Küresel siyasette Hürmüz depremi! ABD teslim oldu: Boğaz artık fiilen İran’ın kontrolünde

Küresel siyasette Hürmüz depremi. Orta Doğu’da dengeleri değiştiren ateşkes sonrası Hürmüz Boğazı’nda fiili kontrolün İran’a geçtiği iddiaları gündemde. Uzmanlara göre transit geçiş dönemi kapanırken, yeni süreçte Tahran’ın belirleyici rolü artıyor. Bu gelişme enerji hatlarından askeri dengelere kadar küresel sistemi derinden etkileyebilir.
Orta Doğu'da kartlar yeniden karılıyor, dünya enerji koridorunun kalbi Hürmüz Boğazı'nda "devletler üstü" bir statü dönemi kapanıyor. Savaşın 40. gününde ilan edilen ateşkesin ardından bölgeden gelen haberler, küresel dengeleri sarsacak cinsten. Bir zamanlar uluslararası suların serbestlik sembolü olan Hürmüz, artık Tahran'ın askeri ve siyasi ablukası altında. ABD'nin de masada kabullenmek zorunda kaldığı bu yeni de facto durum, deniz ticaretinden askeri stratejilere kadar her şeyi kökten değiştirdi.
HÜRMÜZ'DE ESKİ DEFTERLER KAPANDI: ARTIK TEK SÖZ SAHİBİ TAHRAN
Savaşın toz dumanı dağılırken, Hürmüz Boğazı'nın jeopolitik kimliği tanınmayacak derecede değişti. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Aydın, "Savaş öncesindeki Hürmüz ile savaş sonrasındaki Hürmüz asla aynı olmayacak" diyerek bölgedeki dönüşümün geri dönülemez noktada olduğunu vurguladı. Boğazın uluslararası statüsünden çıkıp bir "iç deniz" haline gelme riski ise masadaki en büyük gerilim hattı. İran Uzmanı Oral Toğa, Tahran yönetiminin bölgedeki hakimiyet arzusunu, "İran, Hürmüz'ün artık statüsünün değiştirilmesi gerektiğini söylüyor, orayı Umman ile beraber kara sularını 12 mile çıkarttıktan sonra artık bir iç deniz olarak görüyor" sözleriyle aktardı.
(foto:AA)
TRANSİT GEÇİŞ DEVRİ BİTTİ, "TAHRAN VİZESİ" DÖNEMİ BAŞLADI
Eskiden Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında "transit geçiş" hakkıyla gemilerin durmaksızın geçtiği Hürmüz'de artık kuralları İran füzeleri yazıyor. SETA Araştırmacısı Doç. Dr. Hüseyin Mercan, 28 Şubat öncesindeki serbestliğin tarih olduğunu belirterek, "28 Şubat öncesinde Hürmüz uluslararası su statüsüne sahip bir su yoluydu ve seyrüsefer serbestliği söz konusuydu, hiçbir egemenlik iddiasında bulunulmadığı için geçen gemilerden ücret talep edilmiyordu" hatırlatmasında bulundu. Ancak bugünkü tabloda Tahran'ın bu stratejik su yolunu ekonomik ve siyasi bir koza dönüştürdüğünü ifade eden Mercan, "Tahran yönetimi Hürmüz'ü bir kart olarak kullanabileceğini fark etti ve bunu bizzat hayata geçirdi, bugün İran'ın izin verdiği gemilerin geçebildiği, vermediklerinin ise Basra'da beklediği bir vasatla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
ABD'NİN STRATEJİK GERİ ÇEKİLMESİ VE İSRAİL MERKEZLİ DENKLEM
Bölgedeki Amerikan hegemonyasının sarsılması, Washington'ın yeni rotasını da gözler önüne seriyor. Prof. Dr. Abdullah Aydın, ABD'nin önceliğinin Çin'i baskılamak olduğunu belirterek, "Amerika bir şekilde Ortadoğu'dan çekilmek istiyor, bunun sebebi ise Çin'e yönelik baskısını artırmak için oraya yönelme gayreti; fakat buradan çıkmadan önce bölge denklemini İsrail merkezli bir boyuta çevirme çabasında" değerlendirmesini yaptı. Bu süreçte eski Başkan Trump'ın geçmişteki söylemlerinin İran'ın iştahını kabarttığına dikkat çeken Doç. Dr. Hüseyin Mercan, "Başkan Trump'ın gerekirse Ayetullah ile beraber Hürmüz'ü yönetiriz sözü, Tahran yönetiminin zihninde Hürmüz üzerinde bir egemenlik iddiasında bulunabiliriz fikrini daha da derinleştirdi" şeklinde konuştu.
(foto:AA)
FÜZE VE İHA TEHDİDİ: KONTROL ARTIK BİZDE!
İran, bölgedeki askeri varlığını İHA ve füze sistemleriyle tahkim ederek "Boğazın efendisi benim" mesajını veriyor. Savaşın maliyetini küresel bir krize dönüştürerek masada elini güçlendiren Tahran, ateşkes şartlarına Hürmüz üzerindeki kontrolünü de ekletti. Prof. Dr. Abdullah Aydın, krizin anahtarının yalnızca Tahran'ın elinde olduğunu vurgulayarak, "Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ancak İran'ın tam olarak ikna olmasıyla çözülür, İran bu kozu kullanarak savaşın maliyetini bölgesel ve küresel boyuta taşıyor" dedi.
AMERİKAN ÜSLERİ TEHLİKEDE Mİ?
İran'ın Hürmüz'deki bu fiili zaferi, bölgedeki Amerikan askeri varlığının geleceğini de tartışmaya açtı. Ancak uzmanlar bu değişimin bir günde yaşanmayacağı görüşünde. İran Uzmanı Oral Toğa, Amerikan üslerinin durumuna ilişkin, "Amerikan üslerinin ilk elden kapatılacağını düşünmüyorum, Körfez-Amerikan ortaklığı çok köklü ve derin bağlara sahip, sadece paradigma bağlamında bazı değişimler ve dönüşümler olacaktır" ifadelerini kullanarak, bölgede yeni bir "denge oyununun" başladığına işaret etti.


