İsrail’in Akdeniz’deki truva atı Yunanistan mı? Dronlar Girit’ten kalktı Atina izledi!
Akdeniz’in suları bir kez daha İsrail’in hukuk tanımaz saldırganlığı iddialarıyla ısındı! Barselona’dan hareket eden ve İtalya ile Sicilya’dan katılımlarla 65 tekneye ulaşan Sumud Filosu, Yunanistan karasularına yaklaşık 54 mil mesafede İsrail’e ait olduğu öne sürülen savaş gemileri ve dronlar tarafından abluka altına alındı. A Haber’de konuşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali ise “Yunanistan bu süreçte nasıl bir rol oynadı?” sorusunu yanıtlayarak, Atina yönetiminin sessizliğinin operasyona fiilen destek anlamına geldiğini ifade etti.
Akdeniz'de uluslararası sularda Siyonist müdahale, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Sumud Filosu'na yönelik abluka, özellikle Yunanistan'ın rolü üzerinden diplomatik tartışmaları beraberinde getirdi. A Haber'e katılan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İsmail Ermağan, Emekli Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla gelişmelerin hem uluslararası hukuk hem de bölgesel dengeler açısından kritik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
54 MİL KALA HAİN MÜDAHALE
Akdeniz'de insani yardım ve farkındalık amacıyla yola çıkan Sumud Filosu, bir kez daha İsrail'in hedefi oldu. Barselona'dan yola çıkan ve Sicilya'da 65 tekneye ulaşarak büyüyen filonun barışçıl yolculuğu, 29 Nisan'da Yunanistan karasularına 54 mil mesafede kesildi. İsrail'e ait savaş gemileri ve dronlar, içinde Yunan vatandaşlarının da bulunduğu tekneleri abluka altına alarak müdahalede bulundu. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, "Yunanistan'ın tavrı burada son derece vahim. Daha önceki Sumud Filosu kafilelerinde de yine Girit Adası üzerinden İsrail menşeli dronlarla teknelere saldırı gerçekleşmişti. Bu sefer de Yunan Sahil Güvenliği'nin ve Yunan deniz unsurlarının müdahale etmesi gereken bir alanda saldırı gerçekleşiyor." sözleriyle bölgedeki tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
Küresel Sumud Filosuna Katil İsrail işgal güçleri Yunanistan karasularına 54 mil kala saldırdı (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
YUNANİSTAN'IN KİRLİ SESSİZLİĞİ VE İSRAİL'E "LOJİSTİK" DESTEK
Saldırının gerçekleştiği konum, Yunanistan'ın operasyondaki rolünü de tartışmaya açtı. Kendi karasularına çok yakın bir noktada gerçekleşen bu müdahaleye sessiz kalan Atina yönetimi, uluslararası kamuoyunda eleştirilerin odağı haline geldi. Dr. Anar Ali, "Bu sefer işleri biraz tırnak içerisinde 'sağlama alarak', Gazze açıklarına yaklaşmadan yani İsrail karasularına yaklaşmadan Yunanistan karasularına yakın bir alanda müdahale ediyorlar. Yunanistan burada sessiz kalarak İsrail savaş gemilerine fiilen bu operasyona destek vermiş oldu. Halbuki Yunanistan Sahil Güvenliği'nin İsrail savaş gemilerine müdahale ederek bu müdahaleyi engellemesi lazımdı." ifadelerini kullandı.
"FİRAVUN HÜKÜMETİ" GAZZE'Yİ AÇLIĞA MAHKUM EDİYOR
Gazze'de devam eden kriz, Sumud Filosu'nun temel motivasyon kaynağını oluştururken, bölgedeki durumun boyutları da dikkat çekiyor. Dr. Anar Ali, "Gazze gerçekten de gündemden düşmeye başladı. İki seneden fazla insanlar orada katliama uğradı, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor ve bu durum hâlâ devam ediyor. Gıda, su, çadır ihtiyacı var. Sayın Cumhurbaşkanı ifade etmişti; 'Biz oraya konteyner göndermek istiyoruz ama buna müsaade edilmiyor.' Yardımlar Refah Sınır Kapısı'nda takılıp kalıyor, içeri girmesine izin verilmiyor. Hâlâ Gazze'nin %52'si İsrail işgali altında." şeklinde konuştu. Anar Ali ayrıca, müdahalenin Girit açıklarında yapılmasının sebebinin, filonun Gazze'ye doğru ilerleyerek daha fazla ses getirmesini engellemek olduğunu vurguladı.
Anar Ali: Siyonist hükümet Gazze'yi açlığa mahkum ediyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
KÜRESEL KOZMOPOLİT YAPI VE AKILLI DİPLOMASİ
Filistin davasının küresel ölçekte savunulması noktasında önemli bir perspektif sunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İsmail Ermağan, filoların yapısına dair kritik bir uyarıda bulundu. Prof. Dr. İsmail Ermağan, "Bu filoların başarısı küresel kozmopolit bir yapıya sahip olmasıyla mümkündür. Eğer sadece bizden birilerini koyarsak bu ters teper. Çok milletten çok daha fazla katılım sağlamak lazım. Bir kere bunu kesinlikle vurguluyorum." sözleriyle uluslararası desteğin önemine işaret etti. Ermağan ayrıca, "İsrail ise bu süreçte farklı bir yöne gidiyor. Bu nedenle çalışmaların Avrupa'nın da ötesine taşınması; İngiltere, Türkiye ve İspanya gibi güçlü ülkeler arasında ortak bir diyalog geliştirilmesi gerekiyor. Güvenlik mimarisi üzerinden bu adımlar atılmalı." değerlendirmesinde bulundu.
“Bu filolar küresel ve çok uluslu olmalıʺ (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
AVRUPA'DA İSLAMOFOBİ VE YENİ DÜŞÜNCE İKLİMİ
Avrupa'da yükselen tansiyona ve diplomatik dilin önemine değinen Prof. Dr. İsmail Ermağan, "İslamofobi Avrupa'da daha fazla gündeme gelebilir. Bu nedenle hem sahada hem de diplomaside dikkatli olunmalı. İsmet İnönü'nün de dediği gibi 'Türk dört kere kuyudan su çekmez', yani çabuk pes etmemek gerekir. Bunun hem sokaklarda hem de diplomasi alanında farklı bir düşünce iklimi oluşturması lazım." dedi. Ermağan, sert söylemlerin diplomatik süreci zorlaştırabileceğini belirterek daha dengeli ve akılcı bir dil kullanılması gerektiğini vurguladı.
MAVİ MARMARA RUHU VE 7 SAVAŞ GEMİSİYLE GELEN ZULÜM
Emekli Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla ise yaşananları Mavi Marmara süreciyle kıyasladı. Emekli Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Türkiye Mavi Marmara olayını yaşamış bir ülke. Suçsuz insanların nasıl hedef alındığına şahidiz. Sumud Filosu çok uluslu bir yapılanma ve buradaki insanların temel duruşu şiddet kullanmamaktır. Ancak görüntülere baktığımızda bu insanların darp edildiği ve kötü muameleye maruz kaldığı görülüyor." ifadelerini kullandı. İsrail'in müdahalesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fazla, "Bir gemiden bahsetmiyoruz, yedi tane savaş gemisinden bahsediyoruz. Dronlarla yapılan bu müdahaleye Yunanistan'ın izin veriyor olması uluslararası camia tarafından sorgulanmalı. Yunanistan'ın Avrupa Birliği ve NATO nezdinde kınanması gereken bir durumdur." şeklinde konuştu.



