11 ayın sultanı Ramazan geldi! Ramazan ayını nasıl idrak etmeliyiz?

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
11 ayın sultanı Ramazan geldi! Ramazan ayını nasıl idrak etmeliyiz?

İslam alemi için rahmet, mağfiret ve arınma ayı olan Ramazan ayı nihayet gelip çattı. Manevi atmosferiyle milyonları aynı niyette buluşturan Ramazan, paylaşmanın ve dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlatırken sadece aç kalmanın değil tefekkürün ve muhasebenin zamanıdır. A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Sahur Vakti programına konuk olan Dumlupınar Üni. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir, Ramazan ayı nasıl idrak edilmeli sorusunu yanıtladı.

İslam aleminin hasretle beklediği mübarek Ramazan ayı, evlerden camilere, sofralardan ruhlara uzanan geniş bir hazırlıkla kapılarını açtı. Sadece bir ay değil, ömre bedel bir manevi yolculuk olan bu mübarek zaman dilimi, insanın hem dünyevi hem de uhrevi hayatına ışık tutuyor.

A Haber ekranlarında Tahir İnan'ın sunduğu Sahur Vakti programına konuk olan Dumlupınar Üni. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir, Ramazan'ın manevi iklimini değerlendirerek Ramazan ayı nasıl idrak edilmeli, sorusunu yanıtladı.

EBEDİ HAYATA BİR HAZIRLIK SÜRECİ

Ramazan ayı sadece aç kalmak değil, gönüllerde nefsi terbiye eden bir oluşum olduğuna dikkat çekerek "Ramazan ayı içerisinde bir sonraki devamındaki 11 aya bir hazırlık var, insan ahirete hazırlık yapıyor, aslında hep bir hazırlık içerisindeyiz" ifadesini kullandı. İnsanlığın asıl yurdunun cennet olduğunu hatırlatan Aydemir "Cenab-ı Hak doğrudan cenneti bahşetmiş Ademoğlu'na, yerel yolculuğumuz bir süre kaldığımız ve sınandığımız bir süreç ama zorlu bir süreç" sözleriyle dünyanın bir imtihan olduğunu vurguladı.

Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü

DÜNYANIN SIKINTISINDAN CENNETİN HUZURUNA

Dünyanın zorlukları ile cennetteki ebedi mutluluk arasındaki farka değinen Halis Aydemir, "Cennette acıkmazsınız, açıkta kalmazsınız, susamazsınız ve güneşe maruz kalırsınız ama dünyada sürekli bir giyim kuşam derdi, bir hazırlık ve bir sıkıntı hali var" şeklinde konuştu. Ramazan'ın bu döngüsü içinde bir uyanış olduğunu belirten Aydemir, "Cenab-ı Hak ibadetlerimiz ile başta namaz olmak üzere insanı zinde tutmak istemiş, zatına karşı bilincimizi zinde istiyoruz iş ki buraya ait olanları unutmayalım" ifadesini kullandı.

Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü

RAMAZAN BİR "MANEVİ ZIMPARA" GİBİ RUHU ŞEKİLLENDİRİYOR

Orucun insanın ruhu üzerindeki tedaviyi sağlayan "zımpara" benzetmesiyle anlatan Prof. Dr. Halis Aydemir "Ramazan bir şeyin hazırlığıysa o da parlatma gibi önce bizi iyileştirecek, Ramazan öncesinde var olan kötü varlıklardan vücudumuzu kurtaracak" dedi. Orucun ilk ilişkilerin hayatının reaksiyonunun önemine dikkat etmesi Aydemir, "Vücut bütün biyolojiyle alışmış olan kahvaltı ve kahve alışkanlığından koparken bir alarm verir, bu güç önemlidir çünkü yıl boyunca biriken bariyerlerden kurtulmamızı sağlar" sözleriyle orucun canlıları ve ruhsal bir arınma süreci olduğunu aktardı.

Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü

"ORUÇ TUTMANIZ SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR"

Ramazanda toplumsal bir sükunetin hakim olduğu ve bu kolektif ibadetin bir sinerjinin oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Halis Aydemir, "Ramazan'da bir hürriyet hakim olur, iç dünyamızı daha çok duyarlı olmak, açlığa birlikte gelen bu sükunet ilahi insanı rahmete yaklaştırır" ifadelerini kullandı. Kur'an-ı Kerim'deki ayetlere gösterilen Aydemir, "Cenab-ı Hak ayette 'Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır' buyuruyor, (Bakara Suresi, 184. Ayet) bu konuyu ilmine vakıfsanız, konuyu araştırırsanız orucun kişilere ne kadar büyük bir fayda çalışmalarının sonuçlarını var edeceksiniz" cümleleriyle konuşmasını tamamladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin