HAŞMET BABAOĞLU

Gündelik hayat notları: Sazan gibi atlayanlar...

İstediler ki, kendi uygarlıklarının "ak pak" bir kökeni olsun! Bu amaçla 18. Yüzyılda "Antik Yunan uygarlığı" diye bir mitos inşa etmeye başladılar. Bu "beyaz kayıp geçmiş" yalanından o kadar hoşlandılar ki, tapınak sütunlarının, ev duvarlarının ve kılık kıyafetlerin gerçekte rengarenk olduğunu bile itiraf etmekten kaçındılar. Gözünüzün önüne getirin; bordoları, mavileri, altın sarıları yüzyıllar içinde kaybolmuş soluk mermerlere ağzı açık ayran budalası gibi bakan ören yeri ziyaretçileri... Gülünç fakat manidar.

***

Antik çağın değil, modern Batı tıbbının iktidar aygıtı olarak Hipokrat yemini... Baştan aşağı uyduruk... M.Ö. dördüncü yüzyılda yaşadığı iddia edilen Hipokrat masum tabii. Ne atfedilen metinler, ne de yemin onun tarafından yazılmıştı. Bunlar bilinir ama bu bilginin popüler kültüre aktarılmasından hoşlanılmaz.

***

"Eski aşk, yeni kadın, aynı sis." Sabit Fikir dergisinin mart sayısındaki Zeynep Merdan yazısının başlığı böyle... Buradaki sis hem aşk gelip çattığında her şeyin üzerini kaplayan sihirli örtü, hem de Unamuno'nun büyük romanı "Sis"teki sis... Radikal feminizmin iç şiddeti, yeni kadın, aşkın uyumsuz karakteri üzerine hızlı fakat etkili dokunuşlar... Meraklısı okumalı.

***

Hayvanlar dünyası kediden, köpekten ibaret değil... Hayvanlar çizgi filmlerin şirin kahramanları değiller... Çocuklarımızı bütün hayvanlarla "yakınlaşmaya" (yakınlaşmak gidip sokulmak değil, varlıklarına dikkat etmektir) teşvik etmek gerek... Böyle böyle dilimiz ve zihinsel tasavvurlarımız da daralıp yoksullaşıyor. Şimdiden "sazan gibi atlama"nın, "yılan gibi sokma"nın, "çakallık etme"nin gerçekte nasıl bir şey olduğunu bilenler ne kadar azaldılar, farkında mısınız? Elbette madalyonun arka yüzüne bakarsanız, bir zenginleşmeden de söz edebilirsiniz. İçe, odalara, ofislere, yapay zekaya kapanan birikimin zenginleşmesi... Çünkü yeryüzünü kucaklayan deyimlerin yerlerini bilgisayar dünyasının mecazları alıyor.

***

İsmail Erdoğan ve Samed Karagöz çarşamba akşamları Beykoz Mehmet Akif Ersoy Şiir Müzesi'nde şahane sanat sohbetleri yapıyorlar.
Bir akşam yolumu düşürdüm, sohbetin tadı dimağımda hâlâ varlığını sürdürüyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.