MSB'den BM'ye İsrail çağrısı: UNDOF görevini yapmalı! Askeri hastaneler açılacak mı?
Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesini tek bir çatı altında toplayacak dev proje Ay Yıldız Müşterek Karargâhı ve Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne dair stratejik detayları paylaştı. Bakanlık, küresel arenadaki gelişmelere dair de net mesajlar vererek, 1915 olayları üzerinden Türkiye'yi hedef almaya çalışan İsrail'e sert tepki gösterdi ve BM Ateşkes Gözlem Misyonu'na (UNDOF) çağrıda bulundu. Öte yandan, askeri hastanelerin durumuyla ilgili de açıklamalar yapıldı.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Aktürk, Ay Yıldız Müşterek Karargah Projesi ile Bakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının aynı yerleşkede bir araya getirilerek müşterek harekat anlayışının daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Yerleşkenin Türk bayrağından ilham alınarak tasarlandığını ifade eden Aktürk, özgün mimarisi, akıllı bina konsepti, çevre dostu yapısı ve ileri teknoloji altyapısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin bugün ve gelecekteki ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılayacak şekilde inşa edildiğini belirtti.
Projenin Siber güvenlikten balistik korumaya, KBRN tehditlerine karşı alınan tedbirlerden ileri mühendislik çözümlerine kadar en gelişmiş teknolojilerle donatıldığını ifade eden Aktürk, şunları kaydetti:
"Çelik Kubbe anlayışıyla desteklenen güvenlik tedbirleri sayesinde dünyanın örnek askeri karargahlarından biri olacaktır. Böylece Ay Yıldız Müşterek Karargahı, Bakanlığımızın kurumsal bütünleşmesini güçlendiren, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin müşterek harekat kabiliyetini ileri seviyeye taşıyan ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda savunma alanındaki vizyonumuzu somutlaştıran stratejik bir merkez niteliği kazanacaktır."

NATO ZİRVESİ KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
Tuğamiral Aktürk, dünyanın sayılı büyüklükteki karargahlarından biri olan Ay Yıldız Müşterek Karargahında 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, konuk Savunma Bakanları ve NATO üst düzey temsilcilerine resepsiyon verileceğini belirtti.
Zirvenin önemine değinen Aktürk, şöyle devam etti:
"Ülkemizde yapılacak NATO Zirvesi'nin İttifakın kolektif savunmaya olan sarsılmaz bağlılığını teyit edeceği, değişen güvenlik ortamına uyumunu ve ortak caydırıcılık anlayışını güçlendireceği, geleceğe dönük stratejik yönelimine yön vereceği önemli bir platform olmasının yanı sıra Türkiye'nin uluslararası güvenlik mimarisindeki konumunu ve İttifak içerisindeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koyacak. Bu kapsamda zirveyi, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama iradesinin somut şekilde ortaya konulacağı ve İttifakın geleceğine ilişkin ortak yaklaşımın şekillendirileceği önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Zirve kapsamında düzenlenecek 'Savunma Sanayii Forumu'nun ise savunma yatırımlarının artırılması, transatlantik savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesi ve bu suretle İttifakın savunma ile caydırıcılık kapasitesinin daha da güçlendirilmesine katkı sağlamasını bekliyoruz."
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, milli güvenliği teminat altına alırken uluslararası görevler ve işbirlikleriyle bölgesel, küresel barış ile istikrara katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etti.

İSRAİL'E 1915 TEPKİSİ
Orta Doğu'daki son gelişmelere de değinen Aktürk, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engelin İsrail olduğunu vurguladı.
Aktürk, İsrail'in, Lübnan ile varılan mutabakata rağmen bölgedeki saldırılarını sürdürmeye, ayrıca Kuneytra ve Dera'da Suriye'nin egemenliği ile halkının can ve mal güvenliğini hiçe sayan saldırılar gerçekleştirmeye devam ettiğini söyledi.
Tuğamiral Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Uluslararası Adalet Divanında soykırım işlemek suçundan yargılanmakta olan İsrail Hükümeti ile Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından haklarında tutuklama emri verilmiş olan liderlerinin, 1915 olaylarıyla ilgili kabul ettikleri siyasi karar suçlarını örtme çabasından başka bir şey değildir. Bu çerçevede İsrail'in, bölgedeki bu yayılmacı, istikrarsızlaştırıcı ve kışkırtıcı politikalarının son bulması için uluslararası toplumun İsrail'in politikalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi ve somut adımlar atması gerektiğini vurguluyor, ayrıca, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde ilgili tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin, bölgede kalıcı barış ve istikrara ulaşılması yolunda önemini bir kez daha yineliyoruz."





