ABD ordusunda büyük çöküş: Askerler intiharın eşiğinde: Lojistik sistem iflas etti!

ABD ordusunda büyük çöküş: Askerler intiharın eşiğinde: Lojistik sistem iflas etti!

Amerikan basınında Orta Doğu'da görev yapan ABD'li askerlerin yaşadığı zorlu koşullar ve psikolojik sorunlar gündeme geldi. Bir Amerikalı denizci, görevini "şimdiye kadar yaptığımız en kötü görev" sözleriyle anlatırken, uzun süre denizde kalan askerlerin ailelerinden uzak kalması, taze gıdaya erişimde yaşanan sıkıntılar ve görev sürelerinin belirsizliği dikkat çekti. Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, özellikle uçak gemilerindeki personel ve lojistik yükün ciddi sorunlar oluşturduğuna işaret ederken, Gazeteci Dr. Murat Özer de Irak Savaşı'ndaki Amerikan askerlerinin yaşadığı psikolojik yıkıma ve yoğun intihar vakalarına dikkat çekti.

Orta Doğu'da görev yapan Amerikan askerlerinin zorlu yaşam koşulları ve psikolojik çöküntüsü, ABD basınında yer alan çarpıcı raporlarla gün yüzüne çıktı. Uzayan görev süreleri, taze gıda eksikliği ve lojistik yetersizlikler nedeniyle Amerikan ordusunda intihar vakalarının arttığı belirtilirken; konuya ilişkin A Haber'de konuşan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla ve Gazeteci Dr. Murat Özer teknolojik üstünlüğün tek başına savaş kazanmaya yetmediğini, asıl gücün insan iradesi olduğuna dikkat çekti.

GÖREV SÜRELERİ BELİRSİZLİĞİ VE PSİKOLOJİK YIKIM

Orta Doğu'da görev yapan bir Amerikan denizcisinin Amerikan basınına yansıyan röportajındaki, "Bu şimdiye kadar yaptığımız en kötü görev. Dondurulmuş et dışında taze hiçbir şey yiyemedik. Ailemin bana ihtiyacı olduğunu biliyorum ve donanmanın beni beklenenden çok daha uzun süre onlardan uzak tutması hiç adil değil" şeklindeki ifadeleri, ordudaki moral bozukluğunu gözler önüne serdi. Bölgedeki Amerikan askerlerinin intihar eşiğinde olduğu ve psikolojilerinin tamamen bozulduğuna dair iddialar, "Amerikan ordusu bu askerleri kaderine terk mi etti?" sorusunu gündeme getirdi.

Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Denizde uzun süre kalmak, hele ki süresi belli değilse büyük bir sorun. Personel beklentisini 3 aya göre ayarlamışken sürenin 6 ay, 9 ay veya 1 yıla uzaması dengeleri bozar. Bir savaşta kullanacağınız gücü hem personel hem de platform bazında rotasyonel olarak hesaplamanız gerekir. Uçak gemilerinin de bir dayanıklılık sınırı var; nasıl ki bir uçağa sorti arası bakım yapılıyorsa, gemilerin de belirli aralıklarla bakıma girmesi şarttır. Ancak ABD tarihinde ilk kez bu gemiler rekor kırmaya başladı ve Abraham Lincoln gibi gemiler bir yılı aşkın süredir denizlerde kalıyor" sözleriyle teknik ve psikolojik yıpranmaya dikkat çekti.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ORDULAR MİDELERİ ÜZERİNDE HAREKET EDER

Uçak gemilerindeki yoğun çalışma temposuna değinen Dr. Hüseyin Fazla, "Bir uçak gemisinde yaklaşık 5.000 kişi görev yapıyor ve 12'şer saatlik vardiyalarla çalışıyorlar. Sonuçta Napolyon'un dediği gibi; ordular mideleri üzerinde hareket eder" ifadelerini kullandı.

Denizaltı gibi daha dar ve zorlu alanlarda yapılan görevlerin sürelerine ve bu süreçteki sosyal kısıtlılıklara dikkat çekilen değerlendirmede, denizaltılarda tek sosyalleşme alanının karavanlardakine benzer küçük bir masa olduğu ve bu özel eğitimli denizciler için 26 günlük bir görevin bile oldukça uzun ve yıpratıcı olduğu belirtildi. Görev sürelerinin uzamasına karşı alınan önlemlerin yetersizliği tartışılırken, ABD'nin lojistik çıkmazı da masaya yatırıldı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ABD'NİN LOJİSTİK SİSTEMİNDEKİ KRİZ

Lojistik aksamalara dair ayrıntılar veren Dr. Hüseyin Fazla, "Normal şartlarda ABD, açık denizlerdeki gemilerine yönelik yakıt ikmali sorununu ticari gemilerden yakıt alma sistemiyle çözmeye çalışmıştı. Ancak şu anda yiyecek akışında, özellikle taze meyve ve sebze tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Askerlerin tabaklarında yiyecek yok, çorba bile yapacak malzeme bulunamıyor. Askeri lojistik açısından bakıldığında, ABD'nin bile büyük bir zorluk yaşadığı bir süreçten geçiyoruz" sözleriyle ABD'nin yaşadığı tedarik krizini aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"TEKNOLOJİ DEĞİL İNSAN İRADESİ KAZANIR"

Savaşın sadece teknolojik araçlarla kazanılamayacağını ifade eden Gazeteci Dr. Murat Özer, "Pek çok teknolojik savaş aletini konuşuyoruz ama savaşları silahlar değil, insanların iradeleri kazanır. Kim güçlü iradeye sahipse zafer onundur. Suriye'de 14 yıl boyunca süren işgalde Rusya, İran ve onlarca terör örgütüne rağmen Suriye halkının iradesi kazandı. Irak Savaşı örneğine bakarsak; 2003 işgalinden sonraki 10 yıl içinde yaklaşık 200 bin Amerikan askeri Almanya'da tedavi gördü. Muharip askerlerin neredeyse tamamı şu veya bu şekilde yaralandı" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

IRAK'TAKİ İNTİHAR VAKALARI

Amerikan askerlerinin Irak'ta yaşadığı korku ve çöküşü anlatan Dr. Murat Özer, "Necef'te, El-Anbar'da veya Bağdat'ta Amerikan ordusu korkunç katliamlar yaptı ancak askerler artık korkudan tanklarından kafalarını çıkartamaz hale gelmişti. Karşılarında ise sadece Kalaşnikof veya beylik tabancası olan bir halk vardı. 1991 Körfez Savaşı'ndan sonra ambargolarla dişleri sökülmüş bir Irak ordusuna ve 50 ülkenin saldırısına rağmen, Irak halkı 20 yıla yakın direndi. Irak'ta Amerikan askerleri arasında çok yoğun intihar vakaları görüldü. Çünkü uçsuz bucaksız bir çölde, neden savaştığını bilmeden, yabancı bir coğrafyada yapayalnız kaldılar. Karşı taraf ise teknolojik gücü olmasa da kendi vatanını müdafaa etmenin gücüyle savaştı." diyerek iradenin teknolojiye üstün geldiğini vurguladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin