Asrın vurgununda 7. duruşma sona erdi! Çelişkili ifadeler: Tutukluluk değerlendirme talebine ret
Yüzyılın vurgunu olarak nitelendirilen İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık 6’ncı gününde Silivri’de duruşmaların ikinci haftasında hakim karşısına çıktı. Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın özel kalem müdürü Murat Or savunma yaptı. Or'un ifadeleri arasındaki çelişkiler ise dikkatlerden kaçmadı. ‘Yolsuzluk’ soruşturmasında 7. duruşma sona ererken dava bayram nedeniyle pazartesi günü devam edecek. Öte yandan sanık avukatlarının tutukluluk değerlendirme yapılsın talebini de heyet reddetti.
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık 6'ncı gününde Silivri'de duruşmaların ikinci haftasında hakim karşısına çıktı.
İŞTE 5. DURUŞMADA YAŞANANLAR / TIKLA GÖR
İŞTE DURUŞMANIN 3 VE 4. GÜNÜNDE YAŞANANLAR / TIKLA GÖR
İŞTE DURUŞMANIN 1. VE 2. GÜNÜNDE YAŞANANLAR | TIKLA GÖR
Dakika dakika yaşananlar...
CANLI ANLATIM
"TUTUKLULUK DEĞERLENDİRME YAPILSIN" TALEBİNE RET
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturmasında 7. duruşma sona erdi. Dava pazartesi günü devam edecek. Sanık avukatlarının tutukluluk değerlendirme yapılsın talebini, heyet reddetti.
Ali Sukas’ın ifadesi yaklaşık 3 saat sürerken savunması bitmedi. Sukas, pazartesi savunma yapmaya devam edecek.
AĞAÇ A.Ş GENEL MÜDÜRÜ ALİ SUKAS SAVUNMA YAPTI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Geçen haftaki duruşmalarda tutuklu sanık Aykut Erdoğdu, Sırrı Küçük, Ümit Polat, Bulut Aydöner savunma yaptı. 7'nci duruşmada ise Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas da savunma yaptı.
"3G USULÜ TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR"
Ağaç A.Ş Genel Müdürü Ali Sukas savunmasında, ‘İddianameye baktığımda yasal satın alma süreçlerinden olan 3G maddesi kapsamında yaptığımız istisna alımının iddianamede suç olarak gösterildiğini görüyorum. Oysa bazı alımlarda ve doğrudan alımlarda 3G usulü tercih değil, zorunluluktur. Ağaç A.Ş.’nin bazı hizmet ve mal alımları 3G maddesi kapsamında yapılmıştır. Savcılık, bu yöntemlerde açık ihale uygulanmadığı için her firmanın teklif veremediğini ve yalnızca davet edilen firmaların teklif sunduğunu, incelenen alımlarda ise genellikle örgüte maddi destek sağlayan firmaların davet edildiğini iddia etmektedir. İddianameye baktığımda yasal satın alma süreçlerinden olan 3G maddesi kapsamında yaptığımız istisna alımının iddianamede suç olarak gösterildiğini görüyorum. Oysa bazı alımlarda ve doğrudan alımlarda 3G usulü tercih değil, zorunluluktur. Tedarikçi firmaların özellikle belirlendiği iddiası dayanaksızdır. Savcılık, alımları incelediğini, genellikle rüşvet veren firmaları davet ettiğimi ve bu firmalara daha fazla iş verdikçe onlardan daha fazla rüşvet talep ettiğimi iddia etmektedir. Öncelikle şunu söyleyeyim: Ben gözaltına alınmadan ve tutuklanmadan önce savcılık bizden istediği bütün evrakları, dosyaları kendilerine gönderdik. İncelendi, bakıldı. Herhangi bir tespit olduğuna dair şirkete herhangi bir yazı geldiği bana bildirilmedi. Herhalde bu kadar uzun süre çalışan, bu kadar yolsuzluk yapan birisi mutlaka bir dosyada bir açık vermiş olması gerekirdi. Bin iki yüz doksanın içerisinde mutlaka rüşvet, yolsuzluk, bir şey çıkardı" dedi.
"İSNATLARIN TAMAMI YALANDIR"
Sukas "Gizli tanık Gürgen’in ifadesi dikkatle incelendiğinde, beni ağır şekilde suçlayan bazı anlatımlarıyla dahi uyumlu olduğu açıkça görülmektedir. Şimdi burada doğru olan bilgiler de var. Bu bilgiler ne? Ağaç A.Ş.’nin yürüttüğü yasal ve idari faaliyetler, bazı tedarikçi firmaların isimleri ve kurumda görev yapan personelin kimler olduğu ve hangi görevlerde olduklarına ilişkindir. Bunun dışında tarafıma yöneltilen suç isnatlarının ise tamamı yalandır; herhangi bir dayanağı da yoktur. Gizli tanık Gürgen, kurumda görev yapan personelin isimlerini ve görevlerini kısmen doğru yazmıştır. Onlarda bazı görev ve isim yanlışlıkları da var; onları dosyada anlatabiliriz. Ama bunları yaparak anlatısına görünürde bir gerçeklik kazandırmaya çalışmaktadır. Bu durum dosya kapsamındaki resmi kayıt ve belgelerle de sabittir. Ayrıca Gürgen’in bazı beyanlarının kendi içinde ve iddianamenin kurgusuyla çeliştiği görülmektedir. Gürgen, bir yandan bazı tedarikçi firmalarla gizli ya da gayriresmi ortaklık ilişkisi içerisinde olduğumu iddia ederken; savcılık, aynı firmalardan ihale karşılığında rüşvet talep ettiğimi ileri sürmektedir. Tamer Gümüş şahsıma yönelik bir iddia veya ithamda bulunmamıştır. Fakat Ümit Polat’ın kendisine seçim için genel müdüre çok ciddi para baskısı olduğu, bu konuda destek olunmadığı takdirde Ağaç AŞ ile ticari hayatının olmayacağı şeklinde söylemlerde bulunduğunu, Ümit Polat’a 30 bin euro verdiğini beyan etmiştir. Bu iddialara karşı; Tamer Gümüş ile Ümit Polat arasında ne geçtiğini bilmiyorum. Bir para alışverişi olup olmadığını da bilmiyorum. Benim Ümit Polat’a herhangi bir talimatım olmadı. “Git Tamer Gümüş’e, şu kadar para verecek, şurada teslim edecek gibi bir talebim, bir talimatım olmadı. Yani ben kimseden para istemedim. Daha sonraki bazı iddialarda veya bunun içerisinde de var; Tamer ile ben zaten ortakmışım. Ortak olduğum bir insana müdürümü gönderiyorum, rüşvet alıyorum; ben de sanki bu kadar ahlaksız birisiyim. Onların ikisinin arasında bir para alışverişi olduysa da ben bunu bilmiyorum. Şahit olmadım, duymadım, görmedim " dedi.
"TUTTUĞUM BİR LİSTE YOK"
Sukas "Ümit Polat’ın iddiaları var. Ümit Polat, ‘Firmalardan almış oldukları işin yüzde 10’u tutarında para talep ettiğimi, bu firmaların listesini tuttuğumu ve üzerlerine notlar aldığımı, listeleri kendisine vermek istemediğimi fakat çalışırken bizzat kendisinin gördüğünü’ iddia etmiş. Ümit Polat, ‘Tamer Gümüş’ün şirketinin bu listede yer aldığını, kendisinin para alışverişine şahit olmadığını, listelerde yer alan firma sahiplerinden yüzde 10 sözleşme aşamasında yüzde on ödeme yaparken para talep ettiğimi ve teslim aldığımı duyduğunu’ beyan ve iddia etmektedir. Tarafımca tutulan bir liste yok. Eğer listeyi o getirdiyse, ben üzerine not aldıysam ona niye vermeyeyim, ondan niye saklayayım? Ben şirketin genel müdürüyüm. Şirketin bütün bilgilerini görebilecek konumdayım. Yani ay sonu kim ne kadar iş yapmış, böyle bir şeye ihtiyacımız yok. Onun bana getirmesine de ihtiyacım yok" diye konuştu.
SANIKLARIN SAVUNMALARI ALINIYOR
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, sanık avukatlarının duruşma planını sorması üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, duruşmaların pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri saat 10.00'da başlayıp 21.00-22.00'a kadar süreceğini bildirdi.
Duruşmada daha sonra İBB iştiraklerinden Ağaç AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Sukas'ın özel kalemi Murat Or'un savunması alındı.
Sanık Or, kimya mühendisi olduğunu ve 2012 yılında Ağaç AŞ'nin peyzaj laboratuvarında çalışmaya başladığını, 2017 yılında dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş'a laboratuvarı ziyaretinde sunum yaptığını, akabinde dönemin Ağaç AŞ Genel Müdürü tarafından özel kalem olarak görevlendirildiğini söyledi.
Ali Sukas'ın 2019 seçimleri sonrasında genel müdür olduğunu aktaran Or, "Kendisiyle daha önce hiç tanışıklığım yoktu. Sınırlarımı ve üstlerime nasıl davranmam gerektiğini bilirim. Kendi alanım dışındaki hiçbir konuya burnumu sokmam, merak dahi etmem. Disiplinli ve dürüst olmam nedeniyle Ali Bey benimle çalışmaya devam etti." dedi.
Or, rüşvet konusunda adının yer almasından üzüntü duyduğunu ifade ederek, "Eşimle İslami hassasiyetimizden dolayı 1 lira dahi faize bulaşmadık. Kimseden Ali Sukas adına para talep etmedim, kimseden de para almadım. Görev sürecimde kurumda israf yapılmaması noktasında elimden geleni yaptım. Gizli tanıkların ve sanıkların üzerime attıkları iftiralarla ilgili iddia makamının da belirttiği gibi somut bir delil yoktur. Mal varlığımda bir artış yoktur. Faizsiz bir gayrimenkul sisteminden mal sahibi oldum, aylık 60 bin küsur lira taksitlerini şu an eşim ödüyor. Böyle bir sürecin içinde olsam kendime hiç mi menfaat sağlamam?" şeklinde savunma yaptı.
Sanık Sukas'ın müsait olmadığı zamanlarda ziyaretçilerini kendisinin misafir ettiğini anlatan Or, şunları kaydetti:
"Ziyaretçiler bazen numuneler bazen de kapalı paketler getirirdi. Getirdikleri ürünleri herkesin görebileceği yere bırakır, daha sonra Ali Bey'e teslim ederdim. İçinde ne olduğunu merak etmez ve açmazdım. Odamın kapısı her zaman açıktır. Para alışverişi gerçekleşecek olsa makam odasının girişinde herkesin görebileceği yerde mi yapılır? Sanıklar ve tanıkların, cezaevinden çıkmak veya hiç girmemek adına adımı kullandıklarını düşünüyorum. Hiçbir suça tanık olmadığım gibi sanık da olmamam gerektiğini düşünüyorum. Ali Sukas'a herhangi birinin para verdiğini görmedim. İfademde sorular üzerine bazı değerlendirmelerim olmuştur. Hakkımdaki iddiaları kolluk kuvvetlerinin soruları üzerine öğrendim."
Sanık Or, 2024 yılı ramazan ayında Ali Sukas'ın kendisine bir paket verip, bunu İSTAÇ Genel Müdürü, tutuksuz sanık Ziya Gökmen Togay'a teslim etmesini söylediğini aktararak, "Ramazan ayında insanlara yardım kartları verildiğini duymuştum. O poşeti elleyince içinde kartlar olduğunu anladım, o nedenle ifademde poşettekilerin kart olduğunu düşündüğümü söyledim." dedi.
Sanıklar Ali İhsan Mengir, Yücel Mengir ve Dinçer Kantar'ın ifadelerinde ağız birliği yaparak kendisine 500 bin TL para bıraktıklarını söylediklerini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını iddia eden Or, "Bana, Ali Sukas'a verilmek üzere para teslim edilmediğini defalarca söyledim. Ali Sukas'tan bu yönde bir talimat almadım, kimseden de para almadım." savunmasını yaptı.
Sanık Or, savunmasında şunları söyledi:
"Randevulu veya randevusuz gelen her kişiyi bina girişindeki güvenlik haber verdiği için bilirim ama ne için geldiklerini bilemem. Gelenlere 'Ne getirdin, ne götürdün?' diye sormam. Dolayısıyla sanık Adem Yavuz'un 'Murat Or, beni elimde poşetle görünce içeride Ali Sukas'ın misafirinin olduğunu, konuyu bildiğini, parayı kendisine bırakabileceğimi söyledi.' ifadesi doğru değildir. Sanık Yavuz kendi menfaatine bir iş olmamışsa kin besleyen ve buna göre hareket eden biridir. Sürekli gelip randevu isterdi, her zaman bunu yapamadığım için bile bana kin beslerdi. Üzerime atılan bu iftiraları kabul etmiyorum, tahliye ve beraatimi istiyorum."
Or'un, savcılıkta verdiği ifadelerinin bazı bölümlerinin tutanağa farklı geçirildiğini iddia etmesi üzerine mahkeme başkanı, "İfadenizi verdikten sonra imzalamadan önce okumadınız mı?" diye sordu. Or, ilk kez ifade verdiği için olayın heyecanından bunu fark etmediğini söyledi.
Mahkeme başkanı Selçuk Aylan, ara vermeden önce, duruşmanın başında tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun, sanık yakınlarının duruşmaya alınması ve basın mensuplarının yerinin değiştirilmesine ilişkin talepleriyle ilgili konuştu.
Dışarıda bir tedbir uygulamadıklarını belirten Aylan, jandarmaya talimat verdiklerini, salonda yer olduğu takdirde sanık yakınlarının içeri alınacağını söyleyerek, "Medya konusunda arkadaşlar da sürekli görüşme talebinde bulunuyorlar. Haber yazacakları masa sağladık. Ses konusunda da gerekli desteği sağlayacağız. Yabancı temsilcilerle ilgili de her gün değerlendiriyoruz. Gelen talep olursa değerlendiririz." ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine diğer sanık yakınlarının da salondaki seyirci alanında bulunan boş koltuklara oturtulması sağlandı.