İBB davasında gerginlik: Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarıldı

İBB davasında gerginlik: Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarıldı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 64. duruşması görülürken gergin anlar da yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle salondan çıkarıldı. İşte Mahkeme başkanı ile yolsuzluktan tutuklu İmamoğlu arasında yaşanan diyalog...

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

(Foto: AA) (Foto: AA)

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutukluların yakınları izleyici olarak yer aldı. Duruşmaya, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının alınmasıyla devam edildi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatlarının savunması alındı ve duruşmaya öğle arası verildi.

Aranın ardından salona getirilen tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, duruşmaya gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e yönelik, "Genel Başkanım, hoş geldiniz, onur verdiniz. Demokrasi mücadelemde sizinle yan yana, omuz omuza olmaktan büyük gurur duyuyorum." ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, savunması alınmayan son tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nu kürsüye çağırdı.

Sanık İmamoğlu, sorgu için gelmediğini, kendisine yönelik tespitlerini dile getirmek için kürsüye geldiğini söyleyince başkan Aylan, savunma alacağını belirtti.

Bunun üzerine sanık İmamoğlu, "Savunmayla ilgili tespitlerimi dinlemeniz gerektiğini düşünüyorum. 9 Temmuz'da bitireceğinizi söylediniz. Ben planlamanızı bilmiyorum. Benden önce 2 kısıtlanmış arkadaşım var. Sizin beni nasıl bir planlamayla çağırdığınızı bilmiyorum" diye konuştu.

Başkan Aylan'ın, "Duruşma 4 aydır devam ediyor. Dinlenecek sanıkların sırasını da belirledik. En son dinlenmek istediniz, en son dinleniyorsunuz, savunma yapmama sebebiniz nedir?" sorusu üzerine, sanık İmamoğlu, "Ben burada yoktum. Savunma yapan arkadaşlarımı dinleyemedim, ağır bir hak ihlalindeyim. CMK 203 (Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder) kararıyla ilgili benim sizin sözünüze dair bir sözüm olmadı. Makul bir zamana ihtiyacım olduğunu ifade ettim. Pazartesi olan duruşmalarımdan bahsettim. Taleplerimi anlattım. Siz bunlara ret cevabı verdiniz, ben yerime oturdum." ifadelerini kullandı.

Dün yazılı olmayan şekilde cezaevinden getirilmesinin engellendiğini öne süren İmamoğlu, şunları kaydetti: "Fatih Keleş arkadaşımı ne dinleyebildim, ne sorularımı sorabildim. Bu bir hak ihlali. Bir suç örgütü lideri diye tariflendiğim bu iddianamede, bu kürsüde, sizin daha önce '9 Temmuz'da bitireceğim' dediğiniz noktada beni kürsüye çağırdınız. Şunu bilmem lazım. Kendi savunmam bitecek, 3 avukatımın savunması bitecek, burada sorulacak sorular vardır. Bunlar bitecek, siz ara karar için mütalaa isteyip, ara verip ara karar vereceksiniz. 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Sizin bu kararınız net, bu takvim netse benim sorguya tutulmam düşünülemez. Siz 9 Temmuz'da netim diyorsanız, diyeceklerimiz var, başka bir düşünceniz varsa duymak isterim."

Başkan Aylan, "2 haftadır programı deklare ediyoruz. İlk celsenin 4 ay sürmesinde sizin ve avukatlarınızın da katkısı oldu. Birçok gün duruşma yapamadık, sizlerin de buna riayet etmeniz gerekiyordu. 9 Temmuz'da bitireceğimizi söyledik, programda bir değişiklik yapmayacağız. Savunma yapıp yapmamak sizin takdiriniz, yapmazsanız susma hakkınızı kullandığınızı tutanağa geçiririz." diye konuştu.

Sanık İmamoğlu da "Susma hakkımı kullanmıyorum. 2 bin yılla yargılanan Ekrem İmamoğlu'nun 'Ben kısıtlanıyorum.' demesi Türk yargısına zarar verir." dedi.

(Foto: AA Arşiv) (Foto: AA Arşiv)

Mahkeme Başkanı Aylan, bunun üzerine şöyle konuştu: "İtirazlarınızı sabırla dinliyoruz. Bu konunun gecikmesine biz sebep vermedik. Burada iyi niyetli olmayan bir takım davranışlarla bu yargılama süreci buraya getirildi. Biz bir program yaptık, tamamlayacağımız günü söyledik. Bunun pazarlıkları nedeniyle 2 gün kaybettik. Yargılamanın bir usulü var, 4 ay yargılama sürdü. Burada ya şu an savunmanızı alacağız ya da susma hakkınızı kullandığınızı kabul edip, celseyi kapatacağım. Belirlediğimiz bir takvim var, bu takvime uyun, savunmam kısıtlandı algısı yapmayın. Hangi soruyu sordunuz engelledik. Takvimi bu hale getirmek için elinizden geleni yaptınız. Burada iddianame dışında ses kayıtları mı dinlettirilmedi, sporcu görselleri mi izlettirilmedi. Savunma hakkı böyle bir şey değil. Ekrem Bey savunma yapacaksanız yapın, pazarlık yapacaksanız salondan çıkartacağım."

İmamoğlu da "Sayın Başkan siz ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz, Türk yargısına büyük bir zarar veriyorsunuz. Siz açıklanamaz bir şekilde 9 Temmuz dediniz." deyince Başkan Aylan, "Hiçbir mahkeme tarih için açıklama yapmaz. Neden savunma yapmaktan kaçınıyorsunuz?" diye sordu.

Sanık İmamoğlu da "Ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım, yargılayacağım." dedi.

Başkan Aylan ise, "Burası senin yargılayacağın makam değil. Sen buraya yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın bir makamda oturmuyoruz. CMK 203'ü uyguluyorum. Salondan çıkartın." ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU SALONDAN ÇIKARILDI
Sanık İmamoğlu, jandarma eşliğinde salondan çıkartıldı.

Salondan çıkartılırken İmamoğlu, "Benim Ankara'da yargılayacaklarım buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığıdır." diye konuştu.

(Foto: AA) (Foto: AA)

İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BİRLEŞEN DOSYA
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin