Gazze’yi işgal planı! İsrail’in öne sürdüğü 5 şartta hangi tuzak var?

Gazze’yi işgal planı! İsrail’in öne sürdüğü 5 şartta hangi tuzak var?

8 Ekim 2023’ten beri Gazze'de soykırım yapan İsrail, "tam işgal" planını onayladı. Soykırım kabinesi, Hamas ve Filistin yönetimine alternatif olacak sivil bir yönetimin kurulmasını 5 şarttan biri olarak belirledi. Peki burada hangi tuzak kuruldu? Gelişmeleri A Haber canlı yayınına katılan terör ve güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ değerlendirdi.

Soykırımcı İsrail'in eli kanlı başbakanı Netanyahu'nun Gazze'yi "tamamen işgal" planı, soykırım kabinesinde onaylandı. Katil Netanyahu'nun sözde başbakanlık ofisi 10 saat süren toplantının ardından sosyal medyadan yaptığı açıklamada kararı duyurdu.

KABİNEDEN 5 ŞART

Yapılan açıklamada, Gazze'de işgalin sona erdirilmesi için 5 şart öne sürüldü. Bu şartlar şöyle sıralandı:

- Hamas'ın silahsızlandırılması,

- 20'si hayatta olduğu düşünülen 50 rehinenin iade edilmesi

- Gazze Şeridi'nin tamamen silahsız hale getirilmesi

- İsrail'in Gazze Şeridi'nin tamamını kontrol etmesi

- Hamas ve Filistin yönetimine alternatif olacak sivil bir yönetimin kurulması.

Peki burada Hamas'a nasıl bir tuzak kuruldu? İsrail neyin peşinde? Bu maddeler içinde en tehlikeli olanı hangisi? Gelişmeleri A Haber Spikeri Sümeyye Gaffaroğlu'n un sunduğu Sabah Ajansı programına katılan terör ve güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ değerlendirdi.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

5. MADDE TUZAĞI

Terör ve güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ: Zaten işin tuzağı 5. maddede. Bunlar öyle tesadüfen, spontane anlık gelişen olaylar değil. Bu açıklama öyle alelacele çalakalem metne dökülmüş bir açıklama değil. Bunun bir altyapısı olduğunu, bu açıklamanın arka planında bir çalışmanın hatta bu açıklamanın Londra'yla, Paris'le de bağlantısı olduğunu hatırlatarak başlayayım.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

İLK PLAN GERİ TEPTİ

Şimdi Gazze'deki soykırım ve katliam başladığında A Haber ekranlarında çok sayısız yayın yaptık bu konuda. Benim baştan beri olasılıklarla ilgili yaptığım üç tane senaryo vardı. Bir; zaten saldırının başladığı da anda bu andı. Kuzeyden girip güneye doğru süpürerek Refah Kapısı'nı patlatmak, buradaki insanların kaçışıyla birlikte bölgeyi dağıtmak ve kapıları da kapatıp 'Gazze artık bizimdir. Filistin konusu kapanmıştır' demek. Plan buna kuruluydu. Daha ilk gün tepti. Çünkü ilk günden bugüne direncinde, inancında zerre kaybı olmayan Filistin halkı, Gazze'dekiler soyu esas kökü Selçuklu Türkü olan buradaki insanlar inanılmaz bir direnç gösterdi ve dünya tarihinde bana göre ileride çok konuşulacak bir savunmayla da ülkesini, toprağını bugüne kadar korudu. Onca yapılana rağmen, soykırıma, katliama, açlığa rağmen zerre geri adım atmadı ve A planı çöktü.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

SÖZDE İNSANİ LİMANI DENİZDEN TOPLADILAR

Gelelim B planına. Ne olabilirdi B planı? Uluslararası bir askeri gücün teşkili, Irak benzeri bir modelle de işgali Gazze'nin. Amerika bunu denedi. Önce bir siyasi turlar başladı. Türkiye'yi dışlayıp bazı Arap ülkelerini de yanına alarak uluslararası bir yapı Gazze'ye müdahale etmeli gibi başlıklar açtı. Hatta o müdahalenin de önünü açacak ikili bir yaklaşımı da Gazze'nin kıyılarında yapmaya çalıştığı sözde insani liman, yani insan koridorunda denedi. Dolayısıyla burada bir askeri yapı oluşturulacaktı. Bu yapı insani liman adıyla getirilen askeri malzemeleri orada deniz kenarından yapacağı işgalle Gazze'ye konuşlandıracaktı ve artık burada can güvenliği var. Saldırılar durduruldu. Dolayısıyla durum normale döndü havasıyla fiili anlamda ve fiziki anlamda Gazze'nin işgalini netleştirmiş olacaklardı. O da yüzüne gözüne bulaştı. Getirmiş olduğu askeri malzemeler ki zaten açık denizlerde böyle bir limanı yapma, o malzemelerle yapma şansınız yok. Ama Amerika'da öyle askeri bilgi olmadığı için yüzüne gözüne bulaştırdı ve darmadağın olan o limanın parçalarını da denizden toplamak durumunda kaldı.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

EN TEHLİKELİ PLAN VE MADDE

Bu plan da çökünce geldik C planına. Benim en tehlikeli gördüğüm plan buydu. Filistin'i temsil eden siyasi irade oluşturuyoruz, iki devletli çözüme de varız yalanıyla Mahmut Abbas kılıklı, satılmış, Batı'nın kuklası, Batı'nın oyuncağı olan, yuların ucundaki bir kişiyi sözde lider diye Filistin halkına empoze edip o yapı üzerinden Gazze'yi yönetme gibi bir tezgah kurulacaktı. En tehlikeli olan da buydu. Şu an maalesef oraya doğru iş gidiyor.

Şimdi 5. madde zaten bunu öngörüyor. Diyor ki; Filistin'i temsil eden bir siyasi irade Hamas dışında Filistin'in başına yönetim sıfatıyla veya işte siyasi irade sıfatıyla getirilmeli.

Ekran görüntüsü / A HaberEkran görüntüsü / A Haber

FİLİSTİN VE COĞRAFYA TUZAK

Madem bu konuda insancısınız, bu kadar demokrasi beşiği hayranısınız, tırnak içinde koyun sandığı ortaya Gazze'ye. O 2 milyon, 2,5 milyon insandan ne çıkarsa o sandıktan irade, aynısını uygulayın. Var mı öyle cesaretleri? Yok. Niye? Çünkü zaten 2006'da onu denediler. Sandığı ortaya koydular. Hamas çıktı. Bir siyasi partidir Hamas. Ve Hamas'ın yüzde 87 oranında üstünlükle kazandığı, ezici çoğunlukla kazandığı seçimi Mahmut Abbas'ın Batı oyununa gelmesiyle ve normal seçilmiş bir partiye mazbatayı vermemesiyle Hamas dışlandı. Şimdi eğer sandık ortaya koyarlarsa adı Hamas olsun, başka bir şey olsun. Muhakkak gene Filistin'i önceleyen bir siyasi yapı kazanacaktır. Bu da onların işine gelmez. O halde ne yapmalı? Böyle maskeli cümlelerle, süslü kelimelerle süreci sanki bir insanlık, bir demokrasi işleyen bir süreçmiş gibi gösterip allayıp pullayıp o tuzağa önce Filistin'i sonra coğrafyayı düşürmek.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin