
'KUBİLAY AYAK İŞLERİNİ YAPARDI'
Aleyna Kalaycıoğlu ifadesinde, "Kubilay Kaan Kundakçı'yı eski erkek arkadaşım Vahap Canbay aracılığıyla tanıdım. Vahap'ın ayak işlerini yapardı. Vahap onu yeri geldiğinde şoför olarak kullanır, kimi zaman market alışverişine gönderirdi. Bu işleri parasal karşılığı için değil ona yakınlığından yapardı. Bazen Vahap benim de yanıma Kubilay'ı gönderir, bana yardımcı olur, ulaşımımı sağlardı. Çok da sevdiğim bir kardeşimdi, samimiyetimiz de vardı. Benim telefonumda 'Kubi' adıyla kayıtlıydı. Vahap'tan bağımsız olarak da görüşür konuşurduk. Arabalar konusunda ilgiliydi. Kendi aracımı ona verirdim. Benim aracımla da gezerdi. Bir keresinde Vahap beni kendi aracında alıkoyduğunda şoförü Kubilay'dı. Bu olay bir sene kadar önceydi, o gün Vahap'ın doğum günüydü. Doğum günü çıkışı Vahap ile tartıştık ve beni aracında alıkoymuştu. Kubilay'ın ayrıca futbolcu olarak Kars iline transfer olduğunu bilirim. Hatta kendisi için eski futbolcu arkadaşlarım ile de fazlaca görüşme yapmışımdır. Amacım onun iyi bir kulübe transferiydi. Kubilay, Vahap ile çok yakındı ancak geçmişte Vahap'ın Bağcılar'daki müzik stüdyosunun örgüt tarafından taranmasının ardından ailesi Kubilay'ı uzun bir süre kendisiyle görüştürmemişti. Vahap'ın abisi cezaevinde tutukludur, bildiğim kadarıyla 35 yıl ceza almıştır" dedi.
'ANNEM, ALAATTİN'İN BANA İLGİSİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ'
Kalaycıoğlu, "Alaattin Kadayıfçıoğlu'nu iki hafta öncesine kadar tanımazdım. Annem, Alaattin'in ailesinden birilerini tanırdı. Annem bana, düzgün bir aileden geldiğini ve Alaattin'in bana ilgisi olduğunu söyledi. Bir bakıma görücü usulü Alaattin ile iki hafta kadar önce tanışarak konuşmaya başladık. Alaattin ile tanışmadan iki hafta öncesi de Vahap ile ayrılmıştık. Alaattin, bildiğim kadarıyla armatördür. Annem benim bu kişiyle tanışmamı istedi. Bu kişi düzgün bir aileye sahip, artık düzgün insanlarla görüş diye beni uyararak tanışıklığımı destekledi. Çünkü annem Vahap ile beraberliğimden de son derece rahatsızdı. Alaattin ile tanışmamızdan bu yana kendisinden tamamıyla olumlu elektrik aldım, kendisi bana karşı çok saygılı ve kibar davranırdı. Bu durum kendisiyle ilişkimizin çok daha hızlı ilerlemesine yol almasına vesile oldu. Alaattin'ın bildiğim kadarıyla sabıka kaydı yoktu. Silahı olduğunu bilmezdim. Olay gününe kadar da kendisinde silah görmedim. Bilal Kadayıfçıoğlu'nu ise tanımam. Sadece Alaattin'in babası olarak bilirim. Kendisiyle yüzyüze ya da telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur. Ne iş yaptığını bilmem ancak Alaattin'in aile şirketlerinde çalıştığını bildiğimden onunda armatör ya da denizcilik üzerine çalışmaları olduğunu tahmin ediyorum" dedi.

'MAFYATİK GRUPLARLA İLİŞKİLERİ OLDU'
Kalaycıoğlu, "Vahap Canbay olay tarihinden bir buçuk yıl öncesinden beridir tanırım. Kendisi eski erkek arkadaşım, sevgilim olur. Kendisiyle ilk tanıştığımız zamanlarda doğup büyüdüğü Bağcılar ilçesinden Beylikdüzü ilçesine ailesiyle taşınmıştı. Bağcılar'da stüdyosu taranması olayından sonra Bağcılar'dan uzaklaşmışlardı. Kendisi rap müzikle uğraşırdı. Tanıştığımız sıralar ben annem ve engelli kız kardeşim Cansu ile birlikte Zekeriyaköy'de yaşıyorduk. Daha sonrasında annem, Cansu ve ben Beykoz'a taşındık. Vahap sürekli olarak bizimle, arkadaşlarını getirip kalmaya başlayınca annem bu durumdan rahatsız oldu. Vahap ile ben ayrı bir eve çıkmaya karar verdik. Annem şu an ki adresim olarak tanımladığım yere taşındı. Bizde Vahap ile Şişli'de ki dairemize taşındık. Vahap ile beraberliğimiz süresinde çeşitli mafyatik gruplarla ilişkileri olduğu gördüm. Benim yanımda telefon görüşmeleri yapıp yine başka kişilere bu görüşme içeriklerini anlatırdı. Kamuoyunu Casper, Dalton ve benzeri isimlerle meşgul eden suç gruplarının adını anardı. Ticari manada yakınlıkları nedir bilmem ama abisinin cezaevine girmesi ve kendi ofisinin bulunduğu çevre ile ilgili bağlantıları olduğunu düşünüyorum" dedi.
'BASKI VE PSİKOLOJİK ŞİDDET BAŞLADI'
Kalaycıoğlu, "İlişkimizin ilk altı ayından sonraki süreçte Vahap tarafından bana yönelik özellikle psikolojik baskı ve psikolojik şiddet, kısıtlamalar ve tehditler başladı. Spora gidemiyordum, arkadaşlarımla uluşamıyor, görüşemiyordum. Daha önce müzik yaptığım tüm çevremle iletişimimi kopardı ve beni kendisinin de prodüktörlüğünü yapan Yalçınay Yıldız'a mahkum etti. Ben kendisine olan sevgimden söylediklerini yaptım. Ama mutsuz ve rahatsızdım. Süreç ilerledikçe kavgalarımız büyüdü ve fiziksel şiddete de başladı. Beni kolumdan tutup tartaklamalar ve kafa atmalar gibi şeylerdi. Bu kavgalar üçüncü kişilerin de önünde olurdu. Çünkü evde sürekli olarak kendisinin misafirleri olurdu. Birlikte kaldığımız ev, erkek ambarı gibiydi. Evde mutlaka kendisine ayakçılık eden Kubilay, abisi Erdem, prodüktör Yalçınay birilerinden biri evde olurdu. Daha sonrası bu yaşadıklarımı annemle paylaştığım için ve annemin gözü önünde de çok kavga yaşadığımızdan Vahap'ın da anneme çok büyük saygısızlıkları olduğu için annem yavaş yavaş ilişkimi desteklememeye başladı. Vahap Canbay'da bu durumu öğrendiği için anneme kinlenmeye başladı. Beni annemle üç ay görüştürmedi. Vahap yüzünden annemle konuşamadım. Vahap, bir keresinde Fransa tatili dönüşünde de havalimanında beni tartakladı. Polisten yardım istedim ancak neticesinde adli işlem yaptırmadık, müracaatçı olmadım" dedi.

'PSİKOLOJİSİ BOZULDU'
Kalaycıoğlu, "Vahap ile beraberliğimiz esnasında kendisinin uyuşturucu kullandığını görmedim, kendisinde silah da görmedim ama çevresinin nasıl bir kitle olduğunu bildiğimden bu gibi suç içeren şeylere erişebilmesinin kendisi için çok güç olmadığını biliyorum. Vahap ile her kavgamızla beni sektörden silme ile çok değer verdiğim köpeklerimi alıkoymakla tehdit ederdi. Köpeklerimi defaten alıkoyup odaya kilitlemiştir. Prodüktörlerimiz ortak olduğundan ve benim seslendirdiğim iki şarkıda kendisinin sözlere katkısı olduğu için şarkılarımı kaldırarak beni piyasadan sileceğiyle tehdit ederdi. Çünkü benim hayata tek tutunduğum şeyin müzik olduğunu biliyordu. Kısacası mutsuz ve toksik bir ilişkimiz vardı. Kendisinin tanıştığımız süreç içerisinde çokça aracı oldu ama son dönemlerde elindeki her şeyi kaybetti ve bana ait aracı aldı. Kendi ailesinin aracıymış gibi kullanmaya başladı. Aracın sahibi benken kendi işlerime ticari taksi tutarak gitmeye başladım. Son dönemlerimizde benden borç aldı ve maddi olarak beni sıkıştırdı. Borcunu geri istediğimde de sanki ben ona borçluymuşum gibi bana bağırdı, üzerime yürüdü. Son günlerimizde psikolojisi iyice bozuldu ve bana sarmaya başladı, ben hiçbir yere çıkamaz oldum. Sadece evde Yalçınay ile müzik yapabilir oldum ve her gün ağlayarak yatağın içinde zaman geçirmeye başladım. Bu durumun neticesi ayrılmamızla sonuçlandı. Vahap ile son dönemlerimizde en çok ters düştüğümüz durum yaptığı hataların, uyguladığı psikolojik ve fiziksel şiddeti konu bittikten sonra kesinlikle kabul etmemesiydi. Ben kendisinde gördüğüm sıkıntıyı dile getirmeye çalıştığımda 'senin psikolojin iyi değil, sen psikoloğa git. Bu köpeklere de bakamazsın' diyerek köpeklerimi benden almaya çalışırdı. Bu durum bizi iletişimsiz hale getiriyordu ve ilişkimizi kopma noktasına getiriyordu. Yine bir tartışmamızda köpeğimi alıp evden çıktım. Kendisine ayrılık mesajı attım. Yapamadığıma, ilişkimizin toksik olduğunu dair. Vahap'ta cevap olarak 'Beni bu şekilde mi bırakacaksın eyvallah Aleyna' dedi. Bu şekilde kendisini her yerden engelleyerek ilişkimi bitirdim. İlişkimizi o gece karşılıklı anlaşma şeklinde bitmiştir" dedi.
'KENDİSİNİ VE BENİ ÖLDÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ'
İfadesinde olay günü yaşananları anlatan Aleyna Kalaycıoğlu, "Olay tarihi olan 19 Mart gününden bir gece öncesinden Alaattin'in Kandilli'de bulunan, tek başına yaşadığı evinde birlikte kaldık. O sabah işe gitti, ben de stüdyoda kayıt almam gerektiğini söyleyerek olay yerindeki ofise geçtim. Yalçınay'da kayıt için orada olacaktı. Çünkü bitmemiş çalışmalarımız vardı. Ben saat 15.00 sıralarında stüdyodaydım. Yalçın'a da saat 16.00 gibi orada olmasını söyledim. Alaattin bana ulaşımımı sağlamam için araç vermişti. Ben köpeğimle birlikte stüdyonun önüne geldim. Araç elektrikli olduğundan aracı durdurmayı başaramadım, ekranın kapandığını görmeyince Bertin'i aradım ya da mesaj attım. Kendisine dışarı gelip aracı kapatmasını istedim. Ben ve köpeğim araçtan indikten sonra Bertin aracı kapattı ve birlikte stüdyoya geçtik. Yaklaşık bir saat kadar sonra Yalçınay yolda olduğu halde beni arayıp, Vahap'ın çok kötü olduğunu ve eve döndüğünü, bugün yanıma stüdyoya gelemeyeceğini söyledi. Ben de ona işle ilişkilerimizi karıştırmaması gerektiğini söyledim. O sırada telefonu Vahap eline aldı. Çıldırmış ve ağlar halde, bağırarak bana hayatımda biri olup olmadığını sordu. 'Ben bir şeyler araştırdım, görüştüğün birilerimi var' dedi. Bu ihtimalle kendisini ve beni öldüreceğini söyledi. Üstüne basa basa o gün intihar edeceğini, herşeyi yakacağını yıkacağını söyledi. Ben yeni ilişkimden haberi olmasını istemediğim için ilişkimi kendisine söylemedim. İlişkim olmadığını söyledim, kardeşim üzerine yemin ettirdi. Bu diyalogları üzerinden zaman geçince yine kabul etmeyeceğini düşündüğümden Bertin'in telefonundan Vahap ile görüşmemizi sesli kayda aldım. Oradaki kayıttan Vahap'ın psikolojisinin ne kadar bozuk olduğu da gözlenecektir. Ona sakin bir dilli ilişkimizin bittiğini ve kendisinin de bu durumu kabullenmesi gerektiğini söyleyerek telefonu kapattım" dedi.