Dorukhan Büyükışık cinayeti dosyasında büyük çelişki: Şüpheli ifadeleri ve kamera kayıtları birbiriyle örtüşmüyor

Dorukhan Büyükışık cinayeti dosyasında büyük çelişki: Şüpheli ifadeleri ve kamera kayıtları birbiriyle örtüşmüyor

İzmir’deki şantiye alanında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık soruşturmasında, gözaltına alınan ve tutuklanan şüphelilerin savcılık ve mahkeme ifadeleri, teknik deliller, kamera kayıtları ve HTS verileriyle açıkça çelişti. Olay gecesi şantiyede yaşananlar, "görmedim, duymadım, orada değildim" diyen şüphelilerin kendi beyanları ve dijital izleriyle dosyaya yansıdı.

İzmir merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, Dorukhan Büyükışık'ın şantiyede demir çubukla darp edilerek öldürülmesine ilişkin aralarında şirket saha mühendisi ve diğer yöneticilerin de bulunduğu 24 kişi tutuklandı.

SORUŞTURMANIN ODAĞINDAKİ ŞİRKET ÇALIŞANLARI VE YÖNETİCİLERİN İFADELERİ

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan şüphelilerin, olay günü ve sonrasına ilişkin verdikleri ifadeler, dosyadaki teknik raporlar ve somut delillerle karşılaştırıldığında dikkat çekici tutarsızlıklar barındırıyor. Şüphelilerin beyanları ve bu beyanların analizleri şu şekildedir:

TAYFUN ÇAKMAKÇI (Yönetim Kurulu Başkan Vekili / Genel Müdür)

Olay tarihinde Tanyer Yapı A.Ş.'de Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapan şüpheli Tayfun ÇAKMAKÇI, ifadesinde olay günü şantiyede bulunmadığını ve maktulü tanımadığını beyan etmiştir:

Dorukhan Büyükışık cinayeti dosyasında büyük çelişki: Şüpheli ifadeleri ve kamera kayıtları birbiriyle örtüşmüyor - 1

"Maktul Dorukhan Büyükışık'ı tanımıyorum, olay günü şantiyede bulunmadım, olay günü pazar günü olması sebebiyle evimde ailem ile birlikte vakit geçiriyordum. Olayı bana şirket ortaklarından Münir Tanyer telefon ile bildirdi. Ben de şantiyede görevli personelleri arayarak olay hakkında bilgi almaya çalıştım, şantiyeye gitmedim."

Çelişki ve Analiz: Tayfun ÇAKMAKÇI'nın bu beyanına karşılık, dosyadaki HTS kayıtları incelendiğinde, olay günü saat 12:00-14:00 saatleri arasında şantiyenin bulunduğu Narlıdere ilçesindeki baz istasyonundan sinyal aldığı tespit edilmiştir. ÇAKMAKÇI'nın "evdeydim" beyanı ile HTS kayıtlarının uyuşmadığı, şantiyede bulunduğuna dair güçlü bir karine oluştuğu dosyada yer almaktadır.

BİLAL ÇELİK (Şantiye Şefi)

Şantiyenin genel işleyişinden ve güvenliğinden sorumlu olan şantiye şefi Bilal ÇELİK, olay gecesi saat 22:30 sıralarında şantiyeden ayrıldığını ve gece boyunca herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını ileri sürmüştür:

"Olay gecesi saat 22:30 sıralarında şantiyeden ayrılarak evime gittim. Gece boyunca şantiyede herhangi bir olumsuz durum yaşandığına dair bana bilgi verilmedi. Sabah saatlerinde işe geldiğimde yerde bir şahsın hareketsiz yattığını gördüm ve durumu hemen polise ve sağlık ekiplerine haber verdim. Şantiyede güvenlik kameraları aktifti ancak olay yerini doğrudan gören kamera yoktu."

Çelişki ve Analiz: Bilal ÇELİK'in "gece olumsuz bir durum yaşanmadı" beyanına tezat olarak, şantiyedeki diğer personelin (bekçiler ve işçiler) olay gecesi saat 01:30 ile 03:00 arasında şantiye içerisinde bir hareketlilik yaşandığına, araçların giriş çıkış yaptığına ve bazı sesler duyulduğuna dair ifadeleri bulunmaktadır. Ayrıca kamera kayıtlarının olaydan hemen sonraki günlerde geriye dönük olarak incelenmek istendiğinde, bazı kritik saat dilimlerine ait kayıtların "arızalı" veya "silinmiş" olduğu saptanmıştır. ÇELİK'in idari amir olarak kameraların durumuna ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığı değerlendirilmektedir.

HÜSEYİN KAYA (Proje Müdürü)

İnşaat projesinin yürütülmesinden sorumlu olan Hüseyin KAYA, olaydan ancak sabah saatlerinde haberdar olduğunu iddia etmiştir:

"Olay günü pazar olması sebebiyle izinliydim. Sabah saat 08:30 sıralarında şantiye şefi Bilal Çelik beni arayarak şantiyede bir ceset bulunduğunu söyledi. Bunun üzerine hemen şantiyeye gittim. Olay yerine gittiğimde polis ekipleri oradaydı. Maktulün şantiyeye nasıl girdiğini veya neden orada bulunduğunu bilmiyorum. Şirket olarak olayla ilgili herhangi bir kusurumuz yoktur."

Çelişki ve Analiz: Hüseyin KAYA'nın olay günü izinli olduğuna ve şantiyeye sabah geldiğine dair beyanı, kamera inceleme tutanakları ile çelişmektedir. Şantiye giriş kapısını ve çevre yolları gören Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve çevre işyeri kameralarında, Hüseyin KAYA'nın kullanımındaki aracın olay gecesi saat 02:15 sıralarında şantiye bölgesine giriş yaptığı, yaklaşık 45 dakika kaldıktan sonra ayrıldığı kameralarla tescillenmiştir.

Dorukhan Büyükışık cinayeti dosyasında büyük çelişki: Şüpheli ifadeleri ve kamera kayıtları birbiriyle örtüşmüyor - 2

FİRARİ SAHA MÜHENDİSİNİN İFADESİ VE KAÇIŞ SÜRECİ

Soruşturmanın en kritik isimlerinden biri olan ve hakkında yakalama kararı çıkartıldıktan sonra adli arama neticesinde yakalanan şirket saha mühendisi Yiğit AYKURT'un beyanları da dosyadaki somut verilerle uyuşmamaktadır.

YİĞİT AYKURT (Olay Tarihindeki Şirket Saha Mühendisi)

Uzun süre firari olarak aranan ve 26/05/2026 tarihinde tutuklanan saha mühendisi Yiğit AYKURT, maktulü hiç görmediğini ve olayı sonradan duyduğunu savunmuştur:

"Ben şantiyede saha mühendisi olarak görev yapmaktayım. Olay günü nöbetçi veya görevli değildim. Maktulü hayatım boyunca hiç görmedim ve tanımıyorum. Olayın meydana geldiği blok önündeki demir çubuklar inşaat malzemesidir, maktulün bunlarla bir ilgisi var mıdır bilmiyorum. Hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum, suçsuzum."

Çelişki ve Analiz: Yiğit AYKURT'un olay gününe ilişkin "görevli değildim, şantiyede yoktum" savunması, şantiyede çalışan işçilerin ve alt yüklenici firma yetkililerinin ifadeleriyle çürütülmüştür. İşçiler, olay gecesi Yiğit AYKURT'un şantiyede olduğunu, hatta blokların bulunduğu alanda harita ve ölçüm personeliyle birlikte geç saatlere kadar çalışma yürüttüğünü beyan etmişlerdir. AYKURT'un olaydan hemen sonra ani bir kararla işi bırakması ve adresini değiştirerek firari konumuna düşmesi de suç delillerini gizleme ve kaçma şüphesini doğrular nitelikte bir somut olgu olarak dosyaya kaydedilmiştir.

BEKÇİLER VE GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN ÇELİŞKİLİ BEYANLARI

Şantiyenin fiziki güvenliğinden ve giriş-çıkışların kontrolünden sorumlu olan gece bekçileri ile güvenlik personeli, olayın yaşandığı saat dilimlerine dair birbirini tutmayan ifadeler vermişlerdir.

HULUSU ARAS (Gece Bekçisi)

Olay gecesi nöbetçi olan bekçi Hulusu ARAS, şantiyeye yabancı bir kişinin girdiğini görmediğini iddia etmiştir:

"Olay gecesi saat 19:00'dan sabah 07:00'ye kadar şantiyede nöbetçiydim. Sabaha kadar kulübeden ara ara çıkarak devriye attım. Şantiyeye yabancı bir şahsın girdiğini görmedim, herhangi bir kavga veya gürültü sesi de duymadım. Sabah nöbet değişimi sırasında yerde yatan şahsı diğer arkadaşlar fark etti."

Dorukhan Büyükışık cinayeti dosyasında büyük çelişki: Şüpheli ifadeleri ve kamera kayıtları birbiriyle örtüşmüyor - 3

ALİ GÜLBAŞI (Diğer Güvenlik/Vardiya Personeli)

Hulusu ARAS ile aynı dönemde şantiyede görev yapan Ali GÜLBAŞI ise devriye saatleri ve şantiyedeki hareketlilik konusunda farklı bir tablo çizmiştir:

"Biz geceleri belirli saatlerde devriyeye çıkarız. O gece Hulusu ile birlikte görevliydik. Gece saat 01:30 sıralarında şantiyenin üst bloklarının bulunduğu taraftan bir araba sesi geldiğini duyduk ancak gidip bakmadık, çünkü şantiyeye mühendislerin veya şirket yöneticilerinin araçları sık sık giriş çıkış yapardı. Sabah saatlerinde maktulün cesedini bulduğumuzda sırt üstü yatıyordu ve etrafında kan izleri vardı."

Bekçi İfadelerinin Analiz ve Çelişkileri: 1. Giriş-Çıkış Kontrolü: Hulusu ARAS'ın "yabancı kimse girmedi" beyanına karşın, maktul Dorukhan Büyükışık'ın cansız bedeni şantiyenin en iç noktalarından birinde, 7 katlı blokların hemen önünde bulunmuştur. Tel örgütlerle ve turnikelerle çevrili olan, bekçilerin görev yaptığı bu alana maktulün "görülmeden" girmesi hayatın olağan akışına aykırı bulunmuştur. 2. Ses ve Hareketlilik Çelişkisi: Ali GÜLBAŞI'nın "araç sesi duyduk, yöneticiler gelebiliyordu" beyanı, üst düzey yöneticilerin (Tayfun Çakmakçı ve Hüseyin Kaya) "gece şantiyede değildik, evimizdeydik" şeklindeki ifadelerini doğrudan yalanlamaktadır. 3. Olay Yeri ve Delillerin Değiştirilmesi Şüphesi: Kriminal inceleme raporlarında, maktulün sırt bölgesinde sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurulmaya bağlı ekimozlar ve kırıklar tespit edilmiştir. Ancak bekçilerin ilk ifadelerinde "düşme sonucu ölmüş olabilir" şeklinde yönlendirici beyanlarda bulunmaları, olaya ilk müdahale eden şantiye yönetiminin delilleri karartmaya, olayı "iş kazası" veya "yüksekten düşme" gibi göstermeye çalıştığı şüphesini kuvvetlendirmiştir.

ADLİ TIP VE KRİMİNAL RAPORLARIN ŞÜPHELİ BEYANLARI YALANLAMASI

Şüphelilerin tamamı maktulü tanımadıklarını, şantiyede herhangi bir darp olayı yaşanmadığını ve olayın bir "düşme" veya "kaza" olabileceğini ima eden ifadeler vermişlerdir. Ancak Adli Tıp Kurumu ve Kriminal Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan raporlar bu iddiaları kesin bir dille çürütmektedir:

Darba Bağlı Ölüm: Maktulün sırt bölgesinde tespit edilen doğrusal ekimozların ve iç organ yaralanmalarının, yüksekten düşme ile değil, "sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darp edilip öldürülmesine" bağlı olarak geliştiği tıbben kanıtlanmıştır.

Yalan Tanıklık ve Suç Delillerini Yok Etme: Soruşturma dosyasında yer alan jandarma fezlekesinde, şüphelilerin organize bir şekilde hareket ederek; olayda kullanılan suç aletlerini (demir çubuk vb.) ortadan kaldırdıkları, kamera kayıt cihazlarına müdahale ettikleri ve adli makamları yanıltmak amacıyla sistematik olarak "Yalan Tanıklık" yaptıkları vurgulanmıştır.

Bu yeni delil durumu ve kronolojik çelişkiler neticesinde, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi ve Nöbetçi Sulh Ceza Hakimlikleri, şüphelilerin tamamının "Kasten Öldürme, Suç Delilerinin Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme, Yalan Tanıklık" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar vermiştir. Kaçma çalışmaları devam eden diğer 2 firari şüphelinin yakalanması için de HTS ve teknik takip süreçleri derinleştirilmiştir.

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK VE GÜZELBAHÇE SORUŞTURMALARI HAKKINDA DEVAM NOTU

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan şüpheliler hakkında tutuklama kararları verilirken, Güzelbahçe soruşturmasında ifade veren müştekiye gelen yurt dışı kaynaklı tehdit mesajları üzerine yeni bir süreç başlatıldı.

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK SORUŞTURMASI DEVAM NOTU

"13/05/2018 tarihinde İzmir İli Narlıdere İlçesi 2. İnönü Mahallesi Muzaffer Sokak üzerinde bulunan Tanyer Yapı Anonim Şirketine ait Bulut Orman evleri isimli inşaat şantiye alanında 7 katlı apartman blok önünde cesedi bulunan müşteki Ethem BÜYÜKIŞIK'ın oğlu olan maktul Dorukhan BÜYÜKIŞIK'ın sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darp edilip öldürülmesine ilişkin somut olay ile ilgili olarak;"

Dorukhan Büyükışık cinayeti dosyasında büyük çelişki: Şüpheli ifadeleri ve kamera kayıtları birbiriyle örtüşmüyor - 4

9 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON VE GÖZALTI SÜREÇLERİ

"İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Koordinesinde, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 şüpheli şahıs hakkında Kasten Öldürme, Suç Delilerinin Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme, Yalan Tanıklık suçlarından 21/05/2026 tarihinde saat 06:00 da İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyon kapsamında aralarında İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/293 esas sayılı dava dosyasında Kasten Öldürme suçundan yargılaması ayrıca devam eden Tayfun ÇAKMAKÇI, Hüseyin KAYA, Bilal ÇELİK, Hulusu ARAS ve Ali GÜLBAŞI adlı sanıklar hakkında da Suç Delilerinin Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme suçundan ayrıca işlem yapılarak gözaltı kararı verilmiş olup,"

YENİ DELİL DURUMU VE MAHKEMENİN TUTUKLAMA KARARLARI

"iş bu soruşturma dosyası kapsamında yapılan bahse konu operasyon öncesinde ve operasyon sırasında gelişen yeni delil durumunu gösterir İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 22/05/2026 tarihli fezlekesi adı geçen sanıklar hakkında devam eden yargılamada Kasten Öldürme suçuna ilişkin uygulanan koruma tedbirlerinin yeniden değerlendirilmesi adına yeni delil olarak İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine 22/05/2026 tarihinde gönderilerek, Cumhuriyet Başsavcılığımızca tutuklamaya yönelik yakalama kararı verilmesi talep edilmesi üzerine İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2026 tarih ve 2025/293 esas sayılı dava dosyasında Kasten Öldürme suçundan yargılaması devam eden Tayfun ÇAKMAKÇI, Hüseyin KAYA, Bilal ÇELİK, Hulusu ARAS ve Ali GÜLBAŞI adlı sanıklar hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı verildiği, bu karar üzerine gözaltında bulunan adı geçen 5 şahıs adliyeye intikal ettirildikleri, mesai saati sona ermesi nedeniyle İzmir Nöbetçi 8. Ağır Ceza Mahkemesince savunmaları alınarak tutuklanmalarına karar verildiği, gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltında bulunan 18 şüpheli şahıs ise Suç Delilerinin Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme ve Yalan Tanıklık suçlarından tutuklama talebi ile İzmir Nöbetçi 6. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş olup anılan Sulh Ceza Hakimliğince 18 şüpheli şahsın tutuklanmasına karar verildiği,"

Dorukhan Büyükışık cinayeti dosyasında büyük çelişki: Şüpheli ifadeleri ve kamera kayıtları birbiriyle örtüşmüyor - 5

FİRARİ ŞÜPHELİLERİN DURUMU

"böylece 21/05/2026 tarihinde saat 06:00 da İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyon kapsamında ilk aşamada gözaltına alınan 23 şüphelinin tamamı 23/05/2026 tarihinde tutuklamış olup yurt dışında oldukları belirlenmeleri nedeniyle haklarında yakalama kararı çıkartılan 3 firari şüpheliden biri olan ve 25/05/2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca verilen adli arama kararı neticesinde yakalaması yapılan şüpheli Yiğit AYKURT'un ( olay tarihinde şirket saha mühendisi ) 26/05/2026 tarihinde tutuklandığı, 2 firari şüphelinin yakalama çalışmaları devam etmektedir."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin