ANALİZ | 28 Şubat zihniyeti yine sahnede! İnanç özgürlüğüne yeni bir operasyon mu?
Türkiye, Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde vesayet odaklarını tek tek tasfiye ederek inanç özgürlüğünü anayasal ve toplumsal güvenceye kavuştururken, son günlerde yaşananlar karanlık bir zihniyetin küllerinden yeniden doğma çabasını gözler önüne seriyor. Mersin'den İstanbul'a, Antalya'dan üniversite kürsülerine kadar uzanan nefret silsilesi, eski Türkiye'nin despotik günlerini özleyenlerin faşizan saldırılarıyla toplumsal barışı hedef alıyor. Ancak yargı ve devlet iradesi, milletin değerlerine saldıran bu mikro faşizme karşı kararlı duruşunu sürdürüyor.
Türkiye'de başörtüsü yasağının kaldırılması ve inanç özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde atılan adımlara rağmen, son dönemde farklı şehirlerde yaşanan olaylar 28 Şubat dönemini hatırlatan tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Mersin, Antalya, İstanbul ve üniversite ortamlarında yaşanan başörtülü vatandaşlara yönelik ayrımcılık ve nefret söylemi örnekleri kamuoyunda büyük tepki topladı. Devlet kurumları ve yargı organları, inanç özgürlüğünü hedef alan uygulamalara karşı hukuki süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.
HAVUZDA HAŞEMA AMBARGOSU VE HİJYEN BAHANESİ
Mersin'de bir site havuzunda yaşananlar, inanç özgürlüğüne yönelik tahammülsüzlüğün ulaştığı boyutu gösterdi. Kendi mülkünde, çocuğuyla vakit geçirmek isteyen tesettürlü bir anneye yönelik uygulanan tecrit girişimi, "hijyen" kılıfı altında servis edilmek istendi.
Site havuzuna giderek çocuğuyla vakit geçirmek isteyen A.T., "Tamam haşema neden yasak?" sorusunu yöneltirken, Tartışmadaki adam, "Yani hijyen yönünden" diyerek ayrımcılığı savunmaya çalıştı.
A.T., "Tamam az önce az önce ben de anlattım. Şu an en hijyen olan haşema. Çünkü kıllar mesela dışarı çıkmıyor, saçın saç kılları havuza girmiyor. Yani sizin o zaman bonesiz girenleri yasaklamanız lazım mesela" sözleriyle mantık dışı yasağa tepki gösterdi.
Tartışmaya katılan başka bir kadın ise, "Ya ona da kural koyduk biz, bonesiz de olmuyor" derken, A.T., "E gördünüz mü? Ne oldu?" diye sordu. Diğer kadın ise geri adım atmayarak, "Ona da kural koyduk, onu da koyduk ama" ifadelerini kullandı.
Yaşadığı mağduriyeti dile getiren A.T., "Zafer Sitesi yönetiminin yapmış olduğu bir kararla çocuğumuzun yanına erişimimiz engellenmiş durumda. Üzerimizdeki de kıyafet havuz kıyafeti, tesettürlülerin giymiş olduğu haşema, bir havuz kıyafeti" diyerek maruz kaldığı engellemeyi anlattı. A.T., "Bu havuzu site yönetimi tesettürlülerin girmesini yasaklamış bir şekilde. Bu hem insan haklarına aykırı bir durumdu hem de Müslümana yapılmış olan bir saldırıdır" sözleriyle hukuki mücadelesini vurguladı.