Baklava kutusunda rüşvet davasında karar: Niyazi Nefi Kara’ya 46 yıl 10 ay hapis | Milyonluk rüşvet ağına ahaber.com.tr ulaştı

Baklava kutusunda rüşvet davasında karar: Niyazi Nefi Kara’ya 46 yıl 10 ay hapis | Milyonluk rüşvet ağına ahaber.com.tr ulaştı

Antalya’da Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturmasında karar çıktı. Görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’ya “örgüt kurma ve yönetme” ile “rüşvet alma” suçlarından 46 yıl 10 ay 15 gün, eski Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter’e ise 40 yıl hapis cezası verildi. ahaber.com.tr’nin ulaştığı iddianamede, otel ruhsatı ve iskan süreçleri üzerinden kurulduğu öne sürülen milyonlarca euroluk rüşvet ağı deşifre oldu.

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Manavgat Belediyesi'ne yönelik geçen yıl nisan ayında başlatılan 'yolsuzluk', 'rüşvet' ve 'irtikap' soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, aynı yılın temmuz ayında tutuklandı ve görevinden uzaklaştırılmıştı.

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Niyazi Nefi Kara ile belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 41 sanık hakkında hazırlanan iddianame, Manavgat 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Niyazi Nefi Kara - Fotoğraf-A Haber Arşiv Niyazi Nefi Kara - Fotoğraf-A Haber Arşiv

İddianamede Manavgat Belediyesi içinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu, örgütün yöneticiliğini de Niyazi Nefi Kara'nın yaptığı belirtilerek, Kara'nın, kamu gücünü kullanarak bir araya getirdiği kişilerle 'suç örgütü kurmak', 'rüşvet almak', 'zimmet' ve 'irtikap' suçlarının birincil sorumlusu olduğu iddia edildi. İddianamede Niyazi Nefi Kara hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'rüşvet', 'irtikap' gibi 6 ayrı suçtan toplam 31 yıldan 69 yıla kadar hapis, diğer sanıklar hakkında ise çeşitli hapis cezaları talep edildi.

MANAVGAT BELEDİYESİ'NİN RÜŞVET DAVASINDA KARAR

Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları Mehmet Engin Tüter ve Sıla Ceyhan Berkaya, Kara'nın yeğeni Hüseyin Cem Gül ve müteahhit Mesut Kara'nın tutuklu yargılandığı davada karar açıklandı.

Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı.

Mahkeme heyeti, sanık Niyazi Nefi Kara'yı "örgüt kurma ve yönetme", "zincirleme rüşvet alma", "irtikap", "zimmet" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 46 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2,5 milyon lira adli para cezasına çarptırdı.

Kara hakkında ayrıca, kamu görevinden yoksun bırakılma kararı verildi.

Eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter ise "örgüt kurma ve yönetme", "zincirleme rüşvet alma", "irtikap", "zimmet" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 40 yıl hapis ve 2 milyon lira adli para cezasına çarptırıldı.

Mahkeme, baklava kutusunun içinde ele geçirilen dövizin müsadere edilmesine karar verdi.

Sanıklardan Sıla Ceyhan Berkaya'ya "örgüt üyeliği" suçundan 2 yıl 8 ay, "zincirleme rüşvet alma" suçundan 5 yıl 2 ay, "irtikap" suçundan da 5 yıl hapis cezası verilirken, cezaevinde kaldığı süre ve hükmolunan ceza dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmedildi. Berkaya'nın ayrıca kamu görevinden yoksun bırakılması kararlaştırıldı.

Tutuklu sanık Hüseyin Cem Gül'e ise "örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet alma", "zincirleme irtikap", "zimmet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplamda 41 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

Tutuklu sanık Mesut Kara da "örgüt üyesi olma", zincirleme "rüşvet alma", "irtikap" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplamda 24 yıl 2 ay hapis ve 1,4 milyon lira adli para cezasına çarptırıldı.

Mahkeme heyeti, bazı tutuksuz sanıklar hakkında ise "rüşvet alma", "irtikap" ve "zimmet" suçlarından değişen oranlarda hapis cezaları verdi.

Heyet, tutuksuz sanıklardan Demir Demir ve İlker Günay'ın da "rüşvet alma ve aracılık etme" suçlarından tutuklanmalarına hükmetti.

Mahkeme heyeti ayrıca, soruşturma kapsamında ele geçirilen altın, döviz ve bazı gayrimenkullerin de müsadere edilmesine karar verdi.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

SORUŞTURMADA NE OLMUŞTU?
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca otel tadilatı, inşaat ruhsatı ve iskan başvurularıyla ilgili rüşvet alındığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada tutuklanan Niyazi Nefi Kara, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştı.

Alınan ifadeler, ele geçirilen belge ve deliller ışığında genişletilen soruşturma kapsamında cumhuriyet savcısı gözetiminde yapılan yer gösterme ve arama işleminde, zirai depoda gizlenmiş 3 kilogram külçe altın, 500 bin avro ve 153 bin 160 dolar bulunmuştu.

DETAYLARA AHABER.COM.TR ULAŞTI
Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen kritik rüşvet davanın duruşma tutanağındaki iddianamesine ahaber.com.tr ulaştı. İddianamede otel ruhsatları ve iskan süreçleri üzerinden kurulduğu öne sürülen milyonlarca euroluk rüşvet ve irtikap ağına ilişkin çarpıcı detaylar yer aldı.

SEGBİS KAYITLARI VE BİLİRKİŞİ ÇÖZÜMLERİ DOSYAYA GİRDİ
Mahkeme heyeti, bir önceki celseye ilişkin SEGBİS kayıtlarının bilirkişiler tarafından çözümlenerek tutanağa dönüştürüldüğünü açıkladı. Söz konusu kayıtların okunarak dava dosyasına eklendiği belirtildi.

BELEDİYEDEN TAŞINMAZ SATIŞ KAYITLARI İSTENDİ
Duruşmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Manavgat Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereler oldu. Mahkeme, belediyeden gelen cevap yazılarının dosyaya ulaştığını açıkladı.

Şubat 2025 itibarıyla yapılan taşınmaz satışlarına ilişkin kayıtların gönderildiği belirtilirken, Manavgat Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü'nden gelen evrakların da dosyaya dahil edildiği kaydedildi.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI VEKİLİNDEN DİKKAT ÇEKEN DİLEKÇE
Katılan İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Şerife Gülle'nin, esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını içeren dilekçeyi mahkemeye sunduğu açıklandı. Aynı şekilde katılan İbrahim Mutlu'nun vekili Avukat Barış Akın'ın da esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını dosyaya sunduğu ifade edildi.

ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ
Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporun da duruşmada mahkeme heyetine ulaştığı belirtildi. Raporda yer alan değerlendirmelerin okunarak dosyaya eklendiği ifade edildi.

İDDİANAMEDE "SUÇ ÖRGÜTÜ" TANIMI DETAYLANDIRILDI
Dava dosyasında ilk olarak "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma" suçunun hukuki çerçevesine yer verildi. İddianamede, suç örgütünün en az üç kişiden oluşması, hiyerarşik yapı bulunması ve süreklilik göstermesi gerektiği anlatıldı. Örgütün soyut bir birleşme değil, emir-komuta zinciriyle hareket eden organize bir yapı olduğu vurgulandı.

Dosyada ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına da atıf yapılarak örgüt suçunun unsurları tek tek sıralandı. Örgüt üyeleri arasında gevşek de olsa bir bağ bulunması gerektiği, suç işleme amacı etrafında fiili birleşmenin yeterli olduğu ve örgütün devamlılık arz etmesinin zorunlu olduğu kaydedildi.

İddianamede örgüt yöneticisinin, üyeler üzerinde emir ve talimat verme yetkisine sahip olması gerektiği belirtilirken, örgüt üyeliğinin ise kişinin kendi iradesini örgüt iradesine teslim etmesi anlamına geldiği ifade edildi.

"BELEDİYEDE GAYRİRESMİ YAPI KURULDU"
İddianamede yer alan en dikkat çekici bölümlerden biri ise Manavgat Belediyesi içerisindeki yapılanmaya ilişkin iddialar oldu. Dosyada, Niyazi Nefi Kara'nın belediye başkanı seçildikten sonra önemli kademelerdeki isimleri tasfiye ederek yerine kendi güvendiği kişileri getirdiği öne sürüldü.

İddianamede, belediyede resmi görevi bulunmayan Hüseyin Cem Gül'ün "gayriresmi şekilde önemli konuma getirildiği" ve tüm akçeli işlerin onun üzerinden yürütüldüğü iddia edildi. Ayrıca yeğeni Bulem'in Özel Kalem Müdürlüğü'ne getirildiği, eşinin yeğeni olan Sıla'nın ise Belediye Başkan Yardımcısı yapılarak imar işlerinin sorumluluğunun verildiği belirtildi.

Dosyada, belediyeye ruhsat, iskan, tadilat ve iş yeri açma başvurusu yapan kişilerin bilgilerinin Sıla Ceyhan Berkaya tarafından Niyazi Nefi Kara'ya aktarıldığı, ardından başvuruların kasıtlı şekilde bekletildiği öne sürüldü. İş sahiplerinin daha sonra belediyede resmi görevi bulunmayan isimlerle görüştürüldüğü ve bu süreçte para taleplerinin gündeme geldiği iddia edildi.

"RÜŞVET VERMEZSEN İŞLEMİN YAPILMAZ"
İddianamede, Hüseyin Cem Gül ve Demir Demir'in iş sahiplerinden rüşvet talep ettiği, aksi halde işlemlerin yapılmayacağını söylediği öne sürüldü. Talepleri hukuki zeminde olan iş sahiplerine yönelik "irtikap", hukuki zeminde olmayan talepler için ise "rüşvet alma" suçunun işlendiği iddia edildi.

Bunun yanı sıra belediye bütçesinden spor kulübüne para aktarıldığı, sahte fatura düzenlenerek kamu kaynaklarının zimmete geçirildiği de iddianamede yer aldı. Belediye borçları gerekçe gösterilerek iş insanlarından paravan şirketlere ödeme yaptırıldığı ve bu yolla haksız menfaat sağlandığı öne sürüldü.

CİMER ŞİKAYETLERİ ÜZERİNDEN BASKI
İddianamede dikkat çeken bir başka detay ise CİMER başvuruları oldu. İşletmelerin imara aykırılık yönünden CİMER'e şikayet edildiği, ardından belediye ekiplerinin gönderildiği ve usulsüzlüklerin görmezden gelinmesi karşılığında para alındığı iddia edildi.

Dosyada ayrıca otel yetkililerine baskı kurulduğu, sebze-meyve alımlarının belirli şirketlerden yapılmasının istendiği ve bazı inşaat işlerinin belli şirketlere yönlendirildiği öne sürüldü. Taleplerin kabul edilmemesi halinde otellere yüksek miktarda cezalar kesildiği iddia edildi.

"İHALEYE FESAT" VE "PARAVAN ŞİRKET"
İddianamede belediyenin araç kiralama ihalelerine fesat karıştırıldığı, önceden belirlenen şirketlerin yüksek bedellerle ihaleleri kazandığı ve karşılığında haksız menfaat elde edildiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde, sanıkların kamu gücünü kullanarak organize şekilde hareket ettiği ve suç işlemek amacıyla iştirak iradesi ortaya koyduğu iddia edildi. Dosyada örgütün kurucusunun Niyazi Nefi Kara olduğu ileri sürülürken, yöneticiler arasında Sıla Ceyhan Berkaya, Hüseyin Cem Gül ve Mehmet Engin Tüter'in isimleri yer aldı.

1.5 MİLYON TL'LİK RÜŞVET
İddianamede "1 numaralı olay" olarak yer verilen bölümde Kadirhan Berber'den 1 milyon 500 bin TL rüşvet alındığı öne sürüldü. Dosyaya göre Kadirhan Berber'in sahil kesiminde ruhsatsız restoran/bar yapmak istediği ve bu konuda Niyazi Nefi Kara ile görüştüğü iddia edildi.

İddianamede, Niyazi Nefi Kara'nın Kadirhan Berber'i Hüseyin Cem Gül'e yönlendirdiği ve yapılan görüşmelerin ardından 1 milyon 500 bin TL'nin elden teslim edildiği öne sürüldü. Söz konusu yapının kıyı mevzuatına aykırı olduğu ve buna rağmen işlem yapılmadığı iddia edildi.

Dosyada ayrıca Evrenseki halk plajının kapatılarak Dream Fun World isimli otelin kullanımına bırakıldığına dair ihbarlar bulunduğu, ancak belediye tarafından işlem yapılmadığı da yer aldı.

CİMER DOSYASI KAPATILDI, 1 MİLYON TL İDDİASI GELDİ
İddianamede ikinci olay başlığında Kadirhan Berber'den 1 milyon TL rüşvet alındığı öne sürüldü. CİMER'e yapılan kaçak yapılaşma ihbarlarının uzun süre işleme alınmadığı, ardından başvuruların kapatılması için para talep edildiği iddia edildi.

Dosyada, Hüseyin Cem Gül'ün Kadirhan Berber'e "Başvurular kapatılabilir ancak bunun için ödeme yapılmalı" dediği öne sürülürken, yapı kontrol müdürü Hüseyin Keçer'in başvurularla ilgili "iş yeri faaliyetleri durduruldu" cevabı verdiği ancak herhangi bir işlem yapılmadığı kaydedildi.

Daha sonra başka bir CİMER ihbarı üzerine Kadirhan Berber'in yeniden çağrıldığı ve kaçak yapılaşmalar nedeniyle 50-60 milyon TL ceza kesilebileceğinin söylendiği öne sürüldü. Bunun üzerine daha önce verilen 1 milyon TL'nin iade edildiği iddia edildi.

350 BİN EURO'LUK VİLLA
İddianamenin en çarpıcı başlıklarından biri ise 350 bin Euro'luk para trafiği oldu. Dosyada, Niyazi Nefi Kara'nın Side Mahallesi Kemer mevkiinde bulunan bir villayı satın almak istediği ve bu alım için 350 bin Euro'ya ihtiyaç duyduğu öne sürüldü.

İddianamede Hüseyin Cem Gül'ün bu para için Cem Çakır ile görüştüğü, ardından Kadirhan Berber'den destek istendiği iddia edildi. Kadirhan Berber'in ileride imar mevzuatına aykırı işlemlerine göz yumulacağı beklentisiyle 350 bin Euro'yu vermeyi kabul ettiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde paranın Cem Çakır ve İlker Günay aracılığıyla Hüseyin Cem Gül'e ulaştırıldığı, ardından villanın satın alındığı iddia edildi. Dosyada 14 Mayıs 2024 tarihinde villanın 500 bin Euro bedelle satın alındığı ve ödemenin elden teslim edildiği bilgisi yer aldı.

İddianamede, söz konusu para transferlerinin "rüşvet" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek çok sayıda sanığın TCK 252/2 kapsamında cezalandırılması talep edildi.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

6 MİLYON 600 BİN TL'LİK "RUHSAT"
İddianamede "2 numaralı olay" başlığı altında Zafer Süral'ın Çolaklı Mahallesi'ndeki otel projesiyle ilgili dikkat çeken detaylara yer verildi. Dosyaya göre Zafer Süral'ın otel inşası için yaptığı ruhsat başvurusunun işleme alınmadan bekletildiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde, Niyazi Nefi Kara'nın oğlu Ali Çağın Kara'ya doğum günü hediyesi olarak araç almak istediği, Demir Demir'e bu konuda talimat verdiği iddia edildi. Dosyada Ali Çağın Kara'nın Galeri Gani'de bulunan 07 MLN 50 plakalı Range Rover marka aracı istediği, Demir Demir'in ise aracı 5 milyon 450 bin TL karşılığında satın aldığı öne sürüldü.

İddianamede aracın Hüseyin Cem Gül'e ulaştırıldığı, ardından çekiciyle Ankara'da üniversite eğitimi gören Ali Çağın Kara'ya gönderildiği belirtildi.

"BELEDİYENİN BORCU VAR" DENİLİP PARA İSTENDİ
Dosyada Zafer Süral'ın ruhsat sürecinin neden ilerlemediğini öğrenmek için Sıla Ceyhan Berkaya ile görüştüğü, ardından Demir Demir'e yönlendirildiği öne sürüldü. İddianamede Demir Demir'in Zafer Süral'a "Belediyenin Kanal V isimli şirkete borcu olduğunu" söylediği ve ödeme yapılması halinde ruhsat işlemlerinin çözüleceğini ifade ettiği yer aldı.

Savcılık değerlendirmesinde, söz konusu şirketin gerçekte belediyeden alacağı bulunmadığı, buna rağmen Zafer Süral'ın M2 Organizasyon isimli şirkete iki ayrı ödeme yaptığı belirtildi. Dosyaya göre 20 Kasım 2024'te 3 milyon 300 bin TL, 28 Kasım 2024'te ise yine 3 milyon 300 bin TL olmak üzere toplam 6 milyon 600 bin TL gönderildiği ifade edildi.

İddianamede ödeme sonrasında ruhsat işlemlerinin hızlandığı ve başvurunun işleme alındığı kaydedildi.

"CHP GENEL MERKEZİNE GÖNDERİLECEK" DENİLEN 200 BİN EURO
İddianamenin "3 numaralı olay" bölümünde ise Zafer Süral'dan 200 bin Euro talep edildiği öne sürüldü. Dosyada Demir Demir'in, Hüseyin Cem Gül'ün yönlendirmesiyle Zafer Süral'ı arayarak "CHP Genel Merkezi'ne gönderilmek üzere para gerektiğini" söylediği iddia edildi.

Savcılık değerlendirmesinde, Zafer Süral'ın otelin iskan sürecinde sorun yaşamamak için 21 Ocak 2025 tarihinde 200 bin Euro'yu çekerek Demir Demir'e teslim ettiği belirtildi.

İddianamede bu paranın 150 bin Euro'luk kısmının Demir Demir'e verildiği, kalan 50 bin Euro'nun ise Hüseyin Cem Gül'de kaldığı iddia edildi. Ayrıca söz konusu durumun ses kayıtlarıyla desteklendiği öne sürüldü.

110 BİN EURO İLE SUÇÜSTÜ
İddianamede yer alan "4 numaralı olay" başlığında Zafer Süral'ın otel lojman inşaatı sürecine ilişkin çarpıcı detaylar yer aldı. Dosyada Zafer Süral'ın inşaat işlerini belirli kişilere vermeye zorlandığı, aksi halde iskan sürecinde sorun yaşayacağı endişesiyle hareket ettiği öne sürüldü.

Savcılık dosyasına göre Cengiz Coşar'ın elde edeceği kazancın yüzde 5'ine denk gelen 110 bin Euro'yu Mehmet Engin Tüter'e teslim ettiği, hemen ardından kolluk ekiplerinin belediye binasındaki ofiste operasyon yaptığı belirtildi. İddianamede Mehmet Engin Tüter'in ofisinde 110 bin Euro ile yakalandığı bilgisi yer aldı.

"75 KURUŞUN NEREYE GİDECEĞİNİ BİLİYORSUN"

Dosyanın "5 numaralı olay" bölümünde Zafer Süral'ın inşaat işlerini belirli firmalara vermesi için baskı gördüğü iddia edildi. İddianamede Mehmet Ali Fansa'nın Zafer Süral'a metrekare başına 1325 TL teklif verdiği ve "75 kuruşun nereye gideceğini biliyorsun" dediği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde, elde edilen kazançla Niyazi Nefi Kara'nın villasındaki tadilatların ücretsiz yapıldığı iddia edildi. Bilirkişi raporunda tadilat bedelinin yaklaşık 4 milyon 500 bin TL olduğu kaydedildi.

İddianamede "6 numaralı olay" başlığında Side'de faaliyet gösteren eğlence mekanlarıyla ilgili dikkat çeken bir detay yer aldı. Dosyada gece yüksek sesle müzik yayını yapan işletmelere uygulanması gereken yüksek para cezalarının daha düşük miktarlara çevrildiği öne sürüldü.

Savcılık dosyasında Mehmet Engin Tüter'in işletme sahipleri Mahmut Gökkaya ve Halim Cen'i arayarak durum hakkında bilgilendirdiği, ardından işletmelere düşük ceza uygulanmasını sağladığı iddia edildi. Bunun karşılığında ise toplam 12 şişe viski alındığı öne sürüldü.

300 BİN EURO KARŞILIĞINDA RUHSAT
"8 numaralı olay" başlığı altında Side Moon Otel'e ilişkin süreç yer aldı. İddianamede oteldeki aykırılıkların tadilat ruhsatıyla çözülemeyeceği halde süreçlerin hızlandırıldığı öne sürüldü.

Dosyada Mesut Kara ile Hüseyin Cem Gül'ün Ercan Gündal'dan 300 bin Euro istediği, ödeme sonrasında yapı kullanma izin belgesinin düzenlendiği iddia edildi. Paranın Sözen Park Konutları bölgesinde teslim edildiği bilgisi de dosyada yer aldı.

50 BİN EURO TALEBİ VE ENCÜMEN KARARI İDDİASI

"9 numaralı olay" bölümünde ise Side Mahallesi'nde bulunan bir taşınmazın hisse devri süreci anlatıldı. İddianamede encümen kararı alınabilmesi için Hüseyin Cem Gül ile görüşülmesi ve 50 bin Euro ödeme yapılmasının istendiği öne sürüldü.

Dosyada tarafların anlaşmasının ardından 30 bin Euro'nun elden teslim edildiği, sonrasında encümen kararının çıktığı kaydedildi.

EURO DOLU ÇUVALLAR VE 3 KİLO ALTIN
İddianamenin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise "12 numaralı olay" oldu. Dosyada Lusso Otel'in sahibi Kemal Taş'tan iskan süreci için toplam 1 milyon 250 bin Euro talep edildiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde Kemal Taş'ın ilk etapta 250 bin Euro'yu Demir Demir'in ofisine bıraktığı, daha sonra 500 bin Euro'yu Mesut Kara'ya teslim ettiği ifade edildi. Kalan kısmın ise şirket hesapları üzerinden aktarıldığı belirtildi.

Dosyada MASAK kayıtlarına göre Mesut Kara'nın 850 bin Euro'yu şirket hesabından çekerek Hüseyin Cem Gül'e teslim ettiği, Hüseyin Cem Gül'ün de parayı Abdullah Doğukan Kayahan'a verdiği öne sürüldü.

İddianamede Abdullah Doğukan Kayahan'ın paraları çuval içerisinde teslim aldığı, daha kolay saklamak amacıyla paranın bir kısmıyla 3 kilogram altın satın aldığı belirtildi.

Savcılık dosyasına göre yapılan aramalarda 3 kilogram külçe altın, 500 bin Euro ve 153 bin 160 dolar ele geçirildi.

SAHTE FATURA VE BELEDİYE SPOR DOSYASI

İddianamenin "13 numaralı olay" bölümünde ise Manavgat Belediye Spor üzerinden yürütüldüğü öne sürülen para trafiğine yer verildi. Dosyada belediye bütçesinden spor kulübüne aktarılan paraların sahte faturalarla başka şirketlere yönlendirildiği iddia edildi.

Savcılık değerlendirmesinde Antkom şirketi üzerinden sebze-meyve faturaları düzenlendiği, toplam 600 bin TL'nin kulüp hesabından şirkete gönderildiği belirtildi. Paraların daha sonra başka hesaplara aktarıldığı ve nakit çekildiği öne sürüldü.

"OTIUM OTEL" DOSYASINDA 35 BİN DOLAR İDDİASI

İddianamede "33 numaralı olay" başlığı altında Otium Otel'e ilişkin yürütülen tevhit işlemleriyle ilgili dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Dosyaya göre İbrahim Mutlu'nun, Otium Otel isimli işletmenin vekili olduğu ve Sorgun Mahallesi'nde bulunan 2431 ada 1 ve 2 parsellerin tevhit yani birleştirme işlemlerinin takibini yürüttüğü belirtildi.

Savcılık değerlendirmesinde İbrahim Mutlu'nun harita teknikeri Serhat Bahadır ile anlaşarak işlemlerin takibini ücret karşılığında yürüttüğü, Serhat Bahadır'ın gerekli evrakları hazırlayıp 16 Ağustos 2024 tarihinde belediyeye başvuru yaptığı kaydedildi. Dosyada Demir Demir'in ifadesine göre Sıla Ceyhan Berkaya'nın Serhat Bahadır'ı Demir Demir'e yönlendirdiği, ardından taraflar arasında görüşmeler gerçekleştirildiği öne sürüldü.

İddianamede Demir Demir'in tevhit işlemi için encümen kararının çıkması adına belediyeye bağış yapılmasını istediği, Serhat Bahadır'ın bu durumu İbrahim Mutlu'ya ilettiği belirtildi. Birkaç gün sonra İbrahim Mutlu ile Serhat Bahadır'ın yeniden Demir Demir ile görüştüğü ve bu görüşmede Demir Demir'in tevhit işlemi için 100 bin dolar talep ettiği öne sürüldü. Dosyada Demir Demir'in, "Ben de Antalya ilinde müteahhitlik yapıyorum, yerel yönetimler ile iyi geçinmek lazım, Manavgat'ta oteliniz var, sizde Taşağıl'da akaryakıt istasyonu işletiyormuşsunuz, bu yüzden belediye ile iyi geçinmek lazım" dediği iddia edildi.

Savcılık dosyasına göre tarafların daha sonra 35 bin dolar karşılığında anlaştığı, Demir Demir'in telefonla bir kişiyi arayarak "Otium Otel'in dosyasını hemen ilk encümene alın" talimatı verdiği öne sürüldü. Akabinde Mehmet Okan Kaya'nın İbrahim Mutlu'yu aradığı, tarafların Antalya'da buluştuğu ve 35 bin doların elden teslim edildiği iddia edildi.

İddianamede kısa süre sonra 19 Kasım 2024 tarihinde Sıla Ceyhan Berkaya başkanlığındaki Harita Komisyonu raporunun düzenlenerek belediye encümenine sunulduğu, 20 Kasım 2024 tarihinde de tevhit işlemine ilişkin encümen kararının çıktığı belirtildi. Savcılık değerlendirmesinde Mehmet Okan Kaya'nın kendi payını aldıktan sonra kalan parayı Demir Demir'e verdiği öne sürüldü.

"RANGE ROVER PARASI İÇİN TAHSİLAT" İDDİASI

Dosyada dikkat çeken bir diğer detay ise Range Rover marka araç iddiası oldu. Savcılık değerlendirmesinde, Demir Demir tarafından Niyazi Nefi Kara'nın oğlu Ali Çağın Kara'ya alınan Range Rover marka aracın ücretinin geri ödenmesi amacıyla İbrahim Mutlu'dan para alındığı öne sürüldü.

İddianamede bu nedenle Niyazi Nefi Kara, Demir Demir, Sıla Ceyhan Berkaya ve Mehmet Okan Kaya'nın "icbar suretiyle irtikap" suçunu işlediklerinin değerlendirildiği kaydedildi. Ayrıca örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen Bulem Şahbaz, Hüseyin Cem Gül, Mesut Kara ve Mehmet Engin Tüter'in de örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç nedeniyle sorumlu tutulduğu ifade edildi.

"VİDANJÖR" BAHANESİYLE 7.8 MİLYON TL İDDİASI

Birleşen iddianamede "34 numaralı olay" başlığı altında ise dikkat çeken bir başka para trafiğine yer verildi. Dosyada Mesut Kara'nın Kemal Taş'a belediyeye vidanjör alınacağını söyleyerek para talebinde bulunduğu öne sürüldü. Savcılık değerlendirmesinde Kemal Taş'ın bu talebe inanarak ödeme yapmayı kabul ettiği belirtildi.

İddianamede Kemal Taş'ın yetkilisi olduğu Royal Taş Turizm Ticaret A.Ş. hesabından 26 Şubat 2025 tarihinde Mesut Kara'nın eşi adına kayıtlı Kaleiçi Otelcilik İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. hesabına 6 milyon 500 bin TL gönderildiği kaydedildi. Ardından 8 Nisan 2025 tarihinde Kaleiçi Otelcilik tarafından 6 milyon 500 bin 505 TL artı 1 milyon 300 bin 101 TL KDV'li fatura düzenlendiği, 9 Nisan 2025 tarihinde ise kalan KDV tutarının da şirket hesabına yatırıldığı belirtildi.

Dosyada Mesut Kara vekili tarafından sunulan faturalar ile ödeme belgelerinin uyuşmadığı, "fiyat teklifi" olarak sunulan belgenin ise usulsüzlüğü gizlemek amacıyla düzenlendiğinin değerlendirildiği ifade edildi. Ayrıca belgede belirtilen ürünlerin teslim edildiğine dair teslim-tesellüm evrakının bulunamadığı kaydedildi.

Manavgat Belediyesi'nden gelen resmi yazıda ise 5 Mayıs 2025 tarihinde belediyeye şartlı bağış olarak vidanjör alımı yapıldığı ancak Mesut Kara tarafından bağış yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığının bildirildiği ifade edildi.

Savcılık değerlendirmesinde Mesut Kara'nın belediyedeki etkisini kullanarak Kemal Taş'tan toplam 7 milyon 800 bin 606 TL aldığı ve "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu işlediğinin değerlendirildiği belirtildi. Öte yandan diğer örgüt yöneticileri açısından bu olay yönünden beraat talep edildiği kaydedildi.

MASAK RAPORLARINDA "AKLAMA" DEĞERLENDİRMESİ

İddianamede MASAK raporlarına ilişkin bölümler de dikkat çekti. Raporlarda bazı sanıkların suç gelirlerini taşınmaz, araç ve şirket hesapları üzerinden sisteme soktuklarına yönelik değerlendirmeler yer aldı.

Savcılık değerlendirmesinde Niyazi Nefi Kara'nın Antalya'nın Manavgat ilçesi Side Kemer Mahallesi'nde bulunan taşınmazı satın alırken kullanılan paranın suçtan elde edilmiş olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. Bu nedenle taşınmazın müsaderesi ve TCK 282 kapsamında cezalandırma talep edildiği ifade edildi.

HÜSEYİN CEM GÜL'E AİT ARAÇLAR VE PARA TRAFİĞİ DOSYADA

MASAK raporlarında Hüseyin Cem Gül ile bağlantılı olduğu belirtilen araçlar ve hesap hareketleri de ayrıntılı şekilde yer aldı. Dosyada 07 BLM 07 plakalı araç alımından önce hesaba yüksek miktarda nakit yatırıldığı, bazı araçların ise herhangi bir resmi ödeme kaydı olmadan devredildiği öne sürüldü.

İddianamede İlker Günay'ın ifadesine de yer verildi. İlker Günay'ın, "Yaklaşık 6-7 ay sonra iş yerimin önünde bana ait ATV'yi gördü ve bunu da kendisine vermemi istedi" dediği öne sürülürken, araç devri karşılığında otellerin sebze-meyve işlerinin bağlandığının iddia edildiği kaydedildi.

Savcılık değerlendirmesinde Hüseyin Cem Gül'ün eşi ve babası adına kayıtlı araçların da suç gelirleriyle edinilmiş olabileceği belirtildi. Bu kapsamda birçok aracın müsaderesi talep edildi.

SILA CEYHAN BERKAYA VE EŞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

MASAK raporunda Sıla Ceyhan Berkaya'nın eşi Mehmet Ali Berkaya adına Side Kemer Mahallesi'nde satın alınan taşınmaza ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler yer aldı. Raporda 65 bin 430 Euro'luk nakit yatırma işlemlerinin kaynağının belirsiz olduğu ve suç gelirinin taşınmaz alımında kullanılmış olabileceği ifade edildi.

Savcılık değerlendirmesinde taşınmazın suçtan elde edilen gelirle alınmış olabileceği gerekçesiyle müsaderesi ve TCK 282 kapsamında cezalandırma talep edildiği belirtildi.

DEMİR DEMİR VE ŞİRKET HESAPLARI İNCELENDİ

İddianamede Demir Demir'in ortağı olduğu şirket hesaplarına ilişkin yüksek miktarlı para hareketleri de yer aldı. MASAK raporunda şirket hesaplarına açıklaması bulunmayan nakit girişleri olduğu, şirket ile ortak arasında milyonlarca liralık para transferlerinin gerçekleştirildiği belirtildi.

Raporda bazı araçların satın alınmasından hemen önce şirket hesaplarına yüksek tutarlı nakit yatırıldığı ve bunun izaha muhtaç bulunduğu kaydedildi. Bu nedenle şirket adına kayıtlı araçların müsaderesi talep edildi.

KALEİÇİ OTELCİLİK İDDİANAMENİN MERKEZİNDE

Savcılık dosyasında en dikkat çekici başlıklardan biri Kaleiçi Otelcilik İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirketin Alime Kara adına kayıtlı olduğu ancak fiilen Mesut Kara tarafından yönetildiği öne sürüldü.

MASAK raporunda şirket hesaplarına yüksek miktarda Euro, dolar ve TL cinsinden nakit para yatırıldığı, şirket üzerinden çok sayıda araç ve taşınmaz alımı yapıldığı belirtildi. Ayrıca şirketin sahte faturalarla suç gelirlerini ticari faaliyet görüntüsü altında sisteme entegre ettiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde Kaleiçi Otelcilik'in suç gelirlerinin aklanmasına özgülendiği ifade edilerek şirketin tüm mal varlığına müsadere talep edildi. Dosyada şirket adına kayıtlı çok sayıda Mercedes-Benz, Audi, Fiat, Ford, Isuzu ve Tırsan marka aracın da müsadere edilmesi istendi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin