Savcı katliamı ve Türkiye'nin konuştuğu cinayetler! Çocuklar nasıl birer suçluya dönüşüyor?

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
Fatih Murat Erdoğan | ahaber.com.tr Haber Merkezi
Savcı katliamı ve Türkiye'nin konuştuğu cinayetler! Çocuklar nasıl birer suçluya dönüşüyor?

İstanbul Adliyesi'nde görev yapan Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan restoranda yemek yediği sırada 19 yaşındaki Mustafa Can Gül'ün bıçaklı saldırısına uğradı savcı Kayhan olay yerinden hayatını kaybetti. Katil zanlısı ise olay yerinde gözaltına alındı. Katil zanlısının yine küçük yaşta olması gözleri çıkması beklenen yeni düzenlemeye çevirdi. A Haber muhabiri İslim İstanbullu olay yerinden son durumu aktarırken avukat Hadi Dündar canlı yayında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye dün akşam saatlerinde İstanbul Çekmeköy'de bir et restoranında yaşanan savcı Ercan Kayhan'ın hayatını kaybettiği olayı konuşuyor. Yemek yemek için akşam saatlerinde aile bireylerine ait olduğu iddia edilen işletmeye giden savcı Ercan Kayhan daha önce aynı restoranda kasap olarak çalışan ve işten çıkarılan 19 yaşındaki Mustafa Can Gül tarafından öldürülmüştü. Korkunç cinayetin kişisel bir husumet nedeniyle işlendiği tahmin ediliyor.

Öte yandan Mattia Ahmet Minguzzi, İbrahim Oktugan ve son olarak da Hakan Çakır cinayeti. Son dönemde suça sürüklenen çocukların faili olduğu olaylar kamuoyunda büyük tepkilere yol açarken suça sürüklenen çocuklarla ilgili yeni bir düzenleme de gündemde. 15-18 yaş arası çocuklara uygulanan cezalarda çocuk "indirimi" oranının azaltılabileceği böylelikle cezada artırım sağlanabileceği değerlendiriliyor. A Haber muhabiri İslim İstanbullu olay yerinden son durumu aktarırken avukat Hadi Dündar canlı yayında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

SSÇ SAYISI GİDEREK ARTIYOR!

Avukat Hadi Dündar: Maalesef şu sürüklenen çocukların sayıları gerçekten çok fazlaca. Özellikle bir istatistik çıkartılırsa ne kadar fazla 18 yaşın altındaki çocukların suça sürüklendiği çok daha net bir şekilde görülecektir. Çünkü dünyada da bu böyle, bizde de böyle. Bakın burada çocuklarla ilgili olan kısımları neredeyse dünyanın tamamında suça sürüklenmiş çocuk olarak kabul ediliyor. Bu çocuğun ortamı, bu suça nasıl sürüklendiği, kim tarafından sürüklendiği, hangi şartlar altında bu çocukların bu suçlara yönlendirildiğiyle ilgili gerçekten farkında olmadan günlük hayatta çokça yaşadığımız olaylar oluyor. Öncelikle bunlarla ilgili gerçekten titizlikle davranılması gerekir.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

Ceza kanunda neler var?

Tabii burada çocuklarla ilgili olunca 18 yaşın altında biz Türk Ceza Kanunu kapsamında bunları farklı farklı gruplara ayırmışız. Demişiz ki 12 yaşa kadar çocuk kabul edelim. 12 yaşla 15 yaş arasında ayrı bir grup diyelim. Ve 15 ile 18 yaş arasında da farklı bir grup olarak ele alalım. Bunların her biri bir suç işlediğinde nasıl bir yol izlenecekse onlar da detaylıca belirtilmiş. Ancak temel sorun olarak bakıldığında 18 yaşın altındaki bir çocuğun suça sürüklenmiş olması, alınacak cezanın minimum şekilde düzenlenmiş olması, infaz kanunu çerçevesinde bir gününün 3 gün sayılması, bir gününün 2 gün sayılması gibi durumlar söz konusu. Bu da çocuğun bir suç işlendiği durumunda ne yapılıyor? Mümkün mertebe çok kısa bir sürede cezaevinde kaldıktan sonra çıkma durumu söz konusu olabiliyor.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

ÇETELERİN ÇOCUK PLANI! 15-18 YAŞ FARKLI OLMALI

Bu sistemi bildiklerinden dolayı son zamanlarda türeyen bütün örgütler, bütün o suç çeteleri, menfaat doğrultusunda birleşen çeteler bu çocukları kullanma yoluna gidiyorlar. Ve bu çocukları kullandıklarında da çok kısa bir sürede cezaevinden çıkma ya da işte amacına ulaşma durumları söz konusu olabiliyor. Kamuoyuna yansıyan olayların çoğunda bir bakıyorsunuz 14 yaşında, 15 yaşında, 16 yaşındaki çocukların bu suçları işlediğini görebiliyorsunuz. Çünkü hem infaz kanunu hem de Türk Ceza Kanunu bununla ilgili olumlu düzenlemeler yaptığından dolayı bundan faydalanma durumu söz konusu olabiliyor. Tabii burada cezayı artıralım dediğimizde tamamen sorun ortadan kalkıyor mu? Kalkmıyor. Ama bir nebze bir çözüme doğru gidebilir misiniz? Evet kesinlikle yani. Çünkü burada 17 yaşında bir çocuğun ya da 18 yaşından daha bir gün almamış olan bir çocuğun bir suç işlediğinde bir gün sonra biz cezasını iki kat, neredeyse üç kat daha fazla veriyorken 18 yaşından bir gün önce biz bu çocuğa neredeyse cezanın üçte birini verebiliyoruz ya da cezaevinde neredeyse yatmayacak şekilde bir ceza alıyor. Bu da adaletsiz bir durumu ortaya koyuyor. Onun için cezanın öncelikle arttırılması gerekiyor. Özellikle 15 ile 18 yaş arasında biraz daha farklı bir yola başvurulması gerektiği kanaatindeyim.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

ÇOCUKLARIN AYNI ORTAMI PAYLAŞMASI!

Zaten Adalet Bakanlığı da bununla ilgili açıklama yaptı. Ekim ayında bununla ilgili bir düzenleme gelecektir diye. Bir de bu çocukların isimleri suça sürüklenmiş olan çocuklardır. Ve bu suça sürüklenme kısmını da iyice bir oturtmamız gerekiyor. Hangi ortamdan dolayı bu çocuk sürükleniyor? Hangi şartlar, hangi gerekçeler ya da hangi sebepler bu çocukları suça sürüklüyor? Bunları da iyi araştırıp onları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Çünkü ben avukatlık yapıyorum, ceza davalarına bakıyorum İstanbul'da. Son zamanlarda o türeyen suç çeteleriyle ilgili biliyorsunuz ki çokça operasyonlar yapıldı ve bu operasyonlar doğrultusunda alınan şahısların yaş aralıklarına bakın. Neredeyse yüzde 80'inden fazlası 18 yaş altı olarak karşınıza çıkıyor. Ve aynı mahallede, birbirlerini tanıyan, aynı kültüre sahip, aynı saç stiline sahip, aynı giyim tarzına sahip olan çocuklar olarak karşınıza çıkıyor. Eğer ciddi anlamda bir çalışma yapılırsa burada ortamlarla ilgili, sosyoekonomik yapılarıyla ilgili ya da işte mahallelerindeki artık demografik yapıyla ilgili mi nasıl bir yol izlenecek bilemiyorum ama bir ele alınırsa bununla ilgili bir çözüm üretme durumu da söz konusu olabilecek.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

SAVCI OLAYI VE CEZASI

Burada savcımız kendi görevinden dolayı bir saldırıyla karşı karşıya kalırsa tabii ki oradaki mesleğiyle ilgili özellikle bir değinme noktası olacaktır. Fakat bu gördüğümüz olayda meslekle ilgili bir durum olmadığından dolayı şahsi bir husumet konusu var burada. Tabii bir şahsın bir diğerini öldürme yani kasten öldürme amacıyla hareket edip öldürmüş olması Türk Ceza Kanunu 81 eğer nitelikli hali varsa 82 çerçevesinde bir değerlendirme durumu söz konusu olacaktır. Şahsın 19 yaşında olmuş olması da zaten burada en ağır cezayı gerektirebilecek şekilde bir cezalandırma yöntemi ne başvurulacaktır. Çünkü dünden beridir haberlerde 'boğazını kesilerek ya da işte boğazı bıçaklanarak' gibi bir cümleler kullanılıyor. Tabii içeriğini bilmediğimiz için tam olarak emin olamıyorum ama eğer boğaza yönelik bir bıçak darbesi durumu söz konusu olursa oradaki saik, kin, nefret ya da oradaki öldürme saikinin yoğunluğu, canavarca bir hisle bunun işlenip işlenmediği tartışmaları yaşanacaktır. Bu çerçevede ağırlaştırılmış müebbet alma durumunda söz konusu olabilecektir.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

AİLELERİN DE CEZA ALMASI GÜNDEMDE

Avrupa ülkelerinin bazılarında, özellikle ABD'de de çocuklara birkaç tane eylem yaptırdılar. O zaman ortaya çıktı bu konu. Dediler ki eğer bir suça sürüklenen çocuk bir suç işliyorsa o zaman bunun ailesiyle ilgili de bir yaptırım yoluna başvurulması gerekir. Yani ailenin de ceza alma durumu söz konusu olabilirse eğer bu tabii ki eyleme göre değişecek, çocuğun durumuna göre, şartlara göre değişecektir. Ancak eğer aile burada bir cezalandırma yoluyla karşı karşıya kalırsa belki çocuğun suça sürüklenmesi de engellenebilir. Çünkü çocuğa bakıyorsunuz günlerce eve gelmiyor, geceleri dışarı geçiriyor. Farklı suç tipleriyle karşı karşıya kalıyor. Aile bunu hiçbir şekilde ne mercilere bildiriyor ne de bununla ilgili bir tedbir alma durumu söz konusu olabiliyor. O zaman da ailenin de bu konuda bir yaptırımla karşı karşıya kalırsa belki bir nebze olsun bir çözüm olma ihtimali söz konusu olabilir.

Mobil uygulamalarımızı indirin