15 Temmuz: Destanın adı millet "Emperyalist planların çöktüğü gün"

15 Temmuz: Destanın adı millet "Emperyalist planların çöktüğü gün"

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümünde A Haber'in özel yayınında devletin zirvesinden önemli isimler dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bakanlardan parti yöneticilerine, yerel yöneticilerden programlara katılan isimlere kadar birçok konuk; 15 Temmuz ruhu, Türkiye'nin güvenlik politikaları, "Terörsüz Türkiye" hedefi ve milli iradenin geleceğine ilişkin kritik mesajlar verdi.

A Haber'in 15 Temmuz özel yayınında Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran gelişmeler ve geleceğe yönelik önemli mesajlar masaya yatırıldı.

15 Temmuz 2026 tarihli canlı yayın sona erdi.

CANLI ANLATIM

15 TEMMUZ GAZİSİ O GECE YAŞADIKLARINI ANLATTI

15 Temmuz özel yayınında FETÖ’nün hain darbe girişiminde mücadele eden ve ağır yaralandıktan sonra 52 ameliyat geçiren 15 Temmuz Gazisi Emre Doğan yaşadıklarını anlattı. A Haber Muhabiri Mert Hacıalioğlu, konuya ilişkin yaptığı konuşmada 15 Temmuz gazisine mikrofon uzatarak şunları söyledi:

"Başkent Ankara'da, Millet Bahçesi'ndeyiz. Tabii ki burada çok sayıda gazi var bilindiği üzere. 253 kişi hayatını kaybetmiş, şehit düşmüş, binlerce kişi de gazi olmuştu. İşte onlardan biri de Emre Doğan'dı. Emre Doğan o gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeydi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde FETÖ'cü hainlerin özellikle savaş uçaklarıyla atmış olduğu bombalar vardı ve o bombalar sonucunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bahçesinde, çevresinde 31 kişi şehit olmuştu. Toplam 188 kişi de gazi olmuştu. İşte onlardan biri de Emre Doğan'dı. O da yanımızda. Bugün burada, üzerinden 10 yıl geçti. Neler söylersiniz öncelikli olarak bu 10 yıllık süreci sizden bir değerlendirmenizi isteyelim. Neler oldu?" sözleriyle mikrofonu gaziye uzattı.

15 Temmuz Gazisi Emre Doğan, "Öncelikle Emre Doğan ismim. 15 Temmuz gazisiyim. 253 şehidimizin bu değerde şehitliğine münasır olarak biz de gaziler olarak şahitliğini, 10. yıl devriyesinde yine aynı şekilde yerine getirmenin huzuru içerisindeyiz. Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesiyle 'Milletimizin iradesinden başka bir irade bilmem' söylemleriyle bu millet sokağa çıkmıştır. Ve sokağa çıkanlardan birisi de benim" ifadelerini kullandı. Konuşmasına devam eden Doğan, "Yaşanan durumlar içerisinde en büyük sükunet ve huşu içinde olduğumuz nokta, Cumhurbaşkanımızı daimi olarak haberlerde görebilmemizin verdiği mutluluktu. Onun önderliğinde, onun kanaatinde halka sokağa çıkın çağrısıyla bulunduğu noktada aynı yer ve ifadesel olarak biz de kendi bulunma noktamızı yerine getirmiş olduk. 10 yıllık bir süre geçti ama bizde derin izleri halen mevcut. Yaşadığımız durumlar içerisinde fiziki açıdan, zihni açıdan birtakım olumsuzluklar ister istemez oluyor. Beyan ettiğiniz gibi FETÖ kapsamında her zaman bir soruşturma var. Her zaman ortaya çıkan farklı durumlar da meydana geliyor" dedi.

"TİYATRO ALGISINI HALKIMIZ YIKTI"

Halkın kararlı duruşuna dikkat çeken 15 Temmuz Gazisi Emre Doğan, "Bu millet, o güne dair tiyatro denilen bu algıyı bile bugün 10. sene devriyesinde halkımızın sokağa çıkarak tekrardan yıkmış olmanın verdiği rahatlığı içindeyiz. Bizim burada en büyük yapabileceğimiz; kenetlenmek, huzur içerisinde 'Onlara halen buradayız, yine olsa yine meydanlardayız, bir daha aynı çağrı Cumhurbaşkanımızdan geldiği müddetçe yine çıkabileceğimiz' duyguyu yine halk olarak bugün meydanlarda 81 bir vilayetle, özellikle Ankara gibi bir yerde, Ankara'nın başkenti Külliye'de ve şu anda bulundumuz Millet Bahçesi'nde aynı coşkuyla gösteriyoruz. Rabbim bu ülkemize zeval vermesin. Hiçbir şekilde gerek harici gerekse ülke içimizdeki hainlere yar etmesin. Cumhurbaşkanımızın daimi olarak bu uğurda, bu yolda elinden geleni zaten yaptığını biliyoruz. Yine aynı söylemde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey'in de arkamızda ve yanımızda durduğunda gayet iyi takipçisiyiz" şeklinde konuştu.

HAİN DARBE GİRİŞİMİNİN İLK SAATLERİ

A Haber Muhabiri Mert Hacıalioğlu, "Madalyanı da şerefle taşıyorsun. Arkamızda da bir yazı var barışla aslında seninle beraber orayı görüyor; 'İrade bizim, zafer bizim' diyor. Biz de aslında biraz yüksek sesle konuşuyoruz çünkü zafer aslında bir zafer gününden söz ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeydin. Ne zaman sokağa çıkmaya karar verdin? Cumhurbaşkanımızın çağrısından sonra mı, yoksa önce mi?" sorusunu yöneltti.

15 Temmuz Gazisi Emre Doğan, "Cumhurbaşkanımızın çağrısından biraz önce çıkmak nasip oldu. Çünkü F-16'nın sesi bayağı bir irkiltici ve bizi dışarıda bekleyen insanların da aynı coşkuyla katılımıyla saat 9 civarı, 9:30 civarı sokağa çıkma kararı aldık. Bizim devamlı beklediğimiz konu ise Sayın Cumhurbaşkanımızın bir bize haber vermesi, çağrıda bulunmasıydı. Saatler geçmeye başladıkça bunların, FETÖ mensuplarının azgınlaşmış haliyle halkın üstüne mermi, kurşun ve F-16'lardan atılan bombaları gördükçe biz daha çok birbirimize kenetlendik. Saatlerin ilerlemesiyle Sayın Cumhurbaşkanımızı radyolardan, televizyonlardan görmemizle büyük bir rahatlığı yaşadık. O rahatlığın vermiş olduğu en büyük etkiyi de ilerleyen saatlerde gördük" sözleriyle o geceyi aktardı.

"ÇANAKKALE'NİN İKİNCİ RUHU"

Meclis’in bombalanmasına ve verilen mücadeleye değinen 15 Temmuz Gazisi Emre Doğan, "'Olmaz' dedik, ilelebet bomba patladı. 'Gazi Meclis' unvanına sahip, 2016 15 Temmuz'da Meclis'te protokolün bulunduğu, milletvekillerimizin bulunduğu bir bölgede bu azgın canavarların atmış olduğu bombayla Meclis'imiz de gazi unvanına sahip oldu. Buradan yine Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu destekleri, vermiş olduğu bizlere 'Şehitler yakınları, gazi, gazi yakınları benim öz kardeşim gibidir' söylemleri, bizi her zaman bir adım daha ileriye taşımıştır. Bu gururu, az önce ifade ettiğiniz gibi yüksek sesle konuşuyoruz, arkamızda çok büyük bir yoğun halkın gelmiş olduğu durum var ve zafer olarak da adlandırdığımız Çanakkale'mizin ikinci ruhu olarak temsil ettiğimiz büyük bir coşkumuz var. Ve gerçekten de bu necip millet 'İrade bizim, zafer bizim, bu devlet de bizim, bu meydanlar da bizim' ifadesiyle her zaman burada bunu göstermiş olduk" açıklamasında bulundu.

52 OPERASYON VE BİTMEYEN VATAN AŞKI

A Haber Muhabiri Mert Hacıalioğlu, "Sayın Doğan, şimdi benim aklıma şu söz geldi. Hani bir ifade vardır ya; 'Kim var dediği zaman sağa sola bakmadan direkt atılan, ben varım diyen' aslında nesiller yetiştirildi diye Cumhurbaşkanımızın çok önemli sözleri, ifadeleri var. Aslında sen bir, aslında bedel de ödedin. Sanırım şu an itibariyle tekerlekli sandalyedesin. Az önce Arzu da bahsetti, 52 operasyon geçirdin. Bu da zorlu bir süreç aslında. Vatan için yaptın. Bununla ilgili neler söylersin?" diyerek sözü yeniden gaziye bıraktı.

15 Temmuz Gazisi Emre Doğan, "Öncelikle tekrardan, 52 operasyon geçirdim. 15 Temmuz 2016 tarihinden sonrasında yaralanma günüm zaten F-16'dan atılan bomba, Millet Camii önünde, Külliye'nin önünde yaralanmamla birlikte iki isabet aldım. Birisi sol ayak ampütasyonu, diğeri omuriliğe isabet etti. Günler geçtikçe ayağımın kötüye gitme durumundan kaynaklı operasyon sayıları artırıldı. Omurilikte kullanılan vidalama ve platin yöntemlerinden kaynaklı da bazılarında kırılmalar meydana geldi. Onlar için de tekrarında sinir hasarı oluşmaması kaidesiyle yapılan birçok operasyonlarımız oldu" dedi. Doğan, sözlerini "Şu gün tekerlekli sandalyedeyiz ama aynı ruh, aynı görüş, aynı duruş, içimizdeki o vatan sevgisi, vatan aşkı bizleri en büyük yegane temel olarak içimizde barındırdığımız duygudur. Tekerlekli sandalyedeyim ama sanmasınlar oturuyorum. Yani arkamızda duran millet 'Biz varız, ben varım, sen varsın' birbirimize kenetlendiğimiz noktada en büyük gövde gösterisini zaten vermiş olduğumuz duygudur. Biz milletçe birbirimizle el ele tutarak kendi içimizdeki bu duyguyu yaşattığımız müddetçe Allah'ın izniyle hiç kimse bize hiçbir şekilde karışamaz" ifadeleriyle tamamladı.

​"15 TEMMUZ BİR MİLLETİN DİRENİŞ DESTANIDIR"

15 Temmuz’un 10. yılında A Haber özel yayınında şehit ve gazileri anarak sözlerine başlayan SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Cem Duran Uzun, "Öncelikle 10. yıl dönümünde 15 Temmuz'u konuşurken, o gece ülkemizin bağımsızlığı, bütünlüğü, milletimizin birliği için canını feda eden şehitlerimizi rahmetle anarak başlamak istiyorum. Gazilerimize de sağlıklı, uzun ömürler diliyorum." ifadelerini kullandı. Uzun, o gece milletin siyasi liderliğine duyduğu sarsılmaz güvenin altını çizerek, "10. yıl dönümünde 15 Temmuz'u anarken birçok yönüyle ele alabiliriz. Ama burada en dikkat çeken husus, milletimizin bağımsızlığına, iradesine, seçtiği siyasi liderliğe duyduğu güveni gördüğümüz bir gündü. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı üzerine herhangi bir tereddüt göstermeden halkımız sokaklara çıktı, canı pahasına bu mücadeleyi yürütmeyi başardı." şeklinde konuştu.

ESKİ TÜRKİYE'NİN VESAYET ODAKLARI TASFİYE EDİLDİ

Darbenin arka planını ve Türkiye'deki siyasi değişimi analiz eden Cem Duran Uzun, "Tabii bunu nasıl olduğunu öncesine de bakarak anlamak lazım. 15 Temmuz aslında Türkiye'nin, eski Türkiye'nin bir terör örgütünün, yeni Türkiye'nin siyasetine yenildiği bir gündü diyebiliriz. Eski Türkiye'nin siyasetinde birtakım vesayet organları siyasi iktidarın üzerinde, Meclis'in üzerinde birtakım güçlere sahipti. Bu yüzden de FETÖ bunları ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütüydü. Orduda, istihbaratta, yargıda ve diğer birçok kurumda örgütlenmiş ve bir hakimiyet kurmuş bir örgüttü FETÖ ve buna güvenerek siyasete meydan okuyordu." sözleriyle örgütün devlet içindeki sızma girişimlerine dikkat çekti.

ERDOĞAN’IN LİDERLİĞİ VE TARİHİ KIRILMA NOKTASI

Milletin iradesine sahip çıkma kararlılığının geçmişteki darbelerden alınan derslerle pekiştiğini belirten Uzun, "Ancak Türkiye değişmişti. Artık millet iradesine sahip çıkıyordu. Siyaset, asker karşısında, darbeciler karşısında şapkasını alıp giden bir siyaset değildi. Cumhurbaşkanımız büyük bir siyasi liderlik göstererek halkımızı sokaklara çıkmaya davet etti. Büyük bir cesaretle Marmaris'ten İstanbul Havalimanı'na indi ve bu direnişe öncülük etti. Halkımız da bu liderliğin arkasında güçlü bir şekilde durdu, canı pahasına sokaklara çıktı, meydanlara çıktı, havalimanlarına çıktı ve bu darbe girişimi püskürtüldü." dedi.

DARBE TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK DİRENİŞ: 15 TEMMUZ RUHU

15 Temmuz direnişinin temelinde yatan tarihi bilinci anlatan Cem Duran Uzun, "Çünkü bu, biraz da önceki darbe girişimlerinden alınan bir dersin niteliği sonucu olarak karşımıza çıktı diyebiliriz. Önceki darbe girişimlerinde iradesine sahip çıkmanın acısını taşıyordu milletimiz. Malumunuz, 27 Mayıs'ta Başbakan ve iki bakan idam edilmişti. 12 Mart'ta hükümet düşürülmüş, yerine askeri rejimler tesis edilmiş, sıkıyönetimler ilan edilmişti. 12 Eylül'de bütün siyasi partiler kapatılmıştı, Meclis kapatılmıştı, bütün siyasiler yasaklar ve hapis cezaları öngörülmüştü. Bunun benzerini 28 Şubat'ta da yaşamıştık." ifadelerini kullandı.

2007 yılındaki e-muhtıranın bir dönüm noktası olduğunu kaydeden Uzun, "En sonda da 2007 yılında, 27 Nisan e-muhtırasıyla yaşamıştık. Aslında bu 15 Temmuz'daki direnişi sağlayan kırılmalardan birisi de o 27 Nisan e-muhtırasıydı. 2007 yılındaki o 27 Nisan e-muhtırasına karşı hükümet karşı çıkmış, ertesi gün Başbakanlığa bağlı Genelkurmay Başkanlığı'nın böyle bir açıklama yapamayacağını söylemişti hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, hatırlayacağımız üzere. Ve 'Halkın hakemliğine başvuralım o halde mademki Cumhurbaşkanı seçtirilmiyor, mademki Genelkurmay Başkanlığı muhtıra veriyor.' denmiş ve seçime gidilmişti ve AK Parti %50 oyla rekor bir oya ulaşmıştı. Ve bu bilinç, 2010 referandumuyla, seçimlerle artmış ve 15 Temmuz'daki direnişi bir nevi meydana getirmişti diyebiliriz." sözleriyle analizini tamamladı.

 

"BU MİLLET DEVLETİNİN ARKASINDA DİMDİK DURDU"

15 Temmuz gecesinin ve sonrasının nasıl okunması gerektiğine dair soruyu yanıtlayan AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, "15 Temmuz sonrası, bu millet bütün hainlere karşı nasıl bir araya gelebildiğini, nasıl dik durabildiğini ve devletinin arkasında dimdik durduğunu en güzel örneğiyle göstermiş oldu" dedi. Şehit ve gazilere minnetlerini sunan Ercan, "Onlar adeta bu millete, bu memlekete, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde tekrar bir ülke armağan ettiler. Ülkemizin bölünmesini, parçalanmasını önlediler ve Türkiye Yüzyılı dediğimiz aslında olgumuza, Türkiye Yüzyılı'na tekrar hazırladılar Türkiye'yi" ifadelerini kullandı.

GENÇLERE 15 TEMMUZ RUHU VE MİLLİ TEKNOLOJİ VURGUSU

15 Temmuz ruhunun genç kuşaklara aktarılması konusundaki öngörülerini paylaşan Tuğba Işık Ercan, o gece bizzat yaşadığı tecrübeleri aktararak, "Ben İstanbul'daydım ve evimin konumu itibarıyla da Boğaziçi Köprüsü'ne yakın bir konumdaydım. Hemen Sayın Cumhurbaşkanımızın Kısıklı'daki evinin orada aldık zaten soluğu ve daha sonrasında Boğaziçi Köprüsü'ne doğru yürüyüşümüz başladı" sözleriyle o geceki atmosferi hatırlattı. Yeni neslin milli şuurla yetiştiğine dikkat çeken Ercan, "Çok bilinçli bir gençlikle geliyor. Ben onlarla her biriyle gurur duyuyorum. Bu gençlerimiz sayesinde bugün İHA'ları, SİHA'ları üretiyoruz. Bugün milli savunmamız bu noktaya gelmiş durumda" şeklinde konuştu.

"SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ GENÇLER İÇİN EN BÜYÜK ÖRNEKTİR"

Gençlerin geleceğe hazırlanmasında doğru hedeflerin ve liderlik modelinin önemine değinen Ercan, "Onların önünde Sayın Cumhurbaşkanımız gibi çok önemli bir lider var. En zorlu anlarda dahi dik duran, en zorlu anlarda dahi halkının arkasında, halkı da onun arkasında duran bir liderimiz var. Gençler de en güzel şekilde bu örneği kendilerine örnek edinirlerse, Allah'ın izniyle inşallah çok daha güzel günler göreceğiz hep beraber" diyerek sözlerini noktaladı.

 

MİLLET-ORDU RUHU TÜM DÜNYAYA KANITLANDI

Sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o geceye damga vuran sözlerini hatırlatarak başlayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan, "Başaramayacaksınız. Bu milleti bölemeyeceksiniz, bu bayrağı indiremeyeceksiniz, bu ezanı susturamayacaksınız" sözlerinin Türk toplumunun ciğerine yerleştiğini belirtti. Şehitlerin Türkiye’ye demokrasiyi ve milli iradeyi hediye ettiğini dile getiren Ayan, 253 şehidi şükran ve rahmetle andığını ifade etti.

O gece milletin büyük bir güç gösterisi sergilediğini kaydeden Ayan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, "Ben milletten daha büyük bir güç tanımadım" sözüne atıfta bulunarak, "Milletimiz üniformalı askerlere karşı, milletine namlu doğrultan üniformalı askerlere karşı tüm dünyaya millet-ordu olduğunu gösterdi" dedi. Türk milletinin o günden itibaren küllerinden yeniden doğduğunu belirten Ayan, 15 Temmuz’un hem büyük bir travma hem de sarsılmaz bir özgüven kaynağı olduğunu vurguladı.

"ÇIPLAK ELLERİMİZLE TOPLARA TÜFEKLERE KARŞI DURDUK"

Türk milletinin cesaretinin tüm dünya tarafından görüldüğünü ifade eden Nilhan Ayan, "Biz çıplak ellerimizle toplara, tüfeklere karşı durmuş bir millet olduğumuzu tüm dünyaya gösterdik. Bu milletin karşısında kim durabilir? Hiç kimse" sözleriyle milli iradenin gücüne dikkat çekti. Her 15 Temmuz’da aynı duyguların tazelendiğini belirten Ayan, o gecenin büyük bir gurur nişanesi olduğunu sözlerine ekledi.

21. YÜZYILIN İSTİLA PLANI: FETÖ

Hain darbe girişiminin arka planındaki emperyalist emellere değinen Ayan, "FETÖ, 21. yüzyıldaki adıdır asırlardır Anadolu'da süregelen istila planlarının emperyalistlerin. Bu istilayı durduran liderin adı da Recep Tayyip Erdoğan'dı" şeklinde konuştu. Milletin, Başkomutanın çağrısıyla meydanlara dökülerek bu asırlık planı bozduğunu vurguladı.

"O GÜN SOKAĞA ÇIKANLAR SEYİT ONBAŞI VE KARA FATMA'YDI"

15 Temmuz’un kendi hayatı için de bir dönüm noktası olduğunu ifade eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan, "Beni politik olarak bir duruşa yönlendiren, beni hayatta bir misyona yönlendiren günlerden biridir hayatımda, kopuş noktasıdır" dedi. O gece sergilenen ruhu tarihi kahramanlarla özdeşleştiren Ayan, "O gün sokağa çıkanlar Kurtuluş Savaşı'ndaki Seyit Onbaşı'ydı, oradaki çıkan kadınlar Kara Fatma'ydı" ifadelerini kullanarak, bu yüreğin bugün de tüm millette var olduğunu dile getirdi.

“EMPERYALİST PLANLAR ÇÖKTÜ”

Sözlerine 15 Temmuz şehitlerini rahmetle anarak başlayan AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, "Öncelikle Başkent Millet Bahçesi'ne teşrif eden tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bugün 15 Temmuz Demokrasi Bayramımızın 10. yılını şanla, şerefle kutluyoruz. Şehitlerimizin sayesinde bugün demokrasimizden güvenlik politikalarımıza kadar devlet ve millet olarak en güçlü halimizle ayaktayız" ifadelerini kullandı. 15 Temmuz gecesi gösterilen direnişin tarihi bir nitelik taşıdığını belirten İnan, "Ankara gazi bir kent. O gün Genelkurmay'dan Meclis'e, AK Parti Genel Merkezi'nden Cumhurbaşkanlığı'na kadar aziz milletimiz büyük bir direniş ortaya koydu. Birinci kurtuluş mücadelemizi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde nasıl verdiysek, ikinci kurtuluş mücadelemizi de 15 Temmuz gecesi verdik" sözleriyle o gecenin önemini aktardı.

"DARBECİLER BAŞARILI OLSAYDI İHA VE SİHA'LARIMIZI UÇURAMAZDIK"

15 Temmuz sonrası hayata geçirilen güvenlik stratejilerinin savunma sanayiindeki yerlilik oranına doğrudan etkisine dikkat çeken Eyyüp Kadir İnan, "Eğer bu hain FETÖ'cü darbeciler başarılı olsaydı, bugün ne Mavi Vatan'daki iddialarımızı bir aşamaya getirebilirdik ne de savunma sanayimizin %90'a varan yerlilik oranına ulaşabilirdik. Bugün Türkiye’nin ne Libya’da, ne Karabağ’da, ne Kıbrıs’ta, ne de Mavi Vatan’ın tüm egemenlik sahasında İHA’larımızı, SİHA’larımızı kesinlikle uçuramazdı" değerlendirmesinde bulundu. Devletin tüm organlarından FETÖ unsurlarının temizlendiğini vurgulayan İnan, "Kahraman ordumuzun içindeki bu alçakları %60 oranında, yargıdan ise üçte bir oranında temizledik. Bu, milletimizin 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu şanlı destan sayesinde oldu" dedi.

İSRAİL VE BEŞİNCİ KOL FAALİYETLERİNE DARBE

FETÖ’nün küresel güçlerin ve İsrail’in taşeronluğunu yaptığını ifade eden AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, "İsrail'in bölge üzerindeki tüm planlarının 15 Temmuz gecesi çöktüğü gündür. İsrail, 45 sene boyunca FETÖ'cü alçaklar üzerinden taşeronluğunu yaptı. Gezi ve 17-25 Aralık dahil tüm casusluk faaliyetlerini bu yapı üzerinden gerçekleştiriyordu. Bugün artık o taşeronluğu tarihin kara çöplüğüne yolladık ve bugün soykırım şebekesinin kendisiyle mücadele ediyoruz" şeklinde konuştu. İnan, 15 Temmuz başarılı olsaydı Türkiye’nin emperyalistlerin uydusu bir "FETÖ Cumhuriyeti" haline getirileceğini sözlerine ekledi.

27 MAYIS’TA AÇILAN DARBELER PARANTEZİ KAPANDI

Türkiye’nin demokrasi tarihindeki vesayet zincirinin 15 Temmuz ile kırıldığını belirten İnan, "27 Mayıs’ta açılan darbeler parantezini 15 Temmuz gecesi kapattık. Darbeler fakirleştirir, darbeler gençleri ve demokrasiyi katleder. Biz bu statüko süreçlerini tarihin kara çöplüğüne yolladık" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde sistemin güçlendiğini ifade eden İnan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte tam demokratik, tam millet egemenliğine dayalı bir sisteme geçtik. 2018'den itibaren demokrasimizi güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"UNUTULAN DARBE TEKRARLANIR"

Gelecek nesillere bu bilincin aktarılacağını vurgulayan AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, "‘Unutulan darbe tekrarlanır’ derler. 15 Temmuz kendini asla unutturmayacak. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Ben milletimle birlikte varım' diyerek meydanlara inişiyle adı tarihe altın harflerle yazılmıştır. İnşallah aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkarak ülkemizi her alanda güçlendirmeye devam edeceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

KUYUMCU TİTİZLİĞİYLE YÜRÜTÜLEN SÜREÇ

Terörsüz Türkiye vizyonunun uzun süreli bir emeğin ürünü olduğunu belirten AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, "Terörsüz Türkiye sürecini yaklaşık 1,5 senedir büyük bir kuyumcu titizliğiyle Gazi Meclisimiz, büyük bir hassasiyetle bu aşamalara hamdolsun getirdi. Biz her zaman AK Parti olarak şunu söyledik: Bu sürece yük olan değil, yük alan hangi siyasi parti olursa olsun teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

15 TEMMUZ RUHU VE SINIR ÖTESİ OPERASYONLAR

Sürecin 15 Temmuz’dan bağımsız ele alınamayacağının altını çizen İnan, "Çünkü terörsüz Türkiye'de, bakın 15 Temmuz'dan hariç düşünülemez, 15 Temmuz'dan kopuk düşünülemez. Biz 15 Temmuz'da başarılı olduğumuz için, 15 Temmuz'da muvaffak olduğumuz için, 15 Temmuz'da demokrasimiz yeniden inkişaf olduğu için bugün biz terörsüz Türkiye'yi konuşuyoruz. Hatırlarsanız biz 15 Temmuz'dan sonra hemen bir ay sonra Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı harekatlarıyla sınır ötesinde terörü kaynağında kurutma iradesini ortaya koymuş büyük bir devletiz" sözleriyle Türkiye’nin kararlılığını hatırlattı.

ERDOĞAN’IN İRADESİ VE BAHÇELİ’NİN TARİHİ ÇAĞRISI

Sürecin devletin en üst kademelerinde şekillendiğini ifade eden İnan, "Başta Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bu işte ortaya koyduğu iradeyle güçlü bir devlet politikasına dönüştürüldü ve özellikle Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin o tarihi çağrısıyla, kuyumcu titizliğiyle bir süreç ortaya konuldu" dedi. Gelecek nesillere bırakılacak mirasa değinen İnan, "Bizim bir sonraki nesillere bırakacağımız en önemli icatlardan bir tanesi terörsüz Türkiye'yi, terörsüz bölgeyi ve terörsüz, Edirne'den Hakkari'ye kadar tüm huzur iklimini gelecek nesillere miras bırakmak" şeklinde konuştu.

FETÖ PROVOKASYONLARI VE BÜROKRATİK ENFEKSİYONLAR

Geçmişte yaşanan engelleme girişimlerine de değinen Eyyüp Kadir İnan, "Hatırlarsanız daha önceki milli birlik ve kardeşlik projesi içerisindeki en ağır provokasyonları kimler koydu? FETÖ'cü alçaklar koydu ve beşinci kol faaliyetlerini yine bu milli birlik ve kardeşlik projesi için onları aşağı çekerek her türlü bürokratik enfeksiyonları ortaya koyarak koymuştu. İşte 15 Temmuz sonrası biz bunları devletin her türlü uzuvlarından söküp attığımız için de bugün terörsüz Türkiye başarıyla, huzurla, her türlü enfeksiyonlara karşı büyük bir dirençle, başarıyla yürüyor" açıklamalarında bulundu.

MECLİS GÜNDEMİ VE TÜRKİYE MODELİ

Sürecin yasal zemine taşınacağı tarihi de işaret eden İnan, "Ben inşallah terörsüz Türkiye'nin artık Meclisimiz kapanmadan, bizim AK Parti olarak ve Cumhur İttifakı olarak Gazi Meclisimizin genel kuruluna getirmek için büyük bir gayret ve amaç ortaya koyduğumuzu da ifade edebilirim. Tabii bununla ilgili çok olgunlukla yürüyen süreçleri artık neticeye kavuşturma zamanı. Zaten Sayın Meclis Başkanımızın öncülüğünde çok güçlü, çok demokratik ve Türkiye'ye kendine has bir egemenliğine dayalı çok güçlü bir rapor ortaya çıktı. Bu rapor çerçevesinde, yasal çerçevede Meclisimize gelecek ve Türkiye, demokratik dünya tarihinde kendine has bir iradeyi de ortaya koyup Türkiye modelini de inşallah dünyaya sunmuş olacak" diyerek sözlerini noktaladı.

MİLLİ İRADE RUHUYLA YÜRÜYÜŞ

Zincirlikuyu'dan başlayan ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde devleşen anma yürüyüşünde on binler, ellerinde Türk bayraklarıyla şehitlerin aziz hatırasına sahip çıktı.

"5 BİN KİŞİ DESTANIN YAZILDIĞI NOKTADA"

Kortejin içinden nefes nefese yayına bağlanan A Haber Muhabiri Ahmet Nazif Vural, "Şu an 15 Temmuz'un milli iradesinin gücü olan bu millet, hep birlikte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne, bir destanın yazıldığı noktaya doğru yürümeye başladılar. Yaklaşık 5 bin kişi var diyebiliriz. 15 Temmuz'un ruhunun yansıtılması ve o hainlerin kapatmış olduğu bu köprüde milletin iradesinin tekrar hatırlanması amacıyla buradayız. Oldukça ritimli ve coşkulu bir yürüyüş sürüyor" ifadelerini kullandı.

BAKAN OSMAN AŞKIN BAK: "MİLLİ İRADENİN TEK KARAR VERİCİSİ MİLLETTİR"

Yürüyüşe katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Haber mikrofonlarına yaptığı açıklamada, "Bugün milletimizle beraber yürüyoruz. 15 Temmuz tabii bir diriliş destanıdır, milli iradenin milletimiz tarafından sahiplenildiği bir gündür. Milletimiz tüm dünyaya şunu söyledi: 'Beni kimin yöneteceğine ben karar veririm.' Milli irade meydanlara çıktı, hainleri bertaraf etti, tankları parçaladı. 10. yılında da bu milli zaferi, milli iradenin zaferini tebrik ediyoruz" şeklinde konuştu.

VALİ DAVUT GÜL: "BU RUHUN YAŞATILMASI ÇOK KIYMETLİ"

İstanbul Valisi Davut Gül, köprü üzerindeki tarihi atmosferi vurgulayarak, "15 Temmuz için hep söylenen bir söz vardır; unutmadık, unutmayacağız. 10. yılında bu işgal girişimini milletimize tekrar hatırlatmak ve o duyguyu diri tutmak için buradayız. Burası tarihe tanıklık eden, şehitlerimizin, gazilerimizin olduğu bir köprüdür. Bu ruhun yaşatılması gerekiyor. Milletimiz o gece Sayın Cumhurbaşkanımızın cesareti ve Allah'ın yardımıyla bu devleti uçurumun kenarından aldı" sözleriyle duygularını paylaştı.

İL BAŞKANI ABDULLAH ÖZDEMİR: "UNUTULAN HER ŞEY TEKRARLANMAYA MAHKUMDUR"

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise mücadelenin sürekliliğine dikkat çekerek, "Unutmamalı ve unutturmamalıyız, çünkü unutulan her şey tekrarlanmaya mahkumdur. 15 Temmuz'un 10. yılında on binlerce vatandaşımızla birlikte her tarafta şehitlerimizin aziz hatırasını anacağız. Liderine güvenen bir milletin verdiği mücadelenin sonucu olarak bugün elhamdülillah bağımsızlığımızı kutluyoruz. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin