Hürmüz Boğazı'nda İran dominasyonu: Transit geçiş tarih mi olacak?

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Hürmüz Boğazı'nda İran dominasyonu: Transit geçiş tarih mi olacak?

Orta Doğu’da 40 gün süren büyük çatışmanın ardından sağlanan ateşkes, sadece sahadaki dengeleri değil, küresel ekonominin kalbinde yer alan Hürmüz Boğazı’nın statüsünü de kökten değiştirdi. Savaş öncesinde uluslararası geçiş rejimine açık olan ve seyrüsefer özgürlüğünün geçerli olduğu boğazda, artık fiili denetimin büyük ölçüde Tahran yönetimine geçti. Uzmanlara göre, füze sistemleri ve İHA’larla güçlendirilen bu yeni yapı, İran’a yalnızca askeri değil, aynı zamanda küresel ölçekte güçlü bir diplomatik güç sağlıyor. A Haber’in özel dosyasında, Hürmüz’de oluşan bu yeni jeopolitik denge tüm yönleriyle ele alındı.

Orta Doğu'daki büyük savaşın 40. gününde gelen ateşkes, bölgenin ve dünya ekonomisinin en kritik noktası olan Hürmüz Boğazı'nda yeni bir statükoyu beraberinde getirdi.

Savaş öncesinde uluslararası sular statüsünde olan ve seyrüsefer serbestliğinin hüküm sürdüğü boğazda, artık fiili kontrol tamamen Tahran'ın eline geçti. Uzmanlar, füzeler ve İHA'larla tahkim edilen boğazın artık İran için küresel bir diplomatik koz haline geldiğini vurguluyor.

İşte A Haber'in özel dosyasında Hürmüz'deki yeni denklemin tüm detayları...

HÜRMÜZ ARTIK ASLA AYNI OLMAYACAK

Savaşın sona ermesiyle birlikte Hürmüz Boğazı'nın geleceğine dair karamsar bir tablo çizen Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Aydın, "Savaş öncesindeki Hürmüz ile savaş sonrasındaki Hürmüz asla aynı olmayacak. Hürmüz Boğazı'nın geleceği bundan sonra savaştan önceki gibi asla olmayacak." sözleriyle bölgedeki değişimin altını çizdi. Aydın ayrıca, "Hürmüz'ün geleceğinin belirleyicisi aslında Amerika değil, İran'dır." ifadelerini kullanarak Tahran'ın masadaki ağırlığına dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı'nda İran dominasyonu: Transit geçiş tarih mi olacak? - 1

"İÇ DENİZ" STATÜSÜ VE DİPLOMATİK KOZ

İran'ın boğaz üzerindeki hak iddialarının boyut değiştirdiğini belirten İran Uzmanı Oral Toğa, "İran Hürmüz'ün artık statüsünün değiştirilmesi gerektiğini söylüyor. Onu da bir iç deniz olarak görüyor. Şu anki eğilime baktığımızda bu statünün kalıcı olması yönünde bir irade ortaya koyduklarını görmekteyim." açıklamasında bulundu. Toğa, İran'ın bu yeni durumu ekonomik sorunları aşmak ve diplomatik bir kaldıraç olarak kullanmak niyetinde olduğunu belirtti.

TRANSİT GEÇİŞ SERBESTLİĞİ TARİH Mİ OLDU?

Savaş öncesinde gemilerin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne dayanarak ücretsiz ve durmadan geçtiği dönem kapandı. SETA Araştırmacısı Doç. Dr. Hüseyin Mercan, "28 Şubat öncesinde Hürmüz uluslararası su statüsüne sahip bir su yoluydu ve geçen gemilerden bir ücret talebinde bulunulmuyordu. Fakat 28 Şubat'tan sonra Tahran Hürmüz'ü bir kart olarak kullanabileceğini fark etti ve bunu bizzat hayata geçirdi." dedi. Mercan, İran'ın izin verdiği gemilerin geçtiği, vermediklerinin ise bekletildiği bir "defacto" durumun "deyyure" yani resmi bir statüye dönüştürülmeye çalışıldığını aktardı.

Hürmüz Boğazı'nda İran dominasyonu: Transit geçiş tarih mi olacak? - 2

ABD'NİN STRATEJİK ÇIKMAZI VE İSRAİL DENKLEMİ

Washington yönetiminin bölgedeki yeni önceliklerini değerlendiren Prof. Dr. Abdullah Aydın, "Amerika bir şekilde Orta Doğu'dan çekilmek istiyor, bunun sebebi ise Çin'e yönelik baskısını artırmak. Fakat buradan çıkmadan önce İsrail'in güvenliğini ve bölgenin denklemini İsrail merkezli bir boyuta çevirme gayreti içerisinde." ifadelerini kullandı. Bu süreçte İran'ın bölgede askeri olarak çok güçlendiğini belirten uzmanlar, Tahran'ın "Kontrol bizde" mesajıyla şartları bizzat dikte ettiğini söylüyor.

KÖRFEZ'DEKİ ABD ÜSLERİ TEHDİT ALTINDA MI?

Bölgedeki Amerikan askeri varlığının geleceği hakkında konuşan Oral Toğa, "Amerikan üslerinin ilk elden kapatılacağını düşünmüyorum. Körfez-Amerikan ortaklığı çok köklü ve derin bağlı. Ancak paradigmal bazı değişimlerin ve dönüşümlerin olabileceğini söyleyebilirim." sözleriyle ilişkilerin yeni bir boyuta evrileceğini ifade etti. Hürmüz'deki krizin tamamen çözülmesinin ancak İran'ın ikna edilmesiyle mümkün olabileceği belirtiliyor.

Mobil uygulamalarımızı indirin