Türkiye FETÖ’cü hainlerin peşinde! İşte öncelikli iadesi istenen isimler
Adalet Bakanlığı, 17-25 Aralık kumpası ve 15 Temmuz darbe girişiminin faili Fetullahçı Terör Örgütü'nün beyin takımıın Türkiye'ye getirilmesi için yargıdaki binlerce dosyayı yeniden ele aldı. Bakanlık, 52 kişiye ait iade dosyalarını güncelleyerek yaşadıkları yabancı devletlere yolladı. Öncelikli olarak iadesi istenen FETÖ’cülerin isimleri de ortaya çıktı.
FETÖ'nün paralel yapılanmasına yönelik sınır ötesi hukuki abluka genişliyor. Türkiye'nin terörle mücadele diplomasisi kapsamında, sığındıkları yabancı ülkelerden resmi olarak iadeleri talep edilen örgütün tepe yöneticileri ve operasyonel isimlerinin peşindeki adli takip derinleşti. Hain darbe girişiminden kumpas davalarına, soru hırsızlığından dijital casusluğa kadar tescilli suçlara imza atan ve iade evrakları kıtalar arası adli makamlara iletilen o kritik isimler, yaşadıkları ülkelerden tekrar istenirken öncelik listesine göre dosyalar gönderildi.
Firari FETÖ'cü hainler için çember daralıyor.
Sabah Gazetesi'nden Ali Rıza Akbulut'un haberine göre, örgütün yargı imamı olarak faaliyet yürüten Ahmet Can, öğrencilik yıllarından itibaren yapı içerisinde yükselerek adliye yapılanmasını koordine eden kilit isim haline geldi. Örgütün yüksek yargıdaki HSYK gibi tüm kadrolaşma ve atama listelerini bizzat yöneten Can, bunları elebaşının onayına sunuyordu. Hukuk sistemini de örgüt çıkarları doğrultusunda manipüle eden ve usulsüz soruşturmalar için doğrudan elebaşı Gülen'den talimat alan Can, bu talimatlarla bilerek adaleti engellemeye çalıştı. Geçmişte Kuzey Irak ve Ortadoğu imamlığı görevlerini de üstlendi.
YARGI MANİPÜLASYONUNUN MİMARI
Darbe girişiminin ardından FETÖ'nün propagandasını kamuoyuna hizmet olarak pazarlamaya çalışan ve medya yapılanmasının aktif isimleri arasında yer alan Bekir Baz ile yüzlerce devlet görevlisi ve sivil vatandaşı hukuksuz şekilde dinleterek özel hayatlarını deşifre eden Emrullah Uslu'nun iadesi için de adımlar atıldı. Uslu'nun, örgütün siber ve sosyal medya operasyonlarında, özellikle devletin kozmik bilgilerini sızdıran fuatavni gibi hesapların arkasındaki lojistik güç olduğu biliniyor. Basın organlarını örgütün propaganda aygıtı olarak kullanarak algı operasyonları yürüten Bekir Baz'ın iadesi için hazırlanan kapsamlı dosya iki farklı tarihte ABD makamlarına sunulurken; "suç uydurma" ve "siyasal casusluk" gibi ağır suçlarla aranan, devletin gizli bilgilerini sızdırıp sosyal medya üzerinden Türkiye aleyhine faaliyetlerini sürdürüyor.
Fotoğraf: AA
17-25 ARALIK KUMPASININ FİRARİ MİMARI
Bakanlar ve iş insanları hakkında 17-25 Aralık'ta usulsüz soruşturmalar açarak hükümeti devirmeye teşebbüs eden eski savcı Celal Kara, örgütün en üst düzey operasyon ekibinde yer alıyor. Dönemin Başbakanı, Ekonomi, İçişleri ve AB Bakanını dinlettirerek bu kayıtları sızdırılmasını sağladı. Bir dönem TSK, Emniyet ve MİT imamlarının bağlı olduğu Kara, aynı zamanda örgütün tayin heyeti üyesi olarak bürokrasideki kadrolaşmayı yönetti. Kara ayrıca 17-25 Aralık dosyasının inandırıcı olması için 60 kişiye verdiği haksız gözaltı kararıyla biliniyor. Kara Gürcistan sınırından yine örgütün üst düzey savcısı Zekeriya Öz ile kaçtığı biliniyor.
PARKELERDEN İHANET REKLAMINA
NBA'de basketbol oynarken örgütün küresel halkla ilişkiler temsilcisi gibi hareket eden Enes Kanter, sosyal medya üzerinden terörist başına bağlılık yeminleri ederek açıkça propaganda yaptı. Bağlılığını ilan etmek için soyadını 'Gülen' olarak değiştirmek istediğini söyledi ve Türkiye'nin en çok aranan teröristler listesinde yer alan Kanter'in, Mozambik'teki örgüt okullarında gizli toplantılara katıldığı ve terörün finansmanı kapsamında 50 bin dolar tutarında himmet sağladı. Bu ifade iki farklı tanık ifadesiyle belgelendi. 2024'te çektiği bir görüntüde ise 110 milyon dolar gelirini örgütü verdiği söyledi.



