PKK fesih kongresi | TBMM İdari Amiri Hasan Turan A Haber’de
Türkiye’nin 50 yıla yaklaşan terör belasından kurtuluşunda önemli bir eşik geçildi. Terör örgütü PKK, kurucusu Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısı üzerine kendisini feshedeceği kongreyi tamamladığını açıkladı ve kongrenin 5-7 Mayıs’ta yapıldığı belirtildi. Gelişmeleri A Haber canlı yayınına katılan TBMM İdari Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan değerlendirdi.
Türkiye'nin yaklaşık yarım asırdır karşı karşıya olduğu terör sorununda tarihi bir dönemece girildi; PKK, kurucusu Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla kendisini feshedeceği kongreyi tamamladığını duyurdu.
Peki fesih kararı sonrası süreç nasıl işleyecek? PKK'nın feshinden sonra hangi adımlar atılacak? Terörün bitmesiyle Türkiye'de neler değişecek? Merak edilenleri A Haber spikeri Merve Özkan'ın sunduğu Ajan Hafta Sonu programına katılan TBMM İdari Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan değerlendirdi.
SİLAHLAR SUSSUN İNSANLAR KONUŞSUN
Hasan Turan: Öncelikle bu sürecin ülkemiz için ve coğrafyamız için hayırlı olmasını diliyoruz. Bu sürecin kamuoyuna yansıyan kısmı bu tabii burada bir devlet aklı söz konusu. Devlet Bahçeli'nin, Cumhur İttifakı'nın bu süreçle ilgili yapmış olduğu çağrı sürecin başlamasının miladı. Sonrasında Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ve gelinen nokta. 40 yıldır terörden Türkiye çok çekti, bölgemiz çok çekti. Artık bu bitsin istiyoruz. Silahlar sussun, insanlar konuşsun. Siyaset yapılması gereken ne varsa yapsın. Söylenmesi gereken sözü yasal unsurlar söylesin ve yapsın yerine getirsin. Silahla gidilebilecek bir netice yok.
Ekran görüntüsü / A Haber
BU SÜREÇ EMPERYALİZMİN OYUNLARININ BOZULMASIDIR
Terörsüz Türkiye bu işin her ne kadar başlığı olsa da terör örgütü silahlı eylem yapamıyordu. Bütün unsurları temizlemişti. Ama varlığı devam ettiği sürece tehdit devam ediyor demektir. Sonuç itibarıyla silahların bırakılması, gömülmesi gerekmektedir. Hem ülkemiz için zaten burada Terörsüz Türkiye başlığı sadece Türkiye'yi ilgilendiren bir konu da değildir. Bütün bir coğrafyamızı ilgilendiren bir konudur.
Coğrafyamızın güvenlik altına alınması, terör örgütlerinden arındırılması, demokrasinin güçlendirilmesi, kanayan yaranın sarılması ve tedavi edilmesi, bu bölgede yaşayan halkların buluşturulması, kucaklaştırılması ve bunların üzerinde tepinen emperyalizmin oyunlarının bozulmasıdır bu süreç. Dolayısıyla bu sürece iyi niyetli bir şekilde herkes elinden gelenin en iyisini, en fazlasını yaparak katkıda bulunmalıdır.
Ekran görüntüsü / A Haber
SİYASETÇİLERDEN ORTAK DİL GELİŞİR Mİ?
Gelişiyor bunu gördük zaten. Bu konuda bakın dikkat edin doğumuzdan batımıza toplumsal mutabakat oluşmuş durumda. Siyaset millet için, millet adına ve milletle birlikte yapılan bir şeydir. Dolayısıyla milletimiz, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da bakın bunu tabiri caizse satın almıştır. Yani toplumsal mutabakat oluşmuştur. Son günlerdeki meseleler de karşı karşıya bulunduğumuz tablo bunun açık göstergesidir. İşte Sırrı Süreyya Önder'in cenazesinden tutun diğer hadiselere kadar yaşanan her meselede toplumumuz aradaki bu problemlerin kalkması, demokratik düzen içerisinde siyasetin sözünü söylemesi, her işin yasal olarak legal zeminde yapılması gerektiğini toplum desteklemektedir.






