İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı
Bölgesel güvenlikte önemli bir dönemeç olan Mekke Anlaşması için bugün gözler İstanbul’a çevrildi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın üst düzey isimlerini bir araya getiren kritik zirvede, ortak savunma iş birliğinin geleceğine ilişkin yol haritası ele alındı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan toplantı sonrası yaptığı açıklamada "Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık. İttifakımızın resmi adı: Mekke Savunma İttifakı." dedi.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ilk toplantısını İstanbul'da gerçekleştirdi.
Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Pakistan Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asif, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman bin Abdülaziz Al Suud, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh bin Hamed Al Ruwaili katıldı.
Fotoğraf: AA
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısının marjında Suudi mevkidaşı Bin Ferhan ile İstanbul'da görüştü.
Toplantı aile fotoğrafı çekilmesinin ardından başladı. (Fotoğraf: AA)
Toplantıda savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi, ortak üretim ile araştırma ve geliştirme dahil savunma sanayii alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi gibi başlıklar değerlendirildi.
TARİHİ GÜN: ANLAŞMANIN ADI MEKKE İTTİFAKI SAVUNMASI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan toplantı sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
İttifakımızın resmi adı: Mekke Savunma İttifakı. Mekke Savunma İttifakı Anlaşması'nda biliyorsunuz bir sekretarya kurulması söz konusuydu. Bu sekretaryanın Riyad'da kurulması öngörüldü. İlk genel sekreterin de bir Pakistanlı kardeşimizin olması konusunda genel mutabakat kararı alınmıştı.
Bugün yaptığımız görüşmelerde bundan sonra atacağımız adımlar, hangi adımlar ne zaman kurumsallaşmaya yönelik atılacak bunların ön kararları alınmış oldu.
Büyük bir uyum içerisinde ve derinlik içerisinde kardeşlerimiz toplantıda görüşlerini ifade ettiler. Burada alınan kararların ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum ve ittifakın kurumsallaşması için yürütülecek çalışmalara katkı sunan herkese şimdiden çok çok teşekkür ediyorum.
SALDIRI HERKESE YAPILMIŞ SAYILACAK
Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı iş birliği niteliği taşıyor.
Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.
Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

SAVUNMA ODAKLI BİR DÜZENLEME
Anlaşmanın, üç ülkenin birbirinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi iş birliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor. Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir iş birliği zemini oluşturuyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.


