İstanbul'u kurtaracak formül: Betonlaşmaya karşı “Sünger Şehir” modeli çözüm olur mu?

İstanbul'u kurtaracak formül: Betonlaşmaya karşı “Sünger Şehir” modeli çözüm olur mu?

İstanbul'da 84 yılın en yüksek yağışının kaydedildiği belirtilen sağanak, Sarıyer Ayazağa'da sele neden oldu. Cendere Deresi'nin taşmasıyla araçlar sürüklenirken, A Haber Yurt ve İstanbul Haber Müdürü Kerim Ulak ile Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, felaketin yaşandığı bölgeden son durumu aktardı. Dere yatakları, kapalı menfezler ve betonlaşmanın taşkınlardaki etkisine dikkat çeken Şen, yağmur suyunun toprakta tutulmasını hedefleyen “Sünger Şehir” modelinin önemini anlattı.

İstanbul'da etkili olan ve 84 yılın en yüksek yağışının kaydedildiği felakette Sarıyer Ayazağa sular altında kaldı. Cendere Deresi'nin taşmasıyla ortalık savaş alanına dönerken, A Haber Yurt ve İstanbul Haber Müdürü Kerim Ulak ve konuğu Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, selin vurduğu bölgeden son durumu aktardı ve felaketin nedenleri ile "Sünger Şehir" modelini masaya yatırdı.

CENDERE DERESİ TAŞTI, AYAZAĞA SULAR ALTINDA KALDI

Sarıyer Ayazağa'daki incelemelerini aktaran Kerim Ulak, bölgede yaşanan felaketin boyutlarını gözler önüne serdi. Kerim Ulak, "İstanbul son 84 yılın en yoğun yağışını aldı ve bu yağıştan en çok etkilenen yerlerden birindeyiz. Sarıyer Ayazağa'dayız ve arkamda kameraman arkadaşım Furkan Ali Özer de gösteriyor. Görmüş olduğunuz görüntüler aslında burada yaşanan selin şiddetini net bir şekilde anlatıyor" ifadelerini kullandı. Sel sularının tonlarca ağırlıktaki araçları sürüklediğini ve bölgenin adeta bir araç mezarlığına döndüğünü belirtti.

Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, dere yataklarının daraltılması ve kapatılmasının sel riskini artırdığına dikkat çekti. - foto: ahaber.com.trKentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, dere yataklarının daraltılması ve kapatılmasının sel riskini artırdığına dikkat çekti. - foto: ahaber.com.tr

DERE YATAKLARI VE KAPALI MENFEZLER FELAKETİ TETİKLEDİ

Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, Ayazağa'daki incelemelerinde dere yataklarının kapatılmasının ve yanlış yapılaşmanın felaketi kaçınılmaz kıldığını vurguladı. Şen, "Zamanında dere yataklarına yapılan kapalı menfezler ve binalar, suyun akış yönünü engelliyor. Dere boyu deresi dediğimiz bu alan, zamanla daraltılmış ve üzeri kapatılmıştır. Su akış gücünü kaybettiğinde ve debi yükseldiğinde binaların alt katlarını ve sokakları basması kaçınılmaz oluyor" dedi. Şen, dere yataklarına yapılan yapılaşmaların acilen gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, yağmur suyunun toprakta tutulmasını sağlayan “Sünger Şehir” modelinin taşkın riskini azaltabileceğini belirtti. - foto:ahaber.com.trKentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, yağmur suyunun toprakta tutulmasını sağlayan “Sünger Şehir” modelinin taşkın riskini azaltabileceğini belirtti. - foto:ahaber.com.tr

"SÜNGER ŞEHİR" MODELİ İLE SELLERE KARŞI TEDBİR

Şehirlerde artan betonlaşmaya karşı "Sünger Şehir" modelinin önemine dikkat çeken Nihat Şen, bu sistemin su taşkınlarını önlemede kritik bir rol oynadığını belirtti. Nihat Şen, "Sünger şehir modeli, yeşil alanların, parkların ve geçirimli zeminlerin artırılmasıyla suyun toprak tarafından emilmesini sağlar. Betona mahkum edilen şehirlerde yağmur suları kanalizasyonları ve dereleri tıkayarak felakete yol açıyor. Sünger şehir uygulamalarıyla bu suyun bir kısmı toprakta tutulabilir ve taşkınlar önlenebilir" şeklinde konuştu.

YETKİLİLERDEN SAHADA ORTAK ÇALIŞMA

Afetin ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarının sahada olduğunu belirten Kerim Ulak, İBB, AFAD, Kızılay, emniyet ve ilçe belediye ekiplerinin koordineli bir şekilde çalıştığını, hasar tespit ve temizlik çalışmalarının aralıksız sürdüğünü aktardı. Uzmanlar, küresel iklim değişikliği ile birlikte aşırı yağışların artacağına dikkat çekerek, altyapı projelerinin bu gerçeğe göre yeniden planlanması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin