HAŞMET BABAOĞLU

Elbet bir gün...

"Gazze'de çocuklar artık sadece bombalardan değil, açlıktan da ölüyorlar...
Her şey iki milyar Müslüman'ın gözleri önünde oluyor.
Kılımız kıpırdamıyor; aklımız başka şeylerle meşgul olmaya başladı bile...
Meğer ne çok şey yalanmış bu dünyada!"

***

Geçen gün takip ettiğim sosyal medya hesaplarından birinde; kendi hâlinde bir yaşam süren ama insana ve dünyaya duyarlı bir anne böyle yazmıştı...
Kırgın bir iç çekişti bu...
Çığlıktan çok içe dönük bir isyan...
Aslında çoğumuz aynı duygular içindeyiz.
Ve işte tam da bu yüzden...
Gazze üzerinden yürütülen "psikolojik harekât" üzerinde durmanın zamanı geldi de geçiyor.
Esas global operasyon o noktada sürüyor çünkü...

***

Modern psikolojik harekât tanımına dair basit kılavuz kitaplarında bile şu cümlelere rastlarsınız:
"Artık sıcak savaşların yoğunluğu azaltılırken, düşman olarak tanımlanan kitlelerin zihin ve vicdanlarını tesir altına alıp dönüştürmek temel hedeftir; psikolojik savaş çalışmaları bunun merkezi alanıdır."

***

İsrail'in (ve hegemonların) Gazze saldırısı, aynı zamanda dünyanın bütün iyi insanlarının ve özellikle Müslümanların zihinlerine karşı açılmış çok stratejik hedeflere sahip psikolojik savaştır.
Bu yüzden her şey gözlerimizin önünde olsun istediler...
Zihinlerimiz ve kalplerimiz yıkılsın, dağılsın ve sonunda bu "seyir" hâli bizi birbirimizden şüpheye düşürsün diye...

***

İsrail açık ve vahşice, ABD ise yalandan üzülür gibi yaparak neyi hedefliyor sanıyorsunuz?
Gazzelileri "kurban" seçtiler...
Hepimiz bir an gelsin içimize dönelim...
Ve "Üzülmemizin ne anlamı var; adalet yok, insanlık yok, vicdan yok" diyerek yenilgiyi kabul edelim diye...
İzleye izleye nasır tutsun kalplerimiz; aklımız onların istediği gibi "uslansın" diye...

***

Hayır!
Buna tek tek de olsa isyan etmeyi sürdürelim...
Hiç vazgeçmeden...
Sürekli bilincimizi bileyerek sürdürelim.
Ve yanacaksa yansın, bize sundukları gündelik hayat hazları ve liberal masal...
Elbet bir gün hep birlikte de kazanırız.

***


NOT DEFTERİ
Acı çeken gövde mi, ruh mu? Bunu kesinlikle bilmek ne büyük mutlulukmuş! (KEMAL TAHİR / Esir Şehrin İnsanları)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.