Asrın yolsuzluğunda hesap vakti! İmamoğlu fondaş medyaya konuşmaya çalıştı

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Asrın yolsuzluğunda hesap vakti! İmamoğlu fondaş medyaya konuşmaya çalıştı

Yüzyılın vurgunu olarak nitelendirilen İBB davasının dördüncü duruşması bugün görüldü. Aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık dördüncü kez Silivri’de hakim karşısına çıktı. Duruşmada Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat savunma yapıyor. Polat, duruşma savcısının gösterdiği rüşvet tablosu karşısında, “Daha fazlasını istemiş olabilir, bilmiyorum” ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu yasak olmasına rağmen güvenlik bariyerlerini aşarak basına konuşmaya çalıştı. Mahkeme başkanı ise İmamoğlu dahil tüm tutuklu sanıkların salondan çıkarılmasına karar verdi. Öte yandan duruşma 16 Mart'a ertelendi.

Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk davasında hesap vakti. İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık, dördüncü kez Silivri'de hakim karşısına çıktı.

Ahaber.com.tr 11-12 Mart tarihleri arasında yaşananları anbean aktardı.

İŞTE DURUŞMANIN 1. VE 2. GÜNÜNDE YAŞANANLAR | TIKLA GÖR

CANLI ANLATIM

16:02

DURUŞMA 16 MART'A ERTELENDİ

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık dördüncü kez Silivri’de hakim karşısına çıkıyor. Duruşmanın 4'üncü gününde Ağaç A.Ş satın alma müdürü Ümit Polat savunma yaptı. Duruşma 16 Mart Pazartesi günü saat 10.00'a ertelendi.

 

15:54

İMAMOĞLU BASINA KONUŞMAYA ÇALIŞTI

Sanık Ekrem İmamoğlu ara verilmesi ile birlikte özellikle fondaş medya mensuplarının oluşturan basın mensubu grubuna açıklama yapmaya kalktı.

Mahkeme başkanı mübaşirle basın mensuplarına haber gönderdi ve salonda basın mensuplarının avukatların yanındaki yerinin yeniden eski yere alınmasına karar verildi. Basın mensupları duruşmayı daha sağlıklı takip edebilmek adına yer değiştirmemekte ısrar etti. 
 

 

13:21

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' davasının 4. gününde duruşmaya 14:30'a kadar ara verildi.

12:16

“ŞİKAYET ETMEYE KARAR VERDİM”

Duruşmada bugün ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketi Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat dinlendi.

CHP'Lİ VEKİL GÖKHAN ZEYBEK'TEN SUSTURMAK İÇİN TEKLİF
Polat, tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde kendisini bir CHP’li vekilin ziyaret ettiğini anlatarak dikkat çeken ifadeler kullandı. Polat, görüşmeye gelen kişinin Gökhan Zeybek olduğunu belirterek, “Cezaevindeyken vekil görüşü geldi. Tanımıyordum. Gelen Gökhan Zeybek’ti. Adını bile soramadım, utandım” dedi.

Polat, görüşmede kendisine “Manavgat’tan geliyorum, oradaki olay tamamen kumpas” denildiğini aktararak, “Ben de kendisine, ‘Onu bilmiyorum vekilim. Burada genel müdür hamuduyla götürdü’ dedim. O da bana ‘sus’ dedi” ifadelerini kullandı. Savunmasında ayrıca ailesine yönelik teklif iddiası da öne çıktı; görüşme sırasında kızının eğitimiyle ilgili kendisine teklif yapıldığını mahkeme heyetine anlattı.

"RÜŞVETLE BİR ALAKAM OLSA MUTLAKA DUYULURDU”
Polat devamında,  “Özgür Özel’e yakın birini bulmam gerekiyordu. Mehmet Özdemir’i buldum ve buluştuk. Bana, ‘Bu olay İSKİ skandalı’na benzedi, hâlâ alnımızda kara leke gibi duruyor. Ben bu işi mutlaka halledeceğim’ dedi. Ancak daha sonra kendisine bir daha ulaşamadım, sanırım beni engelledi” ifadelerini kullandı.

Polat savunmasında, gördüğü iddiaları ilgili isimlere aktardığını belirterek, “Vatandaş olarak yanlış bir şey gördüm; bunu Ertan Yıldız’a ve Ekrem İmamoğlu’na ilettim. Parti başkanlarına ulaşmaya, bu durumun üstesinden gelmeye çalıştım” dedi.

"BANA BİR LİSTE VERDİ"
“25 yıldır aynı yerde çalışıyorum, 5 milyar TL’lik bir bütçe yönetiyordum. Rüşvetle bir alakam olsa mutlaka duyulurdu” diyen Polat, hakkındaki iddiaları reddetti.

25 yıl aynı bölümde çalıştığını söyleyen Polat, Ağaç A.Ş Genel Müdürü Ali Sukas’ın kendisini yanına çağırdığını söyleyerek, “Bana bir liste verdi ve bunlar alınacak dedi. Ben de 'insanlardan ne diye para isteyeceğiz?' dedim. 'Yukarıdan istiyorlar' dedi. Ben kendisine 'böyle bir şey yapmayacağımı' söyledim” dedi.

“ŞİKAYET ETMEYE KARAR VERDİM”
Kendisinin bu işe karışmadığını söyleyen Ümit Polat, “Ben 25 yıldır aynı yerde çalışıyorum. Dolayısıyla insanlarla tanışıklığımız var. Müteahhitler bana gelip dert yanmaya başladı. Kendilerinden para istenmesiyle alakalı. Ben o zaman Ali Sukas’ın bu paraları ‘yukarısı’ diyerek kendisi için topladığını düşündüm ve şikayet etmeye karar verdim” dedi.

Birkaç yere şikayet ettiğini ancak zaman geçmesine rağmen sonuç alamadığını söyleyen Polat, “Sonrasında genel müdürün bana karşı mobbingleri başladı. Hala şikayetimle ilgili bir şey yapılmayınca ben de bu durumu Ekrem (İmamoğlu) başkanın kendisine ileteceğimi söyledim. Başkanla bizzat görüşen birine durumu anlattım. Aradan zaman geçince söylediğim kişi bana Ekrem beye ilettiğini ama ayaküstü konuştuklarını söyledi. Ayrıca Fatih Keleş’e de durumu ilettiğini söyledi. Aradan biraz zaman gelince Duygu hanım yanıma geldi ve ‘sizin emekliliğiniz geldi. Gençlerin önünü açın’ gibi söylemlerde bulundu” dedi.

Savcı, Ümit Polat’a önce kendi beyanlarını hatırlattı: “İmamoğlu, Ali Sukas ve Ertan Yıldız Ağaç A.Ş.’de toplantı yaptı; İmamoğlu, Ali Sukas’a kızdı ve o tarihten sonra müteahhitlerden para talep edilmeye başlandı demişsin. 2023’ten sonra ciddi bir artış var. Bu artış bahsettiğin toplantıdan sonrasına mı denk geliyor?”

Ümit Polat ise “Ali Sukas için ‘Eğer para toplamazsa görevden alınacak’ deniyordu. Parayı neden topladıklarını tam olarak bilmiyorum.” dedi.

Asrın yolsuzluğunda hesap vakti! İmamoğlu fondaş medyaya konuşmaya çalıştı - 1

RÜŞVET TABLOSU HAZIMSIZLIĞI
Bunun üzerine savcı, dosyadaki para çıkışlarını gösteren tabloyu ikinci kez işaret ederek, “Nasıl bilmiyorsun? Bunlar senin kendi ifadelerin. Bu tablodaki ciddi para çıkışı neden kaynaklandı?” diye sordu.

Ümit Polat ise, “Parayı daha yoğun şekilde istemiş olabilirler” yanıtını verdi.

Savcılık üçüncü kez daha açık yanıt talep etti: “Daha net cevap ver.”

Bu sırada sanık avukatları müdahale ederek, “Soruyu iptal edin!” talebinde bulundu.

Mahkeme Başkanı itirazı reddederek, “Ne parası olduğunu soruyoruz; bunda iptal edilecek bir durum yok” dedi.

GÖZALTI ÖNCESİ ALİ SUKAS'TAN İFADE TEMBİHİ
Mahkeme başkanı sanığa soruşturma aşamasındaki ifadesinde Ali Sukas’ın kendisini odaya çağırarak nasıl ifade vereceğine dair konuşma yaptığını hatırlattı. Bunun üzerine Ümit Polat, “Tutuklanma olayları olunca çağırdı. Murat Or ve şirket avukatı da vardı. Sukas, ‘Bizi mutlaka ifadeye çağıracaklar. Eşimin milletvekili aday dönem kesiklikle kimseden para istemedim o minimalde ifade vermeniz bekliyorum’ dedi. Ben ‘Savcı çağırırsa bildiğim neyse onu söylerim’ dedim. Devam eden süreçte 28 Mayıs’ta ifade verdim. 16 Haziran’da işten çıkarıldım.” dedi.

Ümit Polat, görüşme sırasında kızının eğitimiyle ilgili kendisine teklif yapıldığını da mahkeme heyetine anlattı.

 

 

10:48

DÖRDÜNCÜ DURUŞMA BAŞLADI

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun da bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.

CHP genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri, partililer, sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici de duruşmada yer aldı.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Salona tutuklu sanıklar getirilmeden önce, duruşmaya izleyici olarak katılanlara, görüntü çekilmemesi konusunda uyarı yapıldı. İzleyiciler ise henüz duruşmanın başlamadığını savunurken Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu mahkeme ve jandarma görevlilerine tepki göstererek, "Buradaki insanların yakınları 1 yıldır tutuklu. Siz bir gün içeride kalabilir misiniz? Bugünler de geçer." diye bağırdı.

Salona tutuklu sanıklar sırayla alınırken, Ekrem İmamoğlu'nun getirildiği sırada izleyiciler, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" diye slogan attı.

Heyetin salona girmesiyle başlayan duruşmada, İBB iştirak şirketlerinden Ağaç AŞ'nin Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat'ın savunması alınıyor.

İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

09:31

DİLEK İMAMOĞLU'NDAN GÖRÜNTÜ UYARISI YAPAN MÜBAŞİRE TEPKİ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın dördüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor.

DURUŞMA ÖNCESİ DİLEK İMAMOĞLU İLE MÜBAŞİR ARASINDA GERGİNLİK
Duruşma başlamadan önce, mahkeme mübaşiri salonda yasak olmasına rağmen görüntü çekildiğini belirterek, izleyici ve sanık yakınlarına uyarıda bulundu. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, "Her sabah bir gerginlik çıkarıyorsunuz, siz de bir gün suçsuz yere içeride yatın bakalım" diyerek, mübaşire tepki gösterdi. Diğer sanık yakınları ve izleyiciler de mübaşire tepki gösterdi.

 

09:25

YOLSUZLUK DAVASINDA 4’ÜNCÜ GÜN

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

4 GÜN DEVAM EDECEK
Duruşmalar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek bugünkü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.

08:57

SANIK KÜRSÜSÜNE İLK DEFA BİR İTİRAFÇI ÇIKACAK

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Bugün sanık kürsüsünde ilk defa bir itirafçı çıkacak. Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat savunmasını yapacak. İtirafçı olan Ümit Polat, savcılığa verdiği ifadesinde susması karşılığında CHP Milletvekili Gökan Zeybek'in "kızının yurt dışı masraflarını karşılama" sözü verdiğini iddia etmişti.

Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın talimatıyla 2024 seçimlerinden sonra müteahhitlerden yüzde 15 rüşvet parası topladığını ve bunun Fatih Keleş’in istediğini anlatmıştı.

 

18:18

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

4 GÜN DEVAM EDECEK

Duruşmalar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen bugünkü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşma saat 10.30 sıralarında başladı. Duruşmanın başında tutuklu sanıkların salona getirilmesi sıırasında gerginlik yaşandı. Jandarma tutuklu sanıkların el sallamasını engellemeye çalışırken, salonda bulunanlar duruma alkışlarla tepki gösterdi.

'ÖDEMELER OLAĞANDIŞI HAREKET OLARAK ALGILANMIŞTIR'

İş insanı Bulut Aydöner savunmasında, "Ben sözde mağdur Serbülent’in iddiaları gerekçe gösterilerek tutuklandım. Hem de delilsiz, belgesiz bir beyanla. 2016 yılında ailemin uzun yıllardır oluşturduğu birikimle ve tecrübeleri, en önemlisi müşteri portföyünü arz-talep dengesiyle ölçerek yeni nesil kurumsal marka modernleşmesi adımlarını atmaya karar verdim. Kısa sürede ilk stratejik konsept mağazamı açtım. Hasanoğulları DTM Otomotiv’in resmi olarak her işleminin yasalara uygun olduğunu belirtirim. Ben beyaz eşya sektörüne 2016’da adım attıktan sonra 2019 yılına kadar göstermiş olduğum faaliyet neticesinde bir markanın da güvenini kazanarak Pendik'te en büyük mağazayı açma konusunda teklif aldım ve anlaşma sağladım. Şahıs şirketi olduğumdan, diğer işlerimde olduğu gibi buranın mağaza kiralanmasından diğer bütün resmi prosedürlerine kadar tüm işlemleri şahsım adına vekâleten ilerlettim. Ben şirketime bu kadar maddi ve manevi emek sarf ederken, bu kadar emeğin yok edileceğine, tek bir sözlü beyanla mağlup olacağıma kesinlikle inanmak istemiyorum. Ticaret hayatıma devam etme kararımdan sonra 2020 yılında Tuzla merkezli kendi şirketimi kurdum ve kurduğum şirkete kademeli olarak geçiş sağlamaya başladım. Bu süreçten sonra aile adına genişlettiğim süpermarket modelini devrederek buradan elde ettiğim gelirle şirketimin bayilik süreçlerinde sermaye olarak büyümesine katkı sağladım. 2025 yılında 4 adet konsept ve kurumsal işletmeye sahip oldum. Sayın Başkan, 2019 yılına kadar olan bu süreçten özellikle bahsettim. Çünkü asla kabul etmeyeceğim şekilde emeklerimin, ailemin emeklerinin yok sayıldığı; bizim etimizle, dişimizle, alın terimizle, devlet destekli ve emek odaklı büyüttüğümüz çalışmaların hiçe sayıldığı bir MASAK raporu dosyaya sunulmuştur. Burada annemin şahıs şirketi gözönünde bulundurulmadan Hasanoğulları şirketine geçiş aşamasındaki mal transferlerinin karşısında yapılan ödemelerin hepsi olağan dışı hareketler olarak algılanmıştır. Bu raporu tamamen reddediyorum. Eylem 32’ye neden dahil edildim."diye konuştu.

'MADEM BU ARSALAR RÜŞVET TAPU MASRAFINI NEDEN BEN ÖDEDİM'

Aydöner savunmasının devamında, "Şimdi bahsettiğim gibi ticaretin bütün adımlarında, yani otomotiv alım-satımları dâhil hepsini resmi bir şekilde, düzgün ve faturalı olarak, tek bir kayıtdışı satış dahi yapmadan yürüttüğüm için buradayım. Dünya malına tamah etmeden, herhangi bir harama ya da yanlışa bulaşmadan, küçük yaştan bugüne kadar gece gündüz çalışmış, işlerine yoğunlaşmaktan her türlü imkâna sahipken annesi ve babası yaşlı olduğundan dolayı evini onlardan ayırmamış, 30 yıldır aynı adreste annesi ve babasıyla birlikte ikamet eden, kaçma şüphesi olduğu iddia edilen tutuklu Bulut Aydöner’im. Ağabeyim CHP’de üst düzey yönetici, tarzı, siyasi düşüncesi ve fikri açıkça belli olan bir kimliktir; ama o Baykan Aydöner, ben Bulut Aydöner’im. Ne onun bana talimat vermesi gibi bir durum sözkonusudur ne de benim ona talimat verme durumum vardır. Esnafın partisi olmaz. Ben kesinlikle mağazalarımdan içeri giren müşterilere ya da çalışanlarıma hangi partiye mensup olduklarını sormadım, sormaya da ihtiyaç duymadım. Şile ve Kartal’da inşaat projesi yürütmekteyim. Şile bölgesinde projem vardı, tamamladım ve satış bölümüne geçtik. Ben Şile’de esnaf kimliğimle tanınırım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum.İki tapu ödemesini de ben yaptım. Taylan ve Serbülent Danış’ın beyanları üzerine tutuklandım. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem Taylan ve Serbülent Danış’tan zorla rüşvet alınmış, neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar.Taylan ve Serbülent’in ifadeleri çelişkilidir. Ben arsaların bedelini ödeyerek aldım. Benim elimde kapı gibi tapularım var" dedi. 

'CEP TELEFONU ŞİFREMİ KENDİM VERDİM'

Eski Genel Başkan yardımcısı Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, "Öncelikle eylem 22’nin gerçekleşmediğini, üzerime atılan bu suçlamayı da kabul etmediğimi beyan ederek ifademe başlamak istiyorum. Efendim, şimdi şöyle bir durumdan bahsetmek istiyorum. Siz de muhakkak bu durumu görmüşsünüzdür. Biz bunu avukatımla beraber 11 Kasım 2025 tarihinde tespit ettik. Tespit ettiğimiz konu da şu, Ömer Güngör isimli şahıs 12 Haziran 2025 tarihinde ifade veriyor ama bunun öncesinde ne bir ifadede ne de bir bilgi notunda Sırrı Küçük ismi hiçbir noktada yer almıyor, geçmiyor. Ben sizin huzurunuzda sormak isterim. 31 Mayıs 2025 günü cumartesi sabah saat 6’da 3-4 tane polis memuru arkadaş neden beni gözaltına aldı? Diyelim ki orada bir gözaltı kararı oldu, alındım. 3 gün Vatan Yerleşkesi’nde neden tutuldum? Tutuldum, hakkımda bir iddia yok. Neden ben 165 gün Silivri 3 No’lu Cezaevi’nde kaldım? Benim 4 yaşında kızım vardı o gün. Ben 4 yaşındaki kızıma neden yalan söylemek zorunda kaldım? Silivri Cezaevi’nin neden bir polis okulu olduğunu anlatmak zorunda kaldım? Neden her görüşte ağlamak zorunda kaldım? Ömer Güngör isimli şahısla ben aynı hukuken, aynı çerçevede olduğumuzu düşünüyorum. Onlar yaklaşık 270 gündür çocuklarıyla, ailesiyle dolu dolu zaman geçirirken ben aileme hasret kaldım. Burada el salladıkça suçlu olduk. Neden? Ayda bir kere görüyorum ben kızımı. Ayda bir defa görüyorum 45 dakika. 45 dakika görmek 45 saniye gibi geliyor. 285 gündür tutukluyum o gün bugündür. Ama şükür ki Allah’a 285 gün sonra huzurunuzda en azından kendimi ifade etmeye hazır durumdayım. Biz eşimle beraber 2018 yılında evlendik. 2021 yılında kızımız doğdu. İsmi Masal. 31 Mayıs tarihine kadar kızımıza bir tane yalan söylemedik Sayın Başkanım. Her anne, her baba gibi doğrusu neyse yapacağımız neyse onu anlatmaya çalıştık. Çocuk küçük, anladığı kadar ama anlatmaya da mücadele ettik. Sabah polis memurları kapımızı çaldığında eşimle ben ‘Hayırdır ya bu sabah ne oldu, bir şey mi oldu?’ dedik. Polis memuru arkadaşlar ellerinde bir belgeyle dediler ki gözaltı ve arama kararınız var. Tabii okumadım da. Ben devletin polisine inanmayacak kadar cahil bir insan değilim. Dedim ki arkadaşlar, siz de görevinizi yapıyorsunuz. Biz de bir anne babayız. Sizden ricam, çocuğumuz içeride uyuyor. 4 yaşında. Korkutmadan, uyandırmadan tüm vazifenizi siz yerinize getirin. Biz de size yardımcı olalım. İçeri aldım. Cep telefonumu istediler. Ağızlarından daha şifre çıkmadan dedim ki memur arkadaşlar, şifreleri de bu telefonum. Çünkü kendimden o kadar eminim. Korktuğum bir şey yok. Arkadaşlar tutanağa giderken son şifrenin harfini yanlış yazmışlardı. Ben de bunu gördüm. Özellikle dedim ki efendim bakın şifre yanlış, düzeltin. Yarın Vatan’da Emniyet Müdürlüğü’nde size zorluk çıkartmasınlar." dedi.

'BAŞAK PETROL'DE BAZ VERDİM DİYE GÖZALTINA ALINDIM'

Sırı Küçük "Asıl konu Başak Petrol. Başak Petrol yolun üstünde bir işletmedir. Başak Petrol 39 tane sanayi sitesinin içinde bulundurulan İstanbul’un en büyük sanayi bölgesi olan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nin tam girişindedir. İkitelli Sanayi Bölgesi’ne girmek istiyorsanız Edirne istikametinden gelin, Ankara istikametinden gelin, E5 istikametinden gelin, mutlaka onun önünden geçeceksiniz. Başak Petrol bizim ofisimizle, mali müşavir ofisimizle yaklaşık 2 kilometre uzaklıktadır. Özgür Bey İstanbul’da yokken de ben Özgür Bey’in mali müşavir ofisindeki arkadaşlara sahada ve ofiste destek sunuyorum. Başak Petrol’ün olduğu lokasyon Arnavutköy ilçemiz hariç 3. bölgenin geri kalan 12 ilçesine gidebileceğimiz tek güzergah. Arnavutköy neden söyleniyor? Arnavutköy bizim ofisimizden arkadan gittiğimizde daha hızlı gidiyoruz, orayı kullanmıyoruz. Kuzey Marmara’ya çıkmamıza gerek kalmıyor. Güzergah Arnavutköy’ün bulunduğu güzergah. Efendim, şimdi Başak Petrol’ün bulunduğu alanı buradan nasıl soralım? Peki, şimdi benim Başak Petrol’e mal sevk etmekle ilgili suçlandığım söyleniyor. Başak Petrol’de rüşvet almakla, rüşvete aracılık etmekle suçlanıyorum. Başak Petrol üzerinden benim gibi günde milyonlarca vatandaş, milyonlarca araç geçiyor. Binlerce de toplu taşıma güzergahı burada bulunuyor. 2018’den bu yana bırakın binlerceyi milyonlarca kez baz kaydı vermişimdir, bu hayatın olağan akışına aykırı değildir. Silivri’de burada herkes baz veriyor diye suçlu olabilir mi? Rüşvete aracılık etmiş olabilir mi? Ben de Başak Petrol’de baz verdim diye gözaltına alındım. Ömer Güngör’ün ifadesi baştan aşağı çelişki. ‘Ben Sırrı Küçük’ü aradım, ben sana 5 milyon para vereceğim’ diyor. Ben de ortak bir noktada buluşalım diyorum. Efendim Başak Petrol 2 kilometre uzak benim ofisime. Biz salağız ya o kadar kameranın, MOBESE’nin altında rüşvet alacağız. Ömer Güngör’ün HTS kayıtlarında beni araması yok. Bana belgesini çıkarsın, ben de paşalar gibi Silivri’de yatayım" dedi.

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

Duruşma savunmaların alınmasının ardından 12 Mart Perşembe günü saat 10.00'a ertelendi. Duruşmanın 4'üncü gününde de sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.

14:53

1 MİLYON 250 BİN DOLARLIK RÜŞVET İDDİASI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) yolsuzluk iddialarına ilişkin açılan ve ‘Asrın Yolsuzluk Davası’ olarak nitelendirilen davada üçüncü duruşma gerçekleştirildi. Aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 450 sanığın yargılandığı davada; rüşvet çarkı, sahte makbuzlar ve milyonlarca liralık gayrimenkullerle ilgili çarpıcı ayrıntılar gün yüzüne çıktı. Detayları Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek ve A Haber Özel Haberler Şefi Mehmet Karataş aktardı. 

AYDÖNER’DEN ‘TİCARET’ SAVUNMASI

Duruşmayı takip eden A Haber Özel Haberler Şefi Mehmet Karataş, davadaki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Karataş, “Bugün iş insanı olduğunu belirten Bulut Aydöner savunma verdi. İddianameye göre Aydöner’in, Ekrem İmamoğlu adına rüşvet karşılığında iki taşınmaz aldığı öne sürülüyor” dedi.

Karataş ayrıca davanın kapsamına dikkat çekerek, “Dosyada 143 eylem ve 17 ayrı suçlama yer alıyor. İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun tüm bu eylemlerden sorumlu tutulduğu belirtiliyor” ifadelerini kullandı.

1 MİLYON 250 BİN DOLARLIK RÜŞVET İDDİASI
Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek, davada gündeme gelen rüşvet iddialarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu’nun adının karıştığı bir rüşvet ağına dikkat çekerek, “İddialara göre Erdoğdu’nun Ankaralı bir firmadan 1 milyon 250 bin dolar aldığı ve bu paranın iki kez çalıştığı belirtilen Fatih Keleş’e rüşvet olarak aktarıldığı öne sürülüyor” dedi.

Gayrimenkul değerlerindeki dikkat çekici farklara da değinen Şimşek, “Bulut Aydöner’e ait bazı taşınmazların resmi kayıtlarda 5 ila 10 milyon lira arasında gösterildiği, ancak sadece arazinin değerinin yaklaşık 20 milyon lirayı bulduğu belirtiliyor. Benzer şekilde Ekrem İmamoğlu’nun Tarabya’daki villaları için kayıtlarda 15 milyon lira değer gösterilirken, gerçek piyasa değerinin 1,5 milyar liraya kadar ulaştığı ifade ediliyor” değerlendirmesinde bulundu.

MAHKEME SALONU SPOR TRİBÜNÜ GİBİ
Duruşma salonundaki atmosferin ciddiyetten uzaklaştığını belirten A Haber Özel Haberler Şefi Mehmet Karataş, “Mahkeme salonu zaman zaman spor tribünlerine dönüşüyor, sloganlar atılıyor. Burası savunma yapma yeri, slogan atma yeri değil. Ortada ciddi iddialar ve belgeler var, ancak şu ana kadar net bir savunma yapılamadı” ifadeleriyle durumu özetledi.

Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısında görülen davada, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

 

13:38

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşma Bulut Aydöner ve avukatlarının savunmasının ardından 14:00’e kadar ara verdi.

 

13:24

İMAMOĞLU SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASINDA İŞ İNSANINDAN SAVUNMA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor.

Tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner’in savunması ise başlayan duruşmada avukatlar da bir kısım taleplerini dile getirdi.

Ardından savunması sorulan Aydöner "Hakkımda yeterli deliller toplanmadığı için ben delilli olarak devam edeceğim. Ben sözde mağdurun beyanları üzerine tutuklandım. Hakkımda hiçbir araştırma yapılmadan tutuklandım. Asla kabullenmeyeceğim ailemin ve kendimin emeğinin yok sayıldığı bir MASAK raporu sunulmuş dosyaya. Bu raporu tamamen reddediyorum. Şirket benim kendi şirketim emek endeksli büyüttüm. Eylem 32’ye neden dahil edildim? Ticaretimin bütün adımlarında düzgün bir anlayış gözettim. Harama tamah etmedim. Ağabeyim CHP'de üst düzey yönetici, tarzı, siyasi düşüncesi, fikri açıkça belli olan bir kimlik. Ama o Baki Aydöner ben Bulut Aydöner. Ne onun bana talimat vermesi gibi bir durum söz konusu, ne de benim ona bir talimat verme durumu söz konusudur. Esnafın partisi olmaz. Müşterilerime çevreme hangi partiye mensupsun diye sormadım. Şirketim adına aldığım 2 arsa sebebiyle eylem 32’ye dahil edildim. Şile ve Kartal’da inşaat projesi yürütmekteyim. Şile bölgesinde projem vardı tamamladım satış bölümüne geçtik. Ben Şile’de esnaf kimliğim ile tanınırım. Taylan ve Serbülent Danış’ın beyanları üzerine tutuklandım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum? 2 tapu ödemelerini de ben yaptım. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem Taylan ve Serbülent Danış’tan zorla rüşvet alınmış neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar? Taylan ve Serbülent’in ifadeleri çelişkilidir. Ben arsaların bedelini ödeyerek aldım. Benim elimde kapı gibi tapularım var" dedi.

 

 

 

10:30

DURUŞMA BAŞLADI

Duruşmaya Ekrem İmamoğlu, görevden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın da bulunduğu tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi.

İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu, sanatçı Ercan Saatçi, Murat Ongun’un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun’unda bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar salondaki yerini aldı. Duruşma saat 10:30 sıralarından başladı. 

SAVUNMA YAPACAKLAR
CHP eski milletvekili tutuklu sanık Aykut Erdoğdu ve avukatlarının savunma yapmasının ardından bugün ilk savunma yapacak kişi CHP PM üyesi Baki Aydöner’in kardeşi Bulut Aydöner olacak.

 

10:17

DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davanın üçüncü gününde duruşma öncesi kısa süreli gerginlik yaşandı.

Duruşma başlamadan önce tutuklu sanıklar salona alındı. Sanıklardan Yavuz Saltık, seyirci bölümünde oturan yakınlarına el sallamak isterken Jandarma müdahale edince kısa süreli tartışma çıktı.

İmamoğlu duruşma başlamadan hemen önce mahkeme başkanına yaşanan bu durumu anlattı.

Mahkeme başkanı ise “Sanıkların yakınlarına el sallamalarında herhangi bir sakınca yok” dedi. 

09:20

İBB'YE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASINDA 3’ÜNCÜ GÜN

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

4 GÜN DEVAM EDECEK
Duruşmalar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen bugünkü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.

 

Mobil uygulamalarımızı indirin