Ateşkes değil savaş hazırlığı! A Haber’de çarpıcı detay: Bu bir tatbikat değil stratejik bir geçiş
Tahran hattında sular durulmuyor! İran içinde yükselen farklı güçler, derinleşen güç mücadelesi ve İsrail’in savaş için gün sayan planları, bölgeyi adeta bir barut fıçısına çevirmiş durumda. A Haber’de askeri stratejistlerden saha muhabirlerine kadar gelen son dakika bilgileri, Washington-Tel Aviv hattındaki ateşkes senaryolarının aslında büyük bir askeri yığınaklanma için zaman kazanma hamlesi olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. İşte İran’daki bu kritik gelişmeler ve gerilim dolu saatlerin tüm detayları…
Tahran hattında tansiyon yeniden yükseliyor! İran içinde derinleşen görüş ayrılıkları, güç mücadelesi ve İsrail'in olası askeri planlamaları bölgeyi adeta kritik bir eşik noktasına taşırken, Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, Gazeteci Bercan Tutar ve A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ'ın yaptığı değerlendirmelerde ateşkes süreçlerinin bir "zaman kazanma stratejisi" olabileceğine işaret ediyor.
İRAN BÖYLE EL KOYDU
Orta Doğu'da gerilim giderek derinleşirken taraflar arasında gemi savaşları da başladı. Son olarak İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Hürmüz Boğazı'nda 2 gemiye el konulan operasyonların görüntülerini yayınladı.
ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası sürerken, Tahran yönetiminden dikkat çeken bir hamle geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Hürmüz Boğazı'nda 2 gemiye el konulan operasyonların görüntülerini yayınladı. Görüntülerde, DMO güçlerinin botlarla gemilere yaklaştığı ve silahlı DMO askerlerinin gemilerin kontrolünü ele geçirdiği görüldü.
DİPLOMASİ Mİ SAVAŞ MI?
Bölgede gerilim devam ederken yaşanan son gelişmeleri askeri bir süzgeçten geçiren Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, "Burada her ne kadar İran içinden 'işte biz birlikteyiz, beraberiz' dense de bir görüş farklılığı var. Yani bir bölünme, bir çatlama, bir parçalanma değil bakın bu; zaman zaman yanlış anlaşılıyor ama ciddi bir görüş farklılığı ve ciddi bir güç mücadelesi var, bunu da kabul etmek lazım" derken Tahran'daki tabloya dikkat çekti.
Güçlüer, İran'ın stratejik manevra kabiliyeti üzerinden değerlendirmesinde, "İran'ın ne olursa olsun masadan kaçan taraf değil, gerekirse masaya giden ama sonra kalkan taraf olması diplomatik açıdan daha uygun olurdu. Yani diplomasiyi hiçbir zaman reddetmemek gerekir ama bunun yerine savaşı devam ettirmek isteyen bir kanat var" sözleriyle radikal kanadın etkisine işaret etti.
Dr. Eray Güçlüer: İran'ın kendi içinde de bir görüş farklılığı var (Fotoğraf: ahaber.com.tr)
ATEŞKES BİR ALDATMACA MI?
Sahadaki askeri hareketliliğin barıştan uzak olduğunu vurgulayan Dr. Eray Güçlüer, "İsrail adeta can atıyor. Aslında bu ateşkes bahanesiyle bir taraftan abluka uygulayıp İran'ı ekonomik yoksunluğa doğru iterken, diğer taraftan da yeni askeri harekât planı için bir yığınaklanma hazırlığı içerisinde" dedi.
Güçlüer, sürecin barışa evrilen bir durum olmadığını belirterek, "Bu ateşkes süreçlerini bir barışa evrilecek durum olarak değil, stratejik bir geçiş ve ABD'nin zaman kazanma hamlesi olarak görmek gerekiyor. Aksi takdirde ikinci bir saldırı dalgasına ABD'nin hazırlandığı sahadan görülüyor" ifadelerini kullandı.
İsrail'de amaç ateşkes bahanesiyle abluka uygulamak (Fotoğraf: ahaber.com.tr)
KÜLTÜREL KUŞATMA VE NEPOTİZM DOSYASI
Gazeteci Bercan Tutar ise sürecin sadece askeri değil, aynı zamanda kültürel bir kuşatma olduğunu belirterek, "Siyasi ve kültürel anlamda da yoğun bir kuşatma faaliyeti var; insani coğrafyayı harekete geçirip İran'ı kuşatma anlamında. Evet, mesela Fox News'te bugünlerde İran rejiminin nepotizm çocukları diye, örneğin Kasım Süleymani'nin veya Laricani'nin yakınları üzerinden nasıl lüks bir hayat sürdükleri, İran'da ise yoksulluğa, yıkıma ve mahrumiyete mahkûm bir toplum olduğu anlatılıyor" dedi.
Tutar ayrıca, Ali Ekber Velayeti'nin Hizbullah ile ilgili sözünün ve Hamaney'e atfedilen Yemen açıklamalarının yeniden gündeme getirildiğini belirtti.




