Orta Doğu’da tarihi dönemeç! İran heyeti Pakistan’da | ABD yeni yığınak için mi “ateşkes” dedi?

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Orta Doğu’da tarihi dönemeç! İran heyeti Pakistan’da | ABD yeni yığınak için mi “ateşkes” dedi?

Orta Doğu’da gerilim zirveye ulaşırken diplomasi sahnesinde kritik gelişmeler yaşanıyor. İran heyetinin Pakistan’a ulaşmasıyla birlikte gözler İslamabad’da kurulacak ateşkes masasına çevrildi. ABD, İran ve bölgesel aktörlerin yer alacağı görüşmeler, küresel dengeleri yeniden şekillendirebilecek tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Konuya ilişkin A Haber’de konuşan Gazeteci Gaffar Yakınca, İran yöneticilerinin ABD tarafından hedef alınmasının Trump’ın oyun planının bir parçası olduğunu söyleyerek, “Amaç, pazarlık masasına oturmadan önce gücünü göstermekti” dedi.

Orta Doğu'da savaş rüzgârları eserken gözler Pakistan'ın başkenti İslamabad'da kurulacak ateşkes masasına çevrildi. Lübnan merkezli gelişmelerin ardından İran heyetinin Tahran'dan ayrılarak Pakistan'a gitmesi, bölgede barış umutlarını yeniden gündeme taşıdı. Kritik zirve öncesinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, ABD'nin askeri hareketliliği ve diplomatik hamleleri sürecin seyrine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. A Haber'de konuşan Gazeteci Zafer Şahin ile Gazeteci Gaffar Yakınca, bölgede yaşananların içyüzünü analiz etti.

ATEŞKES MASASI İSLAMABAD'DA KURULUYOR

Sıcak temasın gölgesinde yürütülen diplomasi trafiği hız kazanırken İran heyetinin Pakistan'a ulaştığı öğrenildi. Heyetten yapılan ilk açıklamada ise "ABD ön koşullarımızı kabul ederse görüşeceğiz.'' dendiği öğrenildi.

Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ'un aktardığı bilgiler doğrultusunda, Lübnan ile varıldığı öne sürülen ateşkes taahhüdünün ardından İran heyeti Tahran'dan ayrılarak Pakistan'a doğru yola çıktı. Bu kritik gelişme, bölgede barış umutlarını yeniden yeşertse de İsrail'in bölgedeki faaliyetleri gerilimi yükseltiyor.

Bu gece Pakistan'da olacak heyetlerin yarın İslamabad'da ateşkes masasına oturması bekleniyor. Görüşmelerin kapsamı, süresi ve kaç turdan oluşacağı henüz netleşmese de kulislerde anlaşmaya varılabileceğine dair güçlü beklentiler dile getiriliyor.

(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PAKİSTAN ALARMDA: 10 BİN GÜVENLİK PERSONELİ GÖREVDE

Tarihi görüşmeler öncesinde Pakistan'da olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Ülkede yarın için resmi tatil ilan edilirken, başkent İslamabad'da 10 bin güvenlik personeli konuşlandırıldı. Halka açık toplantılar yasaklandı ve hükümet binaları ile elçiliklerin bulunduğu "Kırmızı Bölge" tamamen kapatıldı. Tüm bu tedbirler, görüşmelerin güvenli bir ortamda gerçekleşmesini sağlamak amacıyla hayata geçirildi.

KRİTİK MASADA KİMLER VAR?

Diplomasi trafiğinin merkezindeki görüşmelerde dünya siyasetinin önemli isimleri yer alacak. Amerika Birleşik Devletleri adına Başkan Yardımcısı JD Vance, İran adına ise Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf masada bulunacak. Bu kritik buluşmanın, bölgesel ve küresel dengeleri etkileyecek sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

BARIŞ MASASI KURULURKEN ABD'NİN ASKERİ YIĞINAĞI SÜRÜYOR

Diplomatik temaslar sürerken sahadaki askeri hareketlilik de dikkat çekiyor. Bir yanda ateşkes masası kurulurken diğer yanda ABD'nin bölgedeki askeri yığınağını artırdığına dair görüntüler, sürecin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

"BARIŞ MASASINDAKİ İSİMLERİ KİM BELİRLİYOR?"

Gazeteci Zafer Şahin, sürecin perde arkasına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulunarak, "Acaba İran'daki rejimin önde gelen isimleri ABD ve İsrail tarafından öldürülmeseydi, bu barış masasına onların gelmesi mümkün olur muydu? Sürecin başından beri masaya oturtulacak isimleri bile onlar tercih etmiş olabilir mi?" sözleriyle tartışmalı bir soruyu gündeme taşıdı.

Şahin ayrıca, İran Devrimi'nden bu yana öne çıkan kadroların nokta atışı operasyonlarla tasfiye edildiğini öne sürerek, bu durumun diplomasi süreçlerini etkileyip etkilemediğinin sorgulanması gerektiğini vurguladı.

(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"İRAN'DA 2 MİLYONLUK DEVRİM KADROSU VAR"

Gazeteci Gaffar Yakınca ise bu iddialara temkinli yaklaşarak, İran yönetiminin geniş bir kadroya dayandığını belirtti. Yakınca, "İran'da Amerikan yönetiminin 'rejim' olarak tanımladığı yapı, İslam Devrimi'nin ürettiği yaklaşık 2 milyon kişiden oluşuyor. Dolayısıyla birkaç ismin ortadan kaldırılmasıyla yönetimi şekillendirmek kolay değil" ifadelerini kullandı.

Yakınca, İran'daki güç yapısının Venezuela gibi ülkelerle kıyaslanamayacağını vurgulayarak, lider kadroların tasfiye edilmesinin süreci doğrudan kontrol etmeye yetmeyeceğini dile getirdi.

TRUMP'IN STRATEJİSİ: DEHŞET DENGESİ VE PAZARLIK GÜCÜ

Yakınca, ABD'nin dış politikasına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak, "İran yönetiminin üst düzey kurmaylarının hedef alınması Trump'ın oyun planının bir parçasıydı. Amaç, pazarlık masasına oturmadan önce gücünü göstermekti" şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın stratejisini değerlendiren Yakınca, Trump'ın "Ben deli bir adamım, her şeyi yapabilirim" algısı yaratarak müzakere gücünü artırmayı hedeflediğini ifade etti.

(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PETRODOLAR VE KÜRESEL GÜÇ DENGESİ

Yakınca, küresel sistemdeki dönüşüme dikkat çekerek, "Amerika kapitalizmin merkezi ve lider ülkesidir. Eskiden bu rol Londra'daydı. 1945'ten sonra lider ABD oldu, 1974'ten sonra ise petrodolarla birlikte hem merkez hem lider haline geldi" değerlendirmesinde bulundu.

Trump'ın görevinin ABD'yi çok kutuplu dünyaya hazırlamak olduğunu belirten Yakınca, bunun Amerikan sermayesinin stratejik bir tercihi olduğunu ifade etti.

TRUMP'IN PAZARLIK TAKTİĞİ: TEHDİT, BASKI VE MASA

Yakınca, Trump'ın uyguladığı stratejiyi şu sözlerle özetledi:

"Önce tehdit eder, sonra donanmayı gösterir, ardından ilk hamleyi yapar. Piyasalar kapanırken harekete geçer, ardından tansiyonu düşürür ve en sonunda pazarlık masasına oturur."

Grönland krizi, Çin'e uygulanan tarifeler ve Venezuela politikası gibi örneklerin bu stratejinin yansımaları olduğunu belirtti.

(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(foto: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

OECD RAPORU: TRUMP'IN AÇIKLAMALARI TARTIŞMA KONUSU

Programda paylaşılan bir analizde, OECD'de yer alan verilere göre Trump'ın ilk döneminde yaptığı açıklamaların yüzde 75'inin ya manipülasyon ya da gerçek dışı olduğu öne sürüldü. Bu durum, ABD'nin küresel siyasette izlediği stratejilere dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

"TRUMP BİR İHTİYAÇ OLARAK SEÇİLDİ"

Yakınca, Trump'ın liderliğini değerlendirerek, "Trump bir komployla değil, Amerikan sermayesinin büyük çoğunluğu tarafından seçildi. Amaç, Amerika'yı çok kutuplu dünyaya hazırlamaktır" ifadelerini kullandı.

Trump'ın iş dünyasındaki yöntemlerini devlet yönetimine taşıdığını belirten Yakınca, bu yaklaşımın küresel rekabetin sertleştiği bir dönemde ABD için stratejik bir tercih olduğunu vurguladı.

DÜNYA TARİHİ BİR ANLAŞMAYA KİLİTLENDİ

İslamabad'da kurulacak ateşkes masası, yalnızca bölgesel bir anlaşma değil, küresel güç dengelerini etkileyecek tarihi bir adım olarak görülüyor. Diplomasi ve askeri hareketliliğin iç içe geçtiği bu kritik süreçte, dünya nefesini tutmuş durumda.

Tüm gözler şimdi Pakistan'da kurulacak barış masasında. Ateşkes sağlanacak mı, yoksa sıcak temas daha da mı tırmanacak? Bu sorunun yanıtı, tarihin akışını belirleyecek.

Mobil uygulamalarımızı indirin