Başkan Erdoğan'dan Yenilenebilir Enerji Yatırımları Açılış Töreni'nde önemli mesajlar
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulunuyor. Başkan Erdoğan, "Türkiye enerjide kritik rolde" dedi. CHP'de yaşananlara değinen Erdoğan "Elindeki pamuk şekeri alınmış karikatür tipler gibi davranıyorlar" diyerek CHP'de dün kahraman olan kişilerin bugün hain ilan edildiğini söyledi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulunuyor.
BAŞKAN ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINDA ÖNE ÇIKANLAR
Aziz milletim, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın kıymetli mensupları, enerji sektörümüzün değerli temsilcileri, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyor, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, milletin evine hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum.
Bugün artık geleneksel hale gelen bir törenimizi icra etmek üzere bir aradayız. Hizmet ve eser siyasetimizin bir nişanesi olarak her sene yenilenebilir enerji yatırımlarımızın toplu açılışlarını bahar aylarında gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl yine burada toplam 6.818 megawatt kurulu güce sahip 5 milyar dolarlık enerji yatırımlarını devreye almıştık. İnşallah birazdan 2025 yılı içinde tamamlanan elektrik üretim santrallerinin toplu açılışını yapacağız.
Törenimizin ve bugün resmen hizmete sunduğumuz yatırımların ülkemiz, milletimiz ve enerji sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımları ülkemize kazandıran firmalarımızı, kurumlarımızı ve Enerji Bakanlığımızı can-ı gönülden tebrik ediyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin bölgesinin enerji merkezi ve kavşak noktası olma vasfı giderek güçleniyor. Önceki hafta kendi alanında uzman ve seçkin isimlerin bir araya geldiği İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin ikincisini tertipledik. INRES 2026; enerji, madencilik, kritik mineraller ile hidrokarbon alanlarında güncel meselelerin ele alınmasına vesile oldu. Türkiye'nin bilhassa güncel gelişmeler ışığında enerji alanında bölgesinin siklet merkezi olduğu çok net biçimde görülüyor. Gerek son dönemde uluslararası basında yayınlanan makaleler gerekse enerji sektörünü çok iyi bilen isimler, ülkemizin günden güne artan stratejik değerine vurgu yapıyor.
Şu bir gerçek ki, 28 Şubat'ta başlayan ve henüz çözülemeyen İran merkezli kriz, Türkiye'nin küresel enerji tedarikindeki kritik rolünü perçinlemiştir. Olumsuz etkilerini halen hissettiğimiz ve bir süre daha hissedeceğimiz İran savaşının ilk günlerinden itibaren neler yaşandığını hep beraber takip ettik. Körfez ülkelerinin açık denizlere açılan kapısı olan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla birlikte, Uluslararası Enerji Ajansı'nın tanımına göre tarihin en büyük petrol arz kesintisi yaşandı. Boğazın kapatılması, küresel petrolün yaklaşık %25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin ise %20'sinin devre dışı kalmasına yol açtı. 60 dolar civarında seyreden petrol varil fiyatları iki katına kadar yükseldi. Aynı sarsıcı rakamlarla LNG fiyatlarının yanı sıra gübre, plastik dahil petrol türevi olan bütün ürünlerde karşılaştık. Bunun üzerine kimi ülkeler enerji tüketimlerini düşürmek için koronavirüs salgını günlerinden hatırladığımız çeşitli kısıtlamaları devreye aldılar. Okullar tatil edildi, özel araçların trafiğe çıkışına sınırlamalar getirildi.
Uçak seferlerinde ciddi sayıda iptaller oldu. Petrol istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Petrol ve doğal gaz bazlı ürünlerin fiyatlarıyla eş zamanlı olarak dünyada enflasyonlar artmaya başladı.
Birkaç ay öncesine kadar küresel ekonomide toparlanma beklenirken Hürmüz Krizi uzadıkça bugün pek çok ülke kendini resesyona hazırlıyor. Bunlara iş gücü piyasasından turizme, sanayiden tarıma uzanan geniş bir yelpazedeki etkilerini dahil ettiğimizde enerji tedariki meselesinin ne kadar hayati önemde olduğu çok net biçimde ortaya çıkmıştır.
Rusya-Ukrayna savaşı ile Hürmüz'ün kapanması bize şunu öğretmiştir: Enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil, aynı zamanda bir egemenlik ve milli güvenlik meselesidir.
Kıymetli misafirler, bu krizin hatırlattığı bir diğer husus da fosil yakıtlar dışındaki alternatif enerji kaynaklarına yönelik yatırımların önemidir. Malumunuz, sanayileşme, şehirleşme, nüfus ve teknoloji kullanımı arttıkça enerjiye olan ihtiyaç da yükseliyor. Enerji talebinin gelecekte daha da artacağını hepimiz çok iyi biliyoruz. Sadece yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik tüketiminin gelecek 5 yılda 2 katına çıkacağı öngörülüyor.
Türkiye olarak, hızla gelişen diğer tüm ülkeler gibi bizim enerji talebimiz de yıldan yıla yükselmektedir. Son 20 yılda ülkemizin enerji ihtiyacı 2 katına çıkmıştır. 2025 yılında elektrik tüketimimiz önceki yıla kıyasla %2,1 oranında artmıştır. Elektrik talebimizin 2035 yılına kadar en az %50 oranında artmasını bekliyoruz. Şu an enerji arzımızda ithal kaynakların payı %57 civarındadır. Her yıl değişmekle birlikte enerjide 60 ila 100 milyar dolar arasında bir ithalat faturamız var.
Burada şunu özellikle dikkatinize getirmek istiyorum. Türkiye dünyanın 16., Avrupa'nın da 6. büyük ekonomisidir. Biz aynı zamanda son 23 yılda ortalama %5,3 büyüyen bir ülkeyiz. Pazartesi günü 2026 yılının ilk çeyreğine dair büyüme rakamları açıklandı. Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,5 oranında büyüme kaydetti.
Ayrıntılar geliyor...