Kılıçdaroğlu’nun “Çalanın yüzüne tükürülür” açıklamasının perde arkası
Gözler CHP'nin pazar günü yapacağı kurultaya çevrildi. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun aday olup olmayacağı sorusuna yanıt aranıyordu. Kılıçdaroğlu son noktayı koydu ve "aday" değilim açıklamasını yaptı. Kılıçdaroğlu'nun mesajındaki "çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım" sözleri dikkati çekti. Gelişmeleri A Haber canlı yayınına katılan akademisyen Prof. Dr. Zakir Avşar değerlendirdi.
Ana muhalefet partisi olan CHP şaibe iddialarının gölgesinde olağanüstü kurultaya giderken Kemal Kılıçdaroğlu kurultayda aday olmayacağını açıkladı ve kesin bir dille "aday değilim" dedi.
Kararını sosyal medyadan duyurduğu mesajında hem parti içi muhalefete hem de "çalanlar" sözüyle Ekrem İmamoğlu'na yönelik sarf ettiği sözler dikkat çekti. Gelişmeleri A Haber spikeri Merve Özkan'ın sunduğu Ajans Bugün'e katılan akademisyen Prof. Dr. Zakir Avşar değerlendirdi.
Prof. Dr. Zakir Avşar: Kılıçdaroğlu'nun üzerine çok gittiler. Bu yüzüne tükürme ifadesini kim kullandı? Dikkat ederseniz Özgür Özel de kullandı. Bir milletvekili de kullandı. Yine Cumhuriyet Halk Partisi mevcut yönetimiyle içli dışlı olan pek çok gazeteci, yazar ve sanatçı da kullandı. Dolayısıyla bu "yüzüne tükürürler" ifadesi gördüğüm kadarıyla Kılıçdaroğlu'nun üzerinde çok ciddi bir tesir yaratmış olmalı ki buna bir cevap verme ihtiyacı duydu. Bu cevabı verirken de böyle bir sert ifadeyi kullanmayı tercih etti.
Ekran görüntüsü / A Haber
"HIRSIZ-YOLSUZ" SÖZLERİ…
Kılıçdaroğlu ile ilgili benim bu ekranlarda da yazılarımda da çok sert eleştirilerim vardır ama hiçbir zaman şunu söylemedik; "Hırsız, Yolsuz" demedik biliyorsunuz. Onunla ilgili bu tür sıfatları ne ben ne diğer yorumcular gazeteciler kullandılar. Dolayısıyla yani Kılıçdaroğlu'nun kendi içerisinde bir tutarlılığı vardır. Bir dürüstlüğü vardır. Elbette ki hiç kimse Kılıçdaroğlu'na bu konuda bir şey söyleyemez.
Ekran görüntüsü / A Haber
İMAMOĞLU SORUŞTURMASININ NE OLDUĞUNU KAMUOYUNA TESLİM ETTİ
Kılıçdaroğlu da zaten o konuda çok iddialı bir çıkış yaptı ve bugünkü aslında bakarsanız İmamoğlu ile ilgili soruşturmanın esasının ne olduğunu da bir yerde teslim etmiş oldu kamuoyuna. Çünkü şu ana kadar biliyorsunuz bu bir siyasal mesele olarak çekişme olarak takdim edilmek isteniyordu. Yargısal süreçler değersizleştirmek isteniyordu. Yine bu yolsuzlukla ilgili araştırma yapan kurumlarla ilgili kamuoyunun kafasına şüpheler uyandırılmak isteniyordu.




