Başkan Erdoğan'dan dünyaya net F-35 mesajı: Bizi izlemeye devam edin

Başkan Erdoğan'dan dünyaya net F-35 mesajı: Bizi izlemeye devam edin

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi. Reuters muhabirinin F-35 programı ve S-400'lere ilişkin sorusuna Erdoğan, "Bizi izlemeye devam edin." yanıtını verdi. Erdoğan, Netanyahu ile Miçotakis'in açıklamalarına ilişkin ise "Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Netanyahu'nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis'in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi." ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından basın toplantısı düzenledi.

(Foto: AA) (Foto: AA)

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hoş geldiniz. NATO Ankara Devlet ve Hükümet Başkanları 36. Zirvesi vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum." ifadesini kullandı.

Türkiye'de 22 yıl aradan sonra ikinci, başkent Ankara'da ise ilk defa tertipledikleri 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla tamamladıklarını söyleyen Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde, ev sahipliği yaptığımız bu tarihi zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO'nun temellerini Ankara'da atmış buluyoruz. Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Ama bugün savunma harcamaları, askeri yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz. Zirvemizde geçtiğimiz yıl Lahey'de verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Genel Sekreter Sayın Rutte de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifak'a yönelik çok boyutlu ve tedricen artırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. NATO Ankara Zirvesi'nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti."

"TARİHİ ŞANLI ZAFERLERLE İLMEK İLMEK DOKUNMUŞ BÜYÜK BİR MİLLETİZ"
"Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye'ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz."
değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, "Biliyorsunuz Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi ayrıca anlamlıydı. Bizim için kıymetliydi. Hassasiyetinden ötürü, değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, Türkiye'nin 1952'den beri İttifak'ın üyesi olduğunu anımsatarak, şunları söyledi: "Ama biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş büyük bir milletiz. NATO'ya üye olmakla, İttifak'a yalnızca üç kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil, aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir."

"Halihazırda NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir." diyen Erdoğan, Türkiye'nin bu emanete hakkıyla sahip çıktığını vurguladı.

Türkiye'nin, İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduğunu belirten Başkan Erdoğan, "NATO'nun harekat ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız." dedi.

İttifak'ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını bildiren Erdoğan, Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16'ların ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği misyonu kapsamında, Estonya'da konuşlanacağını söyledi.

"NATO BİRBİRİNE GÜÇ KATAN MÜTTEFİKLERİN İTTİFAKI OLMALIDIR"
Türkiye'nin, 2025 Ekim ayında üstlendiği NATO Kosova Gücü (KFOR) komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz. Daha burada sayamayacağımız, nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. Zirve vesilesiyle Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi, bu bakımdan mühimdir. Harcanan rakamlar, savunmaya ayrılan kaynaklar elbette önemlidir. Fakat gerçek caydırıcılığı, üç boyutlu derinlik yani, üstün teknoloji, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretim oluşturur. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın sacayakları olacaktır. Ülkemizin savunma sanayisi alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur.

Türkiye olarak, kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde, dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayisi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz. Bu sabahki konuşmamda da ifade ettim. Avrupa Birliği'nin savunma alanındaki girişimleri, NATO'yu tamamlayıcı olmalı ve gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır. Bu önemli hususu her fırsatta, her zeminde müttefiklerimizin ve Avrupa Birliği'nin liderliğinin dikkatine getiriyorum."

(Foto: AA) (Foto: AA)

Başkan Erdoğan, "Şurası bir hakikat ki, Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dahil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa Zirve Bildirisi'nde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım, NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, zirve kapsamında ev sahipliği yaptıkları Savunma Sanayii Forumu vesilesiyle NATO'nun savunma sektörü ile daha sıkı işbirlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi'nin müttefiklerce kabul edildiğini hatırlattı.

Terörizmin NATO'ya yönelik iki ana tehditten biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: "Son dönemdeki tüm zirvelerimizde bu hususta atılabilecek adımları ele aldık. Ankara Zirve'mizde de terörle mücadelede müttefiklerin samimi bir dayanışma içinde olmalarının önemini bir kere daha vurguladık. Görüşmelerimizde Ukrayna'da 5'inci yılına giren savaşın etkilerini de ele aldık. Artık bir yıpratmaya yönelik bu muharebede savaş, her ay on binlerce zayiat verilen bir kıyım makinesine dönüşmüştür. Türkiye olarak savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik. Bu ilkeli duruşumuzu hem Sayın Putin hem Sayın Zelenskiy hem de bu sabah belirttiğim üzere müttefiklerimiz çok iyi biliyor. Bugün bir kez daha şu çağrıyı yapmak istiyorum: Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları, Türkiye'de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum."

"GAZZE'DE İŞGAL VE ZULÜM HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR"

Erdoğan, bugün ayrıca Orta Doğu'da yaşanan güncel gelişmeleri de değerlendirdiklerini söyledi. Her aşamasına destek verdikleri İslamabad Mutabakatı'nı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız. Burada önemli olan çözüm iradesinin mutlaka korunmasıdır. Gelgitler yaşansa dahi neticede aklıselimin galip geleceğine inanıyorum. Dünyanın beklentisi de barışa fırsat tanınmasıdır. Şu gerçeği burada dikkatinize getirmekte fayda görüyorum, bir tarafta barış umutları yeşermekteyken öte tarafta 2 Mart'tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan'a yönelik saldırılar halen durmuyor. İnsanlar göçe zorlanıyor, şehirler yıkılıyor, Lübnan toprakları adım adım gasbediliyor. Aynı şekilde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze'de işgal ve zulüm hız kesmeden sürüyor. Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler, en küçük bir barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum. Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni bir çatışmaya tahammülü var. Tam tersine, insanlık olarak hava gibi, su gibi hepimiz, barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz."

(Foto: AA) (Foto: AA)

"TÜM ANKARALI KARDEŞLERİME ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM"
ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere liderlerle ikili ve bölgesel meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Erdoğan, zirve marjında Bulgaristan, Kanada, Finlandiya, Fransa, İtalya, Almanya, Birleşik Krallık liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın da Ankara'da olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu akşam Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz. Yarın da Karadağ, Slovakya ve Arnavutluk liderlerini ağırlayacağız. Malumunuz önümüzdeki yıl Türkiye'nin NATO üyeliğinin 75'inci yıl dönümü. Bu anlamlı yıl dönümünün arifesinde Ankara'da NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha vurgulamak istiyorum. Zirveye hazırlık bağlamında yakın işbirliği içinde olduğumuz NATO Genel Sekreteri Sayın Rutte ve ekibiyle zirvemizin başarıyla icra edilmesi için günlerdir büyük bir özveriyle çalışan görevlilerimizi tebrik ediyorum. Türkiye'nin büyüklüğünü, Türk milletinin misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren tüm Ankaralı kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum."

Türkiye'nin 2026 yılı bitmeden iki büyük zirveye daha ev sahipliği yapacağını dile getiren Erdoğan, "29-30 Ekim tarihlerinde Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Liderler Zirvesi'ni yine burada, başkentimiz Ankara'da gerçekleştireceğiz. Hemen ardından 9-20 Kasım tarihlerinde COP 31 İklim Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceğiz." dedi.

Ankara Zirvesi'nin hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, dünyanın dört bir yanından Ankara'ya gelen basın mensuplarına teşekkür etti.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarının devamı şöyle:

"MİÇOTAKİS'İN BÖYLE BİR YANLIŞA DÜŞMEMESİ GEREKİRDİ"
Her iki açıklamanın benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu'nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis'in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Biz Miçotakis'in Yunanistan için aldığı savunma araçlarına "Neden alıyorsunuz?" dedik mi? Bu tür şeyleri söyleyebilirdik. Ama gerek yok. Alabilir de satabilir de. Türkiye şu an bunları üretiyor. Alma hakkına da sahiptir.

Erdoğan, Reuters'ın sorduğu 'F-35'i almak için S-400 engelini var bunu nasıl aşacaksınız?' sorusuna cevap verdi: "Bizi izlemeye devam edin."

ÇELİK KUBBE KONUSU
Çelik Kubbe Projesi, aynı zamanda NATO'nun bulunduğumuz bölgedeki en güçlü savunma unsurlarından biri olacaktır. Bu konuda bütün adımlarımızı attık. Çelik Kubbe'de Türkiye her geçen gün daha da mesafe alıyor. Bunları zaman zaman kamuoyuna da sergiledik, sergiliyoruz ve sergilemeye devam edeceğiz. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa, bizde de Çelik Kubbe var.

RUHBAN OKULU SORUSU
Miçotakis'in özellikle Ege Denizi'ndeki sorunları çözme konusundaki düşüncesini ben de aynen paylaşıyorum. İnşallah ilk aşamada dışişleri bakanlarımız görüşür, daha sonra gerekirse biz de masaya oturur ve bu konuyu ele alırız. Ama şunu açık ve net söyleyeyim ki sorunları çözmek birinci derecede liderlerin görevidir. Bu konuda aynı düşünceyi ben de paylaşıyorum.

"SORUN ÇÖZÜLMEZ" DEMEM
Daha adil bir dünya mümkün. Biz buna çalışmamız gerekiyor. Bunun için de hep birlikte düşünen, uygulayan ve bu konuda adım atan siyasetçilerin kararlı bir şekilde yürüyüşünü sürdürmesi gerekir. Ben "Bu sorun çözülemez." demem. Tam aksine, çözeriz diyorum. Hep birlikte bu adımı inşallah atacağız. Bu adımı atması gerekenlerin içerisinde başta Sayın Trump olmak üzere tüm dünyadaki siyasetçilerin bu konuya yürek koyması, el vermesi gerekir. Derdi barış olanlar bu işe katkı sunmalıdır.

Türkiye'nin İHA ve SİHA teknolojilerindeki tecrübesini aktarmak amacıyla NATO'ya akredite edilmesi planlanan İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi teklifi müttefikler tarafından nasıl karşılandı?

Bu konuda, mükemmeliyet merkezleriyle ilgili çalışmaların içinde yer alan arkadaşlarımız gerekli açıklamaları zamanı geldiğinde yapacaklardır. Türkiye olarak bu alanda belli bir imkâna ve güce sahibiz. Gerek sahip olduğumuz kabiliyetleri gerek imkânlarımızı, gerekse mükemmeliyet merkezlerimizin çalışmalarını ve bunların artışını tüm dünyaya gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz.

Bu noktada Baykar önemli bir örnektir. Bu süreç başarıyla devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinden ciddi siparişler alıyorlar ve almaya devam ediyorlar. Bu da gösteriyor ki insansız hava araçlarımız, İHA'larımız ve SİHA'larımız dünyada güçlü bir karşılık bulmuştur.

15 TEMMUZ VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
15 Temmuz konusunda ve terörsüz Türkiye sürecinde hükümetimiz önemli bir başarı elde etti. Bugün artık Güneydoğu'da ve Doğu'da çobanlarımız yaylalarda rahatlıkla hayvancılık yapabiliyor, sürülerini otlatabiliyor. Hatta sürülerini gönül rahatlığıyla evlatlarına emanet edebiliyorlar. Böyle bir ortamı yakaladık.

Aynı şekilde nehirlerde ve ırmaklarda insanlar özgürce yüzebiliyor. Bu günlere geldik. Bölgede toplantılarımızı ve mitinglerimizi en geniş katılımla gerçekleştirebiliyor, özgürce yapabiliyoruz. Demek ki terörsüz Türkiye sürecini ciddi bir noktaya taşımış bulunuyoruz.

YAPTIRIMLARLA İLGİLİ SON DURUM
Şu anda Amerika'nın bize karşı yaptırımlar konusunda herhangi bir uygulaması yok. Büyük oranda, büyük ölçüde bu yaptırımlar kalkmış vaziyette.

İşte şu anda Millî Savunma Bakanım burada, Genelkurmay Başkanım burada, Dışişleri Bakanım burada ve Başkan Yardımcım burada. Hepsi de bu yaptırımların Türkiye'ye uygulanmadığını bizzat yaşıyor ve görüyor. Dolayısıyla böyle bir sıkıntımız yok. Herhangi bir sıkıntı yaşandığında da Sayın Trump, sağ olsun, aradığımız zaman 24 saat içinde bize dönüş yapıyor. Aynı şekilde 24 saat içinde gerekli cevabı da alıyoruz.

MEHTER EKİBİNE LİDERLERİN TEPKİSİ NE OLDU?
Hepsi de övgüyle bahsettiler. Tokalaşırken, "Gerçekten muhteşemdi." dediler. Hatta bazıları, "Biz Yeniçerilerinizi tanırız." ifadelerini kullandı.

İRAN - ABD MASASI DAĞILDI MI?
Masa kolay değil. Türkiye'de de biliyorsunuz altılı masa kurdular. Daha kurulmadan dağıldı. Bu ise farklı bir masa. Ama biz elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz. Bütün mesele masayı sağlam tutabilmek. Bizim masamız ise kolay kolay dağılmaz.

KAAN MOTORLARI
Bu motorlarla ilgili konuyu ben Sayın Trump'la daha önce görüştüm. Kendileri olumlu bir yaklaşım sergilediler. İnşallah bu konuda bir sıkıntı olmayacak.

"HÜRMÜZ BOĞAZI SAVAŞ GÖLÜNE DÖNÜŞMESİN"
Hürmüz Boğazı konusunda biz, Türkiye olarak elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, yapacağız. Hürmüz Boğazı'nın bir savaş gölüne dönüşmesini istemiyoruz. Bunu başarabilirsek ne mutlu bize.

GAZZE MESAJI
Gazze konusunu ben özellikle ve ısrarla gündeme getirdim. Üzerinde durdum. Gazze'yi Orta Doğu'nun en büyük insani felaketlerinden biri olarak görüyorum. İnşallah bu meselenin de bir an önce barışçıl bir çözüme kavuşturulması gerekiyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin