İran'dan olası saldırılara hazırlık mesajı! NYT'dan flaş iddia: Çin'den Tahran'a gizli silah satışı

İran'dan olası saldırılara hazırlık mesajı! NYT'dan flaş iddia: Çin'den Tahran'a gizli silah satışı

Reuters’ın özel haberine göre, Suudi Arabistan, Orta Doğu’daki savaşın genişlemesiyle birlikte İran’a karşı gizli saldırılar düzenledi. Konuya ilişkin bilgi sahibi iki Batılı yetkili ile iki İranlı yetkili, Suudi Arabistan’ın İran topraklarına yönelik çok sayıda, kamuoyuna açıklanmamış saldırı gerçekleştirdiğini söyledi. İran'ın füze stoğuyla ilgili bir çarpıcı iddia daha ortaya atıldı. İran Meclis Başkanı Kalibaf, ülkesine yönelik olası saldırılara karşı hazır olduklarını vurgulayarak "Silahlı kuvvetlerimiz ders verici cevap vermeye hazır" dedi. Öte yandan Trump-Şi zirvesi sürerken NYT'nin haberine göre Pekin yönetiminin İran'a gizli silah satışı yapmaya hazırlandığı iddia edildi.

ABD-İran ateşkesi, savaşmakla müzakere arasında çıkmazda. Tarafların karşılıklı tehditleri, gerilimi tırmandırmaya devam ediyor.

Bölgeden yaşananların özeti şöyle;

ABD Cephesi: ABD Başkanı Donald Trump, Çin'e gerçekleştirdiği ziyareti öncesinde "İran'la ilgili (süreçte) tüm kontrol bizde. İran'la ya bir anlaşma yapacağız ya da yok edilecekler. Her halükarda biz kazanacağız, ya barışçıl bir şekilde ya da başka bir şekilde." dedi. Savaşın ülkesine maliyeti 29 milyar dolar olarak belirtildi.

İran Cephesi: İran yetkili, "tüm cephelerde savaşın sona ermesi, yaptırımların kaldırılması, bloke edilen varlıkların serbest bırakılması, savaştan kaynaklanan zararların tazmin edilmesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkının kabul edilmesini" içeren 5 ön şartın kabul edilmemesi halinde İran'ın ABD ile yeniden müzakerelere girmeyeceğini vurguladı. İran Meclis Başkanı Kalibaf, ülkesine yönelik olası saldırılara karşı hazır olduklarını vurgulayarak "Silahlı kuvvetlerimiz ders verici cevap vermeye hazır" dedi.

İsrail Cephesi: İsrail işgal güçleri, Hizbullah bahanesi ile Lübnan'a saldırılarını ve işgalini sürdürüyor.

BU CANLI YAYIN SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 13 MAYIS 2026 TARİHİNDE ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

ERAKÇİ’DEN SERT MESAJ: BÖLÜNME TOHUMLARI EKENLER HESAP VERECEK

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) ziyaret ettiği iddialarına ilişkin, "İran güvenlik birimlerinin uzun zaman önce liderliğimize ilettiği şeyi şimdi kamuoyu önünde ortaya koydu, İsrail ile iş birliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek.” dedi.

Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Netanyahu’nun BAE’yi ziyaret ettiği iddialarına ilişkin açıklama yaptı.

Erakçi, “Netanyahu, İran'ın güvenlik birimlerinin liderliğimize uzun zaman önce ilettiği şeyi şimdi kamuoyu önünde ortaya koydu.” değerlendirmesinde bulundu.

İran halkı ile düşmanlığın “akılsızca bir kumar” olduğunu söyleyen Erakçi, “Bunu yapmak için İsrail ile gizli iş birliği: affedilemez. İsrail ile iş birliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek.” ifadelerini kullandı.

NETANYAHU'NUN BAE ZİYARETİ

İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun BAE’yi gizlice ziyaret ettiği ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü aktarılmıştı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkeye ziyaret gerçekleştirdiği ve askeri heyetinin kabul edildiği yönündeki haberleri yalanlamıştı.

ABD merkezli Axios haber platformu 26 Nisan tarihli haberinde, İsrail ile BAE arasında askeri, güvenlik ve istihbarat işbirliğinin savaş sırasında üst düzeye çıktığını yazmıştı.

Axios'a konuşan yetkililer, Netanyahu'nun Al Nahyan ile savaşın ilk günlerinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe bataryası ve kullanımından sorumlu onlarca İsrail askerinin BAE'ye gönderilmesi talimatını verdiğini bildirmişti. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise Tel Aviv'de katıldığı bir konferansta İsrail'in savaş sırasında BAE'ye Demir Kubbe bataryaları ve bunların işletilmesine yardımcı olacak asker gönderdiğini doğrulamıştı.

J.D. VANCE: İRAN İLE İLERLEME KAYDETTİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD-İran arasında dolaylı yollardan devam eden görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada, "İlerleme kaydettiğimizi düşünüyorum" dedi.   
  
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD-İran arasında Pakistan arabuluculuğunda dolaylı yollardan devam eden görüşmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Vance, ABD’nin baş müzakerecileri olan ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’ın İran ile görüşmelerde "ilerleme kaydettiklerini" söyledi. 
  
Vance, "Bu sabah hem Jared Kushner hem de Steve Witkoff ile telefonda epey vakit geçirdim, ayrıca Arap dünyasındaki dostlarımızın bir kısmıyla da görüştüm. İlerleme kaydettiğimizi düşünüyorum. Temel soru şu: Başkan’ın kırmızı çizgisini karşılayacak yeterlilikte ilerleme sağlayabiliyor muyuz?" dedi. 
  
Vance, Trump yönetiminin İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olamamasını güvence altına almaya odaklandığını ve bunu her türlü anlaşma için temel ölçüt olarak belirlediğini vurguladı. 
  
Trump yönetimi için kırmızı çizginin son derece basit olduğunu ifade eden Vance, "Başkan, İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağına dair önlemleri aldığımızdan emin olmalı" dedi. 

İRAN: ÜLKEMİZİN HÜRMÜZ ÜZERİNDEKİ HAKLARI BELİRLENDİ

İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, ülkesinin Hürmüz Boğazı üzerindeki "haklarının belirlendiğini ve meselenin kapandığını" söyledi.

İran hükümetinin internet sitesine göre Arif, başkent Tahran’da katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hürmüz Boğazı'nın İran’ın ulusal güvenliği ve kalkınmasının sağlanmasındaki stratejik rolüne değinen Arif, “İran İslam Cumhuriyeti ramazan savaşından sonra yönetimde yeni bir aşamaya girdi ve kendini bu şartlar için hazırlamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Arif, İran’ın Hürmüz Boğazı'ndaki haklarının (kendileri açısından) "belirlendiğini ve meselenin kapandığını" kaydetti.

Savaştan sonra İran’ın, “bölgenin etkin gücü ve küresel bir süper güç” olarak kabul edildiğini savunan Arif, “Biz de bu yeni konuma göre planlama yapmalıyız. Şimdiye kadar ülkenin planları, düşmanların yaptırımları ve baskılarına göreydi ancak şimdi ülkemizin ve hatta bölgenin güvenliği, refahı ve kalkınması için planlama yapmalıyız.” diye konuştu. 

ÇİN'İN İRAN'A GİZLİ SİLAH SATIŞI YAPACAK İDDİASI

ABD merkezli The New York Times’ın (NYT) haberine göre, Çin’in İran’a gizli silah satışı yapmaya hazırlandığı iddia edildi. 

İSRAİL İŞGAL GÜÇLERİ SİVİLLERİ KATLETTİ

Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki otoyolda 3 araca düzenlediği saldırıda 2'si çocuk 8 kişi hayatını kaybetti.

İRAN: "SİLAHLI KUVVETLERİMİZ HER TÜRLÜ SALDIRIYA CEVAP VERMEYE HAZIR"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin olası tüm saldırılara hazır olduğunu belirterek, "Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya ders verici şekilde cevap vermeye hazır." dedi.

İran Meclis Başkanı'nın resmi Telegram hesabından, ülkesinin silahlı kuvvetlerinin hazırlık durumuna ilişkin paylaşım yapıldı.

Paylaşımda yer alan görselde, sembolik olarak Hürmüz Boğazı kıyısında yer alan İran Hava Savunma Sistemleri ve füzelere yer verilirken, görsel üzerine "Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya ders verici şekilde cevap vermeye hazır." ifadeleri yazıldı.

TAHRAN ALARMDA, KÖRFEZ KAYNIYOR

ABD ile İran arasında ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğu bir dönemde tansiyon yeniden yükseldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti öncesi yaptığı sert açıklamalar savaş ihtimalini yeniden gündeme taşırken, Tahran cephesinden Washington’a “dürüst değilsiniz” suçlaması geldi. İran’da internet krizi büyürken, Körfez’de sıcak temas yaşandı. Kuveyt, kara sularına giren İran askerlerini gözaltına aldı. Öte yandan savaş boyunca Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın İran’a yönelik gizli saldırılar düzenlediği iddiaları da yeniden gündeme geldi. Bölge adeta ateş hattına dönmüş durumda.

TRUMP’TAN ÇİN YOLUNDA SAVAŞ MESAJI

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti öncesi yaptığı açıklamalar, Washington-Tahran hattındaki gerilimi yeniden zirveye taşıdı.

A Haber canlı yayınında İran’dan son gelişmeleri aktaran muhabir Ekber Karabağ, Trump’ın Pekin’e hareket etmeden önce İran’a yönelik bir kez daha sert ifadeler kullandığını belirtti.

Karabağ, Trump’ın, “Ya İran’la uzlaşma sağlanacak ya da İran’ı yok edeceğiz” mesajı verdiğini aktararak, savaş senaryolarının yeniden yüksek sesle konuşulmaya başlandığını söyledi.

TAHRAN’DAN WASHINGTON’A: “DÜRÜST DAVRANMIYORSUNUZ”

İran cephesinde ise ABD’ye yönelik güvensizlik mesajları dikkat çekti.

Ekber Karabağ, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin, ABD ile kapsamlı bir anlaşmaya varılamamasının temel nedeninin Washington yönetiminin “dürüst davranmaması” olduğunu söylediğini aktardı.

Karabağ’ın verdiği bilgilere göre, geçtiğimiz günlerde ABD’nin İran’a sunduğu yeni teklif Tahran tarafından yanıtlandı ancak Trump yönetimi İran’ın cevabını “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.

Bu gelişmenin ardından yeniden savaş ihtimallerinin konuşulmaya başlandığı belirtiliyor.

“60 GÜNLÜK SÜRE” KRİZİ! OPERASYONUN ADI MI DEĞİŞECEK?

Amerikan medyasında yer alan dikkat çekici iddialar da gerilimi artırdı.

Ekber Karabağ’ın aktardığına göre, ABD Kongresi’nin savaş ve operasyon süreçlerine ilişkin belirlediği “60 günlük süre” nedeniyle Trump yönetiminin yeni bir askeri operasyonun adını değiştirmeyi değerlendirdiği öne sürüldü.

Karabağ, Amerikan basınında çıkan haberlerde Trump’ın bu yasal sınırlamayı aşmak için olası yeni müdahaleyi farklı bir isim altında yürütebileceğinin konuşulduğunu ifade etti.

ABD MEDYASI: “İRAN FÜZE GÜCÜNÜN YÜZDE 70’İNİ KORUDU”

İran’ın askeri kapasitesine ilişkin yeni iddialar da gündemin merkezinde.

Amerikan medyasında yayımlanan istihbarat kaynaklı haberlere göre İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki 33 stratejik füze üssünden 30’una yeniden erişim sağladığı öne sürüldü.

Aynı haberlerde İran’ın füze kapasitesinin yaklaşık yüzde 70’ini koruduğu iddia edildi.

Ancak Trump yönetimi bu haberlere sert tepki gösterdi.

Ekber Karabağ, Trump’ın Amerikan medyasını “yalan haber üretmekle” suçladığını ve İran’ın askeri kapasitesine ilişkin iddiaları reddettiğini aktardı.

İRAN’DA İNTERNET KRİZİ! DEVLET TELEVİZYONUNDA OLAY SÖZLER

İran’daki iç atmosfer de oldukça gergin.

Canlı yayında bağlantı sırasında internet sorunları yaşayan Ekber Karabağ, ülkede internet altyapısının ciddi şekilde çöktüğünü söyledi.

Karabağ, “Hâlâ internet kapalı. Biz basın mensupları devletin sağladığı sınırlı imkanları kullanıyoruz ama İran genelinde erişim çok zayıf” ifadelerini kullandı.

Ülkede ekonomik sıkıntılar ve sosyal baskılar nedeniyle kamuoyundaki öfkenin arttığı da belirtiliyor.

Karabağ, İran devlet televizyonunda bir sunucunun vatandaşlara yönelik, “Beğenmiyorsanız Afganistan’a, Suriye’ye gidin” çıkışının ülkede büyük tepki çektiğini ve sunucunun sert şekilde eleştirildiğini aktardı.

KÖRFEZ’DE SICAK TEMAS! KUVEYT İRAN ASKERLERİNİ GÖZALTINA ALDI

Bölgede tansiyonu yükselten bir diğer gelişme ise Kuveyt cephesinde yaşandı.

Ekber Karabağ’ın aktardığına göre Kuveyt yönetimi, dört İran Devrim Muhafızı askerinin kara sularından ülkeye giriş yapmaya çalışırken gözaltına alındığını açıkladı.

Olay sırasında çıkan çatışmada bir Kuveyt askerinin yaralandığı belirtildi.

Kuveyt yönetimi olay sonrası İran’ın temsilcisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.

İran tarafından yapılan açıklamada ise askerlerin navigasyon sistemlerindeki arıza nedeniyle yanlışlıkla Kuveyt kara sularına girdikleri savunuldu.

“ARAP ÜLKELERİ DE SAVAŞA DAHİL OLDU” İDDİASI

Ekber Karabağ, savaş boyunca Körfez ülkelerinin İran’a yönelik operasyonlarda rol aldığına ilişkin iddiaların da giderek arttığını söyledi.

Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’a yönelik saldırılara katıldığı yönündeki iddiaların gündeme geldiğini hatırlatan Karabağ, özellikle Güney Pars ve Asaluye bölgesine yönelik saldırılarda BAE savaş uçaklarının rol aldığına dair iddiaların konuşulduğunu aktardı.

Şimdi ise benzer suçlamaların Saudi Arabia için de gündeme geldiğini belirten Karabağ, İran’ın savaş sırasında düşürülen bazı insansız hava araçlarının İsrail veya ABD’ye değil, Arap ülkelerinin envanterine ait olduğunu öne sürdüğünü söyledi.

İran yönetiminin bu nedenle bazı Körfez ülkelerini “savaşa doğrudan dahil olmakla” suçladığı ifade edildi.

ATEŞKES VAR AMA BARIŞ MASASI YOK

Tüm bu gelişmeler yaşanırken İran ile ABD arasında resmi bir barış masası hâlâ kurulmuş değil.

Taraflar saldırıları büyük ölçüde durdurmuş olsa da hem Washington hem de Tahran’dan gelen sert açıklamalar, bölgede yeni bir savaş ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.

Pekin’de gerçekleşecek Trump-Şi görüşmesinin ardından İran dosyasında nasıl bir yol haritası çıkacağı ise şimdiden dünyanın en kritik gündem başlıklarından biri haline gelmiş durumda.

İSRAİL LÜBNAN’IN BAŞKENT GÜNEYİNDEKİ İKİ ARACI HEDEF ALDI

Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığına göre, İsrail çarşamba günü başkent Beyrut’un güneyinde bulunan Ciyye bölgesinde iki ayrı aracı hedef alan saldırılar düzenledi.

Saldırılarda can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin henüz resmi bir bilgi paylaşılmadı. İsrail ordusundan da konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

İDDİALAR: İRAN FÜZE CEPHANELİĞİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ KORUYOR

ABD basınında salı günü yayımlanan haberlere göre İran, mobil füze rampaları ve füze stoklarının büyük bölümünü hâlâ elinde bulunduruyor.

New York Times gazetesi, mayıs ayı başlarında hazırlanan gizli ABD istihbarat değerlendirmelerine dayandırdığı haberinde, İran’ın mobil füze rampalarının yaklaşık yüzde 70’ini ve savaş öncesi füze stokunun yaklaşık yüzde 70’ini koruduğunu yazdı.

Gazeteye göre Tahran yönetimi ayrıca yer altındaki füze üslerinin büyük bölümüne yeniden erişim sağladı. İran’ın yer altı tesislerinin ve fırlatma sistemlerinin yaklaşık yüzde 90’ını yeniden kullanabildiği belirtildi.

Washington Post gazetesi de geçen hafta ABD istihbaratının değerlendirmelerine ilişkin bir haber yayımlamış ve benzer rakamlar paylaşmıştı. Haberde bir ABD’li yetkilinin, İran’ın savaş öncesi mobil füze rampalarının yaklaşık yüzde 75’ine ve füzelerinin yaklaşık yüzde 70’ine hâlâ sahip olduğunu söylediği aktarıldı.

YER ALTI DEPOLAMA TESİSLERİ YENİDEN FAALİYETTE

Gazete ayrıca İran yönetiminin yer altı depolama tesislerinin neredeyse tamamını yeniden faaliyete geçirebildiğine, hasar gören bazı füzeleri onardığına ve hatta yeni bazı füzeler üretmeye başladığına dair işaretler bulunduğunu yazdı.

New York Times, bazı üst düzey ABD’li yetkililerin özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki füze üslerinin çoğuna yeniden erişim sağlamasına ilişkin bulgulardan ciddi şekilde endişe duyduğunu aktardı. İran krizinde şu anda kırılgan bir ateşkes yürürlükte bulunurken, savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelerin ise tıkandığı belirtiliyor.

TRUMP'TAN AMERİKAN MEDYASINA SERT ELEŞTİRİ

ABD Başkanı Donald Trump da salı günü Truth Social platformunda İran savaşına ilişkin medya haberlerini bir kez daha sert sözlerle eleştirdi.

Trump paylaşımında, “Yalan haber medyası İran düşmanının bize karşı askeri olarak iyi durumda olduğunu söylediğinde, bu adeta vatana ihanettir çünkü bu son derece yanlış ve hatta saçma bir iddiadır. Düşmana yardım ve yataklık ediyorlar” ifadelerini kullandı. Trump hangi haberlere atıfta bulunduğunu ise belirtmedi.

New York Times ve Washington Post’un haberleri, İsrail ve ABD’nin şubat ayı sonunda başlattığı savaş sonrası İran’ın büyük ölçüde askeri açıdan yenilgiye uğratıldığı yönündeki ABD yönetimi söylemiyle keskin şekilde çelişiyor.

Söz konusu haberler ayrıca savaşın doğrudan ve dolaylı maliyetlerinin ABD’de giderek daha fazla tartışıldığı bir dönemde yayımlandı.

SAVUNMA BAKANI'NDAN İDDİALARA RET

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise salı günü yaptığı açıklamada, İran savaşının ABD’nin füze ve mühimmat stoklarını ciddi şekilde azalttığı yönündeki eleştirileri reddetti. Demokrat siyasetçiler, savaş nedeniyle ülkenin olası saldırılara karşı savunmasız bırakıldığını savunuyordu.

ABD Senatörü Mark Kelly, pazar günü yaptığı açıklamada Pentagon’dan aldığı Tomahawk, ATACMS ve Patriot füze stoklarına ilişkin brifingler sonrası bazı mühimmatların ne kadar azaldığını görmenin “şoke edici” olduğunu söyledi.

Savunma harcamalarını denetleyen Temsilciler Meclisi alt komitesinde konuşan Hegseth ise, “Elimizde tam olarak ne olduğunu biliyoruz. İhtiyacımız olan her şeye fazlasıyla sahibiz” dedi.

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine de, “Şu anda bize verilen görevleri yerine getirmek için yeterli mühimmatımız var” ifadelerini kullandı.

Şüpheci çevreler ise mevcut durumdan ziyade, ABD’nin olası başka büyük çaplı bir çatışma için yeterli askeri rezervlere sahip olup olmadığı konusunda endişe duyuyor.

REUTERS İDDİASI: SUUDİ ARABİSTAN İRAN’I GİZLİCE VURDU

Orta Doğu’da savaşın gölgesinde dikkat çeken bir Reuters iddiası gündeme geldi. Reuters’a konuşan Batılı ve İranlı kaynaklara göre, Suudi Arabistan mart ayı sonunda İran topraklarına yönelik gizli hava saldırıları düzenledi. Haberde, saldırıların kamuoyundan saklandığı ve bunun Riyad’ın İran’a karşı doğrudan gerçekleştirdiği ilk askeri operasyon olabileceği öne sürüldü.

Kaynaklara göre saldırılar, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik füze ve İHA saldırılarına misilleme amacıyla gerçekleştirildi. Reuters, hedef alınan noktaları doğrulayamadığını özellikle vurguladı.

“ABD ŞEMSİYESİ YETMEDİ”

Reuters’ın haberine göre savaş boyunca İran’ın Körfez’deki ABD üslerini, petrol altyapılarını ve sivil noktaları hedef alması, Suudi Arabistan’da ciddi güvenlik endişelerine yol açtı. Haberde, Riyad yönetiminin uzun yıllardır ABD’nin askeri korumasına güvendiği ancak son çatışmaların bu güvenlik şemsiyesinin aşılabildiğini gösterdiği ifade edildi.

İddiaya göre Suudi Arabistan bu süreçte ilk kez doğrudan İran topraklarını hedef alma kararı aldı.

KÖRFEZ’DE YENİ CEPHE

Reuters’ın aktardığına göre yalnızca Suudi Arabistan değil, Birleşik Arap Emirlikleri de İran’a yönelik askeri operasyonlar gerçekleştirdi. Böylece İran saldırılarından zarar gören Körfez monarşilerinin perde arkasında karşı saldırılara başladığı öne sürüldü.

Ancak haberde Suudi Arabistan ile BAE’nin yaklaşım farkına da dikkat çekildi. BAE’nin daha sert ve saldırgan bir çizgi izlediği belirtilirken, Suudi Arabistan’ın ise İran’la diplomatik temasları tamamen koparmadığı kaydedildi.

“GERİLİMİ DÜŞÜRME” TRAFİĞİ

Reuters’a konuşan kaynaklar, saldırıların ardından Riyad ile Tahran arasında yoğun diplomasi yürütüldüğünü ileri sürdü. Habere göre Suudi Arabistan’ın daha sert misilleme tehdidinde bulunması sonrası iki ülke arasında gayriresmi bir “gerilimi düşürme” anlayışı oluştu.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Ali Vaez de Reuters’a yaptığı değerlendirmede, tarafların kontrolsüz bir savaşın maliyetinden çekindiğini ve bu nedenle çatışmayı sınırlamaya çalıştığını söyledi.

FÜZE SALDIRILARINDA DİKKAT ÇEKEN DÜŞÜŞ

Reuters’ın derlediği verilere göre, 25-31 Mart haftasında Suudi Arabistan’a yönelik 100’den fazla füze ve İHA saldırısı gerçekleşirken, nisan ayının ilk günlerinde bu sayı ciddi şekilde düştü.

Batılı kaynaklar, ateşkese giden süreçte Suudi Arabistan’a yönelen saldırıların çoğunun Irak kaynaklı olduğunun değerlendirildiğini, bunun da İran’ın doğrudan saldırıları azaltmış olabileceğine işaret ettiğini öne sürdü.

RİYAD’DAN AÇIK DOĞRULAMA GELMEDİ

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili Reuters’ın sorularına doğrudan yanıt vermedi. İran Dışişleri Bakanlığı da konuya ilişkin açıklama yapmadı.

Ancak Reuters’ın haberinde, Suudi Arabistan’ın son dönemde İran karşısında daha sert ve daha doğrudan bir güvenlik stratejisine yöneldiği değerlendirmesi öne çıktı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin