Çocukları hedef alan online nefret ağı! Şiddet tuzağında ortak izler
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından gözler, çocukları ve gençleri şiddete sürükleyen dijital yapılara çevrildi. Araştırmalar, farklı ülkelerdeki okul saldırılarında faillerin benzer dijital çevrelerde bulunabildiğini, şiddeti yücelten içeriklerden, ortak mesaj odalarından, video oyunlarından ve popüler kültür unsurlarından etkilenebildiğini ortaya koyuyor.
Okul saldırıları, son yıllarda yalnızca ABD'nin değil, farklı ülkelerin de karşı karşıya kaldığı ciddi bir güvenlik ve toplumsal sorun haline geldi. Geçmişte özellikle ABD'de görülen bu tür saldırılar, Fransa, Filipinler, Avustralya ve Çin gibi farklı ülkelerde de yaşandı.
Paris merkezli Euronews sitesinde yer alan haberde "Nefret grupları birbiriyle ne kadar ilişkili?" sorusu soruldu ve bu küresel sarmal ele alındı. Türkiye'de de okul çevresinde yaşanan silahlı saldırılarla birlikte, internet ortamında çocukları hedef alan şiddet ve nefret içerikli çevrimiçi ağlar yeniden gündeme geldi.
Columbine saldırısı
COLUMBINE SONRASI ORTAYA ÇIKAN TEHLİKELİ MODEL
1999 yılında ABD'deki Columbine Lisesi'nde düzenlenen saldırıda 12 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybetti. Araştırmacılar, bu saldırının sonraki bazı saldırganlar açısından örnek alınan bir olay haline geldiğine dikkat çekiyor.
2019'da yayımlanan bir araştırmada incelenen 46 ABD okul saldırısının 20'sinde saldırganın Columbine saldırısını bilinçli şekilde model aldığı sonucuna ulaşıldı.
Bu durum, uzmanların "taklit etkisi" olarak değerlendirdiği sürecin dijital dünyada daha kolay yayılabildiği tartışmasını da beraberinde getirdi.
Fotoğraf: ahaber.com.tr
ORTAK MESAJ ODALARI VE ŞİDDET İÇERİKLERİ
Çevrimiçi ortamlarda şiddet eğilimi gösteren kişilerin bazı ortak özellikler taşıdığı belirtiliyor. Bu kişiler zaman zaman aynı sosyal ağların, anonim mesajlaşma gruplarının veya çevrimiçi toplulukların içerisinde yer alabiliyor.
Şiddeti yücelten ve saldırganları kahramanlaştıran içerikler, bu çevrelerde yeni bir hayranlık kültürünün oluşmasına neden olabiliyor.
Bazı saldırganların dijital profillerinde benzer ifadeler kullandığı, medya tarafından tanınma ve şöhret arayışının öne çıktığı ve daha önce gerçekleşen saldırılara ilişkin içeriklerin takip edildiği belirtiliyor.
Video oyunları, diziler ve sosyal medya içerikleri ise bu dijital çevrenin yalnızca bazı unsurlarını oluşturuyor. Uzmanlar, tek başına bir oyun, dizi veya sosyal medya kullanımının saldırıya neden olduğu şeklinde bir değerlendirme yapılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.



