
Gözaltı listesinde yer alan İsrail vatandaşlarının isimleri şöyle:
- Anton Bihun
- Ceni Caen
- Hamsa Güneyli
- İlker Hason
- Karolin Hason
- Sami Tovim
- Yako Benhabib
- Jak Levi
- Amid Ygal
248 ŞÜPHELİ HAKKINDA ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ
Soruşturma kapsamında toplam 248 şüpheli hakkında çalışma yürütüldü. Operasyonun gözaltı bilançosu 201 kişi olarak kayıtlara geçti.

MİT İstanbul Bölge Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğünün yürüttüğü çalışmalar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından koordine edildi. Şüphelilerin uluslararası bağlantıları ve operasyondaki konumlarına ilişkin adli işlemler sürüyor.

Küresel finans sistemini siber dolandırıcılık ağlarıyla manipüle eden İsrail merkezli dev bir yapılanma, İstanbul'da kurduğu lüks plaza üslerinde suçüstü yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen derinlikli soruşturma, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin aylarca süren fiziki ve teknik takibine dayanıyor. Yapılan saha çalışmalarında elde edilen bulgular, 31 paravan firmaya ait 40'tan fazla lüks ofisin, aslında Tel Aviv'den yönetilen organize bir siber dolandırıcılık çarkının dişlileri olduğunu kanıtladı. Küresel ölçekte milyarlarca dolarlık hacme ulaşan bu yapı, istihbarat birimlerinin sızma operasyonlarıyla tamamen deşifre edildi.
TEL AVİV KORUMALI KÜRESEL YASA BOŞLUĞU
Araştırmalar, bu şebekenin köklerinin 2016 ve 2017 yıllarında İsrail'de değişen yasal mevzuatlara dayandığını gösteriyor. İsrail Menkul Kıymetler Otoritesi, 2016'da ikili opsiyon işlemlerinin kendi vatandaşlarına pazarlanmasını yasaklamıştı. Ancak 2017'de meclisten geçen düzenlemedeki kritik bir açık, bu şirketlerin İsrail topraklarından dünyanın geri kalanını dolandırmasının önünü açtı. İsrail içinde denetim sıkılaşınca, siber suç baronları operasyon üslerini yurt dışına ihraç etmeye başladı. Bugüne kadar Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Gürcistan, Ukrayna, Belarus, Bulgaristan ve Yunanistan'da izlenen bu yer değiştirme stratejisinin, son dönemde yaşanan bölgesel gerilimlerin ardından Türkiye'ye yöneldiği tespit edildi. MİT, şebekenin finansal göç rotasını Türkiye'ye çevirdiği anı yakalayarak takibe başladı.
GİZLİ BARONLAR VE PARAVAN KURULUM ŞEMASI
Şebekenin operasyonel şeması incelendiğinde, en tepede İsrailli dolandırıcılık baronlarının yer aldığı görülüyor. Bu baronlar, hedef ülkede yasal sorumluluğu üzerine yıkabilecekleri yerel figürleri veya yabancı uyruklu paravan şahısları seçiyor. İstanbul'daki lüks gökdelenlerde kiralanan ve dışarıdan bakıldığında sıradan birer yazılım ya da danışmanlık firması gibi görünen ofislerin finansmanı tamamen bu gizli kanallardan aktarılıyor. Kurulan çağrı merkezlerine teknik altyapı sağlandıktan hemen sonra, insan kaynakları departmanları üzerinden çok dilli personel avı başlıyor. Fransızca, İspanyolca, İbranice, Japonca veya Hintçe bilen operasyon elemanları yüksek maaş vaatleriyle bu ağın içine çekiliyor.