İran savaşı Körfez'e mi sıçrıyor? 3 ülkeden saldırı: Hürmüz'ün ardından gözler Malakka'da
ABD merkezli yayın kuruluşlarının İran savaşına ilişkin ortaya attığı çarpıcı iddialar gündemdeki yerini korurken, Suudi Arabistan ve BAE’ye ait savaş uçaklarının Tahran’daki bazı noktaları hedef aldığı öne sürüldü. Kuveyt’in ise bir İran teknesini vurduğunu duyurması, Orta Doğu’daki gerilimi daha da tırmandırdı. Bölgedeki son gelişmeler, çatışmaların yalnızca İran ile sınırlı kalmayıp geniş çaplı bölgesel savaşa dönüşme riskini artırdığını ortaya koyarken Hürmüz Boğazı'nda yaşananların Malakka Boğazı'na sıçrama ihtimalini gündeme getirdi. A Haber'de olası senaryolar ele alındı.
Wall Street Journal'ın haberine göre BAE'nin savaş uçaklarının İran'a saldırılar düzenlediğini, Reuters ise Suudi Arabistan'ın Tahran içindeki hedefleri vurduğunu belirtti. Kuveyt ise İran'a ait bir teknenin vurulduğunu duyurmasıyla savaşın Orta Doğu hattında yayılması muhtemelen Körfez Savaşı'nın başlangıcı ihtimalini güçlendirdi. Hürmüz Boğazı'nda devam eden abluka dünya ticaretini derinden etkilerken saldırıların şiddetinin Malakka Boğazı'na uzanma olasılığı ise yeni bir kaosun habercisi yorumlarına neden oluyor. A Haber'de Körfez ülkelerinin İran savaşına katılması durumunda Rusya ve Çin'in yapacağı hamleler ele alındı.
TEK SÜPER GÜÇ DİZAYNI: BALKANLAR'DAN ORTA DOĞU'YA YENİ DÜNYA DÜZENİ
Dünya siyasetindeki büyük güçlerin nüfuz alanları ve denge politikalarını değerlendiren Bercan Tutar, ABD'nin Soğuk Savaş sonrası dönemdeki hamlelerine dikkat çekti. Bercan Tutar, "ABD Soğuk Savaş'tan sonra tek süper güç olarak yeni bir dizayna gitti. Balkanlar'da ve Ortadoğu'da 'teröre savaş' adı altında Rusya'yı, Çin'i ve hatta Avrupa'daki önemli müttefiklerini dışarıda bırakarak tek başına yeni bir dünya düzeni kurmaya girişti. Sorun aslında tam olarak Amerika'nın bu 'Yeni Roma' iddiasından kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı.
Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, ABD'nin Soğuk Savaş'tan bu yana izlediği politikaya dikkat çekerek ʺAmerika’nın küresel hegemonya araçlarından biridir.ʺ dedi. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
"KÜRESELLEŞME ABD'NİN HEGEMONYA ARAÇLARINDA BİRİ"
ABD'nin küresel hegemonyasını pekiştirmek için kullandığı araçları deşifre eden Tutar, Nixon dönemine atıfta bulunarak küreselleşmenin gerçek yüzünü anlattı. Bercan Tutar, "Soğuk Savaş sonrası tarihin sonu ilan edildi ve küreselleşme devri başlatıldı. Nixon'ın çok önemli bir ifadesi vardır; küreselleşme aslında Amerika'nın küresel hegemonya araçlarından biridir. Çok kutuplu dünya, küreselleşme veya çatışmalı rekabet adı altındaki tüm jeopolitik argümanlar, aslında Amerikan hegemonyasının değişik yüzleri ve biçimleridir" sözleriyle aktardı.
ÇİN: ABD'NİN RUSYA'YA KARŞI 'YEDEK' GÜCÜ MÜ?
ABD'nin Çin üzerinden yürüttüğü stratejik hamleleri değerlendiren Tutar, Pekin'in yükselişinin arkasındaki gizli hesabı açıkladı. Bercan Tutar, "Küreselleşme, Amerika'nın Çin üzerinden devreye soktuğu bir yapılanmaydı. Amerika sermayesini ve teknolojisini Çin'e aktararak, onun ucuz iş gücüyle bir dönem başlattı. Çin orada aslında Rusya dengesine karşı desteklenmiş bir güçtü. Tıpkı Çin'e karşı Japonya ve Hindistan dengesi, Rusya'ya karşı Avrupa dengesi gibi Amerika her zaman bu teraziyi kullandı" şeklinde konuştu.
Tutar, İran’ın sivil nükleer gücü ve hegemonyası artık yok sayılayacağını vurguladı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
İRAN DOSYASINDA 'EGEMENLİK PAYLAŞIMI' KRİZİ: NÜKLEER GÜÇ YOK SAYILAMAZ!
İran üzerinden gelişen sıcak temasları ve nükleer enerji krizini yorumlayan Tutar, dev güçlerin Tahran üzerindeki bilek güreşine değindi. Bercan Tutar, "İran konusunda Amerika'nın nüfuz sahasında Çin ve Rusya'nın da etkisi var. Amerika tek başına İran'ı kontrol altına alamayacağını görünce ister istemez egemenlik paylaşımına gidiyor. Arakçi'nin Rusya'ya gitmesi, Putin'in Hamaney hakkındaki açıklamaları ve nükleer enerji konusundaki tutumu bunun bir göstergesidir. İran'ın sivil nükleer gücü ve hegemonyası artık yok sayılamaz" ifadelerini kullandı.
AVRUPA VE ÇİN İÇİN DEHŞET ANLARI: BEDAVA ENERJİ DEVRİ BİTTİ!
ABD'nin hem rakiplerine hem de müttefiklerine kestiği ağır faturayı açıklayan Tutar, enerji savaşlarındaki son durumu tarihi bir tanıklıkla özetledi. Bercan Tutar, "Amerika şimdi herkese hesap soruyor. Soğuk Savaş sonrası tek başına dünyaya hakim olma projesi aksayınca, bunun faturasını hem Avrupa'ya hem Rusya'ya hem de Çin'e kesti. SSCB dağıldıktan sonra Rusya'nın kaynaklarını Avrupa tüketti, oligarklar üzerinden paralar aktarıldı ve Avrupa çok ucuz enerjiye kondu. Çin ise yaptırım altındaki Venezuela, İran ve Rusya'dan bedavaya yakın enerji aldı, Amerikan teknolojisine ucuza ulaştı. Şimdi Amerika faturayı getirip masaya koydu; Avrupa'ya 'artık ucuz Rus enerjisi yok', Çin'e ise 'bu bedava devrin bir bedeli var' diyor" sözleriyle dehşet senaryosunun şifrelerini verdi.


