Varoluşun şifresi: Aşk! İradenin bittiği yerde ne başlıyor?

A Haber yayınlanan Sahur Vakti programında aşk kavramı hem felsefi hem de tasavvufi yönleriyle ele alındı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ömer Demirbağ, aşkın insan hayatındaki yerini ve anlamını farklı yönleriyle değerlendirdi. Akademisyenler, aşkın yalnızca duygusal bir durum olmadığını, insanın varoluşunu ve iradesini şekillendiren derin bir arayış olduğunu vurguladı.
Aşk nedir, insan hayatında nasıl bir anlam taşır? A Haber'de Sahur Vakti programında konuşan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ömer Demirbağ, aşkın yalnızca bir duygu değil insanın iradesini, arayışını ve varoluşunu şekillendiren derin bir yolculuk olduğunu söyledi.
"AŞK ASLINDA BİR İRADE TÜRÜDÜR"
Aşk üzerine yaptığı akademik çalışmalarından söz eden İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli, insanların aşkı bildiklerini düşündüklerini ancak çoğu zaman yaşanan şeyin gerçek aşk olmadığını belirterek, "Herkesin bildiğini düşündüğü bir şey hakkında yazı yazmak zordur. Bu nedenle aslında insanların bildiğini sandığı şeyin aşk değil, aşkın başka bir türü ya da başka bir hali olabileceği varsayımıyla çalışmayı kurduk" ifadelerini kullandı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
Demirli, aşkın temelde bir isteme ve yönelme hali olduğunu vurgulayarak, "Aşk aslında bir irade türüdür; istemek, talep etmektir. İrade güçlendikçe niyet, talep, kasıt ve azim gibi farklı kavramlarla ifade edilir. İnsan artık amacından başka bir şey düşünemez hale geldiğinde ise buna aşk denir" sözleriyle aşkın irade ile olan ilişkisini anlattı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
"VAROLUŞUN KENDİSİ BİR MUHABBET EYLEMİDİR"
Tasavvuf düşüncesinde aşkın evrensel bir anlam taşıdığını belirten Demirli, Allah'ın yaratma iradesinin de bu bağlamda yorumlandığını ifade ederek, "Tasavvuf geleneğinde Allah'ın 'Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istedim' sözleri 'bilinmeyi sevdim' şeklinde yorumlanır. Bu nedenle varoluşun kendisi bir muhabbet eylemi, bir sevme eylemi olarak değerlendirilir" dedi.
Demirli, bu anlayışa göre evrendeki tüm hareketin bu sevme eyleminin bir yansıması olduğunu belirterek, "Yağmurun yağmasından bir çiçeğin açmasına kadar bütün varlık bu muhabbetin tecellisi olarak görülür" değerlendirmesinde bulundu.





