Savunmada ezber bozan Türk mühendisliği! “Patriot menziline girmeden vurabiliyoruz”

Savunmada ezber bozan Türk mühendisliği! “Patriot menziline girmeden vurabiliyoruz”

Türk savunma sanayiinin yerli ve milli mühendislik gücü, SAHA 2026 fuarında bir kez daha dünyanın gündemine oturdu. Hava-hava ve hava-yer füze sistemlerinden turbojet motorlu yeni nesil akıllı mühimmatlara kadar birçok kritik teknoloji dikkat çekerken, A Haber’de konuşan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, Türkiye’nin geliştirdiği sistemlerle artık hava savunma hatlarını aşabildiğini belirterek, “Patriot menziline girmeden hedefi vurabiliyoruz” sözleriyle savunmada gelinen tarihi noktayı gözler önüne serdi.

Savunma sanayiinde Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla ulaştığı devasa güç, SAHA 2026 fuarında dünya basınına damga vurdu. 8 milyar dolarlık dev ihracat anlaşmalarının imzalandığı, bir dönem Türkiye'ye ambargo uygulayan ülkelerin bugün iş birliği için sıraya girdiği tarihi fuarda, gökyüzünün yeni hakimleri görücüye çıktı. A Haber ekranlarında konuşan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, SOM'dan KUZGUN'a kadar geliştirilen yeni nesil mühimmatların özelliklerini tek tek açıkladı.

SAHA 2026'DA TÜRKİYE RÜZGARI

Türk savunma sanayiinin geliştirdiği yeni nesil mühimmatlar "Sahanın Şampiyonları" olarak tanımlandı. Özellikle TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen mühimmat ailesi mercek altına alınırken, hava platformlarına entegre edilen sistemlerin sahadaki etkinliği detaylarıyla anlatıldı.

Savunma sanayiindeki ekosistem yapısına dikkat çekilen bölümde; ROKETSAN, ASELSAN, Baykar, TEI ve Makine ve Kimya Endüstrisi gibi kurumların farklı uzmanlık alanlarında birbirini tamamlayan görevler üstlendiği belirtildi. TÜBİTAK SAGE'nin ise özellikle uzay ve mühimmat teknolojilerinde kritik görev üstlendiği aktarıldı.

Türk savunma sanayiinin geliştirdiği yeni nesil mühimmatlar “Sahanın Şampiyonları” olarak tanımlandı (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü) Türk savunma sanayiinin geliştirdiği yeni nesil mühimmatlar “Sahanın Şampiyonları” olarak tanımlandı (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

SOM VE SOM-J: TÜRKİYE'NİN UZUN MENZİLLİ VURUCU GÜCÜ

İlk olarak SOM ve SOM-J mühimmat ailesini ele alan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Bunlar orta menzilli stand-off mühimmat olarak geçiyor. Özellikle SOM-J, F-35'in dahili silah yuvasına girebilmesi için geliştirilmişti" sözleriyle sistemin geçmişini anlattı.

Dr. Hüseyin Fazla, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasına rağmen SOM-J'nin geliştirilmeye devam edildiğini belirterek, "Şu anda hem savaş uçaklarından hem de insansız hava araçlarından atılabilecek şekilde modifiye edildi" ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 250 ila 275 kilometre menzile ulaşabilen mühimmatların, hedefi 1 metreden daha düşük hassasiyetle vurabildiği vurgulandı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile TÜBİTAK SAGE'nin ortak test süreçleri yürüttüğü belirtilirken, Eskişehir'de bulunan 401. Test Filosu'nun mühimmat entegrasyonlarında kritik rol üstlendiği ifade edildi.

Dr. Hüseyin Fazla, "Bir mühimmatı üretmek tek başına yeterli değil. Uçağa entegrasyonu, atış testleri, uçaktan ayrılma testleri ve sayısız doğrulama süreci gerekiyor" şeklinde konuştu.

Yaklaşık 250 ila 275 kilometre menzile ulaşabilen mühimmatlar, Eskişehir’de bulunan 401. Test Filosu’nun mühimmat entegrasyonlarında kritik rol üstlendiği ifade edildi. (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü) Yaklaşık 250 ila 275 kilometre menzile ulaşabilen mühimmatlar, Eskişehir’de bulunan 401. Test Filosu’nun mühimmat entegrasyonlarında kritik rol üstlendiği ifade edildi. (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"PATRIOT MENZİLİNE GİRMEDEN HEDEFİ VURABİLİYOR"

Programda dikkat çeken başlıklardan biri de uzun menzilli mühimmatların hava savunma sistemlerine karşı sağladığı avantaj oldu. Dr. Hüseyin Fazla, "Günümüzde hava savunma sistemlerinin etkili menziline girmeden hedefi vurmanız gerekiyor. SOM gibi mühimmatlarla yaklaşık 250 kilometre öteden atış yapabiliyorsunuz" dedi.

Mühimmatların menzilinin yalnızca teknik kapasiteye değil, atıldığı irtifa ve platform hızına göre de değiştiği belirtildi. Dr. Hüseyin Fazla, "30 bin feet irtifadan bırakılan mühimmat çok daha uzun menzile gider. Aynı şekilde F-16'dan yüksek hızla atılan mühimmat ile insansız hava aracından bırakılan mühimmat arasında ciddi menzil farkı oluşur" ifadelerini kullandı.

Hüseyin Fazla: SOM gibi mühimmatlarla yaklaşık 250 kilometre öteden atış yapabiliyorsunuz” (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü) Hüseyin Fazla: SOM gibi mühimmatlarla yaklaşık 250 kilometre öteden atış yapabiliyorsunuz” (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

KUZGUN AİLESİ: YENİ NESİL AKILLI MÜHİMMAT

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen KUZGUN ailesi oldu. KUZGUN-TJ, KUZGUN-KY ve KUZGUN-SS sistemlerinin farklı harekat ihtiyaçlarına göre geliştirildiği anlatıldı.

Serbest süzülen versiyonun kanatçık sistemiyle uzun menzile ulaştığı belirtilirken, katı yakıtlı versiyonun mühimmata ek enerji sağlayarak onu adeta füze karakterine dönüştürdüğü ifade edildi. Turbojet motorlu KUZGUN-TJ'nin ise yaklaşık 150 kilometrelik menziliyle dikkat çektiği aktarıldı.

Dr. Hüseyin Fazla, "Turbojet motor sayesinde küçük bir mühimmat çok uzak mesafelere taşınabiliyor. Katı yakıtlı versiyon yaklaşık 80 kilometreye ulaşırken turbojet versiyonu 150 kilometreye kadar çıkabiliyor" sözleriyle sistemin kapasitesini anlattı.

Turbojet motorlu KUZGUN-TJ, yaklaşık 150 kilometrelik menziliyle dikkat çekiyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü) Turbojet motorlu KUZGUN-TJ, yaklaşık 150 kilometrelik menziliyle dikkat çekiyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

LAZER GÜDÜMLÜ, KIZILÖTESİ BAŞLIKLI, HASSAS VURUŞ KABİLİYETİ

KUZGUN ailesinin yalnızca menzil değil, hedefleme kabiliyetiyle de öne çıktığı belirtildi. Yarı aktif lazer arayıcı başlık, kızılötesi görüntüleme sistemi ve gündüz görüş arayıcı başlığı gibi teknolojilerin sisteme entegre edildiği aktarıldı.

Dr. Hüseyin Fazla, "Lazerle işaretlenen hedefe mühimmat doğrudan yönlenebiliyor. Kanatçık sistemi sayesinde klasik bombalardan çok daha uzun menzillere ulaşıyor" ifadelerini kullandı.

Farklı harp başlıkları sayesinde tank, bina veya farklı hedef türlerine özel mühimmat yapılandırmaları yapılabildiği belirtildi. Dr. Hüseyin Fazla, "Bir tanka saldıracaksanız zırh delici başlık kullanmanız gerekir. Normal bir harp başlığı tankın zırhına etki etmez" dedi.

KUZGUN ailesinin yalnızca menzil değil, hedefleme kabiliyetiyle de öne çıktığı belirtildi. (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü) KUZGUN ailesinin yalnızca menzil değil, hedefleme kabiliyetiyle de öne çıktığı belirtildi. (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ELEKTRONİK HARP VURGUSU: KARIŞTIRMAYA DAYANIKLI

Programda özellikle elektronik harp tehdidine karşı geliştirilen sistemler dikkat çekti. Çift yönlü veri bağı teknolojisinin önemine değinilirken, mühimmatların hedefe giderken veri alışverişini kesintisiz sürdürmesinin kritik olduğu belirtildi.

Dr. Hüseyin Fazla, "Eğer veri ağı karıştırılırsa mühimmat hedef yerine başka noktaya yönlenebilir. Bu nedenle kriptolu ve karıştırmaya dayanıklı sistemler büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.

Küresel konumlama sistemlerinin de elektronik harp saldırılarıyla hedef alınabildiği belirtilirken, İran-İsrail gerilimi sırasında yaşanan füze sapmalarının buna örnek gösterildiği aktarıldı. Programda, modern savaşlarda artık yalnızca füze üretmenin değil, elektronik harbe karşı dirençli sistem geliştirmenin de belirleyici unsur haline geldiği vurgulandı.

"DÜŞÜK MALİYET, YÜKSEK ETKİ"

KUZGUN ailesinin en önemli avantajlarından birinin ortak bileşen yapısı olduğu belirtildi. Ortak parçalar sayesinde hem üretim maliyetinin düştüğü hem de lojistik süreçlerin kolaylaştığı ifade edildi.

Programda yapılan değerlendirmelerde, sahadaki tehditlere göre hızlı mühimmat değişimi yapılabilmesinin modern savaş ortamında kritik avantaj sağladığı belirtilirken, Türk savunma sanayiinin artık yalnızca üretim yapan değil, sahadaki ihtiyaçlara göre anında çözüm geliştiren bir yapıya dönüştüğü vurgulandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin