Marmara'da mikro depremler sürüyor! Adalar Fayı "ölü" değil "diri": İstanbul'u bekleyen tehlike ne?

Marmara'da mikro depremler sürüyor! Adalar Fayı "ölü" değil "diri": İstanbul'u bekleyen tehlike ne?

Marmara Denizi'nde Adalar açıklarında dün (19 Ağustos 2026) peş peşe küçük depremler kaydedildi. Prof. Dr. Osman Bektaş, A Haber'de sismik hareketliliği “creep” olarak adlandırılan yavaş kayma ve gerilme değişimi üzerinden değerlendirdi. Bektaş, İstanbul'un depreme karşı her zaman hazırlıklı olması gerektiğini söyledi

Marmara Denizi'nde, özellikle Adalar mevkii ve Çınarcık Çukurluğu hattında yerin 10-13 kilometre derinliğinde yoğunlaşan sismik hareketlilik İstanbul'da tedirginliğe yol açtı. Saat 16.08'de 2,4 ile başlayan ve 17.43'te 3,2 büyüklüğüne kadar ulaşan peş peşe mikro depremler uzmanları harekete geçirdi.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, A Haber ekranlarında Marmara'daki bu hareketliliğin şifrelerini çözerek beklenen büyük İstanbul depremine dair kritik uyarılarda bulundu.

ADALAR FAYI ÖLÜ DEĞİL: "DİRİ VE DEPREM ÜRETİYOR"

Marmara Denizi'nde yaşanan sismik hareketliliği değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, "İki büyüklüğündeki bir deprem, bir futbol sahası kadar alanın kırılmış olduğunu ve enerjisini boşalttığını gösterir. Adalar fayı ölü bir fay değildir; Kandilli ve AFAD kayıtlarına göre diri, deprem üreten bir faydır. Uluslararası çalışmalara göre 1963 yılında yaşanan 6,3 büyüklüğündeki deprem de bu hat üzerinde gelişmiştir. 2005 yılındaki bilimsel gözlemler, Adalar fayının genç bir kırılma olduğunu bizzat deniz altında kanıtlamıştır," ifadelerini kullandı.

foto: ahaber.com.tr foto: ahaber.com.tr

MİKRO DEPREMLER NEYİN HABERCİSİ?

Mikro depremlerin oluşum mekanizmasını açıklayan Bektaş, "Mikro deprem, fayın alttaki sıcak sular, buhar veya gazlarla gevşeyerek milimetre cinsinden hareket etmesidir. Fay sürüklendiği andan itibaren mikro deprem oluşur. Ana Marmara fayının bütünü kilitli değildir; sürüklenen ve sürüklenmeyen bölümlerden oluşur. Yeraltından çıkan sıcak akışkanlar fayın rahatça hareket etmesine ve deprem enerjisini yani gerilmeyi boşaltmasına sebebiyet veriyor. Biz buna 'creep' yani sürüklenme diyoruz," sözleriyle sismik aktivitenin arka planını aktardı.

foto: ahaber.com.tr foto: ahaber.com.tr

GERİLME İSTANBUL'A DOĞRU KAYIYOR

Adalar civarındaki hareketliliğin nedenlerine değinen Prof. Dr. Osman Bektaş, "Özellikle 2025 yılında Silivri'de, batıda yaşanan 6,2'lik depremden sonra artçılar doğuya, yani İstanbul'a doğru devam etti. Başka bir deyişle Çınarcık Çukurluğu bu gerilmelerle yüklendi. Şu an yaşadığımız mikro depremlerin nedeni, bu gerilme artışları olabilir. Adalar fayı masum veya ölü değildir, İstanbul'u her an tehdit edebilir," şeklinde konuştu.

foto: ahaber.com.tr foto: ahaber.com.tr

YEDİDEN BÜYÜK DEPREM OLUR MU?

İstanbul için olası deprem senaryolarına da açıklık getiren Bektaş, "Bu tür sürüklenen fayların dünya ölçeğindeki istatistiksel çalışmalara göre 7'den küçük deprem üretme olasılığı yüksektir. 1935, 1963 ve 2025 depremleri de bu görüşü doğrular niteliktedir; yani aletsel dönemde yaşanan depremler genellikle 6 ile 6,5 civarındadır. Şu an İstanbul'da aşırı tedirgin olacak bir durum görmüyorum ama muhakkak surette tedbirli olmamız lazım. İstanbul, 7'nin üzerindeki bir depreme her an hazırlıklı olmalıdır," diyerek hayati uyarılarda bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin