Soruşturma sanayiden perakendeye, inşaattan gastronomiye kadar birçok sektöre uzandı. (AA)
ALP HOLDİNG'İN BAŞKANI VE EŞİ GÖZALTINDA
Soruşturmanın en dikkat çekici isimlerinden Uğur Hakan Alp, Alp Holding Yönetim Kurulu Başkanı. Şirket kayıtlarında Ankara merkezli Alp Holding A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Hakan Alp olarak gösteriliyor. Alp aynı zamanda AVB Grup İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin ortakları arasında yer alıyor.
Uğur Hakan Alp'in yanı sıra eşi Mine Alp de operasyon kapsamında gözaltına alındı. Böylece Ankara'nın köklü sermaye çevrelerinden bir ailenin iki ferdi aynı soruşturma kapsamında adli işleme tabi tutuldu.
Edinilen bilgilere göre ailenin yeme-içme ve eğlence sektöründe de yatırımları bulunuyor. Bilkent'te faaliyet gösteren "Hause" adlı işletmenin Uğur Hakan Alp tarafından eşi Mine Alp için bir hobi yatırımı olarak kurulduğu belirtiliyor.
KÖROĞLU AİLESİNİN İKİ FARKLI HALKASI DOSYADA
Gerçekleştirilen 3. dalgada gözaltına alınan Orbay Gökhan Demir, Ankara'nın bilinen yeme-içme markalarından Köroğlu İşkembecisi ailesinin temsilcilerinden. Marka 1988 yılında Necmi Demir tarafından Ankara Çankaya'da kuruldu. İşletmeyi daha sonra devralan Orbay Gökhan Demir'in Köroğlu markasını Ankara'nın farklı noktalarına ve İstanbul'a taşıdığı belirtiliyor.
Orbay Gökhan Demir'in dosyadaki bir başka dikkat çekici bağlantısı ise soruşturmanın ilk dalgasında tutuklanan eski eşi Nazlı Gür Demir oldu. Tarafların üç çocuk sahibi oldukları biliniyor. Böylece soruşturmanın ilk dalgasında Nazlı Gür Demir hakkında, üçüncü dalgasında ise Orbay Gökhan Demir hakkında adli işlem gerçekleştirildi.
Büyük sermaye gruplarının yöneticilerine yönelik adli işlemler dikkat çekti. (AA)
KAM BETON'DA BAŞKAN VE BAŞKAN VEKİLİ KARDEŞLER AYNI DOSYADA
Soruşturmanın büyük sermaye gruplarına uzanan en dikkat çekici halkalarından biri KAM Ankara Beton oldu. 3. dalgada Reyhan Çağla Baykam gözaltına alınırken, ilk etapta firari olarak aranan ağabeyi Sabri Berkan Baykam da daha sonra emniyete teslim oldu.
KAM Ankara Beton'un resmî kayıtlarında Sabri Berkan Baykam Yönetim Kurulu Başkanı, Reyhan Çağla Baykam ise Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak bulunuyor. Şirketin ödenmiş sermayesi 255 milyon TL.
Şirketin en üst iki yönetim koltuğunda bulunan iki kardeşin aynı soruşturma kapsamında adli işleme tabi tutulması, operasyonun iş dünyasındaki yankısını daha da artırdı.
Baykam kardeşler şirketin kurucusu Mahir Baykam'ın çocukları. Sabri Berkan Baykam aynı zamanda KAM İnovasyon'un Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor; iş dünyası özgeçmişinde TAİDER, TÜGİAD, KASİAD ve BASAD gibi kuruluşlardaki görevleri yer alıyor.
Baykamlar, aynı zamanda sanatçı Bedri Baykam'ın yeğeni. 3. dalga operasyon sırasında Reyhan Çağla Baykam'ın evinde yapılan aramada esrar ve sentetik uyuşturucu madde ele geçirildiği soruşturma kapsamında bildirildi.
Soruşturmanın üçüncü dalgası Ankara'nın magazin ve cemiyet basınına da uzandı. Gözaltına alınan Baran Yazıcı, Ankara cemiyet hayatına yönelik yayınlarıyla bilinen BOM Dergisi'nin sahibi olarak tanınıyor.
Sanayici ve holding yöneticilerinin yanı sıra cemiyet hayatını yakından takip eden bir magazin yayınının sahibinin de aynı operasyon kapsamında gözaltına alınması, soruşturmanın ulaştığı sosyal çevrenin genişliğini ortaya koydu.
DELİBAŞ HALICILIK AİLESİNDEN BERK DELİBAŞ
Gözaltına alınan Berk Delibaş'ın da Ankara'da halı ve dekorasyon sektöründe faaliyet gösteren Delibaş Halıcılık ailesinin oğlu olduğu belirtiliyor.
Böylece üçüncü dalgada köklü ticaret ailelerinden bir isim daha soruşturma kapsamına girdi.
GÖKMEN HOLDİNG'İN BAŞKANI FİRARİ
Soruşturmanın hakkında yakalama çalışması sürdürülen dikkat çekici isimlerinden biri ise Barış Gökmen. Gökmen Holding'in sitesinde Barış Gökmen Yönetim Kurulu Başkanı olarak gösteriliyor. Holdingin iş ağı inşaatın yanı sıra teknoloji, dayanıklı tüketim, gastronomi, reklam ve sosyal medya sektörlerine uzanıyor.
Ankara iş dünyasının bilinen holdinglerinden birinin Yönetim Kurulu Başkanı olan Gökmen'in yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
"Zengine dokunulmuyor" algısını bozan tablo yalnızca son operasyonla sınırlı değil. Soruşturmanın ikinci dalgasında da Türkiye'nin önemli sanayi gruplarından birinin yöneticisi tutuklandı. İkinci dalgada tutuklanan Abdulkadir Özcan, PETLAS ve AKO Grup bağlantısıyla dikkat çekti.
AKO Grup bünyesinde PETLAS, AKO Akü, AKO Jant ve farklı sanayi şirketleri faaliyet gösteriyor. Türkiye'nin önemli sanayi ve ihracat gruplarından birinde yönetici konumunda bulunması, Özcan hakkında yürütülen adli sürece engel olmadı.
BORSADAKİ ŞİRKETİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUTUKLANDI
Soruşturmanın henüz ilk dalgasında verilen mesaj da aynıydı. İlk dalgada tutuklanan Deniz Karamercan, Borsa İstanbul'da işlem gören Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı.
Karamercan'ın Alves Elektrik, Alves Plastik ve Alves İnşaat gibi şirketlerde de yöneticilik ve ortaklık görevleri bulunuyor.
Borsada işlem gören bir şirketin yönetim kurulu başkanının da soruşturma kapsamında tutuklanması, dosyanın daha ilk günlerinden itibaren kişilerin ticari güç veya statüsüne bakılmaksızın yürütüldüğünün en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
GECE HAYATININ ÜNLÜ MEKÂNLARINA DA OPERASYON
Soruşturmanın ikinci dalgasında ayrıca Ankara'nın eğlence ve yeme-içme dünyasında bilinen La Notte, Fado, İcaz, Hausa Lunch & Dinner ve Pearl Steakhouse gibi işletmelerle bağlantılı kişiler hakkında adli işlem gerçekleştirildi.
Böylece soruşturmanın bir ayağı Başkent gece hayatına uzanırken diğer ayağında Türkiye'nin ve Ankara'nın önemli sanayi, holding ve ticaret çevrelerinden isimler yer aldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın üç dalgasında ortaya çıkan tablo, "parası ve çevresi olan kişiye dokunulmaz" şeklindeki algıyı bir kez daha boşa çıkardı.
İlk dalgada Borsa İstanbul'da işlem gören bir şirketin Yönetim Kurulu Başkanı, ikinci dalgada Türkiye'nin önemli sanayi gruplarından bir yöneticinin yanı sıra Ankara'nın ünlü işletmelerinin sorumluları, üçüncü dalgada ise holding başkanları, büyük sermaye gruplarının yöneticileri ve köklü iş insanı ailelerinin mensupları hakkında adli işlem yapıldı.
Elektronikten betona, kablodan lastiğe, holdinglerden gastronomiye ve magazin dünyasına kadar uzanan soruşturma, kişilerin malvarlığına, soyadına, sosyal statüsüne veya iş dünyasındaki ağırlığına bakılmadan yürütüldü.
"ZENGİNE DOKUNULMUYOR" ALGISI BİR KEZ DAHA ÇÖKTÜ
Soruşturmanın ulaştığı isimler, kamuoyunda zaman zaman oluşturulmaya çalışılan "adalet güçlüye işlemez, zengine dokunulmaz" söylemini de bir kez daha boşa çıkarttı.
Başkent'in en bilinen ticaret ailelerinin mensupları, büyük şirket ve holdinglerin yöneticileri ile cemiyet hayatında tanınan kişilerin aynı dosyada şüpheli sıfatıyla adli işlemlere tabi tutulması; soruşturmada ekonomik veya sosyal statü üzerinden bir ayrıcalık gözetilmediğini gösterdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında firari şüphelilerin yakalanmasına ve dosyadaki suç bağlantılarının bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürüyor.