Çocuğunuzu dört duvar arasından kurtarın! Şiddet sarmalından çıkışın anahtarı: En güçlü kale aile

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Çocuğunuzu dört duvar arasından kurtarın! Şiddet sarmalından çıkışın anahtarı: En güçlü kale aile

Dijital oyunlar ve sosyal medya, çocuklar üzerindeki etkisiyle yeniden gündemde. Uzmanlar, erken yaşta sınır koymanın ve güçlü aile içi iletişimin şiddeti önlemede kritik rol oynadığını vurguluyor. Denetimsiz dijital içeriklere dikkat çeken uzmanlar, çocukların sosyal hayattan koparılmadan sağlıklı bağlar kurmasının önemine işaret ediyor.

Son günlerde Türkiye gündemini sarsan şiddet olaylarının ardından, dijital oyunların ve aile içi iletişimin çocuklar üzerindeki etkisi yeniden tartışmaya açıldı. Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan, A Haber canlı yayınında yaptığı açıklamalarda, ailelere çocuk yetiştirme süreçlerinde "sınır koyma" ve "bağ kurma" konularında hayati uyarılarda bulunurken, dijital dünyadaki denetimsizliğe dikkat çekti.

SINIR KOYMAK İÇİ ERGENLİK BEKLENMEMELİ

Çocuk yetiştirme sürecinde disiplin ve sınırların önemine değinen Dr. İpek Coşkun Armağan, ailelerin en büyük hatasının sınır koymak için geç kalması olduğunu belirterek, "Sınırların çok erken yaşlarda konulması gerekir. Biz genelde aileler olarak sınırları koymaya çocuğun ergenlik döneminde karar veriyoruz. Çocuğun en sınır kabul etmediği dönemde bu kararları almamamız gerekiyor. 12-15 yaşındaki çocuk sınır kabul etmez çünkü artık ergenliğe girmiştir ve ailenin etkisinden sıyrılmaya çalışır" ifadelerini kullandı. Armağan, sınırsız bir şekilde çocuk yetiştirmenin iyi bir ebeveynlik olmadığını, sınırların evde, sokakta ve sosyal yaşamda net bir şekilde çizilmesi gerektiğini vurguladı.

(foto:AA)(foto:AA)

"ÇOCUKLARI EVDEN İZOLE ETMEYİN"

Çocukların sosyal hayattan koparılmasının tehlikelerine işaret eden Armağan, "Bu çocuklar sağlıklı bağlar kurmakla ilgili sıkıntı yaşamış olabilir. Biz çocukları odalarına izole ederek, oyun oynarken masasına yemek götürerek, sofraya gelmemesine göz yumarak bağ kuramayız. Çocuğun hayata, aile içi etkileşimlere karışması gerekiyor. Düğüne, cenazeye katılması, sosyal ortamlardan haberdar olması ve orada anlamlı bağlar kurması sağlanmalı" sözleriyle ailelerin çocuklarını hayata dahil etmesi gerektiğini aktardı.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

DİJİTAL DÜNYADA "YERLİ DENETİM" EKSİKLİĞİ

Dijital oyunların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine de değinen Armağan, Türkiye'deki denetim mekanizmalarındaki boşluklara dikkat çekerek, "Türkiye'de halen dijital oyunları derecelendirmeyle ilgili yerli bir mekanizmamız yok. Oyun şirketleri hangi yaşa uygun olduğunu kendileri yazıyorlar. Bu denetimin oyun şirketleri tarafından yapılıyor olması belli riskler oluşturuyor. Bu uygunluğun eğitimcilerden ve psikologlardan geri bildirim alarak yapılıp yapılmadığı belirsiz" dedi. Özellikle çoklu oyun gruplarında yaşanan öfke patlamalarının şiddet vakalarına dönüştüğünü hatırlatan Armağan, kurumların bu konuda çok daha net ve sert kararlar alması gerektiğini ifade etti.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

SOSYAL MEDYA VE GİZLİ MESAJLAŞMA GRUPLARI

Gençlerin dijital dünyadaki görünürlüğünün sadece sosyal medya profillerinden ibaret olmadığını belirten Armağan, "Gençler sosyal medyada aslında çok görünür değiller, daha çok DM'deler. Farklı mesajlaşma gruplarında, kapalı devre sistemlerde vakit geçiriyorlar. Bu dijital tahakküm, ailenin aşabileceği yükün çok ötesine geçmiş durumda" ifadelerini kullanarak, dijital dünyanın çocuklar için artık çok riskli bir hal aldığını ve toplumsal bir önlem alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Çocuğunuzu dört duvar arasından kurtarın! Şiddet sarmalından çıkışın anahtarı: En güçlü kale aile - 3
Mobil uygulamalarımızı indirin