Çin ve İran'ın ABD ve İsrail'e Hürmüz oyunu: Büyük zararı İngiliz basını yazdı

İngiliz basınından The Economist’in dikkat çeken analizine göre, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken enerji cephesinde dengeler beklenmedik şekilde değişti. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz küresel petrol akışını sekteye uğratırken, İran’ın Çin ile yürüttüğü iş birliği sayesinde petrol gelirlerini artırdığı ve sahadaki baskıya rağmen ekonomik olarak avantajlı bir konum yakaladığı belirtiliyor.
Orta Doğu'nun uzun yıllardır "güvenilir petrol tedarikçisi" olarak anılan Körfez ülkeleri, savaşın beşinci haftasında ciddi bir kırılma yaşadı.
The Economist analizine göre, Hürmüz Boğazı'nın büyük ölçüde kapanmasıyla birlikte dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 15'i piyasaya ulaşamaz hale geldi. Bu durum, Körfez ülkelerinin üretimi kısmasına ve ihracat gelirlerinde ciddi düşüş yaşamasına neden oldu.
Ancak aynı tabloda İran'ın farklı bir pozisyonda olduğu vurgulandı.
The Economist Ekran Görüntüsü
İRAN PETROL AKIŞINI SÜRDÜRÜYOR: GELİRLER ARTIŞTA
Analize göre İran tankerleri, risklere rağmen Hürmüz üzerinden sevkiyatlarını sürdürmeyi başardı.
Bu kapsamda:
- Günlük 2,4 ila 2,8 milyon varil petrol ve petrol ürünü ihracatı yapıldığı
- Bunun 1,5 ila 1,8 milyon varilinin ham petrolden oluştuğu
belirtiliyor.
Bu rakamların savaş öncesi seviyelerle benzer olduğu, hatta bazı dönemlerde daha yüksek seyrettiği ifade edilirken, küresel fiyat artışı sayesinde gelirlerin ciddi şekilde yükseldiği aktarılıyor.
ÇİN İLE KRİTİK ORTAKLIK: PETROLÜN ANA ALICISI PEKİN
The Economist analizinde en dikkat çeken başlıklardan biri ise Çin'in rolü oldu.
Buna göre İran petrolünün yüzde 90'dan fazlası Çin'e satılıyor. Özellikle Şandong bölgesindeki bağımsız rafinerilerin bu ticarette kilit rol oynadığı ifade ediliyor.
Savaş öncesinde yüksek indirimlerle satılan İran petrolünün, Körfez arzındaki daralma sonrası daha yüksek fiyatlardan alıcı bulduğu ve bunun da İran'ın gelirlerini artırdığı kaydediliyor.
Foto: REUTERS
DEVRİM MUHAFIZLARI DEVREDE: PETROL GELİRLERİ ASKERİ YAPIYA AKIYOR
Analizde, İran'daki petrol gelirlerinin büyük bölümünün Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) kontrolüne geçtiği belirtiliyor.
Bu yapı:
- Petrol sahalarını doğrudan yönetiyor
- İhracat ağında aktif rol oynuyor
- Üretimin önemli bir kısmını kontrol ediyor
Bu durumun, İran'ın petrol sistemini daha esnek ve dağınık hale getirerek dış müdahalelere karşı dirençli kıldığı ifade ediliyor.
20 KİŞİLİK GİZLİ AĞ: PETROL TİCARETİNİN PERDE ARKASI
İran'da petrol ticaretinin yalnızca resmi kurumlar üzerinden yürütülmediği, aksine yaklaşık 20 kişilik bir elit ağ tarafından kontrol edildiği öne sürülüyor.
Bu ağın:
- Devlet kurumlarına tahsis edilen petrolü yönettiği
- Uluslararası bağlantılarla nakde çevirdiği
- ve sistemin bu sayede merkezi olmayan bir yapıya kavuştuğu belirtiliyor.
HÜRMÜZ'DE KONTROLLÜ GEÇİŞ: KODLU SİSTEM VE ASKERİ EŞLİK
İran'ın tanker trafiğini korumak için geliştirdiği yöntemler de analizde detaylı şekilde yer aldı.
Buna göre:
- Tankerlerin tüm bilgileri Devrim Muhafızları'na iletiliyor
- Onaylanan gemilere özel kod veriliyor
- Boğaz geçişleri IRGC botları eşliğinde gerçekleştiriliyor
Ayrıca tankerlerin artık boğazın ortasından değil, İran kıyılarına yakın dar bir koridordan ilerlediği ve bazı gemilerden yüksek geçiş ücretleri alındığı da ifade ediliyor.








