Tarihi pakt sahaya iniyor mu? Yemen'de Husi tehdidine karşı "Mekke İttifakı" devrede! A Haber’de çarpıcı analiz: "Çelik kubbe Suudi Arabistan'a girebilir"

Tarihi pakt sahaya iniyor mu? Yemen'de Husi tehdidine karşı "Mekke İttifakı" devrede! A Haber’de çarpıcı analiz: "Çelik kubbe Suudi Arabistan'a girebilir"

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan Mekke Paktı'nın Yemen sahasında Husilere karşı devreye girip girmeyeceği A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Üç ülkenin Genelkurmay Başkanlarının Riyad'da askeri ve istihbari kapasite entegrasyonu için toplanması, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "Suudi Arabistan'ın askeri ihtiyaçlarını karşılama yönünde bir sıkıntımız olmaz" mesajı ve Pakistan'ın "Anlaşma Husilere karşı devreye girmeli" çağrısıyla birlikte; çöken ABD hava savunma sistemlerine karşı yerli "Çelik Kubbe" bileşenlerinin bölgeye konuşlandırılması ve sahaya asker intikali dahil kritik askeri senaryolar uzman isimlerce değerlendirildi.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın askeri temasları sonrası gözler Husilere karşı atılacak adımlara çevrildi. Doç. Dr. Kemal Olçar ve Dr. Anar Ali, Mekke Paktı'nın Yemen'de devreye girme ihtimalini A Haber ekranlarında değerlendirdi.

"BÜTÜN OLUŞABİLECEK TEHDİTLERE KARŞI BİR TEDBİR ALINABİLİR"

Mekke İttifakı'nın kuruluş felsefesini ve kapsamını değerlendiren Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, liderlerin ittifakı açıklarken herhangi bir ülkeye veya doğrudan bir hedefe karşı kurulmadıklarını vurguladıklarını hatırlatarak, "Bu anlamda, her tehdide karşı kurulduk anlamı çıkıyor. Yani bütün oluşabilecek tehditlere karşı bir tedbir alınabilir anlamı çıkıyor. Pakistan, 'Biz Husilere karşı Mekke İttifakı'nı kullanmalıyız' dedi. Sayın Dışişleri Bakanımız da 'Husiler, Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal edecek çok ciddi saldırılar yapmaktadır' ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan zaten saldırıya uğrayan devlet olduğuna göre Husilere karşı somut bir tedbir alınacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Kemal Olçar: ʺBütün oluşabilecek tehditlere karşı bir tedbir alınabilirʺ (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Kemal Olçar: ʺBütün oluşabilecek tehditlere karşı bir tedbir alınabilirʺ (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Husilerin sahada iki ayrı cephe açtığını harita üzerinde aktaran Doç. Dr. Olçar, "Husiler bir iç cephe açarak hem ulusal hükümete karşı güneye doğru ilerliyor hem de kuzeye taarruz ediyor. Kritik bir kapı ağzında bulunan Pemir Adası'nı ve Mahah Limanı'nı ele geçirdiler; Taiz'i tehdit ederek Dubab üzerinden Aden'e doğru bir hat çizdiler. İkinci cephede ise Sana ve Sada bölgelerinden kuzeye; Cizan'daki El Tuwal ve El Dahrah bölgelerine, ardından Cidde'ye ve Riyad'a saldırdılar. Mekke'yi tehdit edip Yanbu Limanı'nı vurdular. Yanbu, Aramco tesislerinden çıkan petrolün Süveyş Kanalı ve Babülmendep çıkışına ulaştığı tek karasal güzergahtır. Kullanılan füzelerin üzerinde farklı isimler yer alsa da çapı, menzili ve harp başlığı kapasitesi bunların doğrudan İran menşeli orta ve uzun menzilli balistik füzeler olduğunu teyit ediyor" sözleriyle sahadaki tehdidin boyutlarını gözler önüne serdi.

Dr. Anar Ali, İran'ın 2008-2009 yıllarından itibaren Husileri aktif şekilde desteklediğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Dr. Anar Ali, İran'ın 2008-2009 yıllarından itibaren Husileri aktif şekilde desteklediğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

HUSİLERİN SİLAH SEVKİYATI VE TAHRAN BAĞLANTISI

Yemen'deki tablonun ciddiyetine işaret edilirken, Husilerin bu denli kapsamlı ve teknolojik silah stoğunu hangi kaynaklardan temin ettiğini gündeme getirdi.

Konuya ilişkin bölgesel dinamikleri açıklayan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, İran'ın 2008-2009 yıllarından itibaren Husileri aktif şekilde desteklediğini belirterek, "Bu silah sevkiyatı ve askeri teknolojinin Husilere transfer edildiği bir gerçek ve Husiler de bunu inkar etmiyor. Husiler Yemen topraklarının yaklaşık üçte birini kontrol ediyor. 3 Temmuz'da Ali Hamaney'in cenaze töreninden dönen bir heyet uçağı hadisesi yaşandı. Uçakta Husi yetkililerin yanı sıra Devrim Muhafızları mensuplarının ve silah sevkiyatının bulunduğu gerekçesiyle Suudi Arabistan uçağın Sana Havalimanı'na inmesine izin vermedi. Uçak kıyıdaki Hudeyde Havalimanı'na yönlendirildi ve Husiler bu olayın ardından kısas operasyonlarını başlattı. İran menşeli silah akışı kesintisiz bir biçimde sürdürülüyor" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Olçar, Sahadaki sıcak çatışmaların devam ettiğini ve Suudi Arabistan Başmüftüsü'nün Husilere karşı cihat ilan ettiğini hatırlattı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Doç. Dr. Olçar, Sahadaki sıcak çatışmaların devam ettiğini ve Suudi Arabistan Başmüftüsü'nün Husilere karşı cihat ilan ettiğini hatırlattı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"MEKKE PAKTI İLE ÇELİK KUBBE SUUDİ SAHASINA GİREBİLİR"

Sahadaki sıcak çatışmaların devam ettiğini ve Suudi Arabistan Başmüftüsü'nün Husilere karşı cihat ilan ettiğini hatırlatan Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Husilerin elinde Şahid-131, Şahid-136, Muhacir ve hava savunma radarlarına karşı korunaklı Şahid-313 dolanan mühimmatların bulunduğuna işaret ederek, "Suudi Arabistan'ın elindeki ABD menşeli Patriot ve THAAD hava savunma mimarisi tıpkı Katar ve Ürdün örneklerinde olduğu gibi çökmüş durumdadır; erken ihbar ve radar yeteneklerinde ciddi eksiklikler görülüyor. Mekke Anlaşması gereğince üye ülkelerden birine yapılan saldırı hepsine yapılmış sayılmaktadır. Bu kapsamda masada üç temel seçenek vardır: Birincisi personel ve teknik eğitim desteği sağlamak. İkincisi teknolojik ürünleri paylaşarak yerli harp araç ve gereçlerini Suudi topraklarına konuşlandırmak. Üçüncüsü ise son seçenek olarak bir tugayın doğrudan Riyad'a intikal edip sınır hattında harekat icra etmesidir" şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Olçar, geçmişte Baykar bünyesinde yürütülen İHA eğitimleri ve ikili savunma mutabakatlarının Mekke Paktı ile taçlandırıldığını belirtti (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)Doç. Dr. Olçar, geçmişte Baykar bünyesinde yürütülen İHA eğitimleri ve ikili savunma mutabakatlarının Mekke Paktı ile taçlandırıldığını belirtti (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Söz konusu iş birliklerinin zeminine değinen Doç. Dr. Olçar, geçmişte Baykar bünyesinde yürütülen İHA eğitimleri ve ikili savunma mutabakatlarının Mekke Paktı ile taçlandırıldığını belirterek, "Pakistan ve Suudi Arabistan'ın teklifinin ardından Türkiye'nin bir yıllık titiz değerlendirmesiyle imzalanan bu pakt çerçevesinde, Husilerin balistik füze, seyir füzesi ve SİHA saldırılarını önleyecek Çelik Kubbe bileşenlerinin bölgeye gönderilmesi kuvvetle muhtemeldir. Suudi Arabistan'ın Fransa ve ABD'den beklediği desteği bulamadığı, Trump'ın müdahil olmaktan kaçındığı bir konjonktürde, aranan hava savunma kabiliyetini Türkiye sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin