Demokrasi tarihinin kara lekesi: 12 Eylül | Türkiye'yi karanlığa sürükleyen darbe
Türkiye demokrasi tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden yıllar geçti. Ancak açtığı yaralar hâlâ tazeliğini koruyor. 650 bin kişinin gözaltına alındığı, 230 bin kişinin yargılandığı ve 50 kişinin idam edildiği o karanlık süreç, A Haber'in "12 Eylül Belgeseli" ile bir kez daha gözler önüne serildi.
Türkiye'nin eksenini değiştiren darbeye uzanan süreç, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hemen ardından şekillenmeye başladı. Harekâtın ardından Türkiye'nin silah ambargosu ve ekonomik kıskaca alınması, siyasi istikrarsızlığı da beraberinde getirdi.
ABD ve derin NATO'nun, Türkiye'nin veto ettiği Yunanistan'ın NATO'ya dönüşünü sağlamak için düğmeye bastığı bu dönemde, sağ ve sol gruplar yasa dışı yollarla silahlandırılarak ülke bir iç savaş provasına sürüklendi. Küresel çetelerin emrindeki mafya ve terör örgütleri ise uyuşturucu ve silah kaçakçılığından elde ettikleri milyonlarca dolarla kaosun fitilini ateşledi.
ABDİ İPEKÇİ VE GÜN SAZAK SUİKASTLARI: CIA'NIN KAOS PLANI
Dönemin Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak, CIA ve derin NATO'nun gümrükler üzerinden yürüttüğü kirli trafiği deşifre ederek tarihi bir adım attı. Sazak, topladığı üç klasör belgeyi yazması için Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'ye teslim etti. Ancak Türkiye üzerine hesapları olan güçler hemen devreye girdi.

CIA Türkiye Masası Şefi Paul Henze'nin, "Gazeteci Abdi İpekçi'yi silah kaçakçılığını yazmaması konusunda uyardı" ifadeleriyle tarihe geçen baskıyı kurduğu öne sürüldü.
Bu uyarının ardından, 1 Şubat 1979'da İpekçi, Mehmet Ali Ağca tarafından katledildi. Yakalanan tetikçi Mehmet Ali Ağca, "Abdi İpekçi'ye 5-6 el ateş ettim." ifadelerini kullandı. İpekçi'nin ölümünden bir yıl sonra ise hedefte, belgeleri kendisine ulaştıran Gün Sazak vardı. Sazak, Dev-Sol militanlarının hain saldırısı sonucu hayatını kaybetti.

"BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI" DEDİLER, TÜRKİYE'Yİ ZİNCİRE VURDULAR
12 Eylül 1980'de gece yarısı saat 03.00'te tankların sokaklara inmesiyle Türkiye'nin üzerine kara bir bulut çöktü. Darbenin gerçekleştiği anlarda Washington'da yankılanan sözler, ihanetin boyutunu özetliyordu.
CIA Türkiye Masası Şefi Paul Henze'nin, 12 Eylül askeri darbesini ABD Başkanı Jimmy Carter'a, "Bizim çocuklar başardı." diyerek haber verdiği ifade edildi. Seçimle gelen hükümetin devrildiği bu süreçte Türkiye adeta açık hava hapishanesine dönüştürüldü. 1 milyon 683 bin kişi fişlenirken, 171 kişi işkence tezgâhlarında can verdi.

EVREN CUNTASI VE NATO TAVİZİ
Darbeci Kenan Evren ve ekibinin ilk icraatlarından biri, Türkiye'nin yıllardır karşı çıktığı Yunanistan'ın NATO'ya dönüşüne onay vermek oldu. Türkiye'nin geleceğini karartan müdahalenin ardından yıllar sonra konuşan Kenan Evren, "Ülkenin üzerinden silindir gibi geçen 12 Eylül darbesini savundu." ifadeleriyle hafızalara kazındı.
50 kişinin idam edildiği, binlerce insanın hayatının karartıldığı bu dönem, A Haber'in "12 Eylül Belgeseli" ile bir kez daha hafızalarda tazelendi. Demokrasiye vurulan bu ağır darbenin izleri, bugün hâlâ bir ibret vesikası olarak hatırlanıyor.



