul edilemez. Yapılan tüm bu çıkışlar, onların tarih önünde ve uluslararası hukuk önünde yargılanmalarının önüne asla geçemeyecektir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin her zaman değerler siyasetini savunduğunu belirten Yayman, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her zaman olduğu gibi bugün de uluslararası hukuku savunmaktadır. Katil Netanyahu'nun suçunu bastırmak ve işlediği soykırımı unutturmak için savaşı bölgeye yaymak istediğini net bir şekilde görüyoruz" sözlerini kaydetti.
"AVRUPA DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKMÜŞTÜR"
Bölgedeki saldırganlığın küresel yansımalarına dikkat çeken Yayman, "Bu süreçte aslında Avrupa değerler sisteminin tamamen yok oluşuna ve paradigmanın iflasına tanıklık ediyoruz. Katil İsrail yönetimi, köşeye sıkıştıkça suçunu bastırmak için Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz açıklamalarda bulunuyor" dedi. İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını da eleştiren Yayman, "İran'a yapılan saldırıda masum insanların ve çocukların katledilmesi asla kabul edilemez. İsrail, orada bir savaş hukuku değil, düşman hukuku uygulamaktadır. Savaşta dahi uygulanmayacak bir soykırıma imza atıyorlar" şeklinde konuştu.
"NETANYAHU TIPKI SIRP CANİLER GİBİ YARGILANACAK"
İsrail'in er ya da geç hukuk önünde hesap vereceğini vurgulayan Yayman, "Bugün belki mümkün gözükmüyor olabilir ama nasıl ki Sırpların Saraybosna'da yaptığı soykırım yıllar sonra uluslararası mahkemelerde yargılandıysa, katil Netanyahu da bir gün muhakkak yargılanacaktır. Netanyahu, bölgeyi bir ateş çemberine çevirerek kendi kabahatlerini unutturmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin duruşunun net olduğunu belirten Yayman, "Türkiye her zaman mazlumların yanındadır. İsrail'in Türkiye'yi başka ülkelerle karşı karşıya getirme çabalarını dışişlerimiz görmektedir ve Türkiye bu konuda her zaman olduğu gibi diplomasiyi ve müzakereyi savunacaktır" sözleriyle aktardı.
"İÇ CEPHEMİZİ KORUYARAK BU KÜSTAH ŞEBEKEYE CEVAP VERECEĞİZ"
İsrail'in Türkiye'ye yönelik gizli ajandasına ve sokaktaki yansımalarına değinen Yayman, "İsrail sokaklarında 'bir sonraki hedefimiz Türkiye olacak' diyenlerin yaklaşımı, sadece bir kişinin görüşü değil, bu katil şebekenin temel yaklaşımıdır. Ancak Türkiye bir devlet ciddiyetine sahiptir ve bu tür kışkırtmalara geçit vermeyecektir" dedi. İç siyasi birliğin önemine vurgu yapan Yayman, "İktidarıyla muhalefetiyle iç cephemizi korumaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız nasıl 13 yıl boyunca Suriye'de katil Esed rejimine karşı değerler siyasetini savunduysa, bugün de aynı dik duruşu sergilemektedir. Türk milleti her zaman olduğu gibi bu sınavdan da başarıyla çıkacaktır" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
(Foto: AA)
ÇELİK'TEN A HABER'DE NETANYAHU'YA TEPKİ
Netanyahu'nun bu alçak saldırısının ardından A Haber canlı yayınına bağlanan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, katil "Bibi"nin provokatif açıklamalarının perde arkasındaki kirli planı tek tek anlattı.
Netanyahu'nun barış ihtimalinden korktuğunu vurgulayan Ömer Çelik, "Netanyahu ve katliam şebekesi yargılanacak. Netanyahu Pakistan'daki barış görüşmelerini sabote etmek istiyor. Cumhurbaşkanımız bu katliamcılarla mücadele ediyor. Türkiye'nin basireti İsrail'i rahatsız etti." sözleriyle tarihi bir ayar verdi.
KATLİAM ŞEBEKESİNE KARŞI İNSANLIK İTTİFAKI
Dünyanın bugün iki keskin cepheye ayrıldığını belirten AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bir tanesi insanlık cephesi var, İnsanlık İttifakı var. Bunun karşısında da İsrail'in başını çektiği bir katliam şebekesi var. Katliam şebekesinin başındaki kişi Netanyahu. İnsanlık İttifakı'nın başındaki kişi Sayın Cumhurbaşkanımızdır." ifadelerini kullandı.
"CUMHURBAŞKANIMIZ BU KATLİAMCILARLA MÜCADELEDE"
Başkan Erdoğan'ın bu şebekeyle en net mesajlarla mücadele eden lider olduğunu vurgulayan Çelik, "Doğrudan bu insanlık suçlarının, bu soykırımın sorumlusunun İsrail olduğunu, Netanyahu'nun ve şebekesinin muhakkak surette bir insanlık mahkemesinde yargılanması ve hesap vermesi gerektiğini en açık bir şekilde Cumhurbaşkanımız ifade ediyor." şeklinde konuştu.
PAKİSTAN'DAKİ BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE SABOTAJ GİRİŞİMİ
Netanyahu'nun Türkiye'ye ve Başkan Erdoğan'a yönelik saldırısının zamanlamasına dikkat çeken Ömer Çelik, "Netanyahu bunu bugün niye yapıyor? Bugün bunu yaparken Cumhurbaşkanımız üzerinden çok daha geniş bir cepheyi hedef alarak Pakistan'daki barış görüşmelerini sabote etmeye çalışıyor." sözleriyle İsrail'in diplomatik sabotaj girişimini aktardı.
Çelik, Netanyahu'nun "İsrail Batı değerlerinin savunucusudur" iddiasının çöktüğünü belirterek, "Hiç kimsenin buna evet diyecek bir hali yok." dedi.
"KÜRT KARDEŞLERİMİZ SİYONİST DENKLEME GİRMEDİ"
İsrail'in bölgedeki Kürt kardeşlerimizi birer "siyasi lejyoner" yapma çabasının boşa çıktığını dile getiren Çelik, "Irak'taki ve İran'daki Kürt kardeşlerimiz son derece sağduyulu davrandılar. Herhangi bir şekilde Siyonizm'le yan yana durmadılar. Bu soykırım şebekesinin 'biz bombalarken siz de ayaklanın' gibisinden kurmaya çalıştığı şeytani denklemin içine girmediler." ifadelerini kullandı.
KÜRESEL VİCDANIN SESİ: BAŞKAN ERDOĞAN
Başkan Erdoğan'ın mesajlarının sadece bölgede değil, tüm dünyada yankılandığını ifade eden Çelik, "Afrika'da küçük bir ülkede dükkanlarına Filistin bayrağıyla beraber Cumhurbaşkanımızın resmini asıyorlar. Birisi çıkıp da 'insanlık nerede?' dediğinde referans göstereceği cümleler Cumhurbaşkanımızın cümleleridir." sözleriyle Türkiye'nin küresel vicdanın sesi olduğunu vurguladı.
Netanyahu'nun eski propaganda yöntemlerinin artık son kullanma tarihinin geçtiğini belirten Çelik, "Şu anda dünyada dini en çok istismar eden, dini argümanları katliam için kullanan rejim Netanyahu rejimidir." diyerek sözlerini tamamladı.
İşte o tepkiler...
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"ÇARESİZLİKTEN DOLAYI BAŞKANIMIZI HEDEF ALMAYA CÜRET EDİYOR"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise katil Netanyahu'ya tepki göstererek, "Gazze'de bir soykırım sahneleyen ve bölgedeki yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlikten dolayı Başkanımızı hedef almaya cüret ediyor.
Onun adına tutuklama emirleri bulunan bir suçlu; artık arkadaşı kalmadı. Siyasi hayatta kalma stratejisi olarak bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürüklüyor. Kimsenin ahlaki değerleri ve meşruiyeti olmadığını herkes biliyor; kimseden ders verme hakkına sahip değil. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan dolayı er ya da geç hesap verecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, daha adil, barışçıl ve güvenli bir dünya için zalimlere karşı mücadelesine devam edecek." ifadelerine yer verdi.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
DIŞİŞLERİ'NDEN TEPKİ: YAŞADIĞIMIZ ÇAĞIN HİTLER'İ
Bir tepkide Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İşlediği suçlar nedeniyle yaşadığımız çağın Hitler'i olarak nitelenen Netanyahu'nun kim olduğu ve sicili bellidir.
Adı geçen hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suçlardan ötürü tutuklama kararı çıkarılmıştır. Netanyahu yönetimi altındaki İsrail, soykırım iddialarıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanmaktadır.
Netanyahu'nun şu anki hedefi, devam eden barış görüşmelerini baltalamak ve bölgedeki yayılmacı politikalarını sürdürmektir. Aksi takdirde ülkesinde yargılanacak ve muhtemelen hapis cezasına çarptırılacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın İsrailli yetkililer tarafından düzeysiz, küstahça ve yalan dolu iddialarla hedef alınması, her platformda dile getirdiğimiz gerçeklerin yarattığı rahatsızlığın bir sonucudur.
Türkiye, masum sivillerin yanında olmaya devam edecek ve Netanyahu'nun işlediği suçlardan dolayı hesap vermesi için çaba harcamayı sürdürecektir." ifadeleri kullanıldı.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"NETANYAHU'NUN SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA YÖNELİK İFADELERİ YOK HÜKMÜNDEDİR"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Zalimlerin korkulu rüyası hakikatlerin aydınlığıdır. Soykırım, savaş suçu ve insanlık suçları ile yargılanan Netanyahu'nun, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri hakikatlerin ortaya konmasından duyduğu rahatsızlığın ve suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir. Bölgemizi ateşe sürükleyen, küresel istikrarı tehdit eden bu anlayış, insanlığın vicdanında çoktan mahkum edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hakikatleri gür bir sesle ifade etmeye, adaletin, uluslararası hukuk ve insani değerlerin yanında olmaya, bölgesel ve küresel düzeyde barışı ve istikrarı savunmaya devam edecektir" ifadelerine yer verdi.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"İŞLENEN SUÇLAR CEZASIZ KALMAYACAK"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gazze'de masum sivillere yönelik katliamların sorumlusu olan Benjamin Netanyahu'nun, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz ithamları, içine düştüğü çaresizliğin ve siyasi tükenmişliğinin açık göstergesidir. Hakkında uluslararası yargı süreçleri işletilen, insanlığa karşı suç iddialarıyla anılan bir ismin; hakikat, adalet ve insanlık adına söz söyleme meşruiyeti yoktur. Gerçekler açıktır: Bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen, çatışmadan beslenen ve kendi siyasi geleceğini korumak adına her yolu mubah gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyeti, Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan'ın liderliğinde; mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edecek; insanlık vicdanını yaralayan her türlü zulmün karşısında kararlılıkla mücadele edecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın: İşlenen suçlar cezasız kalmayacak, adalet er ya da geç tecelli edecektir." ifadelerini kullandı.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"İŞGALCİ İSRAİL"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise "Bugün artık "Terör rejimi kimdir?" sorusunun küresel bir cevabı var: İşgalci İsrail.
Tarih sizi; hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri bombalayan, bebekleri katleden soykırım suçlusu olarak yazacak.
Türkiye ise Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte dünyanın umudu, mazlumların yurdu, barışın vatanı olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"TÜRKİYE İŞLENEN SUÇLARIN TAKİPÇİSİ OLMAYI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEKTİR"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İsrail'de soykırımcı katliam şebekesinin elebaşı Netanyahu'nun; bölge ve dünya barışı için yürütülen diplomasinin öncüsü, küresel vicdanın sesi Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri asla kabul edilemez.
Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı bulunan bir kişinin Türkiye'yi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması, içinde bulunduğu hukuki ve ahlaki çıkmazın derinliğini açıkça ortaya koymaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye; uluslararası hukuk temelinde barış için diplomasinin öncüsü olmaya devam edecek, Türk adaleti ise hakkın ve mazlumların yanında durmayı ve işlenen suçların takipçisi olmayı kararlılıkla sürdürecektir." ifadeleri kullanıldı.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ; NOTA ALAN DEĞİL, NOT VEREN BİR DEVLETTİR"
CHP'nin eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Katz'ın skandal açıklamalarına tepki göstererek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin iç siyasetine, milli iradesine ve devlet kurumlarına yönelik yabancı bir ülke yetkilisinin yön verme teşebbüsü kabul edilemez bir hadsizliktir. Bölgede hukuk tanımaz uygulamaları ve saldırgan politikalarıyla istikrarsızlığın başlıca kaynaklarından biri hâline gelen İsrail hükümetinin, Türkiye'nin iç siyasi hayatına dair açıklamalarını en güçlü şekilde reddediyoruz. Katliamcı İsrail hükümetinin siyasi temsilcilerinin; Gazze'de, Lübnan'da, İran'da ve bölgenin çeşitli noktalarında çocukların, kadınların ve sivillerin hedef alındığı saldırıların üzerini örtmeye çalışırken Türkiye'ye demokrasi, hukuk ve siyaset dersi vermeye kalkması ibret verici bir çelişkidir. Mevcut İsrail yönetimine ilişkin beklentimiz; günü geldiğinde uluslararası hukuk önünde hesap vermeleri ve işledikleri fiillerin karşılığını hukuk zemininde görmeleridir. Türkiye'yi komşularıyla karşı karşıya getirmeye, özellikle İran başta olmak üzere bölgesel gerilimleri tırmandırarak savaş senaryolarına çekmeye yönelik her türlü provokasyonun farkındayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, içerisinde birçok kültür, inanç ve kimlik barındırır, her kimliğe saygı duyar ve korur. Bölme, kışkırtma ve yıkma projelerinize karşı karşınızda 86 milyonluk Türk milletini bulursunuz. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti; nota alan değil, not veren bir devlettir." dedi.

AK Parti Genel Sekreteri, "İnsanlık tarihinin en büyük soykırımcıları listesine girdin. Sonun Hitler'den daha fenası olacak… Tarih bunu elbet yazacak. Öldürdüğün her bebeğin, her kadının, her bir müslümanın bedelini çok ağır ödeyeceksin!" ifadelerine yer verdi.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"KİRLİ BİR ALGI OPERASYONUNDAN İBARETTİR"
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Terör devleti İsrail'den Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yöneltilen mesnetsiz ithamlar, sahada işledikleri suçların üzerini örtmeye ve uluslararası kamuoyunun dikkatini dağıtmaya dönük kirli bir algı operasyonundan ibarettir.
Soykırımcı Netanyahu yönetiminin kullandığı bu pervasız ve saldırgan dil, yalnızca siyasi bir üslup sorunu değil; aynı zamanda tükenmiş bir meşruiyetin ve derinleşen bir suçluluk psikolojisinin dışavurumudur. Bugün İsrail'in dünya kamuoyunda karşı karşıya olduğu tablo, inkâr edilemeyen gerçeklerin ve küresel vicdanda büyüyen öfkenin kaçınılmaz sonucudur.
Hakikati bastırmaya yönelik her girişim, gerçeği daha da görünür kılar; yükselen her saldırgan söylem ise işlenen suçların ağırlığını daha da artırır.
Türkiye ise dün olduğu gibi bugün de; hakkın, hukukun ve insan onurunun yanında dimdik durmaktadır. Bu duruş, konjonktürel bir tercih değil; köklü bir medeniyet iddiasının ve güçlü bir devlet aklının sarsılmaz tezahürüdür." ifadelerini kullandı.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"ADALET MUTLAKA YERİNİ BULUR"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise "Gazze'de yaşanan zulmün baş aktörlerinden biri olan Netanyahu, içine düştüğü siyasi sıkışmışlığın etkisiyle Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ı hedef almaya yeltenmektedir. Dünya kamuoyunun vicdanında hükmünü çoktan vermiş olduğu bu zihniyetin; ne meşruiyeti ne de insanlığa söyleyecek tek bir sözü kalmıştır. Gerçeği örtbas etmek için gerilimi büyütenler bilmelidir ki; hakikat er ya da geç ortaya çıkar, adalet mutlaka yerini bulur. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan liderliğinde; haksızlığın karşısında, mazlumların yanında durmayı sürdürecek ve daha huzurlu, daha adil bir dünya için kararlılıkla yoluna devam edecektir." ifadelerine yer verdi.
"KENDİ İŞLEDİĞİ SUÇLARI PERDELEMEYE YÖNELİK HEZEYANLARDIR"
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Netanyahu'nun Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi soykırımcı ve katliamcı politikalarını ve insanlığa karşı işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır.
Netanyahu yönetimindeki İsrail'in politikaları, bölgeyi kalıcı bir istikrarsızlık döngüsüne sürüklemekte; bu durum uluslararası toplumun daha yüksek sesle sorgulaması gereken bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye ise, uzun süredir bölgesel barışın tesisine yönelik çok yönlü ve ilkesel bir diplomasi yürütmektedir. Türkiye'nin yaklaşımı, çatışma üretmek yerine diyalog kanallarını açık tutmayı; vekalet savaşlarını körüklemek yerine uluslararası meşruiyet zemininde çözüm arayışlarını öncelemektedir. Bu bağlamda Türkiye, kendi ulusal güvenliğinin yanında, bölgesel istikrarı ve küresel barış perspektifini merkeze alan bir dış politika izlemektedir. Anlaşılan o ki Türkiye'nin bölgesinde istikrarı ve barışı önceleyen sonuç alıcı diplomatik gücü Netanyahu'yu rahatsız etmiştir" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE'YE SÖZ SÖYLEME HAKKI YOKTUR"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşat Zorlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerine tepki gösterdi.
Zorlu, NSosyal hesabındaki paylaşımında şunları kaydetti: "Katil Netanyahu'nun Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri yok hükmündedir. Bölgeyi kana ve istikrarsızlığa sürükleyenlerin Türkiye'ye söz söyleme hakkı yoktur. Unutmamak gerekir ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 2024 yılı açılışında dünyaya yaptığı çağrı ve ortaya koyduğu tespitler her geçen gün daha büyük bir anlam kazanmaktadır.
Gelinen noktada barış, istikrar ve adalet temelinde milli çıkarlarına dayalı bir politika izleyen Türkiye gerçeği, Netanyahu zihniyetinin rahatsızlığının temel sebebidir. Türkiye, güçlü devlet aklı ve milletinden aldığı destekle, hem sahada hem de masada etkinliğini sürdürmeye devam edecektir."