Hürmüz’de 2 milyon dolarlık gerilim! Geçiş ücreti mi kripto haraç mı?

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Hürmüz’de 2 milyon dolarlık gerilim! Geçiş ücreti mi kripto haraç mı?

Küresel ticaretin can damarı Hürmüz Boğazı'nda kılıçlar çekildi, diplomasi trafiği yerini "akıllı gözetleme" ve "mayınlı rotalara" bıraktı. ABD Başkanı Trump’ın sert ültimatomu ve İran’ın "beyaz liste" şartı arasında gidip gelen gerilimde, Pakistan’ın başkenti İslamabad adeta bir sır odasına dönüştü. Konuyu A Haber’de değerlendiren uzman isimler, gemilerin geçişi için kripto paralarla "haraç ödendi” iddiası, 5 mil kuralı ve suyun altındaki ölümcül mayınlarla örülü yeni dünya düzeniyle, 22 Nisan’ın kritik eşik olarak belirlendiğini vurguladı.

Dünya ticaretinin şah damarı Hürmüz Boğazı'nda sular durulmuyor, her geçen dakika tansiyon daha da yükseliyor! "Geçiş ücreti" adı altında istenen 2 milyon dolarlık devasa meblağlar ve küresel lojistik devlerinin gemilerini kurtarmak için ödediği iddia edilen "kripto haraçlar", bölgedeki krizin boyutunu gözler önüne serdi. A Haber'de konuşan Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu ile Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, ABD Başkanı Trump'ın ültimatomları ile İran'ın mayınlı tuzakları arasında sıkışan ticaret gemilerine ilişkin gelişmeleri masaya yatırdı.

İSLAMABAD'DA KURULAN SIR MERKEZİ VE 5 MİL KURALI

Hürmüz Boğazı'ndaki düğümü çözmek adına yürütülen diplomatik temasların merkez üssü Pakistan oldu. Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, "Hürmüz Boğazı'ndaki statü; İran'ın talep ettiği uluslararası statü, ABD'nin istekleri ve Lübnan cephesindeki pazarlıklar arasında kurulan tehlikeli bir üçgenin tam ortasında bulunuyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki yanlış anlaşılmaları ve olası bir sıcak çatışmayı önlemek adına devrim niteliğinde bir adım atıldığını kaydeden Sohtaoğlu, "Pakistan askeri kaynakları tarafından doğrulanan 'Akıllı Gözetleme Merkezi' adlı teknik çalışma grubu İslamabad'da oluşturuldu. Bu veri odası, ABD ve İran gemilerinin birbirine 5 milden fazla yaklaşmasını engelleyen bir ayrışma protokolü üzerinde çalışıyor" şeklinde konuştu. Bu dijital hattın, 22 Nisan'da dolacak olan 14 günlük "geçici sükunetin" garantisi olarak görüldüğü belirtiliyor.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"BEYAZ LİSTE" VE BİLET GİŞESİNDEKİ İRAN

İran'ın bölgedeki stratejisi, Hürmüz'ü kendi kontrolünde bir "koridora" dönüştürmek üzerine kurulu. Sürecin işleyişine dair çarpıcı detaylar veren Mete Sohtaoğlu, "İran'ın burayı uluslararası bir koridora dönüştürme planı var; bilet gişesinde kendisinin oturduğu, kasada ise yaptırımlar nedeniyle ABD'nin olduğu bir formülasyon tartışılıyor" sözlerini kaydetti. Pakistan kalkışlı gemilerin geçişine izin verilmesinin ardından kapsamın genişlediğini belirten Sohtaoğlu, "İslamabad Mutabakatı kapsamında sadece Pakistan gemilerine değil, gıda ve ilaç taşıyan 'beyaz liste' gemilerine günlük sınırlı geçiş izni verilmesi sözlü olarak iletildi" açıklamasında bulundu.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

MAYINLI TUZAK VE ROTADAKİ DE FACTO DEĞİŞİM

Hürmüz Boğazı'nın fiziksel olarak nasıl bir abluka altına alındığı, haritalar üzerindeki değişimle kanıtlandı. Bölgedeki mayın tehlikesine dikkat çeken Mete Sohtaoğlu, "Geleneksel sarı hat rotası, İran'ın stratejik noktalara döşediği mayınlar nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Gemiler artık İran'ın belirlediği yeşil çizgiyi takip etmek zorunda kalıyor; bu da isteseniz de istemeseniz de İran'a bildirimde bulunmak ve onların onayını almak anlamına geliyor" dedi. İran'ın bu rotayı fiili olarak (de facto) kendi lehine kaydırdığını vurgulayan uzman, boğazın kontrolünün tamamen Tahran'ın eline geçtiği uyarısını yaptı.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

LOJİSTİK DEVLERİNDEN KRİPTO PARA İLE "HARAÇ" ÖDEMESİ

Boğazdaki tıkanıklığın ekonomik boyutları ise akıllara durgunluk veren bir iddiayı gündeme taşıdı. Dünyaca ünlü lojistik firmalarının gemilerini kurtarmak için yasa dışı yöntemlere başvurduğunu belirten Mete Sohtaoğlu, "İsmini veremeyeceğim dünyaca ünlü lojistik firmaları, gemilerinin geçişini sağlamak amacıyla kripto para birimleri üzerinden bazı ödemeler yapmak zorunda kaldı" bilgisini paylaştı. Bu durumu Trump ekibinin "haraç" olarak nitelendirdiğini söyleyen Sohtaoğlu'na destek veren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker ise, "Geçiş ücreti ayrı bir şeydir ama bu resmen haraçtır. İngiltere merkezli şirketler, sadece bu masrafların değil, fırlayan sigorta risk primlerinin de karşılanamaz boyuta ulaştığını ifade ediyorlar" şeklinde konuştu.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

30 DAKİKALIK ÖLÜM EMRİ VE ABD GEMİLERİNİN GERİ ÇEKİLMESİ

Geçtiğimiz saatlerde Axios tarafından geçilen "iki Amerikan gemisinin boğaza girdiği" haberi ve ardından gelen yalanlamalar, bölgedeki tansiyonu zirveye çıkardı. Olayın perde arkasını anlatan Mete Sohtaoğlu, "ABD donanması biraz kurnazlık yaparak ilerlememeleri gereken bir noktaya kadar ilerledi. Ancak İran'ın şakası yoktu; '30 dakika içinde çekilmezseniz vurulacaksınız' emri verildi. Eğer o gemiler ayrılmasaydı, İran doktrini gereği doğrudan vurulacaktı. ABD gemileri bu tehdit üzerine geri dönmek zorunda kaldı" sözleriyle sıcak temasın eşiğinden dönüldüğünü aktardı.

"ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLAR" TAZMİNATI

Müzakerelerin sadece ticaret ve geçiş haklarından ibaret olmadığı, İran'ın masaya çok ağır bir dosya koyduğu öğrenildi. Sohtaoğlu, "İran tarafı, yaşanan olaylarda öldürülen çocuklar meselesini ayrı bir tazminat konusu olarak masaya koydu. Bu, pazarlığın sadece teknik değil, aynı zamanda siyasi ve insani bir hesaplaşma olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

GARAJDAKİ SIR: NÜKLEER UZMANLAR HAZIR BEKLETİLİYOR

İslamabad'daki görüşmelerin en çarpıcı detayı ise bir otel garajında gizliydi. Medyanın gözünden kaçan nükleer detayı paylaşan Mete Sohtaoğlu, "Heyetlerin buluştuğu otelin garajında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) logolu araçlar tespit edildi. Bu, olası bir nükleer müzakerede mühendislerin ve uzmanların anında görüş bildirmesi için hazır kıta bekletildiğini kanıtlıyor" dedi. Masada ayrıca ABD'nin yaptırım listesinde olan İran Merkez Bankası Başkanı'nın da bulunduğunu hatırlatan Sohtaoğlu, dondurulan fonların ülkeye nasıl getirileceğinin de en ince detayına kadar konuşulduğunu aktardı.

22 NİSAN'A KADAR PROVOKASYON UYARISI

Bölgedeki geçici sükunetin son tarihi olan 22 Nisan yaklaşırken, uzmanlar büyük bir provokasyon dalgasına karşı uyarıda bulunuyor. Mete Sohtaoğlu, "İslamabad kaynakları; Irak, Suriye ve Umman'da beklenmedik, rahatsız edici gelişmelerin olabileceğini belirtiyor. Özellikle İsrail'in bu süreci baltalamak isteyeceği öngörülüyor. 22 Nisan'a kadar olan süreçte tarafların birbirine 'son kroşeleri' atacağı bir bombardıman dönemi yaşanabilir" şeklinde konuştu. ABD'nin bölgesel bir düzen paketi sunduğu, İran'ın ise tüm cephelerde saldırıların durmasını şart koştuğu bu tarihi pazarlıkta, "İbrahim Anlaşmaları"nın dahi yeniden masaya gelebileceği belirtiliyor.

Mobil uygulamalarımızı indirin