Doktor Çelik’in ölümüne ilişkin soruşturmada yazışmalar ortaya çıktı: “Getirme bi daha ne olur getirme”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Doktor Özlem Gültekin Çelik’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada, adli dosyaya giren kan donduran WhatsApp yazışmalarının tam metnine ahaber.com.tr ulaştı. Gizli tanık tarafından "Kendi rızam ile teslim ettiğim ekran alıntılarıdır" notu ve ıslak imzasıyla savcılığa sunulan 7 sayfalık döküm, genç doktorun yüksek dozda propofol indüksiyonu ile can verdiği anlarda arka planda dönen ilaç tedarik çarkını ve panik anlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen soruşturma, 13 Ağustos tarihinde hayatını kaybeden Doktor Özlem Gültekin Çelik'in ölümünün ardındaki korkunç gerçeği ortaya çıkardı.

Adli tıp kurumunun gerçekleştirdiği otopsi işlemlerinde Çelik'in "yüksek dozda propofol indüksiyonu" sonucu vefat ettiği kesinleşirken, yürütülen teknik takip ve İzmir'de düzenlenen narkotik operasyonlarıyla 5 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma dosyasında yer alan gizli tanık beyanları ve dijital incelemelerin ardından, adli dosyaya eklenen son ekran görüntüleri ise adeta infial yarattı. Gizli Tanık isimli şahsın rızasıyla teslim ettiği telefon inceleme tutanaklarında, doktorun rehberde küfürlü ifadelerle ve "Zehir" takma adıyla kaydettiği şüpheli şahısla yaptığı son anların diyalogları, adli bilişim uzmanları tarafından çözümlenerek kayıt altına alındı.

"İLAÇLARI SAKLA, BEYAZ OLANLARI BİTİRDİN DE"
Dosyaya giren 7 sayfalık ekran alıntısı dökümünde, 7 Ağustos Cuma günü taraflar arasında geçen cevapsız sesli aramalar ve hemen ardından başlayan panik konuşmaları dikkat çekiyor. Doktor Özlem'in sağlığının kritik aşamaya geldiği anlarda, şüphelilerin eldeki tıbbi kimyasalları gizlemeye çalıştığı ve ölümcül dozun kullanılmasına göz yumduğu konuşmalar adli tutanakta birebir şu şekilde yer alıyor:








