ABD'den Avrupa’ya 'ne haliniz varsa görün' mesajı mı? Batı'nın sahte refahı çöktü: "Zenginlikleri sanayiden değil hırsızlıktan geliyor"
Avrupa'nın pandemi, Ukrayna-Rusya Savaşı ve küresel enerji krizleriyle sarsılan yapısını değerlendiren Gazeteci Dr. Murat Özer, Batı'nın yıllarca dünyaya pazarladığı "demokrasi, özgürlük ve sosyal refah" maskesinin düştüğünü vurguladı. Avrupa'nın asıl zenginliğinin İslam dünyası ve Afrika'nın sömürülmesine dayandığını belirten Özer, “Zenginlikleri sanayiden değil hırsızlıktan geliyor” diyerek Fransa ve İtalya'daki polis baskılarını, fahiş kiraları ve sömürge gelirlerinin kesilmesiyle derinleşen ekonomik krizi çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. ABD'nin Avrupa'ya yönelik değişen tutumuna da dikkat çeken Özer'in değerlendirmeleri, "ABD'den Avrupa'ya: Ne haliniz varsa görün!" sorusunu gündeme taşıdı.
A Haber'de yayınlanan Satır Arası programında, Avrupa'nın pandemi sürecinde aldığı ağır darbelerin ardından dördüncü yılına yaklaşan Ukrayna-Rusya Savaşı, Kuzey Akım hattı, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep krizleriyle can damarlarının kesildiği hatırlatıldı. ABD ile İsrail'in başlattığı İran geriliminin de etkisiyle Avrupa'nın istemediği bir kriz sarmalına sürüklenip sürüklenmediği konusu ele alındı.
"SAVAŞLAR TALİ MESELE, AVRUPA ASIL İNSAN HAKLARINDA ÇÖKTÜ"
Gündemdeki krizleri değerlendiren Gazeteci Dr. Murat Özer, yaşanan savaşların, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin ve Yemen'deki Husiler meselesinin akaryakıt fiyatlarını artırdığını ancak bunların Avrupa açısından tali meseleler olduğunu belirtti.
Avrupa'nın yıllardır demokrasi, düşünce ve ifade özgürlüğü üzerinden bir refah modeli olarak sunulduğunu hatırlatan Özer, şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleri hakkında bize söylenen neydi? 'Avrupa'daki büyük gelişmişliğin ve sosyal refahın sebebi yalnızca ağır sanayi veya güçlü endüstriyel yapılar değil; aynı zamanda çok güçlü bir demokrasiye, düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olmalarıdır. Türkiye gibi totaliter rejimler felakettir, rejim değişmelidir.' deniyordu, değil mi? Şu anda Paris'te 4 bin kişi gözaltına alındı, 400'e yakın kişi tutuklanmış durumda. Hani nerede demokrasi, nerede düşünce ve ifade özgürlüğü? İtalya'da da aynı şey geçerli."
Gazeteci Dr. Murat Özer, Avrupa'nın yıllardır demokrasi ve sosyal refah söylemiyle gizlediği sömürgeci geçmişine dikkat çekti (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
"GEZİ'DE BİZE DİKTATÖRLÜK DİYENLER ŞİMDİ SIKIYÖNETİM İLAN EDİYOR"
Batı'nın çifte standardına dikkat çeken Gazeteci Dr. Murat Özer, Avrupa ülkelerinin geçmişte Türkiye'ye yönelik eleştirilerini hatırlatarak bugün kendi ülkelerinde yaşananlara tepki gösterdi.
Özer, "Sokakları kapatıyorsunuz, sıkıyönetim ilan ediyorsunuz. Bizde Gezi eylemlerinde 40 günden fazla Taksim'i işgal ettiler. 'Taksim Komünü'ne hoş geldiniz.' diye yazılar yazdılar, Atatürk Anıtı'na Abdullah Öcalan'ın posterlerini astılar. Avrupa'nın televizyon kanalları 24 saat yayın yaptı. Bizde otokrasi ve diktatörlük vardı, onlar ise çok büyük, şeffaf ve demokratik rejimlerdi. Şimdi sokaktaki çocuklara tahammül etsinler. Niye tahammül etmiyorlar? Edemezler çünkü Batı çökmüştür. Batı; insan hakları, düşünce özgürlüğü ve sosyal refah açısından çökmüştür" diye konuştu.
Avrupa'daki ekonomik krizi değerlendiren Özer, Fransa ve İtalya'da yüksek kiraların vatandaşları geçim sıkıntısına sürüklediğini belirtti (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
"FRANSA VE İTALYA'DA ASGARİ ÜCRET KİRAYA YETMİYOR"
Avrupa'daki ekonomik sorunları somut verilerle ortaya koyan Gazeteci Dr. Murat Özer, Fransa ve İtalya'da asgari ücretle geçinmenin giderek zorlaştığını, konut kiralarının maaşları aştığını belirtti.
Özer, Avrupa'daki yaşam koşullarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Fransa'da ortalama asgari ücret 1.400 euro. Paris'te mutfağı ve banyosu ortak kullanılan tek bir odanın kirası 800 euro. İki odalı bir evde kalmak istiyorsanız 1.400 euro vermek zorundasınız. Aynı durum İtalya için de geçerli. Roma, Milano ve Floransa'da asgari ücret 1.200 euro ve biraz üzerindeyken konut kiraları 1.400 euronun üzerine çıkmış durumda. Aldığınız maaşla evinizin kirasını ödeyemiyorsunuz. Türkiye'deki gibi 3+1, 4+1 evlerden bahsetmiyorum; stüdyo dairede, tek odada kalıyorsunuz ve verdiğiniz para bu. Nerede sosyal refah?"




