Trump İran için Tayvan'ı feda edecek mi? Trump-Şi zirvesinde kritik pazarlık
İran savaşında her geçen gün gerilim en üst seviyeye çıkarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin'e yapacağı ziyaret kritik öneme sahip... The Guardian'ın haberine göre Trump'ın Jinping ile görüşmesinde Hürmüz Boğazı'ndaki krizden kurtulmak için Tayvan'ı feda edebileceği iddiası yer aldı. Yer alan analizde zirvede bütün kozların Şi Jinping'in elinde olduğu vurgulanırken, dev zirvede hangi seçenekler masaya yatırılacak? A Haber'de Gece Ajansı programına konuk olan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali ABD açısından Tayvan'ın önemini ele alarak değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump 2 ayı aşkın süredir ateşkes süreci devam etmesine rağmen, İran savaşında çözüme ulaşmamasıyla her geçen gün ekonomik açıdan kan kaybediyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan abluka dünya ülkelerini ticari açıdan sarsarken, Trump'ın Çinli mevkidaşı Şi Jinping ile 13-15 Mayıs tarihlerinde yapacağı görüşmede İran ve Tayvan konusunun masaya yatırılacağı iddia ediliyor.
The Guardian'ın haberine göre Trump-Jinping görüşmesinde İran ve Tayvan meselesinin görüşüleceğini ve ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'ndaki krize karşı Tayvan'ı koz olarak masaya koyacağı iddia edildi. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
İngiliz merkezli The Guardian'ın haberine göre ABD Başkanı'nın İran savaşında çaresiz kaldığını ve savaşı sonlandırmak için Çin'den destek isteyerek karşılığında Tayvan'ı feda edeceği ileri sürüldü. Yer alan haberde tüm kozların Çin Devlet Başkanı Şi Jinping'in elinde olduğu vurgulanırken söz konusu iddialar ve ABD'nin Tayvan bakımından önemi A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Gece Ajansı programında ele alındı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, Trump'ın Tayvan'ı İran meselesinde gözden çıkarabileceği kolay bir hamle olmayacağını belirterek sebeplerini analiz etti.
İRAN GERÇEKTEN ÇİN İLE MÜTTEFİK Mİ?
İran'ın Çin için taşıdığı değeri analiz eden Dr. Anar Ali, "İran, Çin için stratejik bir müttefik mi? İslam Devrimi'nden sonra İran'ın ilişkilerinde Rusya ve Çin önemli iki aktör. Bu ülkelerle iş birliği yaptı ama benim gördüğüm kadarıyla hiçbir zaman bu iki ülke nezdinde İran, bu ülkeler için stratejik bir müttefik olarak görülmedi." ifadelerini kullandı.
Bu durumun kanıtı olarak teknoloji transferindeki eksikliğe dikkat çeken Anar Ali, "Eğer öyle gözükse idi, Çin ve Rusya ikisi de çok gelişmiş hava savunma sistemlerine sahip, savaş uçaklarına sahip ama bu teknoloji transferini hiçbir zaman İran'a vermediler. Böyle bir iş birliği yapmak istemediler." sözleriyle, devlerin İran'ı sadece bir satranç taşı olarak kullandığını aktardı.
MESUD PEZEŞKİYAN'IN SERZENİŞİ VE ÇİN'İN TİCARİ KISKACI
İran yönetiminin Çin'den beklediği yatırımı alamadığını hatırlatan Dr. Anar Ali, "Mesud Pezeşkiyan'ın bir açıklaması vardı. Dedi ki; 'Bizi eleştiriyorlar, Çin neden gelip İran'da çok kayda değer yatırımlar yapmıyor? Biz onların elini tutmuyoruz, onları kovmuyoruz, buyursunlar gelsinler yapsınlar.' Buradan şu sonuç çıkıyor: İran için Çin, doğal gaz ve petrol ihtiyacını karşılayabilen bir ticari partner. Bunun ötesine, stratejik düzeye geçemediğini görüyoruz." şeklinde konuştu. Çin'in İran'a desteğinin sınırlarını da çizen Anar Ali, "Çin'in uydu görüntüleri ve GPS desteğini bu savaş süresince verdiğini biliyoruz ama şöyle özetleyebilirim; ABD'nin tolere edemeyeceği hiçbir desteği Çin, ne İran'a bu savaş öncesinde ne de savaş süresince vermedi." dedi.
Anar Ali, ABD'nin Tayvan konusundan kolaylıkla vazgeçebilecek bir ülke olmadığını vurgulayarak iki ülke arasındaki ticari ve enerji anlaşmaları olduğunu belirtti. (A Haber - Ekran Görüntüsü)
TAYVAN VE SAVUNMA SANAYİİ ANLAŞMASI
ABD'nin Tayvan üzerindeki korumacı politikasının sadece siyasi değil, teknolojik bir hayatta kalma meselesi olduğunu vurgulayan Dr. Anar Ali, "Tayvan meselesi çok önemli. Amerika Birleşik Devletleri, Tayvan'ı Çin'e tamamen bırakmaz. Geçtiğimiz Aralık ayında 11 milyar dolarlık bir savunma sanayii anlaşması imzaladı Tayvan'la. Burada bakış açısı çok kritik. Trump'ın Tayvan ile ilgili ne söyleyeceği, bağımsızlığını tanıyıp tanımayacağı diplomasi çevrelerinde tartışılıyor. Yoksa Tayvan, ABD için bir çırpıda vazgeçilebilecek bir ülke değil. Neden? Yarı iletken ürünlerde Tayvan dünyanın en gelişmiş ülkesi." ifadelerini kullandı. Tayvanlı dev şirketlerin ABD'deki olağanüstü yatırımlarına ve Amerikalıların bu süreci teşvik etmesine değinen Ali, bu teknolojik üstünlüğün Washington için vazgeçilmez olduğunu belirtti.
PEKİN'DEKİ GİZLİ TAKAS: HÜRMÜZ VE TAYVAN ARASINDA KOZLAR
Dev zirvenin temelinde bir "değiş-tokuş" olup olmayacağına dair öngörülerini paylaşan Dr. Anar Ali, "Çin de İran konusunda geri adım atmayacak. Belki de Çin'den talepler Tayvan konusunda olursa, İran konusunda da Çin'in talepleri oluşacaktır. Gözler bir kez daha İran'ın zenginleştirilmiş uranyumuna ve Hürmüz'e çevrilecek. Çin'in şu an İran'ın petrolüne şu veya bu şekilde ihtiyacı var. İran'dan petrol gelmese Çin ekonomisi çökecek değil ama yine günlük 2 milyon varile kadar petrol ihtiyacını karşıladığı bir ülke. Bu anlamda ağırlığını kullanıp Hürmüz Boğazı'ndaki bu inadından vazgeçmesi ve yeni bir diplomasi kanalının açılması yönünde baskı yapmasını isteyebilir." sözleriyle aktardı.
Ali, kritik zirveye ilişkin ABD ve Çin'in öncelikli olarak iki ülke arasındaki ticari, yapay zeka ve minerallare yönelik görüşüleceğini belirtti. (A Haber - Ekran Görüntüsü)
İDEOLOJİDEN ÖTE GERÇEK MESELE: 400 MİLYAR DOLARLIK TİCARET SAVAŞI
Tüm siyasi krizlerin ötesinde asıl belirleyici olanın ekonomi olduğunun altını çizen Dr. Anar Ali, "Unutmayalım ki bu iki ülkenin İran ve Tayvan'dan çok daha başka ciddi meseleleri var. Birbirine düşman olarak lanse edilse de bu iki ülke aslında birbirinin en büyük ticari partneri. Aralarında 400 milyar dolarlık bir ticaret yapılıyor. Trump'ı rahatsız eden en önemli mesele ticaret açığı. ABD'nin Çin'e ihracatı 100 milyar dolar, Çin'in ABD'ye ihracatı 300 milyar dolar. Temel mesele 'biz neden size daha fazla ürün ihraç edemiyoruz?' sorusudur." şeklinde konuştu.
YAPAY ZEKA VE KRİTİK MİNERALLER: GELECEĞİN CEPHESİ
Trump'ın masasında Tayvan ve İran'dan daha sıcak başlıklar olduğunu ifade eden Dr. Anar Ali, "Anapara ve doların ötesinde ikinci büyük başlık yapay zeka meselesidir. Üçüncüsü ise mineral elementlerin ihracatı. Çin, ABD'ye bir ara bu ihracatı yasaklamıştı, bu çok önemli. Yani öncelikli meseleler; Tayvan ve İran gibi 'buz' gibi meselelerden ziyade iki ülkeyi yakından ilgilendiren bu devasa ticaret ve teknoloji konularıdır. Bu başlıklara yoğunlaşacaklarını ve ağırlık vereceklerini düşünüyorum." ifadelerini kullanarak küresel güçlerin asıl savaş alanının teknoloji ve hammadde olacağını vurguladı.

