Başkan Erdoğan'dan Türkiye'ye yönelik oyunlara karşı net mesaj: "Boyun eğmek yok"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel ve küresel gelişmeler karşısındaki kararlı duruşuna dikkat çekerek, "Büyük milletlerin imtihanı da büyük olur" dedi. Suriye'den iyi haberler geldiğini belirten Erdoğan, İsrail'in bölgeyi karıştırmak için elinden geleni yaptığını vurguladı. Türkiye'nin dünyayı sömüren güçlere boyun eğmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, karanlık ve kirli oyunlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, Türkiye'nin çevresindeki çatışmalara rağmen ülkeyi ateş çemberinden uzak tuttuklarını belirterek, "Bizimle uğraşmaya devam edecekler" mesajını verdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan "Muhtarlar Günü Buluşması" programında önemli açıklamalarda bulundu.
"MUHTARLARLA ARAMIZI HEP CANLI TUTTUK"
Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman sergi salonumuzda Türkiye'nin tüm vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye'nin meselelerini sizlerle istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel gelişmeleri birlikte değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik, yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni sadece devletin merkezi değil, milletin evi haline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabbim muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın diyorum.

"SİZLERLE BERABER YOL YÜRÜMEKTEN DAHA ÖNEMLİ BİR ŞEY OLAMAZ"
Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, tıpkı sizler gibi milletin iradesiyle, milletin teveccühüyle bulunduğu makama gelen bir kardeşiniz olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki; sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenab-ı Allah'a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabbim ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. "Aşkınan koşan yorulmaz" diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız.
Hani diyor ya şair; Ezelden aşığız biz bu millete, Haktan gelir, Hakka gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet'e, Her can, her gönülde tutar bir sevda. Irmak olur deryasına ulaşır, Destan olur gönüllere kazınır, Rüzgar olur yedi iklimi kuşatır, Eser burcu burcu, tüter bu sevda. Alparslan'ın, Eyyubi'nin davası, Söğüt'te Osman Bey'in rüyası, Erenlerin, dervişlerin duası, Her dem kalbimizde atar bu sevda. Manası kelama, lisana sığmaz, Öyle bir menzil ki sözle varılmaz, Diyoruz ya aşkla koşan yorulmaz, Aşkın her halinden güzel bu sevda.
Evet, bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti'nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabbim hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin diyorum. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.

"MUHTARLARIMIZA DEVLETİN TÜM KAPILARI AÇILDI"
Kıymetli muhtarlarımız, muhterem kardeşlerim; sizlerle aramızdaki sarsılmaz bağı anlayamayanlar, bizim her icraatımıza yaptıkları gibi muhtarlar buluşmamıza da kara çalmışlardır. Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri milli irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. "Muhtar bile olamaz" diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler.
"MUHTAR KARDEŞLERİME SAYGI DUYMAYI ÖĞRENDİLER"
Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi. Rahatsızlıklarının sebebi, sizin buraya kendi evinize gelir gibi gelmenizdi. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara'ya alınmayan Aşık Veysel gibi, muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye'nin değiştiğini, Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler. Devletin zirvesinin kapıları muhtarlarımıza açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosfer tüm Türkiye sathına yayıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapıları da muhtar kardeşlerime ardına kadar açılmaya başladı.


