Kasımpaşa maçı sonrası Galatasaray yönetimine spor yazarlarından çağrı: 2 ismi göreve davet edin

Kasımpaşa maçı sonrası Galatasaray yönetimine spor yazarlarından çağrı: 2 ismi göreve davet edin

Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda 3-3 berabere kalan Galatasaray, zirve yarışında önemli bir puan kaybı yaşadı. Son 4 resmi maçında da galibiyet alamayan Aslan bu beraberlikle Fenerbahçe ile arasındaki puan farkının 4’e düşmesine engel olamadı. Spor yazarları, alınan sonuçlar sonrası Okan Buruk ve yönetime yönelik eleştirilerde bulundu. Bülent Timurlenk, Buruk'un gelecek sezon Galatasaray'ın başında olmama ihtimalinin yüksek olduğunu vurgularken Levent Tüzemen ise yönetime 2 isim konusunda çağrıda bulundu.

Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında konuk olduğu Kasımpaşa ile 3-3 berabere kalarak zirve yarışında yara aldı.

 3-3’lük beraberlik sonrası sarı-kırmızılı oyuncular, sahada moralsizdi. (AA)3-3’lük beraberlik sonrası sarı-kırmızılı oyuncular, sahada moralsizdi. (AA)

SON 4 RESMİ MAÇI KAZANAMADI

Galatasaray, çıktığı son 4 resmi müsabakada galip gelemedi.

Son galibiyetini Süper Lig'in 24. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor karşısında yaşayan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında 2 Süper Lig, birer UEFA Avrupa Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası maçına çıktı.

Galatasaray, söz konusu süreçte ligde Fenerbahçe ve Kasımpaşa, Avrupa Ligi'nde AZ Alkmaar ve kupada TÜMOSAN Konyaspor maçlarını beraberlikle tamamladı.

Aslan liderlik koltuğundaki yerini korurken Fenerbahçe ile puan farkı 4'e indi. Spor yazarları Okan Buruk ve Galatasaray yönetimini eleştirdi. İşte o köşe yazıları...

Maçın kazanılması için büyük çaba gösteren Osimhen'in karşılaşma sonrası yaşadığı üzüntü (İHA)Maçın kazanılması için büyük çaba gösteren Osimhen'in karşılaşma sonrası yaşadığı üzüntü (İHA)

AHMET ÇAKAR-VAR KARARIYLA YANLIŞ PENALTI

Perşembe'nin gelişi çarşambadan belliydi. Galatasaray haftalardır çok kötü oynuyordu. Abuk-sabuk goller yiyordu. Önce Şampiyonlar Ligi, sonra Avrupa Ligi gitti. Belki dünkü Kasımpaşa maçıyla şampiyonluk riske girdi. İlk yarı Galatasaray kötü oynasa da skor olarak önde kapatmayı bildi. İkinci yarı art arda gollerle bir an mağlup duruma düştü ama maçın yıldızı olan Muslera ile birlikte Osimhen sahneye çıktı. Önce bir faul aldırdı, beraberlik geldi, ardından da Osimhen takımı öne geçirdi. Sonra sahneye Okan Buruk çıktı. Bayram değil seyran değil yine üçlüye geçti. Carlos Cuesta'yı oyuna aldı, penaltı geldi ve Galatasaray puan kaybetti. Beraberlik tartışmasız Okan Buruk'a yazar. Maçın hakemi kötü bir yönetim sergiledi. Oyunun başında Kasımpaşa'dan Yasin'i çift sarıdan atamadı. Lemina'ya vermediği bir sarı kart var. Osimhen'e yapılan penaltı doğru ama Kasımpaşa'nın beraberliği bulduğu penaltı yanlış. İlk faulü yapıp Carlos Cuesta'yı çeken Kasımpaşalı. VAR hakemi kararıyla hakem bu yanlış penaltıyı vermek zorunda kaldı.

***

PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK FENERBAHÇE'DE

Fenerbahçe'nin Antalyaspor karşısında ortaya koyduğu iyi oyun ve aldığı net skordan sonra belki de şampiyonluk yarışı yeniden başladı diyebiliriz. Hâlâ 4.5 puan fark var ama Galatasaray'ın futbolunun gün geçtikçe kötüleşmesi, Fenerbahçe'nin toparlanması ve fikstürün Galatasaray'ın inanılmaz aleyhine olmasıyla bugün itibarıyla yarış yeniden kızıştı. Son bir aydır Fenerbahçe çok disiplinli oynuyor. Takım savunmasında çok iyiler. Türkiye'de duran toplardan gol bulma tehdidi en yüksek olan takım. Dün de böyle oldu. Yine bir duran top, Mert Müldür kafayı vurdu ve kilidi açtı. Youssef En- Nesyri, Filip Kostic, Edin Dzeko gibi birçok deneyimli oyuncu çok fedakârca oynuyor. Şunu çok rahat söyleyebiliriz ki hem oyun üstünlüğü hem de psikolojik üstünlük mutlak Fenerbahçe'de. Türk spor tarihinde hakemlerin en fazla tartışıldığı günlerde Mehmet Türkmen, iyi maç yönetti. Tamam, skor çabuk koptu, kritik pozisyon olmadı, oyuncular iyi niyetli ama Mehmet Türkmen kumaş olarak iyi bir hakem, dün de iyi bir yönetim sergiledi.

Galatasaray 3-2 öne geçse de beraberliğe engel olamadı (AA)Galatasaray 3-2 öne geçse de beraberliğe engel olamadı (AA)

MUSTAFA ÇULCU-MAÇI KWIATKOWSKI YÖNETTİ

Çok fazla basit top kayıpları yapan, üçüncü bölgeye giderken zorlanan bir Galatasaray vardı. Sara, Sallai ve Barış sahada döküldüler, kanat forvet beklerine destekleri yetersiz kaldı. Kasımpaşa doğru işler yaptı.
Cihan Aydın kolayı seçti, majör kararlarda VAR'a yaslandı. Bazı faul ve kart kararlarında tercihlerini G.Saray'dan yana kullandı. Adil olmayan bir hakemlik profiliydi. G.Saray lehine VAR'dan gelen penaltı doğruydu. Topu dürten Osimhen, geç kalıp faulü yapan kaleciydi. Hakem sahada veremedi. Kasımpaşa'nın penaltı beklediği pozisyonda sunulan görüntüye göre, Ouanes topa sahip olmada öncelik almış. Lemina geç kalmış, ayağını salladığında Ouanes'in ayak altına vuruyor. Bu pozisyon sahada hakemin vere ceği penaltı olmalıydı. Hakem, VAR ile iletişime geçti. VAR hakemi Kwiatkowski çok tecrübeli, pozisyonun sahada verilmesi gerektiğini düşünerek, gri pozisyon değerlendirmesi yaptı ve devreye girmedi. Kasımpaşa lehine VAR'dan gelen penaltı doğru. Cuesta; iki kolu ile Can'ı sarmalıyor ve indiriyor. Bariz go l şansı olduğu için de kırmızı olmalıydı. 88'de Osimhen açık ofsayt, gol iptali doğru. Maçı maalesef Cihan Aydın değil, VAR hakemi Tomasz Kwiatkowski yönetti.

***

HAKEM NET SARI KARTLARI PAS GEÇTİ

F.Bahçe'nin sahada futbol ve psikolojik üstünlüğünü engelleyen hiçbir unsur yok. Moral, iştah, tempo ve oyun kontrolü en üst seviyede. Rakibini kalesine hiç yaklaştırmıyor, top rakipteyken de 11 oyuncu topun arkasındaydı. Fenerbahçe tam bir Mourinho takımı olmuş.
Mehmet Türkmen, F.Bahçe'nin içeride 3, toplamda 4. maçına çıktı. Faul ve kart tasarruflarıyla Mourinho'nun sevgisine mazhar olmaya devam ediyor. F.Bahçe'nin 5. dakikada penaltı beklediği pozisyonda top, Thalisson'un sol omuzuna geliyor, devam kararı doğru. Thalisson'a kayarak kontrolsüz girişinde Dzeko'ya çıkmayan sarı kartı kabul edemeyiz. Szymanski'nin yaptığı faulleri hakemin bir kez daha izlemesini tavsiye ediyorum. F.Bahçe'nin 2. golü öncesi top, auta çıkmadı. Üçüncü gol öncesi, Çağlar-Soner mücadelesinde faul yok, devam doğru. Fred'e faulünde Townsend'e çıkmayan sarı kart! Nasıl ki uçana kaçana kart göstermek yanlışsa maçı sarı kartsız tamamlama çabası ve net sarı kartları pas geçmesi de yanlıştır, çağdaş hakemlik değildir. Pozisyonların içinde kalması problemi sürüyor. Oyunu okuyup deplase olmak yerine toptan sonra koşmaya başlıyor. FIFA'daki geleceği adına daha hızlı gelişim göstermeli

Spor yazarları kritik karşılaşmayı değerlendirdi (AA)Spor yazarları kritik karşılaşmayı değerlendirdi (AA)

BÜLENT TİMURLENK-BURUK GELECEK SEZON OLMAZ!

Derbiden ikili averajı alıp çıkmışsın ve artık genel averajla bir işin kalmamışsa yapacağın öncelikle kaleni gole kapatmaya çalışmak ve maçları Rus ruletine çevirmemek. Karşındaki rakip de "Beyoğlu derbisi!" deyip evindeki maça motive olmuş, senin sahanda 3-0 giden maçı 3-3'e getirmiş Kasımpaşa… Her iyi oyun gibi her kötü oyun da bir sonraki maç için referanstır. İşler yolunda gitmediğinde mücadele gücünü yükseltecek gidişatı kırmak için farklı şeyler yapacaksın. Dün G.Saray'da bunları yapan iki isim vardı: Kalesinde devleşen Muslera, penaltıyı yaptıran atan, ikinci golün serbest vuruşunda faulü alan ve 3. golü atan Osimhen. Ne Sallai ve Barış'ın verimsizliği ne Sara'nın çelimsizliği ne de kötü başlayan iyi devam eden Lemina'nın ilk yarıdaki şaşırtan oyunu iki puan kaybının sebebi değil… Okan Buruk'un haftalardır bozuk olan kimyası, dün tribünden izlediği maçta takımı 3-2 öndeyken bir futbol faciasını da beraberinde getirdi. Lemina'yı oyundan almak anlamsız ama ondan daha ötesi Cuesta'yı sahaya sürmek, tarifi olmayan bir akıl tutulmasıydı. Muslera ve Osimhen'e rağmen Okan Buruk, sezonun ilk yarısında olduğu gibi 3-3'ün mimarı olmayı başardı… Şampiyonluğu kazanır-kaybeder hiç fark etmez, kupa maçında kenardan 0-0 yapan ve dün değişikliklerle "Yok artık" dedirten Okan Buruk, bu sezon ligde namağlup olan Galatasaray'ın gelecek sezondaki teknik direktörü değildir…

LEVENT TÜZEMEN-DÜRÜST VE ALBAYRAK GÖREVE DAVET EDİLMELİ

G.Saray, kazanan takım olma hüviyetinden, hızla uzaklaşıyor. Sadece pozisyon üretmek için Osimhen'e uzun top atarak bir maçı götüremezsiniz. Arada sırada duran topla da gol buluyorsunuz… Okan Hoca maalesef tükenmişlik sendromu içinde çırpınıp duruyor. Oyun geliştirme adına B planı da C planı da yok. Kendine olan güvenini yitirmiş. G.Saray ilk yarıyı kötü oynasa da iki tane net gol kaçırsa da 1-0 önde kapattı. Kasımpaşa'nın ataklarında da kaleci Muslera yaptığı kurtarışlarla alkış aldı. Yani G.Saray'ın ilk 45'te atanı da tutanı da görevlerini yaptı. Kasımpaşa yıllardır, G.Saray'a özel olarak bileniyor, futbolcular müthiş motive oluyor, özellikle Hajradinovic her G.Saray maçında sahne alıyor. Okan Hoca, Kasımpaşa'nın bu özelliğini bilmesine rağmen oyuncularını maça maalesef kafa olarak yeterli hazırlayamamış. Okan Hoca'nın kafası o kadar dalgın ki G.Saray 2-1 geriye düşüyor, iki dakikada art arda goller atıp öne geçiyor, takım öne geçip iyi oynuyor, Kasımpaşa sinmiş, savunmadan çıkamıyor birden bire şapkadan tavşan çıkarır gibi Kaan Ayhan ile Cuesta'yı oyuna alıp takımın dengesini bozuyor. İyi oynayan takıma neden dokunuyorsun? Sakatlık yok, beni çıkar diyen yok! Oyunun sonuna da şaka gibi bal yapmayan Yusuf Demir'i alıyorsun! Bir pozisyonda Ahmed'e pas vermesi gerekirken 'golü ben atayım, kral olayım' diyerek şut çekiyor. G.Saray'ın önünde iki beraberlik alacak hakkı kaldı. Okan Buruk bu takımı toparlayabilir mi? Yönetime büyük iş düşüyor. Dursun başkan, Duygun Yarsuvat yönetimindeki planı uygulamalı. Ali Dürüst-Abdurrahim Albayrak ikilisini kalan haftalar için Okan Hoca'ya yardımcı olmaları adına göreve davet etmeli. Mevcut yönetimde bu tecrübede insanlar yok, Okan Hoca'nın yalnızlığını bu ikilinin gidereceği gibi şampiyonluk haftalarında stresin ve baskının nasıl önleneceğini çok iyi bilirler.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin