Manavgat Belediyesi'nin rüşvet davasında karar: Niyazi Nefi Kara’ya 45 yıl 22 ay hapis | İddianamedeki rüşvet ağına ahaber.com.re ulaştı

Manavgat Belediyesi'nin rüşvet davasında karar: Niyazi Nefi Kara’ya 45 yıl 22 ay hapis | İddianamedeki rüşvet ağına ahaber.com.re ulaştı

Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen kritik rüşvet davanın iddianamesine ahaber.com.tr ulaştı. İddianamede otel ruhsatları ve iskan süreçleri üzerinden kurulduğu öne sürülen milyonlarca euroluk rüşvet ve irtikap ağına ilişkin çarpıcı detaylar yer aldı. Antalya'da, Manavgat Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında açılan davada karar açıklandı. Mahkeme, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara’ya 45 yıl 22 ay 13 gün, eski yardımcısı Mehmet Engin Tüter’e ise 40 yıl 20 ay hapis cezası verdi.

Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci celsesi, 12 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Mahkeme heyetine Başkan Veli Gürsoy başkanlık ederken, üyeler Özlem Gencer Kansu ve Büşra Ören Örs duruşmada yer aldı. Cumhuriyet Savcısı Nezir Bayram'ın hazır bulunduğu duruşmada katip olarak İlhan Koç görev yaptı

Mahkeme salonunda sabah saatlerinden itibaren yoğun hareketlilik yaşandı. Açık yargılamaya devam edilen duruşmada daha önce belirlenen 5 numaralı celsenin 1'inci oturumuna geçildi. Çok sayıda sanık, avukat ve taraf vekilinin katıldığı duruşmada adliye koridorlarında yoğunluk dikkat çekti.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde görülen duruşmaya, görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Niyazi Nefi Kara, 6'sı tutuklu 41 sanık ve taraf avukatları katıldı.

Mahkeme heyeti, sanık Niyazi Nefi Kara hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt yönetmek", "irtikap", "zimmet", "rüşvet" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından mahkumiyet kararı verdi.

Kara, örgüt yöneticiliğinden 5 yıl, irtikaptan 10 yıl 10 ay, zimmetten 5 yıl, rüşvet suçundan 13 yıl 6 ay 13 gün ve para aklama suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kara'ya toplamda 45 yıl 22 ay 13 gün hapis ve 2 bin 500 lira adli para cezası verildi.

BAKLAVA KUTUSUNDA RÜŞVETE AĞIR CEZA
Soruşturma sürecinde rüşvet paralarını "baklava kutusu" içerisinde teslim aldığı iddialarıyla gündeme gelen eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter de ağır hapis cezasına çarptırılan bir diğer isim oldu.

Mahkeme, Tüter'e "örgüt üyeliği", "irtikap", "zimmet", "rüşvet alma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" suçlarından toplam 40 yıl 20 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. Tüter ayrıca 2 milyon lira para cezasına çarptırıldı.

Davada yargılanan diğer sanıklar hakkında da çeşitli oranlarda hapis cezaları ve beraat kararları verilirken, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların durumlarının devamına hükmetti.

DETAYLARA AHABER.COM.TR ULAŞTI
Ahaber.com.tr. duruşma tutanağının ayrıntılarına ulaştı.

SEGBİS KAYITLARI VE BİLİRKİŞİ ÇÖZÜMLERİ DOSYAYA GİRDİ
Mahkeme heyeti, bir önceki celseye ilişkin SEGBİS kayıtlarının bilirkişiler tarafından çözümlenerek tutanağa dönüştürüldüğünü açıkladı. Söz konusu kayıtların okunarak dava dosyasına eklendiği belirtildi.

BELEDİYEDEN TAŞINMAZ SATIŞ KAYITLARI İSTENDİ
Duruşmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Manavgat Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereler oldu. Mahkeme, belediyeden gelen cevap yazılarının dosyaya ulaştığını açıkladı.

Şubat 2025 itibarıyla yapılan taşınmaz satışlarına ilişkin kayıtların gönderildiği belirtilirken, Manavgat Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü'nden gelen evrakların da dosyaya dahil edildiği kaydedildi.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI VEKİLİNDEN DİKKAT ÇEKEN DİLEKÇE
Katılan İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Şerife Gülle'nin, esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını içeren dilekçeyi mahkemeye sunduğu açıklandı. Aynı şekilde katılan İbrahim Mutlu'nun vekili Avukat Barış Akın'ın da esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarını dosyaya sunduğu ifade edildi.

ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ
Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporun da duruşmada mahkeme heyetine ulaştığı belirtildi. Raporda yer alan değerlendirmelerin okunarak dosyaya eklendiği ifade edildi.

İDDİANAMEDE "SUÇ ÖRGÜTÜ" TANIMI DETAYLANDIRILDI
Dava dosyasında ilk olarak "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma" suçunun hukuki çerçevesine yer verildi. İddianamede, suç örgütünün en az üç kişiden oluşması, hiyerarşik yapı bulunması ve süreklilik göstermesi gerektiği anlatıldı. Örgütün soyut bir birleşme değil, emir-komuta zinciriyle hareket eden organize bir yapı olduğu vurgulandı.

Dosyada ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına da atıf yapılarak örgüt suçunun unsurları tek tek sıralandı. Örgüt üyeleri arasında gevşek de olsa bir bağ bulunması gerektiği, suç işleme amacı etrafında fiili birleşmenin yeterli olduğu ve örgütün devamlılık arz etmesinin zorunlu olduğu kaydedildi.

İddianamede örgüt yöneticisinin, üyeler üzerinde emir ve talimat verme yetkisine sahip olması gerektiği belirtilirken, örgüt üyeliğinin ise kişinin kendi iradesini örgüt iradesine teslim etmesi anlamına geldiği ifade edildi.

"BELEDİYEDE GAYRİRESMİ YAPI KURULDU"
İddianamede yer alan en dikkat çekici bölümlerden biri ise Manavgat Belediyesi içerisindeki yapılanmaya ilişkin iddialar oldu. Dosyada, Niyazi Nefi Kara'nın belediye başkanı seçildikten sonra önemli kademelerdeki isimleri tasfiye ederek yerine kendi güvendiği kişileri getirdiği öne sürüldü.

İddianamede, belediyede resmi görevi bulunmayan Hüseyin Cem Gül'ün "gayriresmi şekilde önemli konuma getirildiği" ve tüm akçeli işlerin onun üzerinden yürütüldüğü iddia edildi. Ayrıca yeğeni Bulem'in Özel Kalem Müdürlüğü'ne getirildiği, eşinin yeğeni olan Sıla'nın ise Belediye Başkan Yardımcısı yapılarak imar işlerinin sorumluluğunun verildiği belirtildi.

Dosyada, belediyeye ruhsat, iskan, tadilat ve iş yeri açma başvurusu yapan kişilerin bilgilerinin Sıla Ceyhan Berkaya tarafından Niyazi Nefi Kara'ya aktarıldığı, ardından başvuruların kasıtlı şekilde bekletildiği öne sürüldü. İş sahiplerinin daha sonra belediyede resmi görevi bulunmayan isimlerle görüştürüldüğü ve bu süreçte para taleplerinin gündeme geldiği iddia edildi.

"RÜŞVET VERMEZSEN İŞLEMİN YAPILMAZ"
İddianamede, Hüseyin Cem Gül ve Demir Demir'in iş sahiplerinden rüşvet talep ettiği, aksi halde işlemlerin yapılmayacağını söylediği öne sürüldü. Talepleri hukuki zeminde olan iş sahiplerine yönelik "irtikap", hukuki zeminde olmayan talepler için ise "rüşvet alma" suçunun işlendiği iddia edildi.

Bunun yanı sıra belediye bütçesinden spor kulübüne para aktarıldığı, sahte fatura düzenlenerek kamu kaynaklarının zimmete geçirildiği de iddianamede yer aldı. Belediye borçları gerekçe gösterilerek iş insanlarından paravan şirketlere ödeme yaptırıldığı ve bu yolla haksız menfaat sağlandığı öne sürüldü.

CİMER ŞİKAYETLERİ ÜZERİNDEN BASKI
İddianamede dikkat çeken bir başka detay ise CİMER başvuruları oldu. İşletmelerin imara aykırılık yönünden CİMER'e şikayet edildiği, ardından belediye ekiplerinin gönderildiği ve usulsüzlüklerin görmezden gelinmesi karşılığında para alındığı iddia edildi.

Dosyada ayrıca otel yetkililerine baskı kurulduğu, sebze-meyve alımlarının belirli şirketlerden yapılmasının istendiği ve bazı inşaat işlerinin belli şirketlere yönlendirildiği öne sürüldü. Taleplerin kabul edilmemesi halinde otellere yüksek miktarda cezalar kesildiği iddia edildi.

"İHALEYE FESAT" VE "PARAVAN ŞİRKET"
İddianamede belediyenin araç kiralama ihalelerine fesat karıştırıldığı, önceden belirlenen şirketlerin yüksek bedellerle ihaleleri kazandığı ve karşılığında haksız menfaat elde edildiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde, sanıkların kamu gücünü kullanarak organize şekilde hareket ettiği ve suç işlemek amacıyla iştirak iradesi ortaya koyduğu iddia edildi. Dosyada örgütün kurucusunun Niyazi Nefi Kara olduğu ileri sürülürken, yöneticiler arasında Sıla Ceyhan Berkaya, Hüseyin Cem Gül ve Mehmet Engin Tüter'in isimleri yer aldı.

1.5 MİLYON TL'LİK RÜŞVET
İddianamede "1 numaralı olay" olarak yer verilen bölümde Kadirhan Berber'den 1 milyon 500 bin TL rüşvet alındığı öne sürüldü. Dosyaya göre Kadirhan Berber'in sahil kesiminde ruhsatsız restoran/bar yapmak istediği ve bu konuda Niyazi Nefi Kara ile görüştüğü iddia edildi.

İddianamede, Niyazi Nefi Kara'nın Kadirhan Berber'i Hüseyin Cem Gül'e yönlendirdiği ve yapılan görüşmelerin ardından 1 milyon 500 bin TL'nin elden teslim edildiği öne sürüldü. Söz konusu yapının kıyı mevzuatına aykırı olduğu ve buna rağmen işlem yapılmadığı iddia edildi.

Dosyada ayrıca Evrenseki halk plajının kapatılarak Dream Fun World isimli otelin kullanımına bırakıldığına dair ihbarlar bulunduğu, ancak belediye tarafından işlem yapılmadığı da yer aldı.

CİMER DOSYASI KAPATILDI, 1 MİLYON TL İDDİASI GELDİ
İddianamede ikinci olay başlığında Kadirhan Berber'den 1 milyon TL rüşvet alındığı öne sürüldü. CİMER'e yapılan kaçak yapılaşma ihbarlarının uzun süre işleme alınmadığı, ardından başvuruların kapatılması için para talep edildiği iddia edildi.

Dosyada, Hüseyin Cem Gül'ün Kadirhan Berber'e "Başvurular kapatılabilir ancak bunun için ödeme yapılmalı" dediği öne sürülürken, yapı kontrol müdürü Hüseyin Keçer'in başvurularla ilgili "iş yeri faaliyetleri durduruldu" cevabı verdiği ancak herhangi bir işlem yapılmadığı kaydedildi.

Daha sonra başka bir CİMER ihbarı üzerine Kadirhan Berber'in yeniden çağrıldığı ve kaçak yapılaşmalar nedeniyle 50-60 milyon TL ceza kesilebileceğinin söylendiği öne sürüldü. Bunun üzerine daha önce verilen 1 milyon TL'nin iade edildiği iddia edildi.

350 BİN EURO'LUK VİLLA
İddianamenin en çarpıcı başlıklarından biri ise 350 bin Euro'luk para trafiği oldu. Dosyada, Niyazi Nefi Kara'nın Side Mahallesi Kemer mevkiinde bulunan bir villayı satın almak istediği ve bu alım için 350 bin Euro'ya ihtiyaç duyduğu öne sürüldü.

İddianamede Hüseyin Cem Gül'ün bu para için Cem Çakır ile görüştüğü, ardından Kadirhan Berber'den destek istendiği iddia edildi. Kadirhan Berber'in ileride imar mevzuatına aykırı işlemlerine göz yumulacağı beklentisiyle 350 bin Euro'yu vermeyi kabul ettiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde paranın Cem Çakır ve İlker Günay aracılığıyla Hüseyin Cem Gül'e ulaştırıldığı, ardından villanın satın alındığı iddia edildi. Dosyada 14 Mayıs 2024 tarihinde villanın 500 bin Euro bedelle satın alındığı ve ödemenin elden teslim edildiği bilgisi yer aldı.

İddianamede, söz konusu para transferlerinin "rüşvet" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek çok sayıda sanığın TCK 252/2 kapsamında cezalandırılması talep edildi.

6 MİLYON 600 BİN TL'LİK "RUHSAT"
İddianamede "2 numaralı olay" başlığı altında Zafer Süral'ın Çolaklı Mahallesi'ndeki otel projesiyle ilgili dikkat çeken detaylara yer verildi. Dosyaya göre Zafer Süral'ın otel inşası için yaptığı ruhsat başvurusunun işleme alınmadan bekletildiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde, Niyazi Nefi Kara'nın oğlu Ali Çağın Kara'ya doğum günü hediyesi olarak araç almak istediği, Demir Demir'e bu konuda talimat verdiği iddia edildi. Dosyada Ali Çağın Kara'nın Galeri Gani'de bulunan 07 MLN 50 plakalı Range Rover marka aracı istediği, Demir Demir'in ise aracı 5 milyon 450 bin TL karşılığında satın aldığı öne sürüldü.

İddianamede aracın Hüseyin Cem Gül'e ulaştırıldığı, ardından çekiciyle Ankara'da üniversite eğitimi gören Ali Çağın Kara'ya gönderildiği belirtildi.

"BELEDİYENİN BORCU VAR" DENİLİP PARA İSTENDİ
Dosyada Zafer Süral'ın ruhsat sürecinin neden ilerlemediğini öğrenmek için Sıla Ceyhan Berkaya ile görüştüğü, ardından Demir Demir'e yönlendirildiği öne sürüldü. İddianamede Demir Demir'in Zafer Süral'a "Belediyenin Kanal V isimli şirkete borcu olduğunu" söylediği ve ödeme yapılması halinde ruhsat işlemlerinin çözüleceğini ifade ettiği yer aldı.

Savcılık değerlendirmesinde, söz konusu şirketin gerçekte belediyeden alacağı bulunmadığı, buna rağmen Zafer Süral'ın M2 Organizasyon isimli şirkete iki ayrı ödeme yaptığı belirtildi. Dosyaya göre 20 Kasım 2024'te 3 milyon 300 bin TL, 28 Kasım 2024'te ise yine 3 milyon 300 bin TL olmak üzere toplam 6 milyon 600 bin TL gönderildiği ifade edildi.

İddianamede ödeme sonrasında ruhsat işlemlerinin hızlandığı ve başvurunun işleme alındığı kaydedildi.

"CHP GENEL MERKEZİNE GÖNDERİLECEK" DENİLEN 200 BİN EURO
İddianamenin "3 numaralı olay" bölümünde ise Zafer Süral'dan 200 bin Euro talep edildiği öne sürüldü. Dosyada Demir Demir'in, Hüseyin Cem Gül'ün yönlendirmesiyle Zafer Süral'ı arayarak "CHP Genel Merkezi'ne gönderilmek üzere para gerektiğini" söylediği iddia edildi.

Savcılık değerlendirmesinde, Zafer Süral'ın otelin iskan sürecinde sorun yaşamamak için 21 Ocak 2025 tarihinde 200 bin Euro'yu çekerek Demir Demir'e teslim ettiği belirtildi.

İddianamede bu paranın 150 bin Euro'luk kısmının Demir Demir'e verildiği, kalan 50 bin Euro'nun ise Hüseyin Cem Gül'de kaldığı iddia edildi. Ayrıca söz konusu durumun ses kayıtlarıyla desteklendiği öne sürüldü.

110 BİN EURO İLE SUÇÜSTÜ
İddianamede yer alan "4 numaralı olay" başlığında Zafer Süral'ın otel lojman inşaatı sürecine ilişkin çarpıcı detaylar yer aldı. Dosyada Zafer Süral'ın inşaat işlerini belirli kişilere vermeye zorlandığı, aksi halde iskan sürecinde sorun yaşayacağı endişesiyle hareket ettiği öne sürüldü.

Savcılık dosyasına göre Cengiz Coşar'ın elde edeceği kazancın yüzde 5'ine denk gelen 110 bin Euro'yu Mehmet Engin Tüter'e teslim ettiği, hemen ardından kolluk ekiplerinin belediye binasındaki ofiste operasyon yaptığı belirtildi. İddianamede Mehmet Engin Tüter'in ofisinde 110 bin Euro ile yakalandığı bilgisi yer aldı.

"75 KURUŞUN NEREYE GİDECEĞİNİ BİLİYORSUN"

Dosyanın "5 numaralı olay" bölümünde Zafer Süral'ın inşaat işlerini belirli firmalara vermesi için baskı gördüğü iddia edildi. İddianamede Mehmet Ali Fansa'nın Zafer Süral'a metrekare başına 1325 TL teklif verdiği ve "75 kuruşun nereye gideceğini biliyorsun" dediği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde, elde edilen kazançla Niyazi Nefi Kara'nın villasındaki tadilatların ücretsiz yapıldığı iddia edildi. Bilirkişi raporunda tadilat bedelinin yaklaşık 4 milyon 500 bin TL olduğu kaydedildi.

İddianamede "6 numaralı olay" başlığında Side'de faaliyet gösteren eğlence mekanlarıyla ilgili dikkat çeken bir detay yer aldı. Dosyada gece yüksek sesle müzik yayını yapan işletmelere uygulanması gereken yüksek para cezalarının daha düşük miktarlara çevrildiği öne sürüldü.

Savcılık dosyasında Mehmet Engin Tüter'in işletme sahipleri Mahmut Gökkaya ve Halim Cen'i arayarak durum hakkında bilgilendirdiği, ardından işletmelere düşük ceza uygulanmasını sağladığı iddia edildi. Bunun karşılığında ise toplam 12 şişe viski alındığı öne sürüldü.

300 BİN EURO KARŞILIĞINDA RUHSAT
"8 numaralı olay" başlığı altında Side Moon Otel'e ilişkin süreç yer aldı. İddianamede oteldeki aykırılıkların tadilat ruhsatıyla çözülemeyeceği halde süreçlerin hızlandırıldığı öne sürüldü.

Dosyada Mesut Kara ile Hüseyin Cem Gül'ün Ercan Gündal'dan 300 bin Euro istediği, ödeme sonrasında yapı kullanma izin belgesinin düzenlendiği iddia edildi. Paranın Sözen Park Konutları bölgesinde teslim edildiği bilgisi de dosyada yer aldı.

50 BİN EURO TALEBİ VE ENCÜMEN KARARI İDDİASI

"9 numaralı olay" bölümünde ise Side Mahallesi'nde bulunan bir taşınmazın hisse devri süreci anlatıldı. İddianamede encümen kararı alınabilmesi için Hüseyin Cem Gül ile görüşülmesi ve 50 bin Euro ödeme yapılmasının istendiği öne sürüldü.

Dosyada tarafların anlaşmasının ardından 30 bin Euro'nun elden teslim edildiği, sonrasında encümen kararının çıktığı kaydedildi.

EURO DOLU ÇUVALLAR VE 3 KİLO ALTIN
İddianamenin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise "12 numaralı olay" oldu. Dosyada Lusso Otel'in sahibi Kemal Taş'tan iskan süreci için toplam 1 milyon 250 bin Euro talep edildiği öne sürüldü.

Savcılık değerlendirmesinde Kemal Taş'ın ilk etapta 250 bin Euro'yu Demir Demir'in ofisine bıraktığı, daha sonra 500 bin Euro'yu Mesut Kara'ya teslim ettiği ifade edildi. Kalan kısmın ise şirket hesapları üzerinden aktarıldığı belirtildi.

Dosyada MASAK kayıtlarına göre Mesut Kara'nın 850 bin Euro'yu şirket hesabından çekerek Hüseyin Cem Gül'e teslim ettiği, Hüseyin Cem Gül'ün de parayı Abdullah Doğukan Kayahan'a verdiği öne sürüldü.

İddianamede Abdullah Doğukan Kayahan'ın paraları çuval içerisinde teslim aldığı, daha kolay saklamak amacıyla paranın bir kısmıyla 3 kilogram altın satın aldığı belirtildi.

Savcılık dosyasına göre yapılan aramalarda 3 kilogram külçe altın, 500 bin Euro ve 153 bin 160 dolar ele geçirildi.

SAHTE FATURA VE BELEDİYE SPOR DOSYASI

İddianamenin "13 numaralı olay" bölümünde ise Manavgat Belediye Spor üzerinden yürütüldüğü öne sürülen para trafiğine yer verildi. Dosyada belediye bütçesinden spor kulübüne aktarılan paraların sahte faturalarla başka şirketlere yönlendirildiği iddia edildi.

Savcılık değerlendirmesinde Antkom şirketi üzerinden sebze-meyve faturaları düzenlendiği, toplam 600 bin TL'nin kulüp hesabından şirkete gönderildiği belirtildi. Paraların daha sonra başka hesaplara aktarıldığı ve nakit çekildiği öne sürüldü.

İddianamede söz konusu işlemler nedeniyle bazı sanıklar hakkında "zincirleme şekilde nitelikli zimmet" suçlaması yöneltildi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin