Enerjinin merkezi Türkiye! Dünyanın gözü İNRES 2026’da olacak
Dünyanın doğal kaynak gündemi İstanbul'da uluslararası kuruluşların katılımı ile masaya yatırılacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubu'nun medya sponsorluğunda düzenlenecek olan, 2'nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026) 22 Mayıs'ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Uzun zamandır enerji dünyanın gündeminde. Enerjinin arz ve güvenliği konusu uluslararası ilişkilerde birinci madde olarak masaya geliyor. Son dönemde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı kriziyle birlikte enerji yeniden birinci gündem maddesi oldu. Dünyanın doğal kaynak gündemi, uluslararası kuruluşların katılımı ile İstanbul'da masaya yatırılacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubu'nun medya sponsorluğunda düzenlenecek olan 2'nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026) 22 Mayıs'ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Son dönemde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı kriziyle birlikte enerji yeniden birinci gündem maddesi oldu. Çin başta olmak üzere Asya ülkeleri ve Avrupa enerji krizini derinden yaşıyor. Artan maliyetler küresel enflasyon baskısını artırırken piyasalarda tedirginlik de sürüyor. Bu noktada enerjinin arzında alternatif rotalar aranırken Türkiye hem siyasi istikrarı, güvenliği ve coğrafi konumu ile öne çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar
Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, bugünkü yazısında, yıllar öncesinden bugünün geleceğini görerek atılan adımların, Türkiye'yi enerjinin merkezi haline getirdiğine dikkat çekti. Bu noktada 22 Mayıs'ta İstanbul'da Turkuvaz Medya Grubu'nun medya sponsorluğunda yapılacak 2'nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026) daha da önemli hale geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın ev sahipliğinde düzenlenecek zirvenin açılışını Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın yapması bekleniyor.
TEMELLERİ BERAT ALBAYRAK DÖNEMİNDE ATILDI
Enerji krizinin bu kadar derin hissedildiği bir dönemde Türkiye'yi merkez haline getiren gelişmelerin temeli 2016'da yani 10 yıl önce atılmıştı. Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı Milli Enerji ve Maden Politikası ile doğal gaz ve petrol arama ve üretiminde önemli bir paradigma değişikliğine gidildi. Bu kapsamda geçtiğimiz 10 yılda kendi mühendislerimizle, kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla Mavi Vatan'da arama faaliyetleri yürütüldü.

Depolama tesisleriyle yaşanan küresel krizler karşısında güvenli hale geldik. Sayın Albayrak'ın o gün koyduğu hedeflere bugün erişilmiş durumda ve üzerine yenileri konuluyor. Başta doğalgaz olmak üzere Türkiye'nin kısa sürede ulaştığı hedeflerin bazıları şöyle:
Milli enerji filosuna Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Çağrı Bey ve Yıldırım Derin Deniz Sondaj Gemileri dahil edildi.
Fatih Sondaj Gemisi ile 2020 yılında Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfi Karadeniz'de gerçekleştirildi.
Enerji filosuna yeni dahil edilen Çağrı Bey ve Yıldırım Sondaj Gemileri ile Türkiye'nin sondaj gemisi sayısı 6'ya çıkarıldı. Böylece Türkiye, dünyanın en büyük 4'üncü enerji filosuna sahip ülkesi konumuna yükseldi.
Sondaj gemilerine ilave olarak Türkiye'nin Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi ve Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi olmak üzere iki adet sismik araştırma gemisi de bulunuyor.
Sakarya Gaz Sahası'nda halihazırda 12 kuyudan üretim yapılıyor. Günlük üretim 9.5 milyon metreküpe ulaşmıştır. Böylece birinci faz tamamlandı.
Karadeniz'den bugüne kadar yaklaşık 6 milyar metreküp doğal gaz üretimi yapıldı.
Yine bu yıl içerisinde, Filyos'ta bulunan ülkemizin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi, 20 yıl boyunca görev yapacağı Sakarya Gaz Sahası'na gidecektir.
30 Ağustos'ta göreve uğurlanması planlanan Osman Gazi'nin bu yılın son çeyreğinde devreye alınmasıyla 2026 yılında günlük doğal gaz üretimi 20 milyon metreküpe ulaşacak ve 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı buradan karşılanacak.
İkinci yüzer üretim platformumuzun yapımı Çin'de devam etmektedir. 2028'de onun da Mavi Vatan'da göreve başlamasıyla üretim, üçüncü fazda günlük 45 milyon metreküpe çıkacaktır. Böylece 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak.
Türkiye Karadeniz dışında başta Trakya olmak üzere farklı bölgelerde günlük yaklaşık 1 milyon metreküp doğal gaz üretimi de gerçekleştirmektedir.
ALT YAPI DA GELİŞTİ
Doğalgaz üretiminde yapılan keşiflerin dışında alt yapı konusunda da önemli gelişmeler yaşandı:
Türkiye, yıllık 60 milyar metreküp ile Avrupa'nın en büyük 4'üncü doğal gaz pazarıdır. 2002 yılında ülkemizin günlük doğal gaz giriş kapasitesi yaklaşık olarak 90 milyon metreküp iken bugün itibari ile bu rakam yaklaşık olarak 495 milyon metreküp olmuştur. Türkiye 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla şirketten boru gazı ve lng olarak gaz tedarik etmektedir. Rusya'dan iki, Azerbaycan'dan iki ve İran'dan bir olmak üzere toplam 5 boru hattı ile doğal gaz temini yapılmaktadır.
Doğal gazda merkez ülke olma hedefi doğrultusunda altyapıya kamu ve özel sektör, ciddi yatırımlar yapmaktadır. Bu çerçevede, LNG terminalleri ve kısa adı FSRU olan Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Üniteleri ile doğal gaz altyapımız güçlendirilmektedir.
Türkiye'nin 2'si LNG terminali ve 3'ü de FSRU olmak üzere toplamda 5 LNG giriş noktası bulunmaktadır. Günlük 28 milyon metreküp gazlaştırma kapasitesi bulunan Türkiye'nin ilk milli FSRU gemisi Ertuğrul Gazi de bulunduğu BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesislerinde bulunmaktadır.
2016 yılından bu yana yapılan altyapı yatırımlarıyla gazlaştırma kapasitesi 5 katına çıkmıştır. Böylece gazlaştırma kapasitesi, günlük 161 milyon metreküpe yükselmiştir. Yeni yatırımlarla birlikte Türkiye'nin günlük LNG gazlaştırma kapasitesi, 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkarılacaktır.
Türkiye son 24 yılda doğal gaz depolama altyapısına da ciddi yatırımlar yapmıştır. Bu kapsamda Silivri (4.6 milyar metreküp) ve Tuz Gölü'nde (1.7 milyar metreküp) bulunan yer altı depolama tesislerimizin toplam kapasitesi, 6.3 milyar metreküpe çıkarılmıştır. Türkiye, 2028 yılına kadar yapılacak yatırımlarla, tükettiği doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecektir.

