Başkan Erdoğan’dan milli irade mesajı: “Türkiye’yi tahrik etmeye çalışanlar açıp tarih kitabı okusun!”

Başkan Erdoğan’dan milli irade mesajı: “Türkiye’yi tahrik etmeye çalışanlar açıp tarih kitabı okusun!”

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programı’nda tarihi ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. KKTC’nin Girne açıklarında yaşanan gemi faciasına ilişkin kararlılık mesajı veren Başkan Erdoğan, ihmali bulunanların mutlaka hesap vereceğini vurguladı. Türkiye üzerinde plan yapan odaklara Malazgirt’ten 15 Temmuz’a uzanan destansı tarihi hatırlatan Başkan Erdoğan, terörle mücadeleden iç cephenin tahkim edilmesine kadar birçok kritik konuya değindi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programında açıklamalarda bulundu.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE GEREKLİ ADIMLAR ATILACAK

Bugün maalesef Girne'den hepimizi derinden üzen bir kaza haberi aldık. Sözlerimin hemen başında Girne açıklarında yaşanan feribot kazasında vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyor, sağ olarak kurtulan kardeşlerimize ise geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kazanın nedenlerinin tespiti ve ihmali olan varsa sorumlulardan hesap sorulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla iş birliği içinde gerekli adımların atılmasını sağlayacağız. Rabbim milletimizi ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi her türlü kazadan, beladan muhafaza eylesin diyorum. Kıymetli misafirler, sizlerle birlikte milletimizin her bir ferdinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyorum.

Biraz önce mesajlarını dinlediğimiz askerlerimizin her birini kutluyor, kendileriyle milletçe gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu anlamlı günde sizlerin huzurunda 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını, Polatlı'dan top seslerinin geldiği günlerde bile milletin emanetine sahip çıkan meclisimizin vatanperver üyelerini, millî mücadelede toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız için, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bugün bir kere daha rahmetle, minnetle yâd ediyorum.

"30 AĞUSTOS İŞGALCİLERİN HÜSRAN, MİLLETİMİZİN İSE BAYRAM GÜNÜDÜR"

İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif'in, Hakkın bu veli kulları taş türbeye girmez, bufrana bürünmüş yalnız Fatiha bekler dediği cümle, şühedanın ruhlarına hep beraber Fatihalarımızı, dualarımızı gönderiyor, Cenab-ı Allah mekânlarını cennet, makamlarını âlî eylesin diyoruz. Kıymetli misafirler, Türk milletinin istiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan Büyük Taarruz, millî mücadelenin son ve belirleyici aşamasıdır. 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlatılan taarruz, Gazi Mustafa Kemal'in komutasında yürütülen ve dört gün süren göğüs göğüse çarpışmaların ardından Dumlupınar'da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. 30 Ağustos günü milletimiz kendisine kefen biçen müstevlilerin heveslerini kursaklarında bırakmış cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açmıştır. Milletimiz türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt zaferinden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. 30 Ağustos, Türk ili Anadolu'dan atmak, şayet güçleri yetseydi kökümüzü kazmak isteyen işgalcilerin hüsran, milletimizin ise bayram günüdür.

Gazi Mustafa Kemal 30 Ağustos'un ne manaya geldiğini büyük zaferin ikinci yılında Dumlupınar'da Şehit Sancaklar Mehmetçik Anıtı'nın temelini atarken yaptığı konuşmada bakınız nasıl anlatıyor. Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada pervaz eden şehit ruhları devletimizin ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır. Burada temelini attığımız şehit asker abidesi işte o ruhları, o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını özverili ve kahraman Türk milletini temsil edecektir. Bu abide Türk vatanına göz dikeceklere Türk milletinin 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, saldırısını, gücü ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır. Evet, sadece Dumlupınar'daki Şehit Asker Abidesi değil, asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller, milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığının canlı birer şahididir.

"TARİHİYLE, MÜCADELESİYLE BÜYÜK BİR MİLLETİZ"

Asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığımızın canlı şahididir. Zaferler silsilemize bakınca şunu görüyoruz; tarihiyle mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki tüm devletlerimiz gibi Türkiye'yi de her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk. İstiklalimizi yüzyıllardır kınalı kuzularını dualarla cepheye uğurlayan analarımızın fedakarlığıyla kazandık. Kendi bileğimizin gücüne inanarak, gerektiğinde aynı hilal uğruna can vererek 1000 yıldır böyle ayakta kaldık. Bugün bir kez daha altını çiziyorum; bizi tanımak isteyenler Malazgirt'e Çanakkale'ye baksınlar, bu ülkenin hangi şartlar altında kurulduğunu anlamak isteyenler Milli Mücadeleye, Nene Hatun'lara, Kara Fatma'lara, Sütçü İmam'lara baksın. 15 Temmuz'a Fırat Kalkanı'na baksın. Ecdadımızın heybeti marufu cihandır. Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır.

Sınırlar ülkeleri fiziken ayırabilir, ama kalpleri ayıramaz. Bilhassa asırlardır aynı kıbleye yönelen, aynı peygambere gönül düşüren kardeşler arasına hudut çizilemez. Gönül ve kültür coğrafyamızla iş birliğimizi güçlendirmeye kararlıkla devam edeceğiz. Bölgemiz zor olduğu kadar tarihi bir süreçten geçiyor. 2 yıl önce bu kürsüden milletimize iç cepheyi tahkim etme çağrısı yapmıştık. Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Bahçeli'nin de katkılarıyla yeni bir dönemin kapıları aralandı. Terör meselesini kalıcı bir biçimde çözmek için önemli bir mesafe aldık.

"İHTİYACIMIZ OLAN BÜYÜK TÜRKİYE MÜTABAKATIDIR"

Geçtiğimiz günlerde Suriye'de olduğu gibi terör defterleri kapandıkça umutlar büyüyecek, coğrafyamızda farklı bir rüzgâr esmeye başlayacak. Nasıl on-on beş sene önce söylediklerimiz Cenab-ı Allah'ın yardımıyla bugün tek tek gerçeğe dönüşüyorsa bugün söylediklerimizin de çok uzak olmayan bir vakitte gerçekleştiğine inşallah hep beraber şahitlik edeceğiz. Gerek millet, gerekse bölgedeki kardeş halklar olarak büyük sıkıntıların ardından tarihe yeni bir altın sayfa yazma fırsatı yakalamış durumdayız. Allah'ın izniyle bu fırsatın kaçmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için en büyük ihtiyacımız birliktir, beraberliktir. Siyasi görüşümüz, kökenimiz farklı olsa dahi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında kenetlenmektir. İhtiyacımız olan büyük Türkiye mütabakatıdır. Ben milletimizin tarihin bizi çağırdığı ufuklara doğru gür bir ırmak misali önüne çıkan bentleri yıkarak akacağına yürekten inanıyorum. Rabbim yolumuzu bahtımızı açık etsin diyorum. Bu duygularla bir kez daha 30 Ağustos Zafer Bayramınızı tebrik ediyorum, sizlerin sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. Sayın Cumhurbaşkanım efendim hitaplarınızdan dolayı zat-ı âlinize şükranlarımızı sunuyoruz.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin